+ Yorum Gönder
Dünya Tarihi ve Medeniyetler Forumunda Güney Afrika Cumhuriyetinin Tarihi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Güney Afrika Cumhuriyetinin Tarihi








    Güney Afrika Cumhuriyetinin Tarihi

    Güney Afrika Cumhuriyetinin Tarihi Hakkında Bilgi

    On beşinci asır öncesinde Avrupalılar için meçhul olan ülke, 1488?de Bartholomeu Dias?ın Ümit Burnunu geçmesi ile tanındı. Avrupalılar için yeni bir Hindistan yolu olan Ümit Burnu, stratejik bir önem kazandı. Güney Afrika hakkında tarihi bilgiler bu tarihten sonra başlar.

    Avrupa ile Hindistan arasında seferler yapan İspanyol, Hollandalı, Portekizli ve İngiliz gemiciler için Güney Afrika sahilleri bir uğrak noktası olmuştur.
    Hollandalı, Jan Von Riebeek isimli bir doktor, 1652 senesinde çalışmakta olduğu Hollanda-Doğu Hindistan Şirketi adına Güney Afrika sahilerindeki şimdiki Cape Town şehrinin bulunduğu Tavola Körfezinde, ticaret gemileri için depo ve levazım istasyonu kurdu.

    On yedinci yüzyılın ortasında kurulan bu ticari üs aynı yüzyılın sonlarında koloni (sömürge) haline getirildi. Bu ülke topraklarını sömürge yapmak isteyen İngilizler, Fransızların bölgeyi işgal etmelerini engellemek perdesi arkasında, bölgeyi işgal ettiler ve kendi sömürgeleri arasına kattılar. Bu işgal, sözkonusu Avrupa devletleri arasında 1815 senesinde yapılan bir anlaşma ile kabul edildi.

    Avrupalıların buralarda ilk sömürge kurmaları esnasında yerli halka karşı yapılan ırk ayrımı politikası, 1807?de İngilizlerin çıkarttığı kanunla kaldırıldı. Fakat azınlıkta olan Boer adı verilen çiftçiler tarafından ırk ayrımı şiddetle tatbik edildi. Bu kanunun kalkmaması karşısında Boerler, 1836?da sömürge topraklarından ayrılarak iç kısımlara doğru göç ettiler ve ırkçılıklarını buralarda sürdürdüler.

    İngiltere sömürgesinden sırasıyla 1852 ve 1854 senesinde Orange ve Transvaal adı ile iç işlerinde bağımsız yeni iki sömürge kuruldu. İç kesimlere yerleşen Boerlerle İngilizler arasında ilk zamanlar mevcut olan ılımlılık, gün geçtikçe soğuk harbe ve nihayet iki Boer Devletinin İngiltere?ye savaş ilanı ile sıcak harbe dönüştü.

    Sömürgeci İngiltere ile ırkçı Boerler arasındaki kanlı savaşlar, 1902 senesinde İngilizlerin kesin galibiyeti ile nihayet buldu. İngiltere buraları iç işlerinde bağımsız birer sömürge olarak ilan ve savaş tazminatı ödemeğe mahkum etti. İki İngiliz sömürgesine (Orange ve Transvaal) iki de Boer devleti katılınca (bunlar iç işlerinde bağımsız), Güney Afrika dört devletten müteşekkil bir federasyon oldu.

    Birinci Dünya Savaşından sonra her geçen gün ağırlık kazanan ırkçılık, 1924?te başa geçen General Herzog?un zamanında çıkarılan kanunlarla meşru hale getirildi. General Herzog 1934 senesinde çıkarttığı kanunlarla zencilerin yurttaşlık ve siyasi haklarını ellerinden aldı. İkinci Dünya Savaşından sonra bu ırkçı politika şiddetini artırarak devam etmiştir.

    1948?de Dr. Molan?ın iktidara gelmesi ile mevcut ırkçı politika had safhaya vardı. Çeşitli dünya ülkelerinden yapılan baskılara rağmen, Güney Afrika Cumhuriyeti iktidarları, ırkçı politikadan vazgeçmediler. Ülke bu politikalarını terk etmemek pahasına Milletlerarası bazı teşkilatlardan ayrıldı. 1961?de ayrıldığı Commonwealth İngiliz Milletler Topluluğu teşkilatı da bunlardandır.

    1968?de öğrencilerin düzenledikleri ırk ayırımına karşı gösterileri din yetkililerince de desteklendi. Bunun üzerine hükumet, askerleri en yeni silahlarla donattı. Güvenlik kuvvetlerini ve istihbarat teşkilatını kuvvetlendirdi. Böylece Afrika?daki diğer devletlere karşı da üstünlük sağladı.

    1969?da Birleşmiş Milletlerin Namibya?dan çekilmesi isteğini reddetti. Namibya, Güney Afrika Cumhuriyetinin fiilen bir eyaleti oldu. Irk ayrımını burada da uyguladı. Dünya devletleri arasında yalnız kalan Güney Afrika Cumhuriyeti, 1970?ten sonra Afrika Devletleri arasında taraftar kazanmak için bazıları ile ilişkiler kurmaya çalıştı.

    1976?daki zenci hareketlerinde yüzlerce zenci öldürüldü. Devam eden baskı ve öldürmeler üzerine, BM Güvenlik Konseyi, Güney Afrika Cumhuriyetine silah satışını yasakladı (1977). Milletlerarası ilişkileri hemen hemen kopma noktasına gelen yönetim, sert ırkçı yönetiminden tavizler vermeye başladı. Zencilere sendika kurma hakkı tanındı (1979).

    1982?de Namibya?nın sömürgelikten kurtulmak için başlattığı hareket, ülkeyi yeniden karıştırdı. Sorgusuz, yargısız öldürmeler başladı. Yeni anayasa yapılarak başkanlık sistemine geçildi. Buna rağmen ülkedeki çatışmalar durmadı. Cumhurbaşkanı P.W. Botha, ülkesini milletlerarası yalnızlıktan kurtarmak için çeşitli ülkeleri ziyaret etti ve bunda başarı sağladı. Zenci çoğunluğun sesi, baskı ve zulümle susturuldu. Komşu devletlere saldırılar başladı.

    Cumhurbaşkanı Botha, lideri bulunduğu Ulusal Parti içinde meydana gelen muhalefetin de tesiriyle 1989 Ağustosunda istifa etmek mecburiyetinde kaldı. Yerine Frederik W de Klerk geçti. Eylül 1989 seçimlerinde seçme hakkı bulunmayan zenciler ülke çapında büyük grev yaptılar. Zencilere karşı yumuşama politikası uygulayan Cumhurbaşkanı de Klerk Şubat 1990?da meclisi açarken yaptığı konuşmada Afrika Milli Konseyi, Afrika Komünist Partisi ve 33 muhalefet örgütü hakkında bulunan yasağın kaldırıldığını açıkladı.

    Ayrıca 1962?den beri hapiste bulunan zenci lider Nelson Mandela serbest bırakıldı. Afrika Milli Konseyi 1991 senesi ?İktidarın halka devredilmesi için doplu eylem yılı? ilan etti. Aynı sene yapılan Afrika Milli Konseyi toplantısında Nelson Mandela başkanlığa seçildi.

    Irk ayrımı politikasındaki bu yumuşama sebepiyle birçok ülke Güney Afrika?ya uyguladığı ekonomik müeyyideleri kaldırdı. Komşularıyla arasındaki gerginlik de yumuşadı. Zenciler arasındaki şiddet olayları zaman zaman
    önemli boyutlara ulaşmaktadır.








  2. Asel
    Bayan Üye





    Güney Afrika Cumhuriyeti Tarihi Hakkında Bilgi


    Güney Afrika Cumhuriyeti.jpg

    Güney Afrika Cumhuriyeti



    On beşinci asır öncesinde Avrupalılar için meçhul olan ülke, 1488 de Bartholomeu Dias ın Ümit Burnunu geçmesi ile tanındı. Avrupalılar için yeni bir Hindistan yolu olan Ümit Burnu, stratejik bir önem kazandı. Güney Afrika hakkında tarihi bilgiler bu tarihten sonra başlar.

    Avrupa ile Hindistan arasında seferler yapan İspanyol, Hollandalı, Portekizli ve İngiliz gemiciler için Güney Afrika sahilleri bir uğrak noktası olmuştur.
    Hollandalı, Jan Von Riebeek isimli bir doktor, 1652 senesinde çalışmakta olduğu Hollanda-Doğu Hindistan Şirketi adına Güney Afrika sahilerindeki şimdiki Cape Town şehrinin bulunduğu Tavola Körfezinde, ticaret gemileri için depo ve levazım istasyonu kurdu.

    On yedinci yüzyılın ortasında kurulan bu ticari üs aynı yüzyılın sonlarında koloni (sömürge) haline getirildi. Bu ülke topraklarını sömürge yapmak isteyen İngilizler, Fransızların bölgeyi işgal etmelerini engellemek perdesi arkasında, bölgeyi işgal ettiler ve kendi sömürgeleri arasına kattılar. Bu işgal, sözkonusu Avrupa devletleri arasında 1815 senesinde yapılan bir anlaşma ile kabul edildi.

    Avrupalıların buralarda ilk sömürge kurmaları esnasında yerli halka karşı yapılan ırk ayrımı politikası, 1807 de İngilizlerin çıkarttığı kanunla kaldırıldı. Fakat azınlıkta olan Boer adı verilen çiftçiler tarafından ırk ayrımı şiddetle tatbik edildi. Bu kanunun kalkmaması karşısında Boerler, 1836 da sömürge topraklarından ayrılarak iç kısımlara doğru göç ettiler ve ırkçılıklarını buralarda sürdürdüler.

    İngiltere sömürgesinden sırasıyla 1852 ve 1854 senesinde Orange ve Transvaal adı ile iç işlerinde bağımsız yeni iki sömürge kuruldu. İç kesimlere yerleşen Boerlerle İngilizler arasında ilk zamanlar mevcut olan ılımlılık, gün geçtikçe soğuk harbe ve nihayet iki Boer Devletinin İngiltere ye savaş ilanı ile sıcak harbe dönüştü.

    Sömürgeci İngiltere ile ırkçı Boerler arasındaki kanlı savaşlar, 1902 senesinde İngilizlerin kesin galibiyeti ile nihayet buldu. İngiltere buraları iç işlerinde bağımsız birer sömürge olarak ilan ve savaş tazminatı ödemeğe mahkum etti. İki İngiliz sömürgesine (Orange ve Transvaal) iki de Boer devleti katılınca (bunlar iç işlerinde bağımsız), Güney Afrika dört devletten müteşekkil bir federasyon oldu.

    Birinci Dünya Savaşından sonra her geçen gün ağırlık kazanan ırkçılık, 1924 te başa geçen General Herzog un zamanında çıkarılan kanunlarla meşru hale getirildi. General Herzog 1934 senesinde çıkarttığı kanunlarla zencilerin yurttaşlık ve siyasi haklarını ellerinden aldı. İkinci Dünya Savaşından sonra bu ırkçı politika şiddetini artırarak devam etmiştir.

    1948 de Dr. Molan ın iktidara gelmesi ile mevcut ırkçı politika had safhaya vardı. Çeşitli dünya ülkelerinden yapılan baskılara rağmen, Güney Afrika Cumhuriyeti iktidarları, ırkçı politikadan vazgeçmediler. Ülke bu politikalarını terk etmemek pahasına Milletlerarası bazı teşkilatlardan ayrıldı. 1961 de ayrıldığı Commonwealth İngiliz Milletler Topluluğu teşkilatı da bunlardandır.

    1968 de öğrencilerin düzenledikleri ırk ayırımına karşı gösterileri din yetkililerince de desteklendi. Bunun üzerine hükumet, askerleri en yeni silahlarla donattı. Güvenlik kuvvetlerini ve istihbarat teşkilatını kuvvetlendirdi. Böylece Afrika daki diğer devletlere karşı da üstünlük sağladı.

    1969 da Birleşmiş Milletlerin Namibya dan çekilmesi isteğini reddetti. Namibya, Güney Afrika Cumhuriyetinin fiilen bir eyaleti oldu. Irk ayrımını burada da uyguladı. Dünya devletleri arasında yalnız kalan Güney Afrika Cumhuriyeti, 1970 ten sonra Afrika Devletleri arasında taraftar kazanmak için bazıları ile ilişkiler kurmaya çalıştı.

    1976 daki zenci hareketlerinde yüzlerce zenci öldürüldü. Devam eden baskı ve öldürmeler üzerine, BM Güvenlik Konseyi, Güney Afrika Cumhuriyetine silah satışını yasakladı (1977). Milletlerarası ilişkileri hemen hemen kopma noktasına gelen yönetim, sert ırkçı yönetiminden tavizler vermeye başladı. Zencilere sendika kurma hakkı tanındı (1979).

    1982 de Namibya nın sömürgelikten kurtulmak için başlattığı hareket, ülkeyi yeniden karıştırdı. Sorgusuz, yargısız öldürmeler başladı. Yeni anayasa yapılarak başkanlık sistemine geçildi. Buna rağmen ülkedeki çatışmalar durmadı. Cumhurbaşkanı P.W. Botha, ülkesini milletlerarası yalnızlıktan kurtarmak için çeşitli ülkeleri ziyaret etti ve bunda başarı sağladı. Zenci çoğunluğun sesi, baskı ve zulümle susturuldu. Komşu devletlere saldırılar başladı.

    Cumhurbaşkanı Botha, lideri bulunduğu Ulusal Parti içinde meydana gelen muhalefetin de tesiriyle 1989 Ağustosunda istifa etmek mecburiyetinde kaldı. Yerine Frederik W de Klerk geçti. Eylül 1989 seçimlerinde seçme hakkı bulunmayan zenciler ülke çapında büyük grev yaptılar. Zencilere karşı yumuşama politikası uygulayan Cumhurbaşkanı de Klerk Şubat 1990 da meclisi açarken yaptığı konuşmada Afrika Milli Konseyi, Afrika Komünist Partisi ve 33 muhalefet örgütü hakkında bulunan yasağın kaldırıldığını açıkladı.

    Ayrıca 1962 den beri hapiste bulunan zenci lider Nelson Mandela serbest bırakıldı. Afrika Milli Konseyi 1991 senesi İktidarın halka devredilmesi için doplu eylem yılı ilan etti. Aynı sene yapılan Afrika Milli Konseyi toplantısında Nelson Mandela başkanlığa seçildi.

    Irk ayrımı politikasındaki bu yumuşama sebepiyle birçok ülke Güney Afrika ya uyguladığı ekonomik müeyyideleri kaldırdı. Komşularıyla arasındaki gerginlik de yumuşadı. Zenciler arasındaki şiddet olayları zaman zaman önemli boyutlara ulaşmaktadır.





+ Yorum Gönder


güney afrika cumhuriyeti,  güney afrika,  güney afrika resimleri,  güney afrika cumhuriyeti resimleri