+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Makaleler Forumunda İnsana Neye Göre Değer Biçmeli İle İlgili Deneme Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Kadir
    Devamlı Üye

    İnsana Neye Göre Değer Biçmeli İle İlgili Deneme








    İnsana Neye Göre Değer Biçmeli


    Niçin insanı değerlendirirken sarılıp sarmalanmış, kundaklanmış olarak bakıyorsunuz ona? O zaman hiç de kendinin olmayan yanlarını göstermiş, gerçek değerini verdirecek yanlarını saklamış olur.

    Aradığımız kılıcın değeridir, kılıfın değil. Kılıfından çıkınca belki de beş para vermezsiniz kılıca. İnsanı kendi değeriyle ölçmeli, süsü püsüyle değil.

    Eskilerden birinin dediği gibi: Bilir misiniz niçin büyük görülür o insan bize? Topukları yüksek de ondan. Taban heykelden sayılmaz. Ayakkabılarını çıkarıp öyle ölçmeli boyunu insanın: Parasını pulunu, şanını şerefini bir yana bırakıp bir gömlekle çıksın karşımıza. Bakalım bedeni işine elverişli mi, sağlam, zinde mi? Kafaca nasıl? Hoş mu, yetenekli mi, gerekli her tahtası yerinde mi? Düşünce dağarcığı kendinden mi, başkalarından mı?

    Varlığında talihin payı var mı? Çekilen kılıçlara alev alev mi bakıyor? Canının nereden, ağzından mı gırtlağından mı çıkacağına aldırmıyor mu? Kendinden emin, haksever, tokgözlü mü? Bakılması gereken bunlardır, bunlardan anlaşılır aramızdaki sonsuz ayrılıklar.

    Böylesi bir insan krallıklardan, devletlerden beşyüz basamak yukarılardadır: O kendi başına bir imparatorluktur.

    Bilge kendi mutluluğunun ustasıdır.

    Plautus

    Nedir doğanın istediği bizden, il/etsiz bir bedenden,
    Varlığının güzel tadını çıkaran
    Hiçbir şeyden korkmaz bir ruhtan başka ?
    Lucretius

    Öyle bir insanı karşılaştırın budala, aşağılık, köle ruhlu, değişken, türlü tutkuların rüzgârınca durmadan bir o yana bir bu yana yuvarlanan çamur gibi insanlarımızla: Yerle gökten daha uzaktır onlar birbirinden. Ama adetlerimizde öylesine körleşmi-şiz ki bu ayrılığa hemen hiç önem vermez olmuşuz. O kadar ki, bir köylüyle bir kralı, bir soyluyla bir soysuzu, bir devlet adamıyla bir özel kişiyi, bir zenginle bir yoksulu ele aldığımızda hemen çok büyük bir ayrılık görüyoruz aralarında; oysa bu ayrılık giyim kuşam ayrılığından başka bir şey değildir özünde Çünkü onları, komedi oyuncuları gibi, sahnede bir duka, bir imparator rolünde görürsünüz; hemen ardından bakarsınız uşak ya da aşağılık birer hırsız oluvermişler, asıl kişilikleri de buymuş meğer! Böyle olunca, o şatafatıyla gözlerinizi kamaştıran imparatoru bir de perdenin ardında görün siz o imparatoru: Herhangi bir adamdır ve belki de uyruklarının en küçüğünden daha da aşağılıktır.

    Kiminin içtendir mutluluğu, kiminin dıştan.

    Seneca

    Korkaklık, kararsızlık, tutku, kırgınlık, kıskançlık etkiler o imparatoru da:
    Ne hazineler, rütbeler, cübbeler
    A tabilir yüreklerden Yıldızlı direkler altında uçuşan Acı dertleri, kaygıları.

    Horatius

    Ordularının ortasında kaygılar, korkular boğazına yapışır imparatorun:
    İnsanların içinde yatan korkular, kaygılar Demir gümbürtüsünden, kılıçlardan yılmaz; Krallar, büyükler arasında çekinmeden yaşar, Altınla senli benli olur saygısızca.
    Lucretius







  2. HAZEL
    Üye





    Bir insanı düşünce sine veya görüşüne göre değerlendirmek yanlış onun yerine yaptıkları veya yapmaya çalıştığı iyiliklerle değerlendirmeliyiz çünkü her insanın senin düşün düğünü düşünmesi imkansız dır.




+ Yorum Gönder