+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Okul dersleri Forumunda Kuranda ismi geçen sahabe Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Kuranda ismi geçen sahabe








    kuranda ismi geçen sahabe ***







  2. Asel
    Bayan Üye





    kuranda ismi geçen sahabe


    kuranda adı geçen tek sahabe Hazreti Zeyd' b. Harise (Radîyâllahû Anh) . Mumsema Kuranda adı geçen tek sahabe Hazreti Zeyd'dir Zeyd b Harise (Radîyâllahû Anh) Kısa boylu, esmer tenli, karayağız yassı ve yayvan burunlu idi Babası İbnu Şerâhil b Kâb, annesi ise Sûdâ binti Sâlebe b abdi Âmir'dir
    Zeyd bin Hârise’nin annesi Sûdâ, Zeyd’i yanına alıp kendi kavmi olan Beni Ma'niler’i ziyarete gitmişti
    O sırada başka kabilenin süvarileri Beni Ma'niler’in yurduna baskın yapmışlardı İşte bu baskında Zeydi de yakalayarak Ukaz Panayırı’na götürüp bir köle gibi satışa çıkarmışlardı Kendisini Hakim b Hızâm, halası olan; Rasûlüllah Sallellahü Aleyhi ve Sellem’in pâk zevceleri Hazreti Hatice için dört yüz dirheme satın almıştı
    Peygamberimiz Sallellahü Aleyhi ve Sellem Zeyd'i görünce:
    Eğer bu köle benim olsaydı, muhakkak onu azâd ederdim! diyerek ona karşı bir sevgi duymuştu
    Hazreti Hatice anamız da bunun üzerine Zeyd’i Peygamberimize bağışladı Peygamberimiz Sallellahü Aleyhi ve Sellem’de onu bağışladı Zeyd o zaman sekiz yaşlarındaydı
    Daha sonra Zeyd'in babası Hârise; oğlunun bir baskınla kaçırılıp köle olarak satıldığını işitince son derece telaşlanmış, tasalanmış, ağlayıp sızlamış, hatta oğlu üzerine şiirler söylemişti
    Hazreti Zeyd'in Mekke'de olduğunu, Peygamberimiz Sallellahü Aleyhi ve Sellem’in yanında olduğunu haber aldığında, Zeyd Radiyü Anh’ın babası Hârise ile amcası Kâb, kurtulmalık akçesini yanlarına alarak Mekke’ye geldiler Tabi ki bu hadise Vahiy ve Peygamberlik gelmeden önce vukû buluyor
    Geldiler, kendilerini tanıttılar, çocuklarını geri almak istediklerini, onun için verilen ücreti de verebileceklerini beyan ederek Peygamberimiz Sallellahü Aleyhi ve Sellem’e şöyle dediler:
    Yanında bulunan oğlumuz için sana geldik Bize lütfet, ihsanda bulun da fazla ücret istemeyip kolaylık göster Onun kurtulmalık akçesini sana sunalım, dediler Bunun üzerine Peygamberimiz Sallellahü Aleyhi ve Sellem buyurdular ki:
    Ben sizlere iyiliğin, ihsanın daha fazlasını yapacağım Hazreti Zeyd’i çağırıp kendisini muhayyer bırakacağım Sizi tercih ederse, kurtulmalık akçesi almadan size veririm Fakat beni tercih ederse, beni tercih edene, ben hiç kimseyi tercih etmem (yani veremem) buyurunca, dediler ki:
    Sen bize karşı gerçekten çok büyük bir lütuf ve ihsan da bulundun!
    Peygamberimiz Sallellahü Aleyhi ve Sellem hemen Zeyd Radiyü Anh’ı çağırarak sordu:
    Şunları tanır mısın?
    Evet!
    Kimdir bunlar?
    Bu babamdır, şu da amcamdır
    Sen benim kim olduğumu öğrendin Seni nasıl koruduğumu, senin üzerine nasıl titreyip durduğumu da gördün Şimdi, ister beni tercih et yanımda kal! İstersen onları tercih et ve babanla birlikte git! Bunun üzerine Zeyd Radiyü Anh atılarak
    Yemin ederim ki: Ben seni hiçbir kimseye tercih etmem Sen bana, baba ve ana makâmındasın Ben ancak senin yanında kalırım
    Hazreti Zeyd Radiyü Anh’ ın babası ve amcası bu işe çok şaşırdılar Hiç böyle bir şey beklemiyorlardı Dedilerki:
    Yazık sana ey Zeyd! Köleliği, hürriyete ve ailene tercih mi ediyorsun?
    Ben bu zâttan öyle şeyler gördüm ki Ona hiç bir zaman hiçbir kimseyi tercih edemem Ondan hiç ayrılmıyacağım
    Peygamebirimiz Sallellahü Aleyhi ve Sellem Zeyd Radiyü Anh’ ın bu bağlılığını görünce, onun bu tavrından son derece memnun kaldı Elinden tukup onu evinin avlusuna; Hicr denen yere götürerek, orada bulunanlara yüksek sesle:
    “Ey hazır bulunanlar! Şahid olunuz ki, Zeyd bundan böyle benim oğlumdur Ben ona vâris'im, o da bana vârisdir”, buyurdu Bu durumu gören Zeyd Radiyü Anh’ın babası ve amcasının gönülleri hoş olur Ferahlar ve gözleri arkada kalmadan memleketlerine dönerler
    Bu Hâdîseden sonra Mekke' liler ona, Zeyd İbni Muhammed (Muhammed'in oğlu Zeyd) diye isim taktılar ve böyle çağırdılar
    Cahiliyye devrinde bir kimse, birini oğul edindiği zaman, halk o oğulluğu oğul edinenin adı ile çağırır ve babalığın mirasına da vâris olurdu Lâkin İslamiyet gelip şu ayetler nazil olunca:
    “Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir Fakat o Allah’ın Rasûlü ve Peygamberlerin sonuncusudur” (Ahzab, 40)
    "Onları (evlat edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın, Allah Celle Celalühu katında en doğrusu budur Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır" (Ahzab, 5)
    İşte bu ayetler ininceye kadar Zeyd Radiyü Anh’ı Zeyd bin Muhammed diye çağırırlardı
    Sonra Zeyd bin Hârise diye çağırılmaya başlandı
    Böylece Peygamberlik sebebiyle veya üvey evlatlık yoluyla birbirlerine babaoğul nazarıyla bakmakla, hatta böyle isimlendirmekle nesep bağının hükmü hâsıl olmayacağı belirtilmiş oldu
    Zeyd bin Hârise Radiyü Anh, Hazreti Ali Radiyü Anh’ den sonra, erkeklerden Zeyd bin Hârise müslüman olmuş ve namaz kılmıştır
    Onun hakkında Rasûlüllah Sallellahü Aleyhi ve Sellem’in bir çok Hâdisi Şerif’leri vardır Bir keresinde kendisine şöyle buyurmuştur:
    Ey Zeyd! Sen bizim kardeşimiz ve azâdlımızsın! Sen bana kavmimin en sevimlisisin buyurarak iltifat etmişlerdir
    Peygamberimiz Sallellahü Aleyhi ve Sellem Zeyd b Hârise hakkında:
    “Vi benim katımda insanların en sevimlisi idi Onun oğlu Üsame bin Zeyd hakkında da:
    O’ndan sonra onun oğluda, benim için insanların en sevimlilerindendir!" buyurmuştur
    Hatta Kur'anı Kerim’de Rasûlüllah’ın ashabından hiç kimsenin ismi zikrolunmamış iken Zeyd Radiyü Anh’ın ismi geçmektedir
    Zeyd bin Hârise Radiyü Anh’ın, Rasulullah Sallellahü Aleyhi ve Sellem’in yerini belirtmek konusunda Hazreti Aişe anamız der ki:
    Rasûlüllah Aleyhissalâtü Vesselam Zeyd'i bir seriyye'ye göndermişse, mutlaka komutan yapmıştır Eğer sağ olsaydı yerine halife tayin ederdi
    Hazreti Ömer Radiyü Anh’ın halifeliği sırasında Üsame bin Zeyd'e üçbin beşyüz dinar, kendi oğlu Abdullah'a ise üç bin dinar tahsis etmişti Abdullah bin Ömer babasına:
    Neden Üsameyi benden üstün tuttun?! Vi o hiç bir savaş meydanında beni geçmiş değildir! diye itiraz edince, Hazreti Ömer:
    Usame'nin babası Zeyd, Rasûlüllah’a, senin babandan daha sevgili, Üsame'de Rasûlüllah’a senden daha sevgili olduğu için, Rasûlüllah'ın sevdiği kişiyi, benim sevdiğime üstün tuttum! demiştir
    Zeyd bin Hârise Radiyü Anh, Bedir, Uhud, Hendek, Heyber ve diğer bütün savaşlara katılmış, yedi seriyyeye kumandanlık etmiş, hicretin sekizinci yılında Rasûlüllah Sallellahü Aleyhi ve Sellem, Suriye'ye ordu çıkardığı zaman Mü' te'de üçbin kişilik İslam ordusunun başkomutanı olarak O’nu tayin etmiş ve şöyle buyurmuştur:
    “Zeyd kumandandır O şehit olursa yerine Cafer, o da şehit olursa Abdullah İbnu Revâha komutan olacak”
    Ve Rasûlüllah Sallellahü Aleyhi ve Sellem’in buyurduğu gibi; yüzbin kişilik Rum ordusu ile çarpışan, üç bin kişilik İslam askerinin başında bulunan Zeyd bin Hârise Radiyü Anh, diğer komutanlarla beraber şehit olmuştu Bunların kutlu şehadetini Peygamberimiz Sallellahü Aleyhi ve Sellem vahiy yoluyla haber almış, Medine'de sahabeye haber vermişti Buna Rasûlüllah Sallellahü Aleyhi ve Sellem ağlamış, şehid olduklarına şahitlik etmiştir
    Allah Celle Celalühu onlardan razı olsun Bizleri de şefaatlerine nail etsin AMİN!

    Alıntı




+ Yorum Gönder