+ Yorum Gönder
Vücudumuzu Tanıyalım ve Organlarımız Forumunda Hava kirliliği ile beyin ilişkisi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Hava kirliliği ile beyin ilişkisi








    Hava kirliliği ile beyin ilişkisi


    insan-beyni-2.jpeg
    Rüzgarın beynimize etkisi?

    Rüzgar, yüksek basınçtan düşük basınca akan hava akımıdır. Rüzgar estikçe üzerimize etki eden atmosfer basıncı da azalacaktır, bu da nefes almamızı kolaylaştıracaktır.Hamamlarda nefes alırken zorlanmamızın sebebi de, sıcaklıktan kaynaklanan artı basınçtır. Hamamlar, aslında bu yönleriyle, solunum sistemini olumsuz etkiler .Bunun bir sonucu, oksijen almayan beyin zamanla ölür! Sufizm diliyle söylenecek olursa, Allah'ın rüzgarı Rahmandır ve insanı basıncın öldürücü etkisinden korur.Dalgıçların çok derinlerde vurgun yemesinin sebebi de yine basınçtır!

    Rüzgarın bir diğer etkisi de havada sürtünme yaratarak serbest elektrik yükleri oluşturmaktır. Haliyle, insan rüzgarlı havada elektrikle yüklenir! Yükseklerde rüzgar sert estiği için, yükseklerde elektrik yükü fazla oluşur diyebiliriz, bu nedenle uçaklarla uçanların(seyehat edenlerin) daha fazla elektrik yüküyle yüklenmesi demek oluyor.Bu da beynimizi etkileyen bir başka olaydır.

    Basıncın beynimize etkisi?

    Deniz seviyesi genelde baz alınır, deniz seviyesinden yukarılara çıkıldıkça basınç azalır, aşağılara inildikçe ise basınç artar. Hatta çok yükseklerde suyu %50 santigrad'da(celsius) kaynatabilirsiniz (normalde %100 santigrad derecede kaynar su)!Basıncın beynimize etkisi, öldürücüdür.Biz yolda yürürken aslında her an bir atmosferlik basıncı göğüslemekteyiz. Bu da damarlarımızda akan kanın zorlanarak akması demek oluyor. Çünki basınç bir kuvvet çeşidir. Birim yüzeye dik etkiyen kuvvet şeklinde formülize edilmiştir. Basınç = dik Kuvvet/Yüzey şeklinde basitçe ifade edilir.Sıvı basıncı ve gaz basıncı da kısmen aynı mantığı içerir. Basınç arttıkça nefes almakta zorlanırız, bu da beynin yetersiz oksijen alması anlamına geliyor.Bir diğer etkisi da, damarlar üzerinde ağırlık oluşturduğundan, damarlardaki kan rahat ilerlemiyor diyebiliriz. Bu da varis şikayetleri olanlar için ciddi durumdur.Çünki basınç arttıkça damarlardaki kan akışı zorlanmaktadır. Sıcaklığın basıncı arttırdığını düşünürsek, sıcak hava da varisli hastalar için olumsuzdur. Ancak soğukta durum tam tersine döneceğinden önerilebilir.

    Sıcaklığın beyne etkisi?

    Sıcaklık basıncı arttırır bu nedenle nefes almakta zorlanırız. Beyni olumsuz etkiler.Vücut su kaybeder ki bu beyin için ciddi anlamda olumsuz bir durumdur.Vücutta azalan su metabolizmayı olumsuz etkiler. Ayrıca sıcaklığın radyasyon etkisi de vardır.Bu nedenle sıcak ortamlardan mümkün mertebe kaçmalıyız.Tercih edilen sıcaklık genelde 22 santigrad derecedir. Bu sıcaklığın altına düşmemek beyin sağlığı için önemlidir. Çünki sıcaklık düşünce damarlarda büzülme olacağından kan akışını olumsuz etkiler ki, bu da beynin kan vasıtasıyla yetersiz besleneceği analamına gelir.Ayrıca nöronlar zaten aktif olduklarından elektrik taşıdıklarından, yeteri kadar ısınmaktalar, üstüne üstlük artı sıcaklık beyin ölümü (nöronların ölümünü) demektir.Omega 3 yağ asitlerinin de koruyucu etkisi olduğu bilinmektedir.Yüzümüzün nemli olması da önemlidir.Çünki sürekli buharlaşma olur vücut yüzeyimizden.

    Atmosferdeki elektrik iletkenliğinin beyne etkisi?

    Sanırım, bu konuda kapsamlı bir yazıyı bulmak oldukça zor! Çünki elektriğin beyinle olan ilişkisi pek anlaşılmış bir kavram değildir! Oysa olay ünlü fizikçi Albert'in (Einstein) ufak bir denklemden yola çıkması gibidir Nedir bu?

    Rüzgar eser, havada sürtünme olur, serbest yükler oluşur ve atmosfere dağılır.Şayet o gün dışardaysan muhtemelen o yükler ile etkileşimin olacaktır. Toprağa doğru aktığını biliyoruz yüklerin.Eğer seninle etkileşirse yükler üzerinden seni de etkileyerek toprağa akacaktır.Üzerinden akım aktığı için manyetik alan oluşur fizik kanunu gereği!Bir tür tel görevi görürsün o an.Eğer, bir tel üzerinden yük akarsa, o tel mıknatıs özellik gösteriyor, manyetik alan oluşturuyor çevresinde.İşte insan da buna benzer etkiler gösterebilir.Bu çok ufak mertebelerde olacağından, bilim adamlarının dikkatinen veya ilgi alanından kaçmış DEV bir düşünce olacaktır.Ayrıca rüzgarlı havalarda tüylerimizin diken diken olması da elektrik yüklenmemiz anlamına gelir.Tabi kasların titremesi de ayrı konu.Yıldırım atmadan önce toprağa yalınayak bastığınızda bu elektriksel etkiyi yoğun farkedersiniz, o an yer büyük bir yükle yüklenmiştir. Hatta 1-2 voltluk ampülü bile yakabilirsiniz (belki de daha fazlasını).

    Yıldırımların oluşum mantığı da buna dayanır! Çok rüzgarlı havalarda inanılmaz sürtünme olur.Bunun sonucu, oluşan elektrik yükleri, belli bir limit değerin üzerine çıktığı an doyum noktasına ulaşmıştır.Artık o elektiriği iletmeyen hava bile tel görevi görür.Milyon voltuk enerji birikmesi yıldırım şeklinde havayı delerek toprağa doğru akmaya başlar.Havayı bile iyonize ederek toprağa akmaktadır yükler.Akış çok şiddetli olduğundan ışıma olmaktadır.Aynı ampül üzerinden akan elektrik misaliBöyle havalarda trafolara yakın gezmemekte fayda var.Elektirk elektiriği çeker mantığı yeterlidir!

    Neden soğuk havalarda çabuk üşürüz de sıcak havalarda yavaş ısınırız?

    Bu konu enteresandır .Soğuk havalarda, havayı oluşturan moleküller birbirlerine daha yakındır. Dolayısıyla daha hızlı iletkendirler.O an ki titreşimleri hızlı algılar bu nedenle çabuk üşürüz. Sıcak havada ise moleküller sıcaklıgın etkisiyle birbirne daha uzaktadırlar, daha geç algılarız ısıyıSebebi komşu moleküller birbirine uzak olduklarından, ısıyı bir komşu moleküle aktarana kadar geçen süre daha fazladır.

    Önerilerimiz ?

    Fazla sıcak, fazla soğuk sinirleri ve damarları yorduğundan 22 santigrad ideal bir ortamdır böyle mekanlarda konaklayınız.Boş konuşup/konuşturup sinir hücrelerinizi yormayınız.Çünki gereksiz yere ısınıyorlar, bu da yapılarına zarar veriyor.Ortamın kuantumunu müsbet ilimlere harcayınız.Ortam sizin beyninizdir.Ortamı hor görmeyiniz!Bazen de ortam dışarısıdır.Ortama vücudunuzdan akan elektrikler bulaşır.Ortamın kuantumu değişir.Ama siz bunu bilmezsiniz!Bu nedenle efendilerin (ulvi karakterlerin) mekanına girerken (destur), elinizden yüzünüzden ortama akan elektiriğe dikkat edin, sizden esintiler vardır.Unutmayın ki o elektrik üst üste binerek şiddetlenip bazen canavarlaşıp karşınıza çıkabilir.Biz buna kelebek etkisi (butterfly effect) demiyoruz. O kelebek bazen insandır, yaptığı etki fırtınalar çıkarabilir, tsunamiler oluşturabilir.Kimbilir belki de bu depremleri tetikleyen insanın beynidir.Damla damla düşüp taşı delen su damlalarını düşünün, ufak ama bıraktığı etki büyüktür. İnsan beyniyle alay etmeyin! Bugün klasik bilgisayarlarda 1 işlemci var!(Benim şu an kullandığım)Gelişen teknoloji en fazla 2-4-8 -16 derken 64 işlemciler tasarlanma aşamasında.Takip edebildiğim oranda dünyada en gelişmişler ki halen tasarım aşamasında 80 işlemcili pcler mevcut.Beyinde ise milyarlarca işlemci (nöron) olduğu düşünülüyor.[1]








  2. Zeynep
    Görevli Bayan Üye





    Oksijen alamayan beyin ölür.bu yüzden kirli bir havada heleki oksjene fazlaca ihtiyaç duyan beynin faaliyetlerinin mükemmel olmasını beklemek büyük bir hatadır. bu yüzden havası kirli yani oksijence az bir ortamda beyin dahil olmak üzere bir çok organımızın düzgün çalışamaması normaldir.bu yüzden sağlıklı bir yaşam için havamızı kirletmeyelim.




+ Yorum Gönder