+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Okul dersleri Forumunda Ayasofya'nın bugünkü asıl minaresi hangi yıl yaptırılmıştır Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Ayasofya'nın bugünkü asıl minaresi hangi yıl yaptırılmıştır








    Ayasofya'nın bugünkü asıl minaresi hangi yıl yaptırılmıştır







  2. Asel
    Bayan Üye





    Ayasofya'nın bugünkü asıl minaresi hangi yıl yaptırılmıştır

    Ayasofya'nın dört köşesinden yükselen 60 m boyundaki minarelerin güçlü simetrisi, hepsinin aynı zamanda yapılmış olduğu izlenimini vermektedir. Aslında minareler, birkaç yüzyıl boyunca, yavaş yavaş eklenmiştir ve biçimleri birbirinden biraz farklıdır. Minarelerin üçü taştan yapılmış olup kuzeydoğu köşedeki dördüncüsü ise kırmızı tuğladandır. Güneydoğudaki minare en inceleridir ve çapı şerefeden sonra daralmaktadır. Batı cephedeki iki minare birbirinin aynı olup bunlar diğerlerinden daha sağlam yapılmıştır. Yakından incelendiklerinde, gövdelerinin yüzeyindeki ve şerefelerinin işlemelerindeki belli belirsiz farklılıklar anlaşılacaktır. Bu ayrıntılar, arkeolojik araştırmalara ve belgelere dayanan kanıtlarla birlikte, olayların muhtemel bir kronolojik sırasını çıkarmakta araştırmacılara yardımcı olmuştur. II. Mehmet tarafından minare inşa edildiğine ilişkin belge bulunmamaktadır; ancak geçici ahşap minareye ek olarak, yeni Osmanlı başkentindeki imparatorluk camisine yakışacak yüksek bir minare inşa ettirmek istemiş olacağını rahatlıkla düşünebiliriz. Esasen, VVilliam Emerson ve Robert Van Nice tarafından 1950 yılında yayımlanan belgelerden, II. Mehmet'in iki minare inşa ettirdiği sonucuna varılmaktadır. Bunlardan biri günümüzde hâlâ ayakta durmaktadır. Emerson ve Van Nice, tek minareli camilerde minareyi, girişin sağına, güneybatı köşeye koymanın geleneksel bir tarz olduğuna işaret etmektedirler. O konumda ise merdivenle ulaşılan sağlam şekilde inşa edilmiş bir ağırlık kulesi bulunduğu ve bu minare için uygun bîr temel ve kolay bir giriş oluşturduğu için de Mehmet'in minareyi başka bir yere yerleştirme olasılığı azdır. Ancak alttaki strüktürün sınırlayıcı özelliği göz önüne alındığında, mütevazi bir boyutta olduğu düşünülebilir. Fatih'in daha sonra güneydoğu köşeye tuğladan, daha büyük ikinci minareyi yaptırdığına inanılmaktadır. Bir düşünceye göre, Marmara Denizi'ne en yakın bu konumun seçilmesinin nedeni, minarenin, düşman gemilerinin saldırılarını haber vermek üzere aynı zamanda bir gözetleme kulesi olarak da kullanılmak istenmesidir. 14811512 yılları arasında hükümdarlık yapan, Mehmet'in oğlu II. Beyazıt muhtemelen kuzeydoğu köşedeki, Topkapı Sarayı'na en yakın minareyi inşa ettirmiştir; ancak bazıları bu minarenin İL Selim döneminde yapıldığına inanmaktadırlar.

    II. Selim, 1572 yılında dördüncü minarenin inşaasını buyurduğu zaman Mimar Mehmet Ağa temellerin ve payandaların ciddi şekilde onarım gerektirdiğine işaret etti. Herhangi bir bölümüne ek yüklemeler yapılmadan önce tüm caminin kapsamlı bir incelemesinin yapılmasını önerdi. Edirne'de, Sultan Selim için muhteşem bir sultan camisini yeni tamamlamış bulunan Başmimar Sinan, padişaha tavsiyelerde bulunmak üzere çağrıldı. Sinan, muazzam bir strüktürel güçlendirme programının gerektiğini bildirdi. Ayasofya'nın ayakta kalmasına büyük önem veren ve bu işe mührünü basmak isteyen padişah, çalışmaların başlatılmasını emretti. Yapılacak işler arasında, altındaki duvarlara ve tonozlara çok baskı yaptığı için II. Mehmet'in güneybatıdaki ağırlık kulesi üzerine inşa ettirdiği minarenin yıkılması ve caminin duvarlarından uzakta, güçlü bir temel üzerine oturtulacak yeni bir minarenin inşaası bulunmaktaydı. II. Selim 1574 yılında, Sinan'ın yapıyı geliştirme çalışmaları sürerken, ancak yeni minare tamamlanmadan öldü. Edirne'de inşa ettiği muhteşem Selimiye Camii'ni birbirinin aynı dört minare ile çevrelemiş olan Sinan, Sultan Murat'ı, sadece Selim'in minaresini tamamlamaya değil, dördüncü minareyi de inşa etmeye ikna etti. Sonuçta, batı cephede, muazzam kübik temellerden yükselen ve güçlü gövdeleri gittikçe incelen aynı tasarımda iki minare inşa edildi. Ancak tam simetri, on dokuzuncu yüzyılda, II. Mehmet'in inşa ettirdiği tuğla minarenin diğer üçünün boyuna yükseltilmesiyle sağlanmış oldu.




+ Yorum Gönder