+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Okul dersleri Forumunda İlahi kitap Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    İlahi kitap








    kitaplara iman nedir kısaca







  2. Asel
    Bayan Üye





    ilahi kitap

    kitaplara iman nedir kısaca

    Kitaplara İman Ve kütübihi: Allahü teâlânın indirdiği kitâblara inandım, demekdir. Allahü teâlâ bu kitâbları, ba’zı Peygamberlere Cebrâil ismindeki melekle vahy ederek, ya’nî okutarak, ba’zılarına ise, levhâ üzerine yazılı olarak, ba’zılarına da, meleksiz işitdirerek, indirdi. Hepsi Allahü teâlânın kelâmıdır. Ezelî ve ebedîdirler. Mahlûk değildirler. Hepsi hakdır. Semâvî kitâblardan bize bildirdikleri yüzdörtdür. Bunlardan on suhûf, Âdem aleyhisselâma, elli suhûf, Şît aleyhisselâma, otuz suhûf, İdris aleyhisselâma, on suhûf, İbrâhim aleyhisselâma, Tevrât, Mûsâ aleyhisselâma, Zebûr, Dâvüd aleyhisselâma, İncîl, Îsâ aleyhisselâma, Kur’ân-ı kerîm, Muhammed aleyhisselâma inmişdir.

    Allahü teâlâ, insanların dünyâda huzûr içinde yaşamaları, âhıretde de sonsuz se’âdete kavuşmaları için, ilk insan ve ilk Peygamber olan Âdem aleyhisselâmdan, son Peygamber Muhammed aleyhisselâma kadar, birçok Peygamber vâsıtası ile kitâblar göndermişdir. Bu kitâblarda, îmân ve ibâdet esâslarını açıklamış, insanların muhtâc oldukları her husûsda bilgi verilmişdir.

    Bunlardan Kur’ân-ı kerîm, son ilâhî kitâbdır. Kur’ân-ı kerîmin gönderilmesinden sonra, diğer bütün ilâhî kitâbların hükmleri yürürlükden kaldırılmışdır. Cebrâil aleyhisselâm, Kur’ân-ı kerîmi, Muhammed aleyhisselâma yirmiüç senede getirmişdir. Kur’ân-ı kerîm, 114 sûre, 6236 âyetdir. Bu rakamın ba’zı kitâblarda değişik yazılması, bir uzun âyetin birkaç âyet sayılmasındandır. Çünki, Kur’ân-ı kerîm indirildiğinden beri hiçbir değişikliğe uğramamış, bundan sonra da uğramıyacakdır. Kur’ân-ı kerîm, Allah kelâmıdır. Böyle bir kitâbın insanlar tarafından yapılması mümkin değildir. Bir âyeti gibi bile söylemek mümkin olamamışdır.

    Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” âhırete teşrîflerinden sonra, birinci halîfesi olan hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk “radıyallahü anh”, Kur’ân-ı kerîmin âyetlerini bir araya toplatdı. Böylece bir (Mushaf) meydâna geldi. Eshâb-ı kirâmın hepsi, bu mushafın Allah kelâmı olduğunu sözbirliği ile bildirdiler. Üçüncü halîfe Osmân “radıyallahü anh”, bu mushafdan altı tâne dahâ yazdırdı. Ba’zı vilâyetlere gönderdi.

    Kur’ân-ı kerîmi aslı üzere okumak lâzımdır. Başka harflerle yazılmış olanlara Kur’ân-ı kerîm denmez.

    a) Mushafı eline alırken, abdestli olmalı, kıbleye karşı oturup, dikkat ile okumalıdır.
    b) Ağır ağır, huşû’ ile okumalıdır.
    c) Mushafa bakarak, her âyetin hakkını vererek okumalıdır.
    d) Tecvîd kâidelerine göre okumalıdır.
    e) Okuduğunun Allah kelâmı olduğunu düşünmelidir.
    f) Kur’ân-ı kerîmin emr ve yasaklarına uymalıdır.




+ Yorum Gönder