+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda 3. Selim Ve 4. Mustafa Dönemi Deniz Harekâtları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    3. Selim Ve 4. Mustafa Dönemi Deniz Harekâtları








    3. Selim Ve 4. Mustafa Dönemi Deniz Harekâtları


    3. Selim'in; Halil Hamid Paşa tarafından hazırlanan vede 1. Abdülhamid'in tahtdan indirilmesi ve kendisinin tahta ge-çirmedeki tasavvuratıni haber alıp, padişaha veren Kapdan-ı Derya Cezayirli Gaazi Hasan Paşaya bu davranışı münasebe-tiyle burudet yâni soğuk olduğu kuvvetle muhtemeldir, aslın-da 1. Abdülhamidin çok merhametli bir insan olması, veli-ahd Selim'in hayatta kalabilmesinin en önemli unsurunu teş-kil etmiştir. Yoksa sadrıazamını, hemde, mâli işlerde farkı di-ğer devlet adamlarına nazaran pek bariz şekilde müşahede olunan Haİi! Hamid Paşayı, ihanetin sahibinin hakkı ölümdür görüşü istikametinde cezalandırmasını istikbâlin 3. Seüm'ine de uygulayabilirdi. Takdir-i tecelli öyleymiş ki, hâl böyle ta-karrür etmiş. İşte yukarıdan beri vermeye çalıştığımız malu-matda, 3. Selim Hân'n Gaazi Hasan Paşayı makamdan tardı, her an beklenmesini iktiza eden halet-i ruhiyeyi aksettirmek-teydi. Nitekim; Dinyeper Kalesi savunmasına yardımın yapı-labilmesi için, İstanbul'dan taleb edilen, daha az su çeken gemi ve fedai dalgıçların gelememesi! Veya gönderilmemesi, Paşanın, kaleye önemli yardımlarda bulunmasına mâni teşkil etdiği ve sonunda kale'nin Rusların eline geçmesinin peşin-den padişahın, Gaazi Hasan Paşayı kusurlu addedip, görev-den aldığını belirtir Sultan'ın fermanını hemen aşağıya alıyo-rum: "Senden matlubu kat'î-yi şahanem olarak, ancak ka-le-i mezkürenin kemakan memâliki islâmiyeye zam ve il-hak-î kaziyesi olduğu muhtacı tarif ve beyan olmayıp, Derya kaptanlığının uhdenden sarf ve tahavvülü dahi, bu meramın husulü iradesine mebnî idüğü malumun oldukça.. .Bu bab-da sana istiklâl verilmiş olduğundan maade metalip ve mül-temisatına dahî müsadei şehriyarem masruf ve bidiriğ kihnacağı muhakkak iken, bu bab da, betaat ve tekasül ve qaflet ve tesahül vuku ile rnazallah hüda-i teâla kale-i mez-kürenin feth-ü teshiri tehire kalmak ve maslahat-u meram üzere husule gelmemek lâzım gelir ise, sonra tarafından ahara atf-ukusur İle asakir ve mühimmat-u levazımda şu noksan idi ve şöyle böyle olmak iktiza ederdi diyecek nesne olmamağla, olvaktda izar ve ilel, sana bir veçhile müfit ol-mayacağı ve nedamet ve pişmanlığın fayda vermeyeceği bi iştibahdır.. Zinhar hilâf-ı memul vaz-ı namülayim zuhurun-dan tehaşi ve ittikayı tam eylemen babınca.." Demekte olan fermanı, merhum amiral Büyüktuğrul, teknik yetersizliklerin denizlerde nasıl zorluklara düşürdüğünün farkında ve bilgi-sinde olmayan denizden anlamazlarn hâlini ortaya koyan bir misâl olduğunu ileri sürüyorki, zaten şahsi bir değerlendir-menin mahsulü olan ferman, tabiiki sahibinin arzusu istika-metinde kaleme alınmıştır. Bizim bu hususdaki mütalaamız padişahın her şeyi dikkatle takip ettiğini belirtir bir fermanı yayımlamak olarak gördüğümüz gibi, 3. Selim'in, Hatt-i Hü-mayunları adlı TTK'nın neşrettiği aynı adlı eserde bu arada bizce, kanaatimizi kuvvetlendiren bir hususdur.

    Cezayirli Gaazi Hasan Paşa'nın görevden azli ve yerine 20/4/1789'da gerçekleşti. Makama Girİdii Hüseyin Paşa ge-tirildi ve bu zat, Öztuna Bey'in "Hanedanlar" isimli kıymetli çalışmasının, 996. sahifesinde kapdan-ı derya görevlerini deruhde edenler sıralamasında, Giridlİ Hüseyin Paşayı 155. Kapdanıderya olarak sunar ve görev müddetinin 2 sene, 10 ay, 21 gün tuttuğunu beyanla onun yerine 156. kapdanıder-ya olarak da Dâmad Küçük Hüseyin Paşanın nasb olunduğu-nu bu târihi adaşı Girid'linin azil târihi olan, I 1/mart/l 792'den başlatıp, 11 sene, 8 ay, 27 gün görevde bulunduğunu ve vefatı münasebetiyle 1803 yılında görevin-den, dünyadan ayrıldığını ifade ederken dehâ sahibi son amiralimiz olduğunu beyan eder.

    Larus'da; Oiridli Hüseyin Paşa hakkında, pek küçük bir bi-yografi bulunmakta hakkında şunlar yazılıdır: "tersane-i ami-rede kaptan idi. 1788'de Rumeli Beylerbeyi olurken, kapda-nıderyalıkda uhdesine verildi. Gösterdiği başarılarda, vezirlik rütbesine yükselmesine neden oldu. 1 l/mart/1792'de kap-danideryalık Küçük Hüseyin Paşaya tevcih olunduğundan, Giridli Şam'a vâfi olarak gönderildi. Deniz savaşlarında bilgi-li, taktisyen ve çok cesur idi. Küçük Hüseyin Paşa, 1757'de doğmuş ve 1803'de İstanbul'da Kuruçeşme'de vefat etmiştir. Doğum yeri Gürcistandır. Bu zatın 3. Selim'in süt kardeşi oi-duğu kaynaklarda yer almaktadır.

    3. Selim 1761/aralık/24'de doğmuştur. Aralarında dört yaş vardır ki süt kardeşliği ikibuçuk yaşın altında gerçekleşir denmektedirki, iş tahkike muhtaçtır. Giridli Hüseyin Paşanın kapdanıderya görevini aldığında sadarete kur'a çekmek yo-luyla Şerif Paşayı getiren padişah, bu garib görev verme mü-nasebetiyle hem kendi hem sfdrıazam, ahalinin güvenini haylice kaybetmişti.

    4/ağustos/1791'de Ziştovi antlaşması imzalandı. Bu ant-laşmanın tarafları Osmanlı devletiyle Avusturya idi. Yine, 9/1/1792'de Rus'larla da Yaş antlaşması imzalandı. Kırım'ın alınmasını temin için ayağa kalkan Osmanlı devleti, oturmak zorunda kaldığında haylice büyük zararlara uğramış olduğu-nu gördü. Padişahın her kaybedilen savaşın sonunda sadrı-azam değiştirmesi, Halil Hamid Paşa kumpasını padişah 1. Abdülhamid'e haber verdi diye de Cezayirli Gaazi Hasan Pa-şayı sadaretden aldığı, gibi bir daha makama almaması azim hataydı.

    Sadrıazamlar ise kendi bilgi ve araştırmalarıyla değil de başkentteki diplomatlarla yaptıkları görüşmelere ve buradan edindikleri intibalara göre ayarlıyorlardı. Bu çok yanlıştı, çünkü diplomatlar son derece seçilmiş kimselerin içinden geldiğinden, bizim devlet adamlarını pek güzel aldatabiliyor-lardı. Deniz kuvvetlerini kullanma hususunda hayli temaruz eden devlet yönetimi, Kılıç Ali Paşa yâni 1587'den beri do-nanmayı her dem taze tutamadı, tutmadı







  2. Acil

    3. Selim Ve 4. Mustafa Dönemi Deniz Harekâtları isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder