+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Öğrenci Yurtları Forumunda Turizm ve Otelcilikte İçki Çeşitleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Turizm ve Otelcilikte İçki Çeşitleri








    Turizm ve Otelcilikte İçki Çeşitleri


    Likör


    Likörlerin yapımında meyvaların özünden, suyundan veya esansından yararlanılır. Likör için kullanılacak meyvanın özü veya suyu 95 derecelik alkolde birkaç ay bekledikten sonra makinede süzdürülüp içine şurup ve alkol karıştırılır.
    Likörlerin alkol derecesi % 25-35 arasında değişebilir. Doğalortamlarda yetiştirilen taze, kokulu ve lezzetli meyvalardan üretildiği için Türk likörleri her zaman tercih edilir. Farklı ülkelerde değişik yöntemlerle de çeşitli likörler yapılmaktadır.
    Örneğin meşhur Flemenk likörü brand, yumurta sarısı ve şeker kamışından, Fransız likörlerinin bir kısmı brandy, portakal kabuğu, kiraz, bal veya kokulu ve baharatlı otlar karıştırılarak hazırlanır. Antil Adalarında muz ezmesi, alkol ve şekerle veya kakao çekirdekleri ile tatlı likörler de yapılmaktadır.

    Nasıl sunulur?

    Dijestif olarak ikram edilen likörler, küçük likör kadehleriyle, yanında çikolata veya kahve ile birlikte servis yapılır. Likörler içki olarak tüketildikleri gibi, bol meyvalı içkilere, kokteyllere, tatlı, kek, pasta ve meyva salatalarına tat ve koku vermek için de katılır

    Likör çeşitleri

    •Elixir Garus Likörü
    •Yesil Ceviz Kabugu Likörü
    •Chartreuse Jeune
    •Acibadem Likörü
    •Apry (Kaysi) Likörü
    •Apsinthe Ratafyasi
    •Amerikan Bitter
    •Amsterdam Bitter
    •Ananas Likörü (Créme de ananas)
    •Anizet Likörü (Anisette)
    •Agaç Çilekli Visne Likörü
    •Ayva Likörü
    •Ahududu Likörü (Créme de Franboises)
    •Altin Likörü (Liqueur D'or)
    •Aci Mandalina Likörü (Apperitif aux mandarines)
    •Bal Likörü
    •Bardat Likörü
    •Beyendik Likörü (Benedictine)
    •Muz Likörü
    •Portakal Çiçegi Likörü
    •Cedrat Likörü
    •Kakao Likörü
    •Visne Likörü (Cherry Brendy)
    •Cherry Nalivka
    •Cherry Whisky
    •Gül Likörü (Créme De Rose)
    •Menekse Likörü (Créme De Violettes)
    •Vanilya Likörü (Créme De Vanille)
    •Çay Likörü (Créme De Thé)
    •Mandalina Likörü (Créme De Mandarine)
    •Frank Üzümü Likörü (Créme De Cassis)
    •Créme De Fraises
    •Créme De Noyau
    •Nane Likörü (Créme De Menthe)
    •Damson Gin
    •Drambuie
    •Eau De Vie De Danzig
    •Falernum
    •Fiori D'alpi
    •Yasak Meyve Likörü (Forbidden Fruit)
    •Pelin Likörü (Genepi)
    •Geranium Likörü
    •Gentiane Likörü
    •Grand Marnier
    •Izarra
    •Irish Mist
    •Lacers Cognar Créme Liqueur
    •Limon Likörü
    •Marasken Likörü
    •Melek Otu Likörü (Angelic)
    •Monastine Abbaye St. Graiten Likörü
    •Ask Likörü (Parfait D'amour)
    •Yabani Erik Likörü (Prunelle)
    •Persicot Likörü
    •Raspail Likörü
    •Rossolio Likörü
    •Rabinowka Likörü
    •Royal Cherry Chocolate Likörü
    •Royal Orange Chocolate Likörü
    •Çikolata Likörü (Royal Mist)
    •Strega
    •Silver Wasser
    •Seftali Likörü (Peach Brendy)
    •Turunç Kabugu Likörü
    •Vieille Cure Likör
    •Kahve Likörü (Créme De Moccah)
    •Çilek Likörü
    •Dut Likörü








  2. Uğur Baki
    Devamlı Üye





    Turizm ve Otelcilikte Likör Çeşitleri



    Aperatifler

    Latince “dışarıya doğru açılmak” anlamına gelen “aperitivus” kelimesinden tüm dillere benzer sözcüklerle yerleşmiştir. Aperatif ile yemeklerden önce iştah açmak için alınan içki kastedilir.

    Aperatif olarak alınan içki listesine kuşkusuz aklımıza gelen her içkiyi alamayız. Mideyi fazla yormayan hafif ve sek içkiler girer bu alana. Şimdi aperatiflere örnek verelim.

    VERMUT: Sherry’i saymazsak en popüler aperatif olarak şarap kökenli bir içki olan vermutu sayabiliriz. Çok iyi bildiğiniz gibi buruk bir tada sahip olan vermuta bu özelliği veren Artemisia bitkisidir. İlk kez İtalya’nın Torino kentinde tatlı ve kırmızı türü üretilen vermutun daha sonra Fransa’nın Marsilya bölgesinde sek-beyaz cinsi yapıldı. Şimdi her iki cins de tüm dünyada imal ediliyor. En ünlüleri Fransız Noimy Prat ve Chambery ile İtalyan Martini Dry ve Cinzano’sudur.

    Nasıl içilir: Genellikle vermut sek olarak içilir; buz, bir dilim limon ve sodayla birlikte servis yapılır. Kokteyllerin belli başlı içkilerindendir.
    Vermutlu bir kokteyl tarifi: Üçte iki oranında sek cin ve üçte bir sek vermut, biraz portakal likörü ve buz ilavesiyle kolaylıkla nefis bir vermut kokteyli yapabilirsiniz. Güzelce karıştırdığınız kokteyli kadehlerde, limon dilimi eşliğinde sunabilirsiniz. Portakal likörü katmadan da yapılabilir.

    Orta sertlikte bir martini yapmak için ise şu yolu izlemeniz gerekir: Üçte iki oranında cin ile altıda bir oranında sek ve aynı oranda tatlı vermutu bir kapta iyice karıştırın.

    Tatlı martini yapmak istiyorsanız bu kez üçte iki oranındaki cine, üçte bir tatlı vermut katmanız yeterlidir.

    ÖTEKİ APERATİFLER

    Byrrh: Şarap kökenli bir Fransız aperatifidir. İçinde değişik otlar ve kinin bulunur.

    Dubonnet: Fransızlar’ın dünyaya yaydığı ve sevdirdiği içkilerdendir. Yapımı Byrrh’a benzer. En çok sevileni kırmızısıdır. “Sarışın Dubonnet” diye anılan beyazı da pek çok kişi tarafından tercih edilir.


    Campari: Pembeye çalan kırmızı renkte bir İtalyan içkisidir. Bileşiminde portakal kabuğu, kinin, yılanotu ve diğer çiçek tozları vardır. Acımtırak bir tada sahiptir ve genellikle sodayla birlikte alınır.

    Pastis: Anasonlu bir aperatif olup, Türk rakısını andırır. En fazla tanınan markaları Pernod ve Ricard’dır. Asıl rengi sarı olduğu halde, bir ölçü pastisin üzerine yaklaşık beş ölçü su ilave edince aynı rakı gibi beyazlaşır.





  3. Uğur Baki
    Devamlı Üye
    Turizm ve Otelcilikte Likör Çeşitleri


    Viski(Whisky )


    İskoçya'da bilinen ilk viski 1494'te Frair John Carbought tarafından 8 fıçı maltla yapılmış. Viskinin tarihi aynı zamanda sosyal ve ekonomik olarak İskoçya'nın tarihi anlamına geliyor.

    5000 yıl önce de bugün de viskinin hammaddesi bataklık toprağında yetişen arpa ve suydu. İskoçya'nın serin havasında yetişen arpanın, su ve maya kullanılarak damıtılmasıyla elde edilen İskoç viskilerini İrlanda ve Galler viskileriyle karıştırmamak gerekiyor.

    Bu şöhretli içki de, içkilerin genel tarihine uygun bir biçimde, Kelt halklarının icat edip insanlığın hizmetine sunduğu bir içki. Çünkü kabaca, mayalanmış bir içki olan biradan elde edildiğini söyleyebiliriz. Herhalde çok daha eski tarihlerden beri Keltler arpadan bira yapıyorlardı, ama günün birinde bunu damıtmayı düşündüler ve viski icat edildi.
    Adı Keltçe usquebaughdan geliyor, yanı ab-ı bayat ya da hayat suyu Britannicaya göre yapımını anlatan en eski kayıt 1494 tarihinden kalmış. Böylece, icadı bundan en az yüzyıl öncesine gidiyor, votka ile arası çok değil herhalde. Batı ve Kuzey ülkelerinde damıtık içki üretimine geçiş yaklaşık 14. yüzyıl olabilir. Güneyde ve doğuda herhalde daha önce başlamıştı.
    Öncelikle arpa olmak üzere, çeşitli tahıllardan elde edilen hamur, malt, daha sonra sulandırılarak mayşe haline getiriliyor. Bundan mayalanmayla elde edilen bira ısıtılıp damıtılıyor ve 70 derecelik alkollü olan ilk viski çıkıyor. Bu da sulandırılarak 43-45 derecelik viski oluyor. Kendine özgü tadı ve kokuyu edinmesi saklandığı fıçılara (örneğin ateşe tutulmuş meşeden yapılma fıçılar), maltının is çıkaran ateşe tutulma yöntemlerine, buna benzer şeylere bağlı. Ayrıca, çeşitli karışımlar da mümkün: Blended (harmanlanmış) diye bildiğimiz en yaygın viskiler, ayrı zamanlarda yapılmış farklı viskilerin karıştırılmasıyla elde ediliyor ki bu biçimde aynı tadı tutturmanın doğal olarak belirli güçlükleri var. Yani yapımı oldukça karmaşık süreç gerektiren bir içki. (Yemek Kültürü, Murat Belge, 2001)

    Viskinin özünü oluşturan dört doğal malzeme vardır; su, turba, arpa ve buğday. Bu dört malzeme önce doğa ile bir dönüşüm yaşar; ardından, usta imbikçilerin hüneriyle ve son olarak da harmanlama ustalarının sanatıyla viski o benzersiz tadına kavuşur. Bu benzersiz tada bütün lezzetini veren bitki kömürüdür. Bitki kömürü turba olarak da anılır. Bu çok özel yerüstü yakıtı, viskiye ayrıcalıklı bir lezzet verir. İskoçya'nın havasının son derece nemli ve yağışlı olmasından dolayı bitki kömürü, 5-10 bin yılda oluşur.
    Bitki kömürü toprak kesilerek tabaka tabaka kesilir ve köylüler tarafından evlerde yakıt olarak kullanılır. Bitki kömürü, oluştuğu bölgeye göre, yanarken değişik bir koku verir. Özellikle deniz kenarı ve adadaki bitki kömürleri yanarken iyot ve yosun kokusu yayar. Viskinin hammaddesi olan arpa maltları, bitki kömürlerine işlenerek kurutulur ve bu işlem, viskinin tadıyla kokusuna siner. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yakıt olmadığı için, İskoç viskisi taklit edilemez.
    Malt viski yeniden keşfedildi

    Eskiden yaşlı ve zengin erkeklerin içkisi olarak bilinen malt viskiyi şimdi gençler ve kadınlar da tercih ediyor.İskoçların milli içkisi malt viski yıllar süren suskunluğunun ardından şimdi yine tüm dünyada eski popülerliğini yakalıyor.
    Scotch Whisky" İskoçya'da üretilen ve şişelenen ve en az 3 yıl meşe fıçılarında dinlendirilen viskilere verilen addır, İskoçya'da viski üretimi 3'e ayrılır.

    • Malt viski "Malt Whisky"
    • Tahıl viskisi "Grain Whisky"
    • Harman viskisi "Blended Whisky"

    Harmanlanmış (blended) viski ise karışımlarla hazırlanıyor ve malt viskiye göre tadı daha hafif. Harmanlanmış viskinin üretimi kolay, maliyeti ise düşüktür.
    İskoç malt viskisinin en önemli özelliklerinin başında üretiminde kullanılan tek hububat çeşidinin çimlendirilmiş arpa olması gelir.Tıpkı biranın üretiminde olduğu gibi İskoç malt viskisinde de öğütme işleminden sonra un halindeki hammadde mayşeleme işlemine tabii tutulur. Mayşelemede malt içinde bulunan enzimler, nişastanın ve mayşe içindeki diğer bileşiklerin hidrolize olmasını sağlar. İrlanda, Kanada ve Amerikan viskilerinin üretiminde rastlanan arpa maltı kullanımı, viski üretiminde fazla nişasta sağlanması esasına dayanır. İskoç malt viskilerini diğerlerinden ayıran en temel niteliklerden biri budur. Ayrıca bir diğer fark da hiç kuşku yok ki işlemlerin uygulanış biçimidir. Arpa maltı mayşesi, mayşeleme aygıtından çıkarılırken soğutulur. Bir tekneye alınarak değişik mayalarla karıştırılır. Bu teknelerin boyutları da viski üretiminin popüler olduğu ülkelere göre farklılık gösterir.
    Örneğin İskoçya ve İrlanda'da bu teknelerin hacmi küçüktür; Kuzey Amerika'da ise, farklı yapılarda fermenterler adı verilen tekneler kullanılır. Mayşenin kaynatılmaması ve şerbetçiotu gibi farklı maddelerle karıştırılmaması gerekir. Kuzey Amerikalı üreticiler bütün mayşeyi fermantasyona bırakır ve buna da tahıl fermantasyonu denilir. Mayşenin filtre edilmesi de bir diğer üretim yöntemidir. Ancak bu üretimde her zaman için bir miktar malt kabuğu tortusu kalır ve İskoç malt viskisi üreticileri de bu filtranı hayvan yemi olarak satmayı tercih ederler. Bu sebeple fermantasyon bu amaç için üretilen kültür mayalarıyla yapılmaktadır. Bunun içine bir miktar bira mayası katılması da öngörülmektedir.
    Fermentasyon işlemi mayşenin özgül ağırlığı 1000nin altına düşünceye kadar devam eder. Sonrasında birinci ve ikinci damıtma işlemi uygulanır. Taze damıtılmış viski meşe fıçılara alınarak beklemeye bırakılır. Bekleme süreci her ülke için farklıdır. Konulan yasalarla tasarlanan bu süreç, en az üç yıldır.

    Kaliteli viski evlendirilir


    Ucuz viskilerle harman yapılır yapılmaz şişelemeye geçilir. Kaliteli viski markaları ise harmanı "marriage" (evlendirme) denilen ikinci bir olgunlaşmaya tabi tutarlar. Yani, harmanlanmış final viskisini de birkaç ay daha fıçıda bekletir, farklı viskilerin birbirleriyle kaynaşıp zengin bir tat oluşturmasını sağlarlar. Yıllandırma kaliteli fıçıda yapılırsa, viski daha lezzetli olur. Normalde viski Amerika'dan getirtilen ve içinde önceden Amerikan viskisi beklemiş "bourbon" fıçılarında yıllandırılır.
    Kaliteli viskiler için ise, çeşni katması bakımından, içinde daha önce kıymetli İspanyol şarabı "sherry" bekletilmiş fıçılar da kullanılır. Sherry fıçıları, bourbon fıçılarından beş kat daha pahalıdır. Ucuz viskiler için sherry fıçısı kullanılmaz. Ama kaliteli viskilerde lezzet zenginliği bakımından bu fıçılar kullanılmaktadır.





  4. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Biranın Tarihi



    Bira Nedir

    Günümüzde bira üretiminde kullanılan hammaddeler arpa, şerbetçiotu ve sudur.
    Arpa, içindeki nişasta oranıyla önemlidir. Çünkü biradaki alkol, nişastanın parçalanmasından ortaya çıkan şekerden meydana gelir.
    İyi bira, iyi malttan; iyi malt ise iyi arpadan yapılır. Birada arpa maltı kullanılmasının nedenleri; arpanın kolay korunması, sert kabuğu sayesinde haşarata dayanıklı olması, diğer çıplak tahıl tanelerine oranla daha zor küflenmesi, biralık arpanın çekirdek kısmının diğer tahıllardan daha yumuşak olması ve malt yapımında daha yüksek verim sağlamasıdır. Arpanın kimyasal bileşiminden dolayı da, daha iyi bir şekerlendirme söz konusudur.
    Bira Uretimi

    • Önce malt öğütülüp, su karıştırılarak belirli sıcaklıkta bekletilir. Bu süreçte malt içerisinde bulunan extract maddeler çözülerek, şıra denilen ara ürün elde edilir.
    • Katı-sıvı karışımı halinde bulunan şıra özel tasarlanmış süzme kazanı içinde süzülerek bir sonraki aşama olan kaynatma işlemine tabi tutulur.
    • Kaynatma işleminde biraya karakteristik olarak acılık ve aromatik tad özelliğini veren şerbetçiotu ilavesi yapılır.
    • Daha sonra 8°C'ye soğutulup, maya ilave edilerek fermantasyon tanklarına alınır.
    • Fermantasyon sırasında sıcaklık 8-12°C'de tutulur. Bu aşamada fermante edilebilir şekerlerin maya ile etkileşimi sonucundan alkol ve karbondiyoksit oluşuyor.
    • Bira, bu işlemden sonra, soğukta dinlendirilerek özel filtrelerden geçirilir. Böylece o mükemmel berraklık elde edilir. Filtre edilmiş bira, şişe, kutu ve fıçılara özel dolum sistemleriyle doldurulur.
    • Bira tesislerde ortalama 18- 21 günde içime hazır hale gelir ve üretim süreci çok gelişmiş bir teknoloji ve üst düzeyde hijyen gerektirir.


    Bira Tarihi

    Biracılığın kalkış noktası Sümerler, Babiller ve Eski Mısır'dır. MÖ 4300 yılına ait biracılığı gösteren gösteren Babil tabletleri bulunmuştur.
    Biranın Avrupa'ya geçmesiyle ilgili arkeologlar arasında iki görüş vardır. Genel eğilim biranın Mezopotamya, Mısır ve Kuzey Afrika yoluyla İspanya ve Avrupa ülkerine geçtiği yönündedir. Bir diğer görüşe göre Afrika ve İspanya'dan Yunanistan'a, Roma'ya geçen bira Almanya'ya ulaşmıştır.

    Bira tarihi açısından 1516 yılı önem taşımaktadır. 1516'da, Almanya'da çıkarılan Biranın Saflığı Yasası'yla biranın su, arpa maltı, buğday maltı, şerbetçiotundan yapıldığı belirtilmiş ve biranın standartı kabul görmüştür


  5. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Kanyak'ın Tarihçesi


    Kanyak

    Brandy' ler kanunen en az üç yıl fıçılarda dinlendirilmelidir. Fakat üreticiler kaliteyi artırmak için 4-5 yıldan az dinlendirme yapmazlar. Kaliteyi artırmak için dinlendirme süresi uzatılabilir. Bakır imbiklerde en az iki defa damıtılır.

    Damıtılıp dinlendirilen brandyler belli bir yerde harmanlanır. Harmanlamanın amacı farklı bölgelerden toplanılan bu brandylerin birbiri ile kaynaştırılmasıdır. İstenilen kıvama gelince saf su ile alkol derecesi düzenlenebilir.

    Kanyak'ın tarihçesi

    Konyak yalnız Fransa' nın Cognac kasabasında üretilmektedir. Brandy cognac kasabası dışındaki üretim merkezlerindeki üretilen kanyağa verilen addır. Brandy, brandewjin (Flemenkçe) sözcüğünden türemiştir. Anlamı da damıtılmış şaraptır. İngilizler brandy olarak kısaltmışlardır.

    Brandy şarabın damıtılmış halidir. Sebebi ise 16. yüzyilda Cognac kasabasına yakin bir liman sehri olan Rochefort' dan tüccarların ülkelerine şarap götürmek istemeleridir. Fakat şarap yolculuğa dayanıksızdır. Bu yüzden şarabı damıtarak taşımayı sağlamışlardır. Böylelikle brandy meydana çıkmıştır. Cumhuriyet döneminde konyak Türkiye' de de üretilmeye başlamıştır.

    Ancak uluslar arası yasaklardan dolayı ürettiğimiz bu içkiye konyak adı verilmiyordu. Bu yüzden konuyu Atatürk' e çıkarmışlar ve O da şu şekilde bir çözüm bulmuştur. Ülkemizde üretilen konyaklara kanyak adı verilecekti. Konyağın insanın içini ısıtmasından dolayı kan yakan anlamında kanyak denilmiştir. Günümüzdeki konyak mı kanyak mı sorusuna bu bir cevap olacaktır.


  6. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Kahve Hakkında Bilgi



    Kahvenin Tarihçesi

    Kahveyle, tanışmamız ve kullanmaya başlamamız 500 yıl öncesine dayanır. M.Ö. 900 yıllarında Araplar tarafından tanınan kahveye 'kuvvet' anlamına gelen 'Kaveh' denirdi.
    Daha sonra Türkler aracılığıyla batıya geçen kahve, diğer dillere de bu etkiyle yerleşti. Örneğin; İngilizcede 'coffee' Almancada 'Kaffee', Fransızcada 'Cafe' olarak anılmaya başlandı ve tüketimi de hızla yayıldı. Üstelik alkol tüketimini yasaklayan İslam ülkelerinde en çok tüketilen zindelik kaynağı oldu.
    Seyyah ve tüccarlar sayesinde Avrupaya yayılan kahve asıl ününü, 1683da Osmanlıların Viyana Kuşatmasından sonra elde etti. Ve ardından kahvehane kültürü gelişti. İstanbulda da ilk kahvehane 1554 yılında açıldı.

    Kahve Yetiştiren Ülkeler

    Kahve üretimi 18. yüzyılın ilk yıllarında Arabistanda başladı. Ardından iklimi kahve üretimine uygun ülkelerde üretildi. Anayurdu Etiyopya, Sudan ve Afrikanın ekvator bölgeleri olan kahvenin, bugün en büyük üreticisi olan ülkeler Güney ve Orta Amerika, Arika, Asyadadır. Üretimdeki payı en yüksek olan ülke ise Brezilyadır.

    Kahvenin Yetiştirilmesi

    Kahve boyu 7-8 m.yi bulan kahve ağacından elde edilir. Bu ağaçlar hasadı kolaylaştırmak amacıyla funda boyunda budanır. Ağacın yaprakları koyu yeşil, üstleri deri görünümündedir. Çiçekleri beyaz renklidir, sapına yakın çıkarlar ve birkaç saat sonra solar. Kahve meyvasının olgunlaşması 8-10 ay sürer. Olgunlaşma sürecinde rengi değişir ve en son koyu kırmızı bir renk aldığında hasat edilir. Meyvanın içinde iki çekirdek vardır. İşte bu çekirdekler işlenerek mutfaklarda kullanılan kahve haline getirilir.
    Kahve ağacı dikildikten ancak 3-4 yıl sonra ilk meyvalarını verir. 30-40 yıl boyunca meyva vermeyi sürdürür. 100 kg. meyvadan 15 kg. çekirdek kahve elde edilir.
    20 kadar türü bulunan kahvenin günümüzde en yaygın kullanılan iki türü Arabica ve Robustadır. Zengin ve hoş bir kokuya sahip olan Arabica, dünya üretiminin %70-75ini oluşturur. Daha alçaktaki arazilerde yetişebilen, dirençli Robusta çekirdekleri ise daha düşük kalitelidir.

    Üretim Yöntemlerine Göre Kahve Çeşitleri


    Filtre Kahve: Ayrılan ham çekirdekler, karıştırma ve kavurma işlemlerinden geçer. Kavurma işlemi sadece birkaç dakika sürer. Kontrollü bir şekilde kavurulur ve kalite seviyesinin korunması için hemen soğutulur. Daha sonra kahve, hava almayan konteynerlerde depolanır ve oradan iki bölüme ayrılır. Çekirdeklerin küçük bir bölümü bu işlemlerden sonra bütün halde satış için paketlenir, geri kalan kısmı ise öğütülür.

    Hazır Kahve: Kavrulmuş çekirdeğin geçirdiği en önemli aşama kurutma işlemidir. Kavrulma ve öğütme işlemlerinden sonra kahve basınçlı bir bölüm içinde sıcak sudan süzülür ve buharlaştırılır. Daha sonra kurutmaya uygun kıvamda kahve sıvısı elde edilir. Daha sonra çeşitli yöntemlerle kalan su, kahveden ayrılır, bu yöntemler hazır kahvenin türlerini de belirler.

    Türk Kahvesi: Filtre kahveye uygulanan işlemin aynısıdır. Karıştırma ve kavurma Türk damak tadına uygun biçimde gerçekleşir ve daha ince öğütülür


  7. Mine
    Devamlı Üye
    Likör Nedir ?

    Likörler (liqueur ya da liquor) aromatik tatlandırıcılarla tadlandırılmış, şekerli, meyva ya da türlü bitkilerden veya bunların brandy, cin, rom, vodka, viski gibi içkilerle harmanlanmasıyla yapılan alkollü içeceklerin genel adıdır.

    Bailey's, Benedictine gibi pek çoğu, eskiden manastırlarda tıbbi amaçlarla yapılan karışımlarmış. Reçeteleri de çok gizli tutulurmuş.

    Bugün, tıbbi amaçlarla değil, tek başına içilen ya da kokteyl yapımında kullanılan likörlerin en çok bilinen ve kullanılanlarını sıralamamız gerekirse


  8. Nesrin
    Devamlı Üye
    Turizm ve otelcilikte genel olarak bulunan içki çeşidi likördür. ancak bulunan bu lükör birden fazla çeşitle bulunmaktadır. bunlar ; bal likörü bandak likörü , beğendik likörü , muz likörü , mandalina likörü ,çay likörü , vanilya likörü . şeklindedirler.

+ Yorum Gönder