+ Yorum Gönder
Dünya Tarihi ve Medeniyetler Forumunda Kanuni sultan süleyman'ın seferleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Leyla
    Devamlı Üye

    Kanuni sultan süleyman'ın seferleri








    Kanuni sultan süleyman'ın seferleri

    11 haziran 1534 te İstanbul dan hareket eden Kanuni sultan Süleyman han 20 temmuzda Konya ya vardı. Konya da Mevlana Celaleddin Rumi nin türbesini ziyaret edip Sivas,kayseri,Erzincan yoluyla 27 Eylül de Tebriz' e girdi. Yavuz Sultan Han karşı 1514 te çaldıran mağlubiyetini hala tesirinde olan safeviler devamlı Osmanlılardan kaçıp meydan muharebesi için ortaya çıkamıyorlardı.


    Kanuni sultan süleyman'ın seferleri1.jpg.

    KANUNİ DÖNEMİ BATI SEFERLERİ

    Belgrat’ın Fethi (1521)
    Fatih döneminde alınamayan ,
    Belgrat’ı (Belgrat Kalesini) savunamayacaklarını anlayan Sırplar kaleyi Macarlara bıraktılar.

    *Macarlar Kanuni zamanında Osmanlıya karşı saldırgan tavır sergilediler.Hatta gönderilen Osmanlı elçisini öldürdüler.Bunun üzerine Kanuni sefere çıktı.Belgrat karadan ve nehirden kuşatıldı ve 1521’de fethedildi.

    *Fetihten sonra Belgrat Kalesi Avrupa seferlerinde üs olarak kullanıldı.

    Mohaç Meydan Savaşı (1526)

    *Belgrat’ın fethinden sonra Osmanlı-Macar ilişkileri iyice bozuldu.Bu sırada Kanuni de Avrupa ülkeleri içinde yalnız kalan ve Alman imparatoru Şarlken’e karşı savunmasız kalan Fransa’ya yardım sözü vererek bu ülkeyi yanına çekmek istemiştir.Böylece Fransa’nın bu ittifaka katılmasını önlemiştir.
    *Macarlar Belgrat’ın fethinden sonra Osmanlıya iyice düşman oldular.1526’da Mohaç ovasında Osmanlı ordusuyla Macar ordusu karşı karşıya geldi. Yapılan savaş sonrasında Osmanlı ordusu tarihin en kısa süren zaferini kazandı.Bu zaferle;
    *Başkent Budin ve Macaristan’ın bir bölümü fethedildi.
    *Macaristan Osmanlıya bağlı ,Avusturya ile Osmanlı arasında tampon bir bölge haline geldi.
    *Osmanlı Devleti’nin orta Avrupa’daki egemenliği güçlendi.
    *Osmanlı-Avusturya ilişkilerinin bozulmasına sebep oldu.
    *Macaristan 1541 yılında tamamen Osmanlı topraklarına katıldı.



    Alman Seferi (1532)

    Ferdinand,Kanuni’nin İstanbul’a dönmesinden faydalanarak ,kardeşi olan Alman imparatoru Şarlken’e güvenerek tekrar Budin’i kuşattı.Bu olay üzerine Kanuni,Şarlken’i savaşa çağırarak Alman seferine çıktı.Ancak Şarlken Kanuni’ye karşı koyamadı.Avusturya’nın isteği üzerine anlaşma yapıldı.

    *İSTANBUL ANTLAŞMASI

    *Avusturya kralı protokol bakımından Osmanlı sadrazamına denk sayılacaktı.
    *Ferdinand,Yanoş’un Macar krallığını tanıyacaktı.
    *Avusturya elinde bulundurduğu Macar toprakları için Osmanlılara her yıl 30.000 düka altın vergi ödeyecekti.
    NOT:Bu antlaşmayla Avusturya Osmanlı Devleti’nin üstünlüğünü kabul etmiştir.

    Zigetvar Seferi ve Kanuni’nin Ölümü (1566)

    Ferdinand’ın yerine geçen oğlu Maksimilyen,Osmanlılara vergisini ödemedi ve Erdel’e saldırdı.Kanuni bu olay üzerine çok ihtiyarlamasına rağmen Avusturya üzerine 13. ve son seferine çıktı.Zigetvar kalesi kuşatıldı.Hasta olan Kanuni’nin vefatından bir gün sonra kale alındı.(1566)

    Belgrat Seferi: Yavuz Sultan Selim Han devrinde Osmanlı Devleti doğu siyasetini takip ederek, hudutlarını emniyete almıştı. Bu sebeple Sultan Süleyman Han, doğudan emin olarak ilk seferlerini Avrupa üzerine yaptı. Macar Kralı II. Layoş’un, Kutsal Roma Cermen İmparatoru, Şarlken’e güvenerek, Osmanlı elçisine düşmanca davranması üzerine, Orta Avrupa’nın kilidi sayılan ve önceki devirlerde üç defa kuşatılıp alınamayan, Belgrat üzerine sefere çıktı.
    18 Mayıs 1521 de İstanbul’dan hareket eden Kanuni Sultan Süleyman Han, 29 Ağustosa kadar şehrin çevresindeki kaleleri fethettirdi. 29 Ağustos 1521 de Belgrat Kalesi de teslim alınarak, 30 ağustos Cuma günü, şehrin en büyük kilisesi camiye çevrilip, Cuma namazı kılındı. Belgrat’ın imarı için hazineden büyük yardımlar yapıldı. Mohaç Seferi: Macar Kralı II. Layoş’un; Şarlken ile akrabalık kurup, Osmanlı Devletine karşı İran Safevi Devleti ve Sultan Süleyman Hanın hakimiyetindeki Eflak ve Boğdan beylikleriyle ittifak kurması, Papalığın Haçlı ruhu ile Hıristiyanları kışkırtması ve esir Fransız Kralı için annesinin, Osmanlı Sultanından yardım istemesi üzerine bu sefer tertip edildi. 23 Nisan 1526 da İstanbul’dan hareket eden Kanuni, 29 Ağustos 1526 da Macaristan ve Haçlı ordusunu Mohaç Meydan Muharebesinde büyük bir mağlubiyete uğratarak, zafer kazandı. Macaristan Krallığının başşehri Budin (Budapeşte) dahil Macaristan, Erdel (Transilvanya) Türklerin hakimiyetine geçti.
    Avusturya Seferi: Mohaç, Meydan Muharebesinden sonra, Macaristan’da askeri harekat bitti. Fakat siyasi faaliyetler başladı. Osmanlı padişahının, Budin muhafazasına ahalinin de arzusuyla tayin ettiği, Erdel Voyvodası Zapolya’ya karşı, Viyana Arşidükü Ferdinand, Macar kralı olmak için harekete geçti. Ferdinand 1527 de Macaristan’a girip Zapolya’yı mağlub ederek, Budin’i işgal etti. Macaristan’daki hudut hadiseleri ve Zapolya’ya yardımda bulunmak üzere Sultan Süleyman Han, 10 Mayıs 1529 da Avusturya Seferine çıktı. Ferdinand’ın işgalindeki Budin 8 Eylül 1529 da teslim alındı. Zapolya 14 Eylülde Osmanlıya sadık kalmak şartıyla Kral Yanoş ünvanıyla Macar tahtına geçirildi. Osmanlı Ordusu 22 Eylülde Avusturya’ya girdi ve 25 Eylülde Viyana önlerine geldi. Viyana’nın teslimini isteyen Sultan Süleyman Han, teklifin kabul edilmemesi üzerine; 27 Eylül 1529 da şehri kuşattı.

    1529 Avusturya Seferinde Türk akıncıları Osmanlı Tarihinin en büyük akın hareketini yaptılar. Avusturya, Güney Almanya toprakları Türk akıncılarınca çiğnenerek, bütün Avrupa Osmanlıların azametini, şaşasını gördü. Mukaddes Roma-Cermen İmparatoru Şarlken korktuğundan, meydan muharebesi için ortaya çıkamadı. Mevsim ve şartların elverişsiz olması üzerine Osmanlı padişahı, ordusuyla 16 Ekim 1529 da Viyana’dan Budin’e hareket etti. 1530 da Arşidük Ferdinand’ın elçi heyeti İstanbul’da sultanla görüştü. İsteklerinde samimi olmayan Ferdinand, sulh görüşmeleri yapılırken tekrar Budin’i kuşattırdı. Şehir, Türk kuvvetleri ve Macarlar tarafından müdafaa edilerek, kuşatma kaldırttırıldı.







  2. Leyla
    Devamlı Üye





    Doğu Seferleri
    Kanuni, batıda Hıristiyan Avrupa devletleri ile mücadele ederken, İran’daki Şii Safevi Devleti de, Mukaddes Roma-Cermen Devletiyle Osmanlılara karşı ittifak kurup, Doğu Anadolu’da hududa tecavüz ettikleri gibi, Sünni ahaliye de zulmediyorlardı. Safevilerin ajanları Osmanlı ülkesinde faaliyet gösterip, Celaliler vasıtasıyla iç isyanlar çıkarmak istiyorlardı. Şah Tahmasb’ın bu düşmanca davranışları yüzünden Sultan Süleyman Han, harekete geçti. 27 Ekim 1533 de Vezir-i azam Makbul İbrahim Paşayı İstanbul’dan doğuya gönderen Sultan’ın kendisi de, baharda sefere çıktı.


    Irakeyn Seferi: 11 Haziran 1534 de İstanbul’dan hareket eden Kanuni Sultan Süleyman Han, 20 Temmuzda Konya’ya geldi. Konya’da Mevlana Celaleddin Rumi’nin türbesini ziyaret edip, Kayseri-Sivas-Erzincan yoluyla 27 Eylülde Tebriz’e girdi. Safevilerin zulmünden bunalan şehir halkı, Kanuni’yi ve Osmanlı ordusunu sevinçle bir kurtarıcı olarak karşıladılar. Yavuz Sultan Selim Hana karşı 1514 Çaldıran mağlubiyetinin hâlâ tesirinde olan Safeviler, devamlı Osmanlılardan kaçıp, meydan muharebesi için ortaya çıkamıyorlardı. Osmanlı kuvvetlerinin bölgeye gelmesinden memnun olan ahali, âlimler, kale ve şehir hakimleri padişaha bağlılıklarını arz ettiler. Hazret-i Ali ve Hazret-i Hüseyin’in makamlarının bulunduğu Kerbela ve Hanefi mezhebinin kurucusu imam-ı a’zam Ebu Hanife’nin kabrinin bulunduğu Bağdat Valisi Zülfikâr Han ve büyük İslam âlimi ve Veliy-yi kâmil Abdülkadir-i Geylani’nin memleketi Geylan Hakimi Malik Muzaffer, Sultan Süleyman Hana bağlılıklarını bildirdiler. 24 Kasım 1534 de Bağdat’a giren Osmanlı ordusunun ardından, Azamiyye’de imam-ı a’zam’ın kabrini ziyaret edip, büyük bir türbe yapılmasını emrettikten sonra, Kanuni Sultan Süleyman Han, 30 Kasımda şehre girdi. Bağdat’ta ahalinin, âlimlerin, kumandanların ve devlet adamlarının bulunduğu bir sırada şükür ifadesi olan dini merasim yapılarak, ihsanlarda bulunuldu.
    1534-1535 kışını Bağdat’ta geçiren Sultan, burada Osmanlı devlet teşkilatını tesis ettirdi. Bağdat’ın mübarek beldelerini, Kerbela’da Hazret-i Ali ve Hazret-i Hüseyin’in makamlarını ziyaret etti. Geylan’da Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin kabrine türbe ve yanına imaret, imam-ı a’zam’ın kabrine türbe yaptırdı. Safevi tehlikesini kesin olarak bertaraf etmek isteyen Kanuni, Şah Tahmasb’ın Van,
    istikametinde olduğu haberi üzerine, harekete geçti. 1 Temmuz 1535 de Tebriz’e gelen Osmanlı Sultanı, devamlı kaçan Şah Tahmasb Safevi’yi takip için İran içerisine girildiyse de karşı çıkan olmadı. Avrupa devletlerinde ve Safevilerden elçi heyetlerini kabul eden, Sultan Süleyman Han, dönüşünde de Mevlana Muhammed Şems-i Tebrizi’nin makamı dahil mübarek beldeleri ziyaret ederek Tebriz-Diyarbekir-Antakya-Adana-Konya yoluyla 8 Ocak 1536 da İstanbul’a geldi.
    Irak-ı Arab ve Irak-ı Acem fethedildiği için “İki Irak seferi” manasında Irakeyn Seferi adı verilen bu hareketin neticesinde, bölgedeki Şii Safevi hakimiyeti sona erdirilip, Bağdat dahil Basra, Osmanlı ülkesine katıldı.




+ Yorum Gönder


1 haçlı seferi