+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Misafir Soruları Arşiv Forumunda Marmara Bölgesi'nde yetişen tarım ürünleri nelerdir? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Marmara Bölgesi'nde yetişen tarım ürünleri nelerdir?








    Marmara Bölgesi'nde yetişen tarım ürünleri nelerdir?







  2. Mine
    Devamlı Üye





    Buğday : Trakya’da Ergene Bölümü’nde yoğun olarak yetiştirilir. Bölge, üretimde İç Anadolu’dan sonar 2. sırada yer alır.



    Ayçiçeği : Tohumlarından yağ elde etmek için yetiştirilir. Türkiye üretiminin % 80 ini bu bölge karşılar. Ergene ve Güney Marmara Bölümleri’nde ekimi yoğunlaşır.



    Şekerpancarı : Trakya, Güney Marmara ve Adapazarı ovalarında ekim yapılır.



    Tütün : Bölge, Türkiye üretiminde 3. sırayı alır. Bursa, Balıkesir, Adapazarı’nda ekimi yoğunlaşır.



    Mısır : Bölge, üretimde Karadeniz’den sonra 2. sırayı alır. Adapazarı ve Bursa önemli ekim alanlarıdır.



    Pirinç : Meriç ovalarında ekimi yoğunlaşır. Edirne bölge üretiminde ilk sırayı alır.



    Şerbetçi otu : Bira sanayinde tad ve koku verici olarak kullanılır. Bilecik Yöresi’nde ekimi yapılır.



    Zeytin : Güney Marmara Bölümü’nde Gemlik ve Mudanya Yöresi’nde üretimi yoğunlaşır. Bölge, üretimde Ege’den sonar 2. sırayı alır. İri kalitede sofralık zeytin yetiştirilir.



    Dut : Bölgede ipek böceği yetiştiriciliğine bağlı olarak dutçuluk önem taşır. Bursa, Balıkesir, Bilecik Yöresi’nde yoğun olarak yetiştirilir.



    Meyve : Bursa Yöresi’nde yoğun olarak yetiştirilir. Şeftali, kiraz, çilek, kestane ve üzüm başlıcalarıdır.



    Sebze : Bursa ve Adapazarı ovalarında yoğun olarak yetiştirilir. Domates, patates, sarımsak, soğan, patlıcan, kabak, biber başlıcalarıdır.




  3. Mine
    Devamlı Üye
    Trakya�daki Tarım Topraklarında görülen sorunların çözümü
    Trakya bölgesi olarak verim ortalaması buğdayda yaklaşık 350 kg/da, ayçiçeğinde 160 kg/da, çeltikte 500 kg/da civarındadır. Sözkonusu bu ürünlerden dekardan alınan ortalama verim Türkiye ortalamasından yaklaşık %40 daha yüksektir. Gerçekten de stratejik öneme sahip bu ürünlerde ayçiçeğinde Trakya Türkiye üretiminin %60-70�ini, çeltikte %45-50�sini, ve buğdayda %15�ni karşılamaktadır. Trakya� daki tarım alanları, Türkiye tarımsal üretiminde diğer tarla, bağ-bahçe bitkileri üretimi yanında özelikle ayçiçeği, çeltik ve buğday üretiminde çok önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle Trakya�nın çok verimli olan tarım alanlarının verimliliğinin korunması, artan ülke nüfüsumuzun yeterli beslenmesi ve refah içerisinde yaşaması yanında, gelecek kuşaklar için de hayati öneme sahiptir.
    Trakya�nın yüzölçümü 2.376.400 ha�dır. Sözkonusu bu alanın yaklaşık 1.258.392 hektarında (%53) günümüzde tarım yapılmaktadır. İstanbul ve Çanakkale illerinin Trakya� daki kapladıkları alan hariç, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ�da I., II. ve III. sınıf verimlilik yeteneğindeki tarımsal arazi varlığı 1.405.694 ha�dır. Bunun yanında çok dikkatli bir şekilde toprak işlemesi ve yalnız özenle seçilen bitkilerin tarımını mümkün kılan IV.� üncü kullanım yetenek sınıfındaki topraklarla birlikte toplam tarım topraklarının alanı 1.547.272 hektardır. Bölgede toprak erozyonu, sığlığı, taşlılık, drenaj, çoraklık ve yaşlılık gibi toprakların verimliliğini hızla azaltan faktörler dikkate alındığında tarım alanlarının %85.8�inde koruma ve ıslah çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.
    Trakya gerek tarımsal üretim potansiyeli ve gerekse tarımı yapılan buğday, ayçiçeği, çeltik, şekerpancarı gibi ürünlerin verimliliği açısından Türkiye ortalamasının çok üzerinde olmasına rağmen yinede çok önemli sorunları vardır. Sözkonusu bu bölgenin topraklarının verimliliğinin korunması yanında, bazı tarım alanlarının da ıslahı gerekmektedir. Bunun içinde arazileri doğal nitelik ve yeteneklerine uygun olarak kullanmak ve tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını ciddi bir şekilde denetim, erozyonla mücadele, sulama ve drenaj çalışmaları, gerekli yerlerde ıslah çalışmaları, polikültür ekim nöbeti sistemlerine geçme, azaltılmış toprak işlemesi, gerekli yerlerde uygun toprak işleme teknikleri ile mekanizasyonun düzenlenmesi, gübreleme programlarının uygulanması, dağınık, parçalı arazi varlığının oluştuğu bölgelerde arazi toplulaştırmasına gidilmesi olanaklarının araştırılması ve modern tarım tekniklerinin uygulanması gerekmektedir.


    2. Trakya�daki Arazilerin Tarımsal Uygunluk Açısından Sınıflandırılması:

    Bilim adamları, tarımsal arazileri kullanma yeteneklerine ve verimliliklerine göre sınıflara ayırmışlardır. Sözkonusu bu değerlendirmeye göre sekiz tane arazi kullanma yetenek sınıfı vardır. Bu sınıflardan özellikle ilk dördü, tarım arazileri olarak işlemeye uygun arazi kriterlerine sahiptir. Birden dörde doğru sınıf sayısı değiştikçe, arazilerin tarım açısından uygunluğu azalır, ekilecek bitki çeşidi sorun olur ve özenle koruma uygulamalarında bulunmak gerekir. Beşinçi sınıf araziler, özellikle çayır alanları olarak değerlendirebileceğimiz, çoğu zaman drenaj ve taban suyu yüksekliği sorunu olan yerlerdir. Altıncı ve yedinci arazi kullanım yetenek sınıfındaki araziler ise oldukça dik veya sarp eğim, şiddetli derecede erozyon, sığ profil, taşlılık, yaşlılık veya çoraklık gibi sorunlara sahiptir. Tarla tarımı yapılmasına uygun olmayan bu arazilerin mer� a, orman, yaban hayatı için yerleşim amaçlı olarak kullanılması daha uygundur. Sekizinci sınıf özellikle dağlık araziler de rekreasyon alanı ve yaban hayatı için yaşama ortamı olarak kullanılmaya uygundur.
    Trakya�da Grumosol, kahverengi orman, kireçsiz kahverengi orman, Alüviyal, Rendzina, Halomorfik Alüviyal büyük toprak grubları bulunmaktadır.
    Tarım toprakları olarak değerlendirilmesi gereken, I., II., III. ve IV�üncü sınıf araziler kullanım yetenekleri açısından Trakya�nın üç ilinde dağılım oranları;
    - Tekirdağ :% 89.6,
    - Kırklareli : % 68.4,
    - Edirne : % 85.6�
    Ortalama : % 81.2
    Oysa sözkonusu bu verimli ilk dört sınıf toprak oranı Türkiye ortalaması olarak ancak %34� tür. Özenle korunması gereken I., II. ve III.�üncü sınıf tarım arazilerinin ise kullanma yeteneklerine göre Trakya�nın üç ilinde dağılımı;
    - Tekirdağ : % 81.2
    - Kıklareli : % 62.5
    - Edirne : % 78.2
    Ortalama : % 74.0
    Çizelge 1� den de görülebileceği gibi bu üç ilimizdeki toplam arazinin 3/4�ü tarıma çok uygun I., II. ve III. üncü sınıf arazilerden oluşmaktadır. Bu oran Türkiye genelinde %24.8 ve ülke toplam arazi varlığının yaklaşık 1/4� ünü oluşturmaktadır. Eğer ülke düzeyinde Trakya� yı değerlendirecek olursak tarıma uygun arazilerin oranı Türkiye ortalamasının yaklaşık üç katıdır. Buda gösteriyorki Trakya� da tarıma gerekli önem verilmeli ve arazilerin kullanım yetenek sınıflamasına dikkat edilmelidir.


    Çizelge 1: Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ İllerinde Arazilerin Kullanım Alanları.
    (Not: Çizelge çıkmadığından burada verilememiştir, ilginenlere istenirse e-mail ile gönderilecektir.)


    3. Trakya� da Arazilerin Verimliliğini Etkileyen Bazı Faktörler:

    Trakya� da arazilerin verimliliğini etkileyen faktörler, su erozyonu, yaşlılık, çoraklılık, taşlılık ve toprak derinliğinin çok sığ olmasıdır. Tarım topraklarının yok olmasında, verimsizleşmesinde ve çölleşmesinde en önemli faktörlerden birisi hiç şüphesiz su ve rüzgar erozyonudur. Erozyon kelime anlamı ile toprak aşınması anlamına gelir. Toprak, su, bitki örtüsü arasında çok hassas bir etkileşim ve dolayısı ile bir denge vardır. Özellikle var olan bitki örtüsünün herhangi bir nedenle ağır zarara uğraması ve tekrar bitki örtüsünün oluşturulması konusunda bir gayret gösterilmemesi sonucu arazilerin çıplak kalan toprak tabakası her tür erozyona açık duruma gelmektedir. Dolayısı ile bitki örtüsü bilinçsizce tahrip edilmiş alanlarda verimli üst toprak tabakası su ve rüzgar erozyonu ile taşınır, geriye verimsiz alt ana kaya veya katmanlar kalır. Özellikle bu gibi ağır erozyona uğramış bölgelerin tekrar tarıma uygun hale getirilmesi çok masraf gerektirmektedir.
    Çizelge 2� den de görülebileceği gibi erozyon, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerimizde geniş bir alanda, farklı aşınma derecelerinde olmak üzere 1.889.454 ha alanda (%99.2) görülmektedir. Hafif erozyona uğrayan toplam alan 906.797 ha olup, yayılma oranı %47.6�dır.




  4. Mine
    Devamlı Üye
    Orta derecede erozyona uğrayan toplam alan 644.150 ha�dır (%33.8). Hafif ve orta derecede erozyona uğrayan toplam alan oranı %81.4� tür. Bu sözkonusu alanların tümüne yakınında tarla tarımı yapılmaktadır. Bu alanlarda düzeç eğrilerine paralel sürüm tekniklerinin uygulanmasına; toprağın fiziksel koşullarını iyileştiren, agregasyonu bozmayan mekanizasyon sistemlerinin toprağın tipine göre ayrı ayrı planlanmasına ve anızların yakılmamasına özen gösterilmelidir.
    Şiddetli erozyona uğrayan toplam tarım alanı bu üç ilimizde 315.041 ha dır. Bu alanın 197.581 ha� ı Kırklareli�nde, 60.154 ha� ı Edirne ilinde ve 57.306 ha� ı Tekirdağ ilinde bulunmaktadır.
    Trakya� da ikinci önemli sorun toprakların yetersiz profil derinliğne sahip olmasıdır. Bu nedenle birçok tarım arazisinde toprak derinliği sığ veya çok sığdır. Yaklaşık bu üç ilimizde 423.721 ha alanda bu sorun vardır. Bu alanların 257.232 ha� ı Kırklareli�nde, 99.389 ha� ı Edirne ilinde ve 67.100 ha� ı Tekirdağ ilinde bulunmaktadır.
    Trakya� da üçünçü önemli sorun toprakların taşlı olmasıdır. Yaklaşık bu üç ilimizde 115.950 ha alanda bu sorun vardır. Bu alanların 61.615 ha� ı Kırklareli�nde, 26.294 ha� ı Edirne ilinde ve 28.041 ha� ı Tekirdağ ilinde bulunmaktadır.
    Trakya� da dördüncü önemli sorun toprakların çoraklaşmasıdır. Yaklaşık bu üç ilimizde 33.438 ha alanda bu sorun vardır. Bu alanların 312 ha� ı Kırklareli�nde, 32.742 ha� ı Edirne ilinde ve 384 ha� ı Tekirdağ ilinde bulunmaktadır. Görüldüğü gibi özellikle Edirne ilimizde çorak alan miktarı dikkati çekecek kadar çoktur. Özellikle sulu tarımın yaygınlaşması ile bu sorunun artma olasılığı vardır.
    Trakya� da beşinci önemli sorun bazı toprakların yaşlı olmasıdır. Yaklaşık bu üç ilimizde 22.483 ha alanda bu sorun vardır. Bu alanların 6.164 ha� ı Kırklareli�nde, 11.853 ha� ı Edirne ilinde ve 4.468 ha� ı Tekirdağ ilinde bulunmaktadır. Görüldüğü gibi özellikle Edirne ilimizde yaşlı toprak alanı diğer üç ile göre daha fazladır.

    Çizelge 2: Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ İllerindeki Tarım Alanlarında Görülen Bazı Sorunlar (ha).
    (Not: Çizelge çıkmadığından burada verilememiştir, ilginenlere istenirse e-mail ile gönderilecektir.)

    4. Tarım Topraklarında Görülen Sorunların Çözümü Konusunda Öneriler:

    - Kullanma yetenek sınıflarına göre elde edilen ayrıntılı toprak haritalarından faydalanarak, arazi kullanım planlarının, sulama ve drenaj planlarının, amenajman planlarının, arazi toplulaştırma çalışmalarının ve sonuçta tarımsal üretim planlamasının yapılması sağlanmalıdır. Arazi kullanım planlamasının diğer bir faydası da bölgede olması gereken bitki tür ve çeşidinin seçimi ve bulunduğu ekolojide izlenecek toprak mekanizasyonu, toprak-su koruma, gübreleme, sulama gibi amanajman uygulamalarının açıklığa kavuşturulması gerekir. Bunun sonucunda da tarımsal yayım hizmetleri de bu haritalar ve planlar yardımıyla bilimsel veri tabanına dayanılarak sunulabilir.
    - Tarım topraklarından faydalanırken verimlilik yeteneği sınıflamasına dikkat edilmelidir. Özellikle sanayi, toprak sanayi, açık maden işletmeciliği, kentleşme ve turizm gibi yerleşim yerleri VI., VII. ve VIII. sınıf arazilerde olması teşvik edilebilir.
    - Su erozyonu nedeniyle verimli toprak katmanlarının kaybı, çiftçilerimize tesviye eğrilerine paralel sürüm veya eğime dik sürüm tekniklerinin demonstrasyonlarla gösterip, yararları benimsetilerek azaltılabilir.
    - Anızların yakılması önlenerek, sap ve samanın toprağa tekrar toprak işleme ile dönerek organik madde oluşumu sağlanabilir.
    - Buğday-ayçiçeği ekim nöbetine baklagilller ve yem bitkilerinin de özellikle erozyona açık tarım alanlarında girmesi pilot bölge uygulamaları ile olabilir.
    - Özellikle meyilli arazilerde erozyondan korunma kontur, tampon ve tarla bitki şeritleri ile yapılabilir.
    - Erozyona karşı çok hassas özellikle meyil oranı yüksek yerlerin toprağı, her mevsim bitki örtülü olarak tutulabilir.
    - Sulamanın yaygınlaştığı bölgemizde çoraklık sorunu da gelecekte büyük önem arzedecektir. Bu nedenle yeraltı sulama suları ile gölet suları ve akarsu kaynaklarından alınacak örneklerde periyodik olarak kalite analizi yapılmalıdır. Bu şekilde verimli, sulanabilen toprakların tuzlulaşarak çoraklaşmasının önüne geçilmelidir. Tarım arazilerinde taban suyunun yüksekliği uygun drenaj kanalları açılarak önlenebilir.
    - Ticaret gübreleri tarım arazilerine analiz sonucuna göre verilmelidir. Azotlu gübreleri bir defa yerine ikiye veya üçe bölerek uygulamak suretiyle azotun yıkanarak su kaynaklarını kirletmesinin önüne geçilebilir.
    - Ahır gübreleri uygun bir bakım ile olgunlaştırıldıktan sonra tarlaya serilip hemen toprağa karıştırılabilir.
    - Üreticiciler kendilerinin sahip olduğu toprak tipine ve arazi yapısına göre uygun toprak işleme aletlerini kullanmalıdırlar. Toprağın yapısına uyan ve toprağın fiziksel koşullarını iyileştiren teknik ve uyumlu aletlere önem verilmelidir. Yörede makinalaşma sonucunda tarlalarda pulluk tabanı oluşmakta ve 3-5 yılda bir sıkışan toprak katının altından olmak üzere çizel, dip kazan aletleri ile toprağın en kuru olduğu yaz döneminde �dip patlatma� yapılarak topraklar daha verimli hale getirilebilir.
    - Bazı çok eğimli sahalarda azaltılmış toprak işlemesi tekniklerinin uygulamasına geçilebilir.
    - Özellikle kumlu yapıdaki kireçsiz kahverengi orman toprakları asidik karakterdedir. Bu gibi topraklarda çiftçilerimiz tarım kireci uygulamasına giderek tarlalarının verimliliğini koruyabilir.
    - Gerek şiddetli yağışlar ve gerekse şiddetli rüzgarlar tarafından oluşturulan erozyonun nedenleri ve zararları konusunda ülke insanımızın basın ve yayın yoluyla eğitimi üzerinde ilkokuldan başlamak üzere durulabilir.
    - Kepir veya karakepir olarak nitelenen Vertisol (Grumosol) Trakya�nın %30�nu kaplamaktadır. Bu gibi topraklar kil minerallerini çok fazla içerdiğinden arzu edilmeyen koşullar oluşmaktadır. Bu topraklar geç tava gelmekte ve iyi tohum yatağı koşullarını da çok çabuk kaybetmektedir. Özellikle Yaz mevsiminde bu topraklarda kuraklık sonucu oluşan büyük çatlaklar, ekili alanlardaki bitki köklerine önemli zararlar verebilmektedir. Bu gibi topraklar organik maddece bitki artıkları, yanmış gübre, yeşil gübre kullanılarak zenginleştirilerek, daha az sorunlu hale getirilmelidir. Toprak işleme konusunda şu Ata sözü akıldan çıkarılmamalıdır; �SÜRME TARLAYI ÇAMURA DÖNER SONRA DEMİRE�. Bu konuda daha geniş teknik bilgi Ziraat Fakültelerinden, Tarımsal Araştırma Enstitüleri ile Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinden alınabilir. ÜRÜNÜNÜZ BOL, KAZANCINIZ BEREKETLİ OLSUN.

    Yararlanılan Kaynaklar:

    Akalan, İ. 1974. Toprak ve Su Muhafazası. A.Ü.Z.F. Yayınları. No:532.

+ Yorum Gönder