+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Mondros Mütarekesi Hükümlerinin Uygulanması ve İşgaller Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mesport
    Moderators

    Mondros Mütarekesi Hükümlerinin Uygulanması ve İşgaller








    Mondros Mütarekesi Hükümlerinin Uygulanması ve İşgaller

    Mütareke hükümlerinin esnek ve karmaşık olması bir çok güçlüklerin çıkmasına yol açmıştır. Bu şartlardan yararlanan İtilâf Devletleri, Osmanlı Devleti’ni parçalamak maksadıyla önceden hazırladıkları gizli plânlarını artık açıkça uygulamaya koyabileceklerdi.
    Mütarekenin imzalanmasından sonra İngilizler, Osmanlı topraklarını kolaylıkla işgal edebilmek için, öncelikle Osmanlı Ordusu’nun dağıtılmasını istemişlerdi. Bunun üzerine Ahmet İzzet Paşa Hükümeti, Ordu komutanlarına yolladığı emirlerle, birliklerinin terhis işlemlerini başlatmalarını ve müttefik işgallerine tepki göstermemelerini istemişti.
    Nitekim mütarekenin 7.nci maddesini kendi arzu ve amaçları doğrultusunda yorumlayan İtilaf devletleri Türk topraklarını işgale başladılar. Henüz mütarekenin mürekkebi kurumadan 1 Kasım 1918’de İngilizlerin, Türk olmayan halkın baskı altında olduğunu ileri sürerek Musul’un 20 km güneyinde bulunan Hamamalîk’i işgal ettiler. O bölgede bulunan 6. Türk Ordusu Komutanı Ali İhsan Paşa’nın bu işgali şiddetle protesto etmesine rağmen, İngiliz askerî kuvvetleri ilerlemeye devam ederek 3 Kasım 1918’de Musul’u işgal ettiler. İşgallere tepki gösteren Ali İhsan Paşa da görevden alınarak İstanbul’a çağrılacak ve tutuklanacak; bir süre sonra da diğer tutuklananlarla birlikte Malta’ya sürgüne gönderilecektir.
    Mütareke’nin imzalandığı tarihte; yani 30 Ekim 1918’de Adana’da bulunan Yıldırım Ordu Grubu Komutanlığı’na atanmış olan Mustafa Kemal Paşa, Mondros Mütarekesi hükümlerine en sert tepkiyi gösteren kişilerden biri olmuştu. Nitekim Mustafa Kemal Paşa, “bu hükümlerin aynen uygulandığı takdirde bütün vatanın işgal ve istila edilebileceği” gerçeğini görmüş ve bu konuda yetkilileri uyarmaya çalışmıştı.
    Musul’dan sonra İngilizlerin İskenderun’a asker çıkaracaklarını ve şehri işgal edeceklerini öğrenen Mustafa Kemal Paşa, buna oldukça sert bir tepki gösterdi. Sadrazam Ahmet İzzet Paşa’ya gönderdiği telgraflarda, bu işgallerin haksız olduğunu, İskenderun’a çıkacak İngiliz kuvvetlerine karşı mücadele edeceğini bildirdi. Bunun üzerine telaşlanan Ahmet İzzet Paşa, İngilizlerle olan ilişkinin tekrar bir çatışmaya dönmemesi için Yıldırım Ordu Grubu’nu lağvetti. Yetkisiz ve makamsız kalan Mustafa Kemal Paşa, Harbiye Nezareti emrine alınmış ve İstanbul’a çağrılmıştı. O da 7 Kasım 1918’de de İstanbul’a gitmek üzere trenle Adana’dan ayrılmıştı.
    Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’a gelmesinden sonra İngilizler İskenderun’u 9 Kasımda işgal ettiler.
    6 Kasım’da Çanakkale’ye gelen bir İngiliz Heyeti ile yapılan protokol ile, burada bulunan Türk askerî birliklerinin İstanbul’a gönderilmesi kararlaştırılarak, silah ve cephaneler münasip depolara yığıldı. Boğazları teslim almak amacıyla, 10 Kasım 1918’de İngilizler Çanakkale’ye girdiler ve şehri işgal ettiler.
    Diğer taraftan 9ğ12 Kasım 1918 tarihleri arasında 73 parça savaş gemisinden oluşan İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan savaş gemileri Çanakkale Boğazı’ndan geçerek, 13 Kasım 1918 günü İstanbul önlerine geldi ve Dolmabahçe önlerine dizildi. Böylece Osmanlı Devleti’nin payitahtı olan İstanbul fiili bir işgale maruz kaldı.
    Bir İtilâf devletleri donanması da İzmir limanı önlerine gelmişti. İzmir’de bulunan 8. Türk Ordusu Komutanı Nurettin Paşa direnmek için kuvvetlerinin takviye edilmesini İstanbul’dan istemişti. Ancak, Harbiye Nezareti bunu kabul etmedi ve kuvvetlerin terhisinde ısrar etti. İzmir’e giren İtilaf Donanması burada “Abluka ve seyrüsefer Kumandanlığını” kurdular.
    Aralık 1918’de de Fransızlar, Dörtyol, Mersin, Osmaniye ve Adana’yı işgal ettiler. İngilizler ise Batum, Antep, Konya istasyonunu, Ocak ve Şubat 1919’da ise Maraş ve Bilecik, Mart’ta Samsun ve Merzifon ile Urfa’yı, Nisan’da ise Kars’ı işgal ettiler.
    İtalyanlara gelince, onlar başlangıçta işgaller için acele etmemişlerdi. Ancak Paris Barış Konferansı ‘nda Yunanistan lehine olan gelişmeleri görünce 28 Mart 1919’da Antalya, 4 Mayıs’ta Kuşadası, 11 Mayıs’ta da Fethiye, Bodrum ve Marmaris’i işgal ettiler. Konya ve Akşehir’e kuvvet gönderdiler.
    Mütareke hükümlerine aykırı olarak yapılan bu işgallerin yanı sıra; İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon’un, İngiliz Avam Kamarası’nda yaptığı bir konuşmada “Kürt, Arap, Ermeni, Rum ve Yahudilerin Türk egemenliğinden kurtarılacağını” söylemesi, İtilaf devletlerinin gerçek niyetlerini ortaya koyuyordu. İngilizler, bilhassa azınlıkların bağımsızlıklarına yönelik vaatlerde bulunarak onların Türklere karşı cephe almalarını sağladılar. Türklere esaret ve zelil bir hayat hazırlıyorlardı. Bunun bir an önce gerçekleşmesi için de işgallere hız verdiler.
    Mütarekenin imzalanmasından 15 Mayıs 1915 tarihinde İzmir’in işgaline kadar gerçekleşen işgaller şu sırayı takip etti:
    Fransızlar 11 Aralık 1918’de Dörtyol’u, 17 Aralık 1918’de Mersin’i, 26 Aralık 1918’de Pozantı’ya kadar bütün Adana vilayetini, 3 Şubat 1919’da Çiftehan’ı, 16 Nisan 1919’da Afyon Karahisar istasyonunu;
    İngilizler 24 Aralık 1918’de Batum’u, 10 Ocak 1919’da Ayıntab’ı, 13 Ocak 1919’da Cerablus’u ve Karkamış’ı, 23 Ocak 1919’da Konya İstasyonu’nu, 22 Şubat 1919’da Maraş’ı, 27 şubat 1919’da Bilecik’i, 24 Mart 1919’da Urfa’yı, 13 Nisan 1919’da Kars’ı işgal etmişlerdi. İngilizler, ayrıca 9 Mart 1919’da Samsun’a bir müfreze asker çıkarmışlar ve bir kaç gün sonra Merzifon’a bir kıta göndermişlerdi.
    İtalyan’lar 28 Mart 1919’da Antalya’yı, 4 Mayıs 1919’da Kuşadası’nı, 11 Mayıs 1919’da Fethiye’yi, Bodrum ve Marmaris’i işgal ettiler. İtalyanlar, ayrıca 2 Nisan 1919’da Konya’ya bir tabur ile 14 Mayıs 1919’da Akşehir’e bir müfreze yerleştirdiler.
    Yunanlılar ise 9 Ocak 1919’da Uzunköprü-Hadimköy Demiryolu’nu; İngiliz-Fransız müşterek birlikleri de 1 şubat 1919’da Turgutlu-Aydın Demiryolu’nu işgal ettiler.








  2. EHLİMAN
    Bayan Üye





    Mondros Mütarekesi ile yabancı devletler açık bir şekilde işgallerini bildirmiş ve çıkış kapısı bırakmamışlardı. Anlaşma yapılmak zorunda kalsa da halka mücadele için emir verilmiştir.




+ Yorum Gönder