+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Misafir Soruları Arşiv Forumunda aile planlamasıyla korunma yöntemleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    aile planlamasıyla korunma yöntemleri








    yeni evlendim uzun bir süre hamile kalmak istemiyorum hangi aile planlaması yöntemiyle korunabilirim bilgileriniz için teşekkürler







  2. Gölge Kız
    Devamlı Üye





    Hamilelikten Korunma Yolları Yöntemleri
    Kadinlaricin.net sitesinde Hamilelikten Korunma Yolları Yöntemleri baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Hamilelikten Korunma Yolları Yöntemleri ile ilgili yazi bulunmaktadir.











    Ülkemizde halen modern doğum kontrol yöntemleri yerine geri çekilme, takvim sayma gibi etkisiz ve riskli yöntemler kullanılıyor. Türkiye Aile Planlaması Derneği de bu gerçekten yola çıkarak modern korunma yöntemlerini yaygınlaştırmak amacıyla 'Artık Çocuk Değiliz Kampanyası'nı tüm yurtta başlatmış. Derneğin Genel Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, geri çekilme yönteminin sadece yüzde 60-70 oranında koruduğunu yani bu yöntemi kullanan her dört kadından birinin istemese de hamile kaldığını belirtiyor.

    Takvim yöntemi kadınlarda yumurtlama zamanının hep aynı zamana denk gelmemesi gibi riskler taşır. Bu yöntemi kullananlar, çok sık hesap hatası yapabilir, istenmeyen gebelik ile karşılaşabilir. Oysa modern korunma yöntemlerinin risk oranları son derece düşüktür. Doğum kontrol hapları düzenli kullanıldığında yüzde 99.8 oranında koruma sağlıyor. 1000'de 2'lik risk, genelde hap saatinin gecikmesi veya unutulması gibi kullanım hatalarından kaynaklanıyor. Spiral, rahim içi araçlar ve rahim içi sistemlerde ise, 5 ila 10 yıl boyunca yüzde 99.7 oranında koruma gerçekleşiyor.


    Ancak toplumda modern yöntemler ile ilgili önyargılar ve korkular çok yaygın. Tekrar hamile kalamama korkusu ya da yan etkiler dolayısıyla bu yöntemlere ön yargı ile yaklaşılıyor. Örneğin; haplar yüzde 90 oranında bilinmesine rağmen, kullanım oranı sadece yüzde 8. Bu oran az gelişmiş ülkelerde bile bizden daha fazla. Örneğin İran'da doğum kontrol hapı kullanımı yüzde 21, Mısır'da yüzde 10, Cezayir'de ise yüzde 44. Derneğin www.tapd.org.tr adlı sitesinde yöntemler geniş bir şekilde anlatılıyor.

    Hamilelikte Korunma yontemleri





    Istedigi ve bakabilecegi kadar cocuk yapmak herkesin hakki. Ancak ulkemizde pek cok kadin istemedigi hatta saglik acisindan ciddi sakincalari oldugu halde gebe kaliyor. OysaTurkiye Aile Sagligi ve Planlamasi Vakfi tarafindan yapilan aciklamaya gore; herkes icin uygun olan bir korunma yontemi var.


    KONDOM


    Erkegin kullandigi bir yontem olan kondom (prezervatif, kaput, kilif) sertlesmis penise iliski oncesi gecirilen kaucuk bir aractir. Meni kondomun icinde kalarak hazneye dokulmez. Boylece gebelikten korunulur. Penis ve haznenin birbiriyle temasindan once takilmasi gereklidir. Her iliskide yenisi kullanilmalidir. Hamilelikten korunma disinda, cinsel yolla bulasan hastaliklardan korunmak icin de kullanilabilir. Genc erkeklerde erken bosalmayi onler. Kondom kullanilmadiginda gebelik olusabilir. Eczanelerden temin edilir.


    FITIL, KOPUK, JEL, TABLET


    Kadinin kullandigi yontem olan fitil, kopuk, jel ve tablet (bunlardan biri) iliskiden once hazneye yerlestirilir. Bu maddeler sperm dedigimiz erkek tohum hucrelerini hareketsiz hale getirip rahim icine gecisini engeller ve boylece gebelikten korur. Cinsel iliski baslamadan once hazneye yerlestirilmelidir. Her iliskiden once yenisinin kullanilmasi gereklidir. Cinsel yolla bulasan hastaliklardan kismen koruma saglar. Bunlar kullanildiginda cinsel iliskiden sonra 6 saat haznenin ici yikanmamalidir. Bunlarin kullanilmasi birakildigi zaman gebelik olusur. Emziren anneler bu maddeleri rahatlikla kullanabilir.


    DIYAFRAM


    Kadinin kullandigi yontemlerden biri olan diyafram, iliskiden once kadin tarafindan rahim agzi girisini kapatacak sekilde hazneye yerlestirilen kaucuk bir arac. Icine sperm oldurucu krem surulur. Rahim icine sperm gecisini onleyerek gebelikten korur. Diyafram cinsel iliskiye girmeden once yerelestirilmelidir. Saglik kurulusunda, kadindan olcu alinarak, uygun olan diyafram verilir ve nasil kullanacagi ogretilir. Cinsel yolla bulasan hastaliklardan kismen koruma saglar. Cinsel iliskiden sonra en az 6 saat cikarilmamalidir. Kullanilmasi birakildigi zaman gebelik olusur. Emziren annelere zarari yoktur.

    Şehirli kadının tercihi

    Türkiye'de diyafram konusunda sağlıkçıların ve kadınların düşüncesi bir araştırma ile öğrenilmeye çalışılıyor. Altı doktorun yürüttüğü bu çalışmanın çıkış noktası şöyle anlatılıyor: ‘‘Yıllardır yazılan her aile planlaması kitabında hakkında bir bölüm olsa da, eğitimciler anlatsa da, sağlıkçılarımızın hiç bilmediği, çiftlerimizin bulamayıp, kullanmadıkları bir hamilelikten korunma yöntemi, diyafram. Neden kliniklerimizde diyafram seçeneği sunamıyoruz, sorusuna cevap aramaya başladık. Diyaframın gelecekteki rolünün ne olabileceğine ışık tutmak gerekiyor.’’



    Dünyada unutulmaya yüz tutan, Türkiye'de ise hemen hemen hiç tanınmayan diyafram, 1882 yılında bulunmuş bir doğum kontrol yöntemi. 1960'larda, doğum kontrol hapı ve spiralin ortaya çıkmasına kadar kadınlar tarafından en çok kullanılan gebeliği önleyici araçtı. Amerika'da hala kullanılıyor ancak unutulmak üzere. Diyafram, küçük kenarı ortasından daha kalın olan ince yuvarlak lastik bir kılıf. Dölyatağına girişi kapatacak şekilde, dölyolunun içine yerleştiriliyor. Bu şekilde spermin dölyatağına geçip, yumurtayı döllemesine engel oluyor. Çapı, 65-80 milimetre. Hangi boyda kullanılması gerektiğine doktor karar vermeli ve doğru yerleştirebilmeyi öğrenebilmek için yine doktordan yardım istemek gerekiyor. Acı duyulmuyor ve cinsel doyumu azaltmıyor. Ayrıca cinsel birleşmeden önce yerleştirilebildiği için prezervatiften daha romantik!


    İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü, İzmir Kadın ve Doğum Hastanesi, Denizli Özel Özgen Kliniği ve Özel İncirli Hastanesi'nin doktorları Nuriye Ortaylı, Ayşen Bulut, Hacer Nalbant, Dilek Akşit, Nihal Özgen ve Uğur Kal, diyaframın kullanımıyla ilgili bir çalışma yapıyorlar. 165 kişinin başvurduğu bu araştırmada, diyafram kullanıcılarının diğer yöntemleri kullananlardan daha yaşlı, eğitimli, şehirli, meslek sahibi, az çocuklu olduğu belirlenmiş.


    NEDEN SEÇİYORLAR?


    Diyafram kullanan kadınlarla, diğer yöntemleri tercih edenlere seçme nedenleri sorulmuş. Diyafram kullananların cevapları sırasıyla, ‘‘yan etkisi yok, kendi kontrolümde kullanabiliyorum, pratik, kolay kullanılabiliyor, iyi koruyor, gerekince kullanılıyor, yeni bir şey ve cinsel ilişkiyi etkilemiyor’’ olmuş. Diyaframı tercih edenlerle ilgili diğer bulgular ise şöyle:


    Çoğu diyaframı, ilk kez kliniklerde tanıdıklarını söylüyorlar ancak sağlıkçılar ve arkadaşlarından duyanlar da var. Amerikan dizileri, gazeteler ve dergilerden öğrenenler de mevcut.


    Diyaframın tanınmaması kullananları üzüyor. Reklam yapılmasını ve diğer doktorların da bu konuda eğitilmesini istiyorlar. Diyafram kullananların yüzde 97'si, diğer yöntem kullananların yüzde 94'ü kendilerine kullandıkları yöntemle ilgili yeterince bilgi verildiğini söylediler. Diyafram kullananların tamamı, başka bir bilgiye gereksinim duymadıklarını söylüyorlar. Ancak diğer yöntemleri tercih edenlerin beşte biri, kendilerine diyaframla ilgili hiçbir şey söylenmediğini belirttiler.


    Görüşleri alınan kadınlar, kliniklerde çalışanlardan ve hizmetlerden memnunniyetlerini dile getirmişler.


    Kullananların bir kısmı diyafram için 2-20 milyon arasında fiyat ödemeye razı. Bir kısmı ise alışana kadar parasız olsun diyor.


    Kutusu hoşa gidiyor.


    Adet günlerinde cinsel ilişkiye girebilmek veya denize girebilmek için tercih edenler var.


    TAKMAK ZOR DEĞİL


    Diyaframı takma, çıkartma işlemiyle ilgili görüşler ise şöyle:




  3. Gölge Kız
    Devamlı Üye
    Kliniklerde yeterli eğitimin olduğuna inanılıyor.


    Klinikte takma, çıkartma işlemi sırasında gözlenmekten hoşlanmayanlar var.


    Takmayı daha kolay buluyorlar. Biraz itince diyaframın yerine yerleştiğini anlıyorlar. Çömelerek, sandalyeye dayanarak veya yatarak takıyorlar.


    Kullananların üçte ikisi diyaframı sürekli tercih ediyor. Diğerleri ise riskli günlerde kullanıyor.


    Uygulama zamanları değişik. Bazısı yatmadan önce, bazısı ilişkiyi planladığında takıyor.


    Sperm öldürücü kullanmaktan kadınların hepsi memnun.


    Çoğunluk çıkarmadan önce altı saat bekliyor.


    Vajinanın altı saat yıkanmaması kimilerini rahatsız ediyor, bazıları diyafram içerdeyken yıkanıyor, bu yöntemin dini yönünü öğrenmek için hocalara danışanlar da var.


    YAN ETKİSİ YOK


    Araştırma henüz tamamlanmadı ama bugüne kadar elde edilen bilgilere göre sonuçlar ise;


    Yan etkisi yok.


    Kullananın kendine güveni artıyor.


    Kadınların organlarını öğrenmelerini sağlıyor.


    Klinik olarak düzenli takibe gerek yok.


    Doktora ihtiyaç duyulmuyor.


    Ucuz.


    Olumsuz sayılabilecek tarafları da var;


    Kullanan ve uygulayanın özel olarak eğitilmesi gerekiyor.


    İlk kullanım zor olabiliyor ve alışmak zaman alıyor.


    Takma, çıkartma eğitimi için mahremiyetin sağlanması gerekiyor.


    NEREYE BAŞVURALIM?


    Eğer bu konuda daha fazla bilgi almak istiyorsanız başvurabileceğiniz adresler:


    İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü:


    0212 631 98 31


    İzmir Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi Aile Planlaması Kliniği:


    0232 489 09 09


    Özgen Kliniği: Hastane cad. No: 52/1 20100 Denizli


    Özel İncirli Hastanesi:


    0212 543 68 90


    DOGUM KONTROL HAPLARI


    Her gun bir tane icildiginde gebeligi onleyen dogum kontrol haplari kadinlar icin bir yontem. Kadinda yumurtlamayi onleyerek gebelikten korur. Bu yontem cinsel iliskiyle baglantili degildir. Haplarin her gun duzenli icilmesi gerekir. Cinsel yolla bulasan hastaliklardan korunma saglamaz. Kadinin hap kullanmaya basladigi ilk aylarda gecici olarak bulanti, basagrisi, kilo alma, adet suresinde degisiklik olabilir. Haplarin kullanilmasi birakildigi zaman gebelik olusur. Kadinlarda kan kaybini azalttigi icin kansizligi duzeltir, adetleri duzenler ve agrili adet agrilarini giderir. Haplarin emziren annelerin kullanabilecegi cinsi vardir. Eczanelerden ve saglik kuruluslarindan temin edilir.


    DERI ALTI KAPSULLERI


    Kadinin kolunun ust ic kismina, deri altina yerlestirilen deri alti kapsulleri, 5 yil etki suresi olan 6 kucuk ve ince kapsuldur. Kadinda yumurtlamayi onleyerek gebelikten korur. Cinsel yolla bulasan hastaliklardan korunma saglamaz. Kadinlara kapsuller uygulandigi ilk aylarda gecici olarak bulanti, basagrisi, kilo alma, adet suresinde degisiklik olabilir. Kapsuller cikarildigi zaman gebelik olusur. Kadinlarda kansizligi ortadan kaldirir, adetleri duzenler ve agrili adet gorenlerde adet agrilarini giderir. Emziren anneler kullanabilir. Birkac buyuk saglik merkezinde uygulanabilir.

    Yurt dışında yaygın olarak kullanılan cilt altı korunma sistemleri ülkemizde pek yaygın değildir. Daha önce bu yöntem Norplant ismi altında Sağlık Bakanlığı tarafından bazı merkezlerde uygulanmış olmasına rağmen yeterince rağbet görmedi. Bunun değişik sebepleri vardır, en önemlileri herhalde yeterince anlatılamadı veya takılıp çıkartılması küçük bir müdahale gerektirdiği için kadınlarımız ilgi göstermedi.
    Bu yöntemin daha kolay uygulanabilen ve çıkartılan bir sistemi ülkemizda yaklaşık 2-3 aydır İmplanon ismi ile piyasaya sürüldü. İmplanon yaklaşık 2- 3 santimetre boyutunda olan ve içinde bir çeşit progesteron hormonu içeren 1 adet kapsülden oluşan bir korunma sistemine verilen isimdir. Bu 1 adet kapsül küçük bir cerrahi müdahale ile kolun iç kısmına deri altına yerleştirilmekte ve yaklaşık olarak 3 yıl süre ile bu kapsüllerden içindeki hormon salgılandığından sizi gebelikten korumaktadır.




  4. Gölge Kız
    Devamlı Üye
    Koruma oranı yaklaşık %99’dur ve uzun süre korunma isteyen kadınlar için güvenilir bir metoddur. Bazı yan etkilerini bilmeniz gerekir. En sık karşılaşılan yan etkileri, hiç âdet görememe veya düzensiz damlama şeklinde kanamalar cilt bozuklukları; özellikle sivilceler kilo alımı, meme-baş ağrıları ve bazı psikolojik sorunlardır. Bu kapsülü günü dolduğunda veya zamanından önce çıkartmak için tekrar küçük bir cerrahi müdahale gerekmektedir.
    İyi bir korunma yöntemi olan bu sistem doğurganlık çağındaki tüm kadınlara, emziren annelere uygulanabildiği gibi hemen koruma sağlar ve çıkarıldıktan 1 hafta sonra tekrar doğurganlık başlamaktadır. Gebelikten yumurtlamayı engelleyerek, rahim içini inceltip gebeliğin yerleşmesini zorlaştırarak korumaktadır. Biraz pahalı olan bu yöntem, şu anda Ana Çocuk Sağlığı merkezlerinde uygulanmamaktadır. Bu kapsül, bunların uygulanması için eğitim almış hekimler tarafından uygulanmalıdır.


    KORUYUCU IGNELER

    Adale içine enjekte edilen hormon iğneleri 1 ay, 3 ay, 6 ay veya bir yıl süreyle gebelikten korunma sağlayabilirler. Bu hormonlar yumurtlamayı önleyerek gebelikten korunmayı sağlarlar. Rahim içi dokusu incelir ve kanamalar düzensizleşir. Veya aylarca kanama olmaz. Koruyucu etkileri yüksektir. Ancak kanayamama bir problem olarak karşımıza çıkar. İğneler bırakıldıktan sonra düzenli yumurtlamanın geri dönmesi ve gerçek âdet kanamasının oluşması uzun bir süre gecikebilir. Bu süre, önceden bilinmez fakat yumurtlama fonksiyonu son iğne yapılımından 6-12 ay sonra tekrar başlar


    Kadinlarin kullandigi bir yontem olan koruyucu ignelerin ayda bir veya 3 ayda bir yapilan cesitleri vardir. Kadinlarda yumurtlamayi onleyerek gebelikten korur. Bu yontem cinsel iliskiden bagimsizdir. Igne icin bir saglik kurulusuna basvurmak gereklidir. Cinsel yolla bulasan hastaliklardan korunma saglamaz. Kadinlar igneleri kullanmaya basladiklari ilk aylarda gecici olarak bulanti, basagrisi, kilo alma, adet suresinde degisiklik gibi farkliliklar olabilir. Igneler kullanilmadigi zaman gebelik olusabilir. Kadinlarda kansizligi ortadan kaldirir, adetleri duzenler ve agrili adet gorenlerde adet agrilarini giderir. Emziren anneler uc aylik igneleri kullanabilir. Eczanelerden ve saglik kuruluslarindan temin edilir.


    TUPLERIN BAGLANMASI


    Kadinlarin yumurtaliklari ile rahim arasindaki tuplerin cerrahi yontemle baglanmasidir. Bu uygulamadan sonra sperm ile yumurta karsilasmayacagi icin gebelikten korur. Kismi ya da genel uyusturma ile yapilan basit bir ameliyattir.


    RAHIM ICI ARACLAR


    Kadinin rahim icine yerlestirilen, yerinde kaldigi surece gebelikten koruyan kucuk plastik bir aractir. Spermin yumurta ile birlesmesini onleyerek gebelikten korur. Rahim ici arac yerlestirilmesi ve cikartilmasi icin saglik kurulusuna basvurmak gereklidir. Cinsel yolla bulasan korunma saglamaz.


    Gebelik olusumu


    Gebelik, kadin yumurta hucresi ile erkek spermin karsilasmasi ve spermin yumurtayi dollemesi yoluyla gerceklesir. Dollenme, bir bosalmada atilan milyonlarca spermden yalnizca birinin yumurtayla birlesmesi sonucu olusur. Bu islem rahim tuplerinde gerceklesir.




    İĞNELER: Her ay ve 3 ayda bir yapılan iki türdür. Yapıldıktan sonra kana yavaş yavaş hormon salınır, yumurtanın oluşumunu engeller.
    DİYAFRAM: İnce plastikten yapılmış, rahim ağzına yerleştirilen bir kapaktır. Spermlerin rahme geçişini engeller.
    SPERMİSİTLER: Erkek döl hücrelerini öldüren tablet ve fitillerdir. İlişki öncesi kadın vajenin içine yerleştirir. Bu maddeler, spermleri rahme ulaşmadan öldürür.

  5. Gölge Kız
    Devamlı Üye
    TÜPLERİN BAĞLANMASI: Kalıcı bir yöntemdir. Operasyonla kadının her iki tüpü bağlanır. Böylece, her ay yumurtalıktan çıkan yumurtanın geçişi engellenmiş olur.
    PREZERVATİF: Penis ile vajen arasında bir engel oluşturarak spermlerin geçişini önler.
    ERKEĞİN KANALLARININ BAĞLANMASI: Artık daha fazla çocuk sahibi olmak istemeyen çiftler için uygundur. Kısa süren bir işlem ile her iki kanal bağlanır. Böylelikle, spermlerin kanallardan geçerek meni kesesine gelmesi engellenmiş olur.

    Norplant
    Norplant sistemi, dünyada yaklaşık onyedi ülkede onaylanan ve halen kullanılan bir korunma yöntemidir. Bu sistem her biri 34 mm uzunluğunda ve 2.4 mm çapında altı çubuktan ibarettir. Çubuklar, silikon kauçuğundan yapılmış ve her biri belli dozda progesteron hormonu içerir. Bu çubuklar bayanın, üst kolunun iç tarafına ve deri altına yerleştirilir. Sistemde salgılanan hormon sayesinde beş yıllık korunma sağlanır.
    Yöntemin avantajları, uzun süreli yüksek etkinlik, doğum sonu emzirme döneminde kullanılması ve çıkartıldığında eski şartlara çabuk dönülmesidir. Vücudun diğer sistemlerini de fazla etkilememektedir. Başlıca dezavantajı, beş yılın önemli bir kısmında ve bayanların üçte ikisinden fazlasında, düzensiz adetlere ve ara kanamalara yol açmasıdır. Diğer yan etkileri, kilo alımı, baş ağrıları ve sivilcelere neden olmasıdır. Ayrıca , yerleştirme ve çıkartılmasında küçük cerrahi girişim gerektirmesi de diğer olumsuzluklarıdır.
    Herhangi bir nedenden dolayı, doğum kontrol hapı veya spiral kullanamayan bayanlarda seçenek olarak düşünülebilir.
    Hamilelik testi yaptırdınız ve sonuç pozitif

    Bebek sahibi olmak istiyorsunuz veya istemiyorsunuz. Ancak hamile olduğunuzu öğrendiniz. Doktordan çıktınız. Şimdi sizi neler bekliyor, ne yapmalısınız?


    Ana hatlarıyla, hafta hafta gebelik rehberi.



    6. HAFTA


    Adet gününüz gecikti. Yapılan testlerde de pozitif sonuç çıktı. Hamile olduğunuzu öğrendiniz. İlk yapacağınız işlerden biri, folik asit taşımak. Hamileliğin ilk üç ayında, günde bir folik asit tableti kullanılması, bebeğin sağlıklı gelişmesini sağlıyor. Eğer çalışmanın, hamileliğiniz açısından tehlikeli olacağını düşünüyorsanız, işvereninizle konuşmanız gerekiyor. İşyerinde alternatif bir görevi yürütmeniz mümkün olabilir. Eğer ilaç almanızı gerektiren bir hastalığınız varsa veya kürtajı düşünüyorsanız, doktorunuzdan hemen bilgi almalısınız.


    8-12. HAFTA


    Sakin olun. Kendinizi yorgun hissedeceksiniz ve mide bulantılarınız başlayacak. Eğer kendinizi iyi hissediyorsanız, yüzme gibi hafif egzersizleri deneyebilirsiniz. Egzersiz, hamilelik döneminde ve doğumda sıkıntılarınızı hafifletecektir. Doğumu nerede yapacağınızı düşünmeye başlayabilirsiniz. Düzenli doktor kontrollerine gitmelisiniz. İdrar, şeker tahlilleriniz yapılacak ve düzenli tansiyonunuz ölçülecek. Tansiyon özellikle ilk 12 hafta çok önemli. Diş hekiminizi de ziyaret etmelisiniz. Hamilelik diş sağlığınızı etkileyebilir.


    16. HAFTA


    Ultrasonografiden çeşitli görüntüler alınmaya başlayacak. Bazı bölgelerin fotoğrafları ise bir kaç hafta sonra çekilebilecek. Hamilelik kontrollerinde, masrafınız bu günlerden itibaren artabilir. Eğer bir sorun varsa ya da anne adayı 35 yaşından büyükse, bebeğin sağlıklı olup, olmadığı özel bir yöntemle inceleniyor. Amniosentez adı verilen bu testte, bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan örnek alınıyor ve analiz ediliyor. Özellikle Down sendromu olup, olmadığı araştırılıyor. Artık büyük sutyenler almanız gerektiğini de unutmayın. Özellikle spor yapan insanların kullandıkları iç çamaşırları rahat etmenizi sağlayabilir.


    20. HAFTA


    Artık bebeğin hareketlerini hissedebilirsiniz. Kalp atışlarını da duyabilirsiniz. Hamilelik dönemi, doğum, doğumdan sonra bebek konularında bilgi edinmeye başlayabilirsiniz.

  6. Gölge Kız
    Devamlı Üye
    25. HAFTA


    Eğer çalışıyorsanız, patronunuzla konuşun, yerinize bakacak kişiyi belirleyin, düzenlemelerinizi yapın. Doğuma 11 hafta kala, işi bırakmayı düşünmeye başlayabilirsiniz. En geç üç hafta kala, çalışmaktan vazgeçebilirsiniz. Hastanelerin doğum servislerini gezip, inceleyin. Son dakikada fikrinizi değiştirebileceğinizi düşünerek, iki hastane belirlemeyi unutmayın. Egzersizlerinizi ihmal etmeyin.


    30. HAFTA


    Eğer yoruluyorsanız, hafif egzersizleri tercih edin. Doğumla ilgili her tür bilgiyi edinmeye başlayın. Örneğin kullanacağınız ağrı kesiciyi bile öğrenin. Erken doğum halinde yapılması gerekenleri, sezaryen olasılığını doktorunuzla konuşun. Bu günlerde nefessiz kaldığınızı hissedebilirsiniz. Gerekli telefonları en kolay bulabileceğiniz bir yere not edin.


    36. HAFTA


    Doktorunuz artık her hafta kontrol etmek isteyebilir. Ve bebek pozisyonunu değiştirmeye başlayacağı için daha rahat nefes alabilirsiniz. Tansiyonunuz sık sık yükselebilir. Doğum için gerekli çantanızı yavaş yavaş hazırlamaya başlayabilirsiniz. Vajina ve anüs arasına E vitamini yağı ile masaj yapabilirsiniz. Bu yağ cildinizdeki çatlaklara da iyi gelecektir.


    37. HAFTA


    Doktorunuz idrar, şeker ve tansiyon ölçümlerinizi yapacak. Ruh halinizde değişmelerle karşılaşabilirsiniz. Gerginleşebilirsiniz. Doğumla ilgili aklınıza gelen herşeyi doktorunuza sorabilirsiniz. Buzdolabınızde yenmeye hazır yiyecekler, dondurulmuş sebze, meyve bulundurun. Bebeğin doğumundan sonra ilk iki hafta bu tür işlerle ilgilenemeyeceksiniz, eğer yardımcınız yoksa, hazırlıklı olmalısınız. Hafif egzersizlere devam edin. Öğrendiğiniz gevşeme tekniklerini uygulayın. Bebeği emzirebileceğiniz bir sutyen almayı unutmayın.


    38. HAFTA


    Şimdiye kadar olmayan kasılmalarla karşılaşacaksınız. Doğumla ilgili tüm hazırlıklarınızı bitirin.


    39. HAFTA


    Artık doğum sinyalleri başlayacak. Ayrıca doğumu bu haftadan itibaren bekleyebilirsiniz. Artık hazırsınız ve beklemedesiniz. Arkadaşlarınızı ziyaret edin, film seyredin, zamanınızı en iyi şekilde değerlendirin. Doktorunuzun size verdiği tarih, iki hafta önce veya sonra olabilir.

    Soru: 26 yaşındayım ve 2 ay sonra evleniyorum. Hemen çocuk sahibi olmak istemiyoruz. Evlendiğimde en iyi şekilde nasıl korunurum? Spiral taktırabilir miyim? Ne önerirsiniz?
    Cevap:Hiç doğum yapmamış kadınların spiral taktırması pek sağlıklı olmamaktadır. Devam eden iltihaplar, dış gebelik riski ve bunlara bağlı daha sonra çocuk sahibi olamama problemi oluşabileceğinden spiral taktırmanızı kesinlikle önermiyorum. Sizin en iyi ve sağlıklı bir şekilde korunmanız ancak doğum kontrol hapları ile olur. Bu doğum kontrol haplarının sizi düğününüzde de korumasını istiyorsanız, haplara evlenmeden önceki adetinizde başlamanız gerekecektir. Size en uygun doğum hapını öğrenmek ve sizde bir yan etkisi olup olmayacağını tespit etmek için şehrinizdeki bir kadın doğum uzmanına başvurmanızı öneririm

    Soru: 26 yaşındayım ve 2 çocuk sahibiyim. Arkadaşlarımın önerisi ile eczaneden alıp aylık korunma iğnesi yaptırdım. Fakat 10 gündür kesilmeyen damla damla kanamalar oluyor ve karnımda da şiddetli gerginlik var. Acaba bu kanamaların nedeni koruma iğnesi midir? Ne önerirsiniz

    Cevap:Evet bu düzensiz kanamaların ve karnınızdaki gerginliğin sebebi yaptırmış olduğunuz korunma iğnesinin yan etkisidir. Aylık iğneler, Östrojen ve Progesteron ismindeki her iki kadınlık hormonunu birden içeren doğum kontrol hapı benzeri ayda bir kez kalçadan yapılan hormonlu koruma iğneleridir. Bu tür yüksek doz hormon içeren ve depo şeklinde kalçadan yapılan iğnelerin bir doktor kontrolu olmadan yapılmasına karşıyım. Gelişigüzel kontrolsüz bir şekilde yapıldığında bir çok yan etkisi (damar tıkanıklığı, karaciğer hastalığı, baş ağrısı, meme şikayetleri, fazla kilo alımı, düzensiz kanama, kanser ihtimali gibi ) ortaya çıkabilmekte ve bazen kadında kalıcı problemlere yol açabilmektedir. Şu anda bu kanamanızı durdurmak için ve tekrar düzenli olarak adet görebilmeniz için doktorunuza başvurun ve size vereceği ilaçları kullanmanız gerekir. Benim şahsi görüşüm bu kadar yüksek doz hormonu iğne şeklinde uzun süre yaptırmanız yerine eğer bir hormon alarak korunmayı düşünüyor iseniz aylık iğne yerine eğer mümkün ise size uygun ve çok daha az yan etkisi olan bir doğum kontrol hapını kullanmanızdır.

    42 yaşındayım ve son bir yıldır âdetlerim seyrek olmaya başladı. Hamile kalmaktan da çok korkuyorum. Korunmamıza gerek var mı? Nasıl korunmalıyım?
    Sizin şu anda bulunduğunuz menopoz öncesi dönemde, düzensiz de olsa yumurtlama olabilmekte ve hamilelik gerçekleşebilmektedir. Doğum kontrol hapı ve aylık iğneler 38 yaşının üstünde damar tıkanıklığı ihtimalini arttırdığı için kullanılmaları çok sakıncalıdır. Spiral düzensiz kanamalar yapabileceği için ancak hekiminiz uygun görür ise rahme uygun bir spiralin kısa bir dönem için takılması uygun olabilir. Şu anda piyasada olan ve bakır içermeyen yeni bir spiral modeli bu dönem için en uygun bir korunma yöntemi olabilmektedir. Ben size doğal yöntemlerle korunmanızı veya ancak bir kadın doğum uzmanı uygun görür ise bu yeni spiralden taktırmanızı öneririm.
    Doğum kontrol hapları
    Gebeliği önlemek için, çiftler geçici veya kalıcı bir yöntem kullanabilir. Bilinen tüm yöntemlerin avantajları ve dezavantajları vardır. Danışmanlık görevini de üstlenmiş olan biz doktorlar, her bir yöntemin yarar ve risklerini hastamıza anlatır ve böylece bilgi donanımı tam olunca, kendisine en uygun yöntemi seçmesi sağlanır. Ayrıca çeşitli metodlara ilişkin yanlış inanışları açıklayarak, metodların yan etkilerini tanımlarız.
    İstenmeyen gebelik riskini önlemede en sık kulanılan yöntemlerden biri de doğum kontrol haplarıdır. Bugün kullanılmakta olan çok sayıda doğum kontrol hapı vardır. Önerilecek doğum kontrol hapını seçerken içerdiği hormon düzeyleri gözönünde tutulmaktadır. Yine hastanın jinekolojik yönden değerlendirilmesi yapılarak, yaşına ve ihtiyacına uygun olanı tercih ederiz. Doğum kontrol hapları gece yatarken alındığında, arada ilacın alınmasının unutulması gibi bir problem ortadan kalkabilir. Gündüz alınması tavsiye edildiğinde, çok kere ilacın alınması unutulmakta, bunun sonucu olarak kaçak kanamalar meydana gelmektedir.
    Doğum kontrol haplarının, sağlıkla ilgili diğer faydaları da söz konusudur. Sancılı adet görenlerde, yumurtalık kistinin tıbbi tedavisinde, adet düzensizliklerinde kullandığımız gibi Son çalışmalarda gösterilen en önemli avantajlarından biri de, doğum kontrol hapı kullananlarda rahim kanserinin daha az görülmesidir.
    Ancak üreme sisteminde oluşturdukları değişimlerin yanı sıra, diğer sistemleri de etkileyerek metabolik değişikliklere neden olabilirler. Damar hastalığı (tromboflebit), kalp ve beyin problemi, karaciğer hastalığı, şeker hastalığı gibi bazı rahatsızlıkların mevcudiyeti durumunda kullanılmalarına kesinlikle izin verilmez. Bu nedenle, doğum kontrol hapı kullanmadan önce muhakkak bir kadın doğum uzmanına başvurmalı, gereken muayene ve tetkikleriniz sonucunda kararın verilmesi uygundur. Devamı durumunda ise periyodik kontrollerinizi muhakkak yaptırmalısınız.
    Doğum kontrol hapları dikkatli kullanılmalı
    Doğum kontrol hapının kadınlarda çok küçük oranda felç tehlikesi doğurduğu tesbit edildi. Kaliforniya Üniversitesi`nden Nörolog Claiborne Johnston, yaptıkları araştırma sonucunda, söz konusu riskin 24 binde bir veya iki gibi çok düşük bir oranda olduğunu açıkladı. Johnston, bu araştırma sonucunun, kadınlarda doğum kontrol hapı kullanma kararını etkilememesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, doğum kontrol hapı kullanan kadınların aynı zamanda sigara kullanmaları ve yüksek tansiyona sahip olmalarının felç tehlikesini artırdığına da işaret ettiler.

    Doğum kontrol plasteri hap kadar güvenli

    Avrupa’da yaklaşık bir yıldan bu yana satılan doğum kontrol plasterinin en az haplar kadar güvenli olduğu bildirildi. Üstelik doğum kontrol haplarındaki yan etkilere de neden olmuyorlar. Yeni yöntemin çok sayıda avantajına dikkat çeken Alman araştırmacı Cosima Brucer, plasterin etki maddesinin kanda eşit bir şekilde dağılmasını sağladığını söylüyor. Etki maddeleri sindirim sistemine ulaşmadığı için de kusarak dışarı atılmıyor. Plasterin özellikle de kalçaya, karın bölgesine ve kola yapıştırılması önerilmekte. Hormon plasterinin düşmesi gibi bir tehlike de söz konusu değil.

    Erkeklere doğum kontrol yöntemi


    İngilizler, erkeklerin doğurganlığını önleyecek yeni bir doğum kontrol yöntemi üzerinde çalışıyorlar. 5 yıl içinde yaygınlaşacak bu yöntemle, kola 4 cm'lik bir çubuk yerleştiriliyor. Bu çubuk, cinsel istek azalmadan sperm üretimini engelliyor.

    Doğum kontrol hapı kısır bırakmaz




    DOĞUM kontrol hapları da hormonal kökenli olduğu için, bazen, kullananlarda kilo alma gibi bir yan etkiyle karşılaşılabilir. Bu gibi yan etkileri en aza indirmek için hormon düzeyi çok az olan ilaçlar üretilmeye başlandı. Bunlardan birini seçebilirsiniz.Doğum kontrol hapı kullanarak kısır kalmak diye bir şey olmaz. Sadece, uzun süre ilaç kullananlarda ilacı bırakır bırakmaz hamile kalmak mümkün olmayabilir, hamile kalmak için birkaç ay geçmesi gerekebilir.

+ Yorum Gönder