+ Yorum Gönder
Bilgi Arşivi ve Nedir Ne Demektir Forumunda Tablolarda Hareketli Gözler Nasıl Yapılır Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Tablolarda Hareketli Gözler Nasıl Yapılır








    Tablolarda Hareketli Gözler Nasıl Yapılabilir


    Bazı tablolardaki gözler bizi takip eder gibi görünür; bunu ilk farkeden kişi oldukça korkmuş olmalı. Bu fenomen uzun zamandır ortada, iş popüler kültüre kadar varmış.

    Mesela, Scooby-Doo çizgi filmindeki sahtekarlar bu şekilde ekibi takip eder; çünkü Scooby-Doo ve ekibi tablolardaki bu gözlere aldırış etmez, onların gerçek olmadığını düşünür. Bu yanılsamayı en uç noktasına taşımak için bir adet “Hayaletli Harry Houdini Tablosu” satın alabilirsiniz. Mona Lisa gizemli gülümsemesiyle olduğu kadar sizi garip şekilde takip edebilen gözleriyle de ünlüdür. Kavramsal bir sanat grubu olan Flong'un yarattığı hareket edebilen robot göz sizi gerçekten takip ediyor bir de üstüne göz kırpıyor!

    Hepimiz biliyoruz yani; evet, bazı tablolardaki gözler bizi izler, ama bu tam olarak nasıl gerçekleşir? Neden bazı tablolarda olur da hepsinde olmaz? Görünen o ki; bu durum tablonun yapılış tekniğiyle ve tuvalın bizim gerçek hayatta tecrübe ettiğimiz üçüncü boyuta sahip olmamasıyla ilgili. Gölge, ışık ve perspektif ögeleri sayesinde bazı tablolar bize bu esrarengiz deneyimi yaşatır. Aslında düşününce çok da garip değil. Yani biz tablolara bakmayı seviyoruz, neden onlar da bize bakmasın ki?

    Bu fenomenin temeline inmeden önce, hadi küçük bir deney yapalım. Bir arkadaşınızdan sabit durmasını ve karşıya bakmasını isteyin. Sonra da arkadaşınızın etrafında yavaşça hareket edin ve sürekli gözlerine bakın? Sizi takip ediyor gibi görünüyor mu? Hayır mı? İşte bu optik yanılsama sadece tablolarda meydana geliyor, gerçek hayatta değil. Peki Neden?

    14ncü yüzyıla kadar perspektif sanatta mevcut değildi. Filippo Brunellesco adındaki İtalyan mimar San Giovanni'deki vaftiz bölümünün inşasını yaparken tesadüfen perspektifi buldu. Brunellesco'nun keşfinin akabinde tek bir noktayı odak olarak alan bir teknik olan çizgisel perspektif sanatta moda haline geldi. Çizgisel perspektifte bir tablodaki bütün çizgiler ortak bir noktaya ulaşır (uzaklara doğru uzanan demir raylarını düşünün) ve bu derinlik ile uzaklık etkisini yaratır.

    Sanatçılar, perspektifi keşfedene kadar yükseklik ve genişliğin çalışmalarına boyut sağlamasına güveniyorlardı. Bu yüzden tabloları düz görünür. Daha önceki sanatçılar objeleri uzaklık görüntüsü vermek için büyük veya küçük çizmekteydiler. Eski Mısır tabloları perspektifin eksikliğine iyi örneklerdir. Sanatçılar aynı zamanda ışık ve gölge kullanarak derinlik yaratmaya çalışıyorlardı. Işık bir yüzeyin ışık kaynağına olan yakınlığını gösterir. Çıkıntı yapar ve bunun sonucunda daha fazla ışık yansıtır. Diğer bir yandan, gölge ışık kaynağından uzak veya kapalı yerleri gösterir. Eğer ışık ve gölgeyi aynı anda kullanırsanız derinlik veya uzunluk, üçüncü boyut görüntüsüne sahip olursunuz.

    Modern sanatçıların çizgisel perspektif hakimiyeti vardır, ışık ve gölge etkileşimini kullanarak neredeyse gerçek gibi görünen tablolar yaratırlar. Ama şu gerçeği göz ardı etmek imkansızdır, ressamların yaptığı iş iki boyutludur. Sonuçta perspektif, ışık ve gölge ile yaratılan bütün derinlik bir numaradır, optik bir yanılma ve bu illüzyon diğer illüzyonlara sebep olur, işte sizi takip eden gözler gibi. Yani tam olarak nasıl mı oluyor? Temel olarak şuoluyor bir tabloda çizilmiş olan ışık, gölge ve perspektif sabittir, değişmezler. İşte şu arkadaşınızın sabit durup sizin hareket etmenizi aklınıza getirin. Gözleri sizi takip etmiyordu çünkü ışık ve gölge aynı zamanda perspektif değişir. Bir yerde dururken size yakın olan unsurlar diğer taraf geçtiğinizde uzaktadır. Ama bir tablodaki perspektif, ışık ve gölge sabit olduğu için değişmez ve hangi açıdan bakarsanız bakın hemen hemen aynı görünür.

    Yani bir tablodaki adam kişi size bakan biçimde çizildiyse, siz odada hareket ettikçe bakmaya devam edecektir. Eğer kişi sizden başka yere bakar şekilde çizildiyse de ışık, gölge ve perspektif onun size bakmasına imkan vermez yani onun baktığı tarafa geçseniz de size bakmaz.

    19ncu yüzyılda Jules de la Gournerie adında bir adam bu fenomeninin matematik kullanarak kanıtlanabileceği fikrini ilk kez ortaya attı. Sonuca yaklaşmıştı ama 2004 senesinde bir grup araştırmacı tarafından kanıtlandı. Bir mankenin gövdesinin görüntüsünü kullanarak bir bilgisayar vasıtasıyla gövdedeki uzak ve yakın görünen noktaların haritasını çıkardılar ve bunu 90 dereceyi de içeren (görüntüye doğrudan bakmak) farklı açılardan yapmışlardır.

    Noktaları karşılaştırınca bir açıdan uzak ve yakın olan noktaların diğer açılardan da öyle göründüğünü fark ettiler. Yani noktaların konumları perspektifin bir tabloda veya fotoğrafta sabitlendiğinde çok fazla değişmediğini kanıtlamaktadır. Tabii ki bu durum perili evlerdeki tablolarda işe yaramaz o tablolardaki gözler sizi gerçekten izler.








  2. Meryem
    Bayan Üye





    aslında bu ressamın kabiliyetine bağlı neticede iki boyuta yapılan resim 3 boyutlu imiş gibi görünüyor bu bir ressam kabiliyeti olsa gerek




+ Yorum Gönder