+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Misafir Soruları Arşiv Forumunda Bilim çalışmalarına bir tane örnek.. Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Bilim çalışmalarına bir tane örnek..








    lütfen bu konu hakkında bir tane örnek gndermenizi istiyorum çok aacilll çok lazımmm







  2. Mine
    Devamlı Üye





    bilim çalışmalarına bir tane örnek..

    Iskoçya Roslin Enstitüsü arastirmacilari "Fetal ve Eriskin Memeli Hücrelerinden Türetilebilir Yavrular" baslikli çalismalariyla bütün dünyada yogun bir ilgi ve tartismanin odagini olusturdular. Çalisma incelendiginde arastirmacilarin, koyun embriyo, fetal fibroblast ve eriskin meme hücrelerini izole ederek kültür ortaminda çogalttiktan sonra ortamdaki bazi maddeleri kisitlayarak hücreleri bölünmez duruma getirdikleri ve bu hücrelerle çekirdekleri alinmis koyun disi esey hücrelerini (yumurta) elektrik akimi yardimiyla birlestirdikleri görülmektedir.


    Laboratuvarda yapilan bu çalismanin sonunda, kültür ortaminda fertilize olmus (döllenmis) gibi gelismeye ve bölünmeye baslayan esey hücreleri, tasiyici disi koyunlarin rahimlerine yerlestirilmis ve normal hamilelik süresi sonunda ovanin sperm tarafindan fertilize edilmesine gerek duyulmadan gelistirilen ilk memeli olan, kuzular dogmuslardir.

    Çok ilginç sonuçlar içermesine karsin yayinlanan çalisma elestirici bir yaklasimla incelendiginde tartisilmasi gereken bazi noktalar ortaya çikmaktadir. Çalisma üç tip hücre ile yapilmistir. Koyun embriyo, fetal fibroblast ve eriskin meme hücrelerinin çekirdekleri toplam 834 fertilize olmamis yumurta hücresine aktarilmis ve sonuçta üç gruptan toplam sekiz yavru elde edilmistir. Genel verim % 0.95’tir. Eriskin meme hücreleri grubunda 277 yumurta hücresine çekirdek aktarimi yapilmis, 29 embriyo gelisimi saglanarak bu embriyolar 13 tasiyici disi koyunun rahimlerine yerlestirilmistir. Bu koyunlardan sadece birinde hamilelik gelismis ve bir kuzu dünyaya gelmistir. Çalismaya büyük popülarite saglayan bu gruptaki verim orani % 0.36 gibi oldukça düsük bir düzeydedir.

    Yazarlar kopyalama için çekirdegini kullandiklari meme hücresinin fenotipini bilmediklerini, memeden alinan hücrelerin ilk kültür ortaminda incelendigini ve % 90 dan fazlasinin meme epitel, geri kalaninin ise myoepitel ve fibroblastlari da içeren baska farklilasmis hücrelerden olustugunu bildirmekte ve hamilelik sirasinda meme salgi bezlerinin gelisimini destekleyecek az sayida da olsa göreceli olarak farklilasmamis kök hücrelerinin bulunma olasiliginin gözardi edilemeyecegi belirtilmektedir. Bu ifade çalisma hakkinda kesin bir yargiya varabilmek için tamamlayici çalismalara gereksinim oldugunu düsündürmektedir. Dokuz günlük embriyo, 26 günlük fetus ve alti yasindaki hamile koyundan alinan hücrelerle yapilan çalismalarda toplam 21 hamilelik gelismis ancak bunlardan 13’ü (% 62) fetuslarin kaybi (düsük) ile sonuçlanmistir. Bu oranin dogal yolla gelisen gebeliklerde % 6 oldugu yazarlar tarafindan da belirtilmektedir. Gebeligin 110. gününde kaybedilen dört fetusa otopsi yapildigi zaman ikisinde anormal karaciger gelisimi saptanmistir. Bu bulgular çekirdek naklinin genom üzerinde olumsuz etkiler gösterebildigini akla getirmektedir.

    Ayrica Wilmut ve ekibinin gelistirdikleri genetik kopya "Dolly" henüz yedi ayliktir ve yasam süresi ve üretkenligi konusunda bilgiler de mevcut degildir. Bütün bu saptamalar yayinlanan bu çalismada kullanilan teknigin gelistirilmeye gereksinim duydugunu ve elde edilen sonucun henüz % 100 kesinlikte basarili olarak nitelenemeyecegini düsündürmektedir. Kanimca bu çalismanin degerli olarak nitelenebilecek yönleri de bulunmaktadir.

    Bu çalisma bilim çevrelerinde ve kamuoyunda tümüyle aseksüel (eseysiz) sekilde eriskin memeli canlilarin elde edilebilecegi düsüncesini gelistirmistir.

    Elde edilen sonuçlar; farklilasmis hücrelerin genetik programlarinin basa alinmasi, fertilize olmamis yumurta hücresi ve aktarilan çekirdegin frekanslarinin esitlenmesi gibi konularda hücre biyolojisi ve moleküler biyolojiye yeni perspektifler kazandirmistir.

    Çalisma, fertilize olmus yumurta hücrelerine mikroenjeksiyonla gen aktarimi (transgenik manipulasyon) yoluyla, genetik degisiklige ugratilmis ve biyoteknolojik açidan önemli özelliklere sahip memelilerin gelistirilmesini bir adim daha ileriye götürerek, yöntemi daha verimli hale getirecek ögeleri içermektedir.
    Bu çalismanin yayinlamasi hiç kuskusuz ayni veya yakin konularda arastirma yapan birçok laboratuvari da ayni teknigi kullanmaya yöneltecek ve Wilmut ve arkadaslarinin çalisma sonuçlari tekrarlanabilme olanagina kavusacaklardir. Öte yandan yöntemin gelismesi ivme kazanacak ve diger memeli canlilarda da denenecektir.
    Kamuoyunun karsi görüsler ve baskilarina ragmen, geçmiste özellikle ABD’de Jeremy Rifkin önderligindeki biyoteknoloji karsiti gösteri ve baskilara, Green Peace önderligindeki nükleer karsiti gösterilerle engellemelere karsin gerçeklestirilen arastirmalar gibi bu çalisma da (mutlaka biyoetik kurallari ve yasalar çerçevesinde) yürütülecektir.

    Çalismalar, memeli canlilarda daha ileri teknikle ve yüksek verimle uygulanmaya basladiginda önemli yararlari da beraberinde getirebilecektir. Bu yöntem, transgenik manipulasyonlarla üretilebilen endüstriyel öneme sahip maddeler ve hormon, protein kökenli ilaçlar çesitli memeli canlilarin süt veya kanlarinda daha düsük maliyetle yüksek miktarlarda üretilebilecektir. Organ nakillerinde insan organizmasinin reddetmeyecegi hücre özelliklerine sahip organlar diger memeli canlilarda gelistirilebilecektir. Ayni sekilde kanser, degeneratif hastaliklar, viral veya enflamasyon hastaliklarinin tedavisinde kullanilabilecek terapötik hücre üretimi mümkün olabilecektir. Bu teknik gelismesini tamamlayip bütün memeli canlilarda uygulanabildigi taktirde insanin da esçogaltimi (klonlanmasi) olasiligi bütün dünyada yogun sekilde tartisilmaktadir. Gelecekte teknik kosullarin böyle bir islemi gerçeklestirecek düzeye ulasacaklari varsayilsa dahi, insanin genetik kopyasinin gelistirilmesinin yaratacagi felsefi, yasal ve ahlaki sorunlar belki de günümüze kadar tanik olunmamis boyutlara ulasacaktir.

    Önce böylesi bir çalisma hangi tibbi veya bilimsel gerekçeyle yapilabilir sorusuna yanit aramak gerekmektedir. Ilk akla gelen, çocuk sahibi olmalari mümkün olmayan (örnegin displazi, veya agir testiküler atrofi gibi genetik defektlere sahip) erkeklere baba olma firsatinin bu yöntemle saglanabilmesidir. Bu durumda erkegin somatik hücrelerinin çekirdekleri anne adayinin fertilize olmamis ve çekirdegi alinmis yumurta hücresine aktarilabilir ve devaminda esler çocuk sahibi olabilirler. Ancak böyle bir çocuk genetik özelliklerini sadece babadan almis olacaktir.

    Annenin böylesi bir çocukta görülebilecek tek genetik özelligi mitokondriyal genetik yapisidir. Böyle bir islem çok karmasik felsefi ve sosyal sorunlari da beraberinde getirecektir. Ayrica tibbi olarak mitokondri disinda, babanin genetik bir kopyasi olarak dünyaya gelecek çocuk babasi gibi genetik defekte sahip olacaktir. Bu arada kopyanin sadece genetik kopya olacagini fiziksel ve karakter olarak bir kopya elde etmeninin, asil ve kopya tümüyle ayni kosullarda bir hamilelik sürecine, dogum sonrasi sosyo kültürel çevreye kesinlikle sahip olamayacaklari için mümkün olamadiginin altini çizmek gerekir.

    Etik açidan bakildiginda çocugun genetik özelliklerini ortak olarak tasiyacagi bir anne ve babaya sahip olma hakki vardir. Bunun ötesinde baska bir bireyin -genetik de olsa- kopyasi olmak, insan onuruna tümüyle karsi bir durumdur.

    Son olarak, bilim adamlarinin dogaya karsi sorumlulugu ve bilimsel ahlak anlayislari bugünün kosullarinda insan genetik kopyalanmasini marjinal bir konuma itmektedir.

    Prof. Dr.Beyazit Çirakoglu




+ Yorum Gönder