+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Osmanlı Devletinin Gerileme Dönemi Hakkında Kısa Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Osmanlı Devletinin Gerileme Dönemi Hakkında Kısa Bilgi








    Osmanlı Devletinin Gerileme Dönemi Hakkında Kısa Bilgi


    1764 yilinda Rusya Osmanlilarin toprak bütünlügünü garanti ettigi Lehistan'i isgal etmis ve kaçan mülteciler Osmanli sinirini geçen Ruslar tarafindan katledilmistir. Bu olay üzerine Osmanli Devleti Rusya'ya savas ilân etmistir(1768). Ruslar Baserabya ve Kirim'i isgal ettikleri gibi Ingilizlerin de yardimiyla Baltik filosonu Akdeniz'e göndererek Mora Rumlarini isyana tesvik etmisler ve Çesme'de demirli Osmanli donanmasini gafil avlayarak gemileri yakmislardir. Bu arada Misir'da da bir isyan hareketi baslamistir. Ruscuk ve Silistre önlerinde Osmanli kuvvetlerinin mevzii basarilar kazanmasinin ardindan II. Katerina Lehistan isini halletmeyi plânladigindan Osmanlilarla anlasma yapmayi kabul etmistir. I.Abdulhamit'in (1773-1789) basa geçmesinden sonra imzalanan Küçük Kaynarca Antlasmasi ile (21 Temmuz 1774) Kirim Hanligi Osmanlidan kopartilarak sözde bagimsiz bir devlet olmus Baserabya Eflâk Bogdan Osmanlilarda kalmis ancak Azak ve Kabartay bölgesi Rus hâkimiyetine geçmistir. Ruslar bu anlasmayla Ingiltere ve Fransa'ya taninan kapitülâsyonlari da kazanmis ve her yerde konsolosluk açma hakkini elde ederek Osmanlinin iç islerine karisabilecegi bir ortami kendine hazirlamistir. Nitekim 1783'te Kirim'i isgal ve ilhak eden Rusya Karadeniz'e hâkim olarak sicak denizlere inme politikasini gerçeklestirme yönünde büyük bir adim atmis Ortadokslari himaye bahanesiyle de Balkanlardaki nüfuzunu kuvvetlendirmistir.

    Rusya'nin nihaî amaci Istanbul'u ele geçirerek Bizans'i yeniden diriltmek idi. Iste bu maksatla Osmanli Devleti'ni taksim etmek üzere Avusturya ile gizli bir anlasma yapildi. Bu anlasmayi haber alan Osmanli Devleti Prusya ve Ingiltere'nin de tahrikiyle Rusya'ya karsi savas açti. Halkin infialine neden olan Kirim'i geri almak Osmanlinin en büyük arzusuydu. Ancak bu savasa Rusya'nin müttefiki olan Avusturya'nin da katilmasiyla Osmanlilar iki cephede birden mücadele etmek zorunda kaldilar(1788). Avusturya'ya karsi iki kez savas kazanildi. Belgrat ve Banat ele geçirildi. Ancak Rusya'ya karsi dogu cephesinde basari saglanamadi. Bu tarihlerde Osmanli tahtina III. Selim çikmisti (1789-1807). III. Selim Isveç ile bir anlasma yaparak Rusya'ya karsi bir müttefik kazanmisti. Ancak Rusya Bükres ile Küçük Eflâk'i almis ardindan da Belgrat ve Bender düsmüstü. 1790'da Avusturya Imparatoru II.Joseph ölünce iç ayaklanmalar bas göstermis ve Fransiz ihtilalinin etkileri bu ülkede de hissedilmeye baslanmisti. Bunun üzerine yeni Imparator II.Leopold Zistovi anlasmasini imzalayarak Osmanlilarla olan savasi sona erdirdi (1791). Bu anlasma mevcut statükoyu muhafaza eden maddelerden ibaretti. Rusya ile de Ispanya'nin araciligiyla Yas Baris Antlasmasi imzalandi (1792). Rusya'nin savas sirasinda isgal ettigi yerlerden sadece Özi anlasmayla verilmis oluyordu. Hem Avusturya hem de Rusya bu anlasmalarla Fransa ve Lehistan'daki gelismelere dikkatlerini verirken Osmanli Devleti de gerekli islahatlari yapmak için bir soluklanma zamani bulabilecekti.

    Iyi bir egitim görmüs olan III. Selim bu baris döneminden faydalanarak devlet içinde özellikle askerî alanda islahatlar yapmak istiyordu. Bu maksatla Nizâm-i Cedit adi verilen ilk islahat hareketiyle yeni bir ordu kurdu(1793). Yeniçeri Ocagi'ni kaldiramayacagini bildiginden öncelikle Nizâm-i Cedid denilen bu orduyu batili tarzda düzenleyip basarisini kanitlamak gerekliydi. Ancak bundan sonra Yeniçeri Ocagi lagvedilebilirdi. Fakat kendileri aleyhine ortaya çikan gelismelerden endise duyan Yeniçeriler bazi devlet adamlarini da yanlarina çekerek yeniliklere karsi çiktilar ve isyan ettiler. Üstelik bu arada Napolyon Bonapart bir orduyla Misir'i isgale baslamisti (1798). Osmanlilar Rusya Ingiltere ve Sicilya'nin da menfaatlerine dokunan Fransiz isgaline karsi harekete geçti. Ehramlar savasiyla Misir'i ele geçirip kuzeye yönelen Bonapart Akka'da Osmanli savunmasini geçemedi (1799). Kusatmayi kaldiran Napolyon geri dönerken yerine biraktigi ordu komutanlari da maglûp edildiler. Neticede Fransizlar Misir'i terk etmek zorunda kaldi(1801). Fransa'yi barisa zorlayan önemli bir sebeplerden birisi de Akdeniz'de Rus ve Türk donanmalarinin is birligi yapmalari Ingiltere'nin Fransiz savas ve ticaret gemilerini taciz etmesiydi. Fransa'nin Akdeniz ve Orta Dogu'daki ticarî menfaatlerinin zedelenmesi onlari barisa zorlamaktaydi.

    1802'de imzalanan anlasmayla Fransa bölgede yine ticaret yapma güvencesi almis ve kapitülâsyon hakkini elde etmistir. Bu olayi bahane ederek Akdeniz'e inen Rus donanmasi Osmanli donanmasiyla birlikte Fransa'nin elindeki bazi adalari ele geçirmis idi. Fakat halk ebedî düsman olarak gördügü Rusya ile is birligi yapilmasina büyük tepki göstermis ve bunun sonunda III. Selim'e ve islahatlarina karsi cephe genislemisti. Üstelik Napolyon'un Orta Dogu'da Araplara yönelik propagandasinin da etkisiyle bölgede bazi isyanlar çikmisti. Böylece Bulgaristan ve Sirbistan'da çikan isyanlara bir de Suriye'de ve Hicaz'da çikan isyanlar eklenmis oluyordu. Vehhabiler ayaklanarak 1803-1804'te Mekke ve Medine'yi ele geçirmislerdi. Osmanlilarin tekrar Fransa ile yakinlasmalari Ingiliz ve Ruslari harekete geçirmis ve sonunda Rusya Eflak ve Bogdan'i isgal etmisti. Bu savas sürerken Nizâm-i Cedit'in Rumeli''ye de kaydirilmasindan memnun olmayan isyancilar Sehzade Mustafa'nin tahrik ve tesvikiyle birleserek Ikinci Edirne Vak'asi denilen büyük bir ayaklanma baslatmislardi (1806). Neticede Istanbul'da patlak veren Kabakçi Mustafa Isyani III. Selim'in sonunu hazirladi. Saraya giren isyancilar III. Selim'i tahttan indirerek yerine IV. Mustafa'yi tahta geçirdiler (29 Mayis 1807). Nizâm-i Cedid lagvedildi. Fakat III.Selim'e bagli olan Ruscuk bayraktari Mustafa yenilik taraftarlariyla birleserek karsi darbede bulundu. Amaci III. Selim'i yeniden tahta çikarmakti. IV. Mustafa'nin sabik padisahi öldürttügünün ögrenilmesi üzerine kardesi II.Mahmut basa geçirildi (28 Temmuz 1808).








  2. Asel
    Bayan Üye





    Osmanlı Devletinin Gerileme Dönemi


    Alemdar Mustafa Pasa sadareti üslenerek III. Selim'in baslattigi islahatlari devam ettirmeye çalisti. Nizâm-i Cedit'i Sekbân-i Cedit adi ile yeniden canlandirdi. Ancak ulemayi ve yeniçerileri memnun edemeyen Alemdar Mustafa Pasa 1809'da çikan bir isyanda öldü.

    II.Mahmut ve Islahat Hareketleri; II. Mahmut devri (1808-1839) hem gerçeklestirilen yenilik hareketleri ile hem de etnik ve siyasî isyanlariyla Osmanli Devleti'nin yol ayrimina girdigi bir dönemi ifade eder. II.Mahmut öncelikle orduyu bastan asagi düzenlemek ile ise basladi. Yeniliklere karsi çikan Yeniçeri Ocagi bir nizamname ile ortadan kaldirildi. Vak'a-yi Hayriye olarak adlandirilan bu köklü degisiklikle (15-16 Haziran 1826) yeni bir ordu olusturuldu. Ancak yeniçeriler bu düzenlemeye boyun egmeyerek isyan ettiler. Sadrazam'in sarayini basan yeniçeriler sadrazamin ve islahatçilarin baslarini istediler. Ancak At Meydani'nda toplanan yeniçeriler dagitildi ocaklari bombalandi. Böylece Avrupa tarzinda yeni bir ordunun kurulmasi yönündeki en büyük engel ortadan kaldirilmis oluyordu. II. Mahmut hükûmet teskilâtinda da degisikliklere giderek kabine ve nezaret (bakanlik) usulünü benimsedi. 1836 yilinda Dahiliye ve Hariciye Nazirliklari kuruldu. Avrupa devletleri ile A.B.D ile ticarî anlasmalar yapildi. Iktisadî ve adlî sistemde degisikliklere gidildi. Avrupa tarzinda egitim veren rüstiyeler Harbiye ve Tibbiye okullarinin açilmasi vb. gibi egitim alaninda da islahatlar gerçeklestirildi.

    Fakat kimi seklî kimi öze yönelik bu yenilikler devletin içinde bulundugu zorluklari asmasina yetmedigi gibi Osmanli cografyasindaki parçalanma II.Mahmut döneminde daha da hissedilir hale geldi.

    Sirp ve Yunan Isyanlari; Fransiz Ihtilâli'nin getirdigi milliyetçi fikirlerle temellendirilen ancak daha ziyade arkasinda Rusya ve diger Avrupa devletlerinin tesvik ve tahriki olan etnik ve mahallî isyanlar bu dönemde alevlendi. III.Selim zamaninda isyan eden Sirplar 1812 Bükres Antlasmasi ile bazi imtiyazlar almalarina ragmen yeniden ayaklandilar. Yeniçeri Ocaginin kaldirildigi tarihlerde Sirplarla kismî bir anlasmaya varildi. Ancak 1830'da bir hatt-i serif ile Sirbistan'in Osmanli hâkimiyetinde bir prenslik olarak varligi kabul edildi. Rusya'nin XIX. yüzyila girerken Osmanliya karsi sürdürdügü savaslarin altinda Balkanlari ve özellikle Rumlari Osmanli Devleti'nden koparmak yatiyordu. Nitekim Odessa'da yeniden örgütlendirilen Etnik-i Eterya adli cemiyetin baskanligina Yunan Isyani sirasinda Çar I.Alexsandre'in yaveri Prens Ipsilanti getirilmisti. Yapilan plana göre Yunanistan Yanya ve Tuna civarinda isyanlar çikarilacakti. Ipsilanti 1821'de Romanya'ya geçerek Ortodokslari ayaklandirmaya çalisti fakat basarili olamadi. Çar Türklere yenilerek Macaristan'a kaçacak olan Ipsilanti'yi desteklemekten vazgeçti. Bu sirada Mora'da da Patras baspiskoposu isyan etmisti (25 Mart 1821). 1822'de Yunanlilar bagimsiz olduklarini ilân ettiler Mora'da ve adalarda çok sayida Türk'ü katlettiler. Rusya ve Avrupa bu isyani gayriresmî yollardan desteklemekteydiler.

    Girit ve Mora valiliginin kendisine verilmesini II.Mahmut'a kabul ettiren Mehmet Ali Pasa bu isyani bastirmakla görevlendirildi. 1822'de Girit'e 1824-25'te Mora'ya girildi. Bu gelisme karsisinda Rusya Fransa ve Ingiltere aralarinda anlasarak (1827) Yunanistan'in özerk bir prenslik olarak kabul edilmesi hususunda Osmanlilari sikistirmak istediler. Türkler bu olayi iç islerine müdahale olarak kabul edip teklifi reddetti. Bunun üzerine Osmanli ve Misir donanmasi Navarin'de bir kaza sonucu(!) yok edildi. Üç ülkeyle iliskiler kesildi ve 1828'de Rusya müttefiklerinin destegiyle Osmanli Devleti'ne savas ilân etti. Rus ordusu doguda Erzurum'u ele geçirdi. Batida ise Edirne isgal edildi. Padisah Prusya Fransa ve Ingiltere elçilerini araya sokarak Londra Protokolünü kabul edecegini bildirdi. Böylece Edirne Antlasmasi(1829) ve ardindan Londra Konferansi (1830) imzalandi. Antlasma ile Prut iki ülke arasinda sinir oluyor Eflâk Bogdan ile Sirbistan'in özerkligi kabul ediliyordu. Girit'in Osmanlilarda kalmasi sartiyla Yunanistan'in bagimsizligi da tasdik ediliyordu.

    Mehmet Ali Pasa Isyani ve Misir Meselesi; Mora'nin elden çikmasiyla oglu Ibrahim'in Mora valisi olma ümidini kaybeden Misir Valisi M.Ali Pasa II.Mahmut'tan yardimlarina karsilik Suriye'nin idaresini istedi. Bu istegin reddedilmesi üzerine M.Ali Pasa harekete geçti ve Filistin ile Suriye'ye girdi (1831). Akka ve Sam oglu Ibrahim tarafindan ele geçirildi. Ibrahim Pasa kisa zamanda Anadolu'ya kadar ilerledi.





  3. Zarafet
    Üye
    Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi Yenilikleri

    Osmanlı Devleti'nde, 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşmasıyla başlayan ve 1730 yılında Patrona Halil İsyanı ile sona eren dönemdir. Bu dönemde padişah III. Ahmet, sadrazam ise Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'dır. Adını, o dönemde İstanbul'da yetiştirilen lale çiçeklerinden alır.

    — Osmanlı Devleti'nin batıya açıldığı ilk dönemdir.

    Bu dönemde yapılan yenilikler

    - Osmanlı Devleti, Avrupa'yı daha iyi tanıyabilmek, Avrupa'yı yakından tanıyabilmek için Paris, Londra gibi şehirlere elçiler gönderdi.

    — Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika tarafından 1727'de İstanbul'da ilk matbaa kuruldu.

    — Yeniçerilerden bir itfaiye bölüğü oluşturuldu.

    — Yalova’da kâğıt, İstanbul'da kumaş ve çini fabrikaları kuruldu.

    — Yeni kütüphaneler açıldı; Doğu ve Batı eserleri tercüme edildi.

    — Çiçek aşısı kullanıldı.

    — Lağımcı ve Humbaracı ocaklarında ıslahatlar yapıldı.

    — Mimarlık, resim ve minyatür sanatları gelişti.

    Bu dönemde yapılan mimari eserler

    - Üçüncü Ahmet Çeşmesi

    - Yeni Vâlide Câmii

    - Çorlulu Ali Paşa Medresesi

    - Damat İbrahim Paşa Camii

    Patrona Halil İsyanı

    İstanbul'da bazı devlet adamları rahat bir yaşam sürerken halkın zor durumda olması ve bundan huzursuzluk duyması sonucunda Patrona Halil isimli bir yeniçeri

    ve onu destekleyen kişiler tarafından isyan çıkarılır. İsyan sonucunda Damat İbrahim Paşa idam edilir. III. Ahmet tahttan indirilir. Yerine I.Mahmut geçer.

    I.Mahmut Dönemi Yenilikleri (1730-1754)

    - Ordu alanında ıslahatlar yaptı.

    - Orduda bölük, tabur, alay sınıflarını oluşturdu.

    — Tımar sistemini düzenlemek için çalışmalar yaptı.

    — Fransa’dan gelen Kont De Bonnevale Müslümanlığı kabul ederek Humbaracı Ahmet Paşa adını almış ve askeri alanda ıslahatlar yapmıştır.

    Humbaracı Ahmet Paşa,

    - Topçu Ocağını ve Humbaracı Ocağını yeniden düzenledi.

    — Orduya subay yetiştirmek amacıyla Kara mühendishanesini (Mühendishane-i Berri Hümayun) açmıştır.

    III. Mustafa Dönemi Yenilikleri (1757 – 1774)

    - Yenilik taraftarı bir padişahtır.

    — Orduya önem verdi.

    — Topçu ocağını düzenledi. Yabancı uzmanlardan yardım faydalandı.

    - Dürat topçularını kurdu.

    — Donanmada subay ihtiyacın karşılamak için Deniz Mühendishanesi'ni (Mühendishane-i Bahri Hümayun) kurdu.

    — Maliyeyi düzenlemeye çalıştı.

    I. Abdülhamit Dönemi Yenilikleri (1774–1789)

    - Askeri alanda yapılan yeniliklere devam edildi.

    — Sürat topçuları ocağı yenilendi.

    - Avrupa’dan uzmanlar getirilerek kara ve deniz ordularında düzenlemeler yapıldı.

    — Mali alanda düzenlemeler yapıldı. Yerli malı kullanımı mecburiyeti getirildi.

    III. Selim Dönemi (Nizam-ı Cedid) Yenilikleri (1789–1808)

    - Avrupa'yı yakından incelemiş ve devletin eski gücünü kaybetmesindeki nedenleri bulmaya çalıştı.

    — Yeniçeri Ocağı'nın yanında Nizam-ı Cedit isimli yeni bir ordu oluşturuldu.

    — Nizam-ı Cedit ordusunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla İrad-ı Cedit isimli bir hazine kuruldu.

    — Askerlerin eğitim için Avrupa'dan uzman getirildi. Donanmaya önem verdi.

    — Yerli malı kullanımı teşvik edildi.

    — Avrupa’daki yenilikleri takip etmek amacıyla Avrupa başkentlerinde (Paris, Londra, Viyana ve Berlin gibi) elçilikler açıldı.

    III. Selim dönemimde yapılan bu yenilik hareketleri bazı çevreler tarafından hoş karşılanmadı. Özellikle Nizam-ı Cedit ordusunun kurulması Yeniçerilerin tepkisini çekti. Nizam-ı Cedit ordusu Rusya ile yapılan bir savaşa görev almak için İstanbul’dan ayrıldı. Yeniçeriler bunu fırsat bilerek Kabakçı Mustafa önderliğinde isyan ettiler. III. Selim tahttan indirilip yerine IV. Mustafa padişah yapıldı. Nizam-ı Cedit ordusu kapatıldı.

    Gerileme döneminde yapılan yenilik hareketlerinin özellikleri

    - Yenilikler genelde askeri ve ekonomik alanda yapıldı.

    — Yeniliklerde Avrupa örnek alındı. Avrupa'dan uzman kişiler getirildi.

    — Sosyal-kültürel alanda yenilikler yapıldı.(Lale devrinde)





  4. Zeyneb
    Bayan Üye
    Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi (1699 – 1792)

    Gerileme Dönemi Padişahları

    II. Mustafa

    III. Ahmet

    I. Mahmut

    III. Osman

    III. Mustafa

    I. Abdülhamit

    III. Selim

    1699 Karlofça Antlaşmasıyla başlayıp 1792 Yaş Antlaşansına kadar geçen dönemdir.

    • Osmanlı Devleti bu dönemde Karlofça ve İstanbul Antlaşansıyla kaybedilen yerleri geri almak ve elinde bulunan toprakları korumak için mücadele etti.

    • Bu dönemde Avusturya, Venedik, Rusya ve İran ile mücadele yapılmıştır. Yapılan mücadelede toprak kaybetmeye devam etmiştir.

    • Osmanlı Devleti bu dönemde batıdan geri kaldığını anlamış ve Pasarofça Antlaşmasıyla (1718) başlayan Lale Devri'nde ilk defa batıdan örnek ıslahatlar yapmaya başlamıştır.

    Siyasi olaylar

    Osmanlı - Rus ilişkileri

    Rusya'nın başında bulunan Çar I. Petro Rusya’yı güçlü bir devlet haline getirmek amacıyla ordu ve donanmada yenilikler yaptı. Eğitime önem verdi. Yönetim alanında yenilikler yaptı.

    I. Petro Osmanlı topraklarını ele geçirmeyi planlamış ama bunu yapacak cesareti kendisinde bulamamıştı. Rusya'nın Baltık ve Karadeniz'de kıyısı yoktu. Rusya, Lehistan ile anlaşarak Baltık Denizi'ne kıyısı olan İsveç'e savaş açtı. Paltoca savaşında Demirbaş Şarl'ı mağlup etti. Demirbaş Şarl Osmanlı Devleti'ne sığındı. Rusya ise bu durumu kullanarak Demirbaş Şarl'ı takip ederek Osmanlı Devleti'nin topraklarına girdi. Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş açtı.

    Osmanlı-Rus Savaşı (1711)

    Baltacı Mehmet Paşa komutasındaki Türk ordusu Prut nehri civarında Rus ordusunu sıkıştırdı. Üstünlük sağladı. Baltacı Mehmet Paşa, Yeniçerilere güvenemediği için Ruslarla anlaşma yaptı.

    Prut Antlaşması (1711)

    • Azak kalesi Osmanlılara geri verildi.

    • Ruslar, İstanbul'da devamlı bir elçi bulundurmayacak.

    • İsveç Kralı Şarl'ın ülkesine serbestçe dönebilecek.

    Anlaşmanın Önemi:

    • Rusya'ya daha önceden verilen yerler geri alındı.

    • Osmanlı Devleti Karlofça Antlaşmasıyla kaybettiği yerleri geri almak için ümitlendi.

    Osmanlı - Avusturya - Venedik Savaşı ve Pasarofça Antlaşması

    Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşmasında kaybettiği Mora'yı ele geçirmek için harekete geçer. Yapılan seferde Silahtar Ali Paşa, Modon, Koron ve Navarin'i alarak Mora'yı fetheder. Avusturya, Osmanlı Devleti'nin Karlofça Antlaşması’na aykırı davrandığını ileri sürer. Osmanlı Devleti Avusturya'ya savaş açar. Yapılan savaşı Osmanlı Devleti kaybeder. Silahtar Ali Paşa şehit olur. Yerine Damat İbrahim paşa sadrazam olur. Avusturya ile Pasarofça Antlaşansı imzalanır.

    Pasarofça Antlaşması (1718)

    • Yukarı Sırbistan, Belgrad ve Banat yaylası Avusturya'ya verilecek.

    • Dalmaçya, Bosna ve Arnavutluk kıyıları Venedik'e verilecek.

    • Mora Yarımadası Osmanlılarda kalacak.

    Anlaşma’nın Önemi:

    Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti'nde Lale Devri başlar.

    Osmanlı - Rus ve Avusturya ilişkileri

    Rusya ve Avusturya Osmanlı Devleti'nin topraklarını ele geçirmek amacıyla aralarında bir anlaşma yaptılar.

    Rusya'nın amacı, Kardeniz'e inmek ve Kırım'ı ele geçirmek. Avusturya'nın amacı ise Bosna-Hersek ve Sırbistan'ı ele geçirmekti.

    Osmanlı Devleti'nin, İran ile savaşta olmamsından istifade eden Rusya Azak Kalesine saldırdı. Osmanlı Devleri Rusya'ya savaş açtı. Avusturya ise Rusya'nın yanında yer aldı.

    Yapılan savaşı Osmanlı Devleti kazandı. Fransa'nın aracılık yapmasıyla Avusturya ile Belgrad Antlaşansı imzalandı.

    Belgrad Antlaşması (1736)

    • Avusturya Pasarofça Antlaşmasıyla adlığı yerleri geri verdi.

    Not: Anlaşmanın yapılmasında arabuluculuk yapan Fransa'ya verilen kapitülasyonlar devamlı hale getirildi (1740).

    Savaşta tek başına kalan Rusya barış istemek zorunda kaldı. Rusya ile Belgrad Antlaşması imzalandı.

    Belgrad Antlaşmamsı (1739)

    • Rusya Kırım'dan çekilecek.

    • Azak kalesi yıkılarak Rusya'ya verilecek.

    • Rusya Karadeniz ve Azak denizinde savaş gemisi bulundurmayacak.

    Osmanlı-Rus Savaşı (1768-1774)

    Rusya'nın başında bulunan çariçe II. Katerina, Karadeniz'de güçlü bir donanma kurmak, sıcak denizlere açılmak, Kırım'ı ele geçirmek ve Balkanları ele geçirmek şeklinde bir politika izlemekteydi.

    Bu emellerini gerçekleştirmek amacıyla öncelikle Lehistan'ın iç işlerine karıştı.Leh halkı Rusya'ya karşı harekete geçti. Yapılan mücadeleyi kaybettiler ve Osmanlı Devleti'ne sığındılar. Ruslar, Lehleri takip edip Osmanlı topraklarına girince Osmanlı Devleri Rusya'ya savaş açtı. Yapılan savaşı Osmanlı Devleti kaybetti. Rusya Kırım'ı işgal etti. Ruslar Cebelitarık boğazını geçerek Çeşmeye geldi ve burada bulunan Osmanlı donanmasını yaktılar(1770). Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı.

    Küçük Kaynarca Antlaşması (1774)

    • Kırım'a bağımsızlık verilecek. Kırım halkı dînî işlerde Halife'ye bağlı olacak.

    • Rusya Karadeniz'de donanma bulundurabilecek. Ticaret gemileri boğazlardan Akdeniz'e geçebilecek.

    • Rusya, Osmanlı Devleti'ndeki Ortodoksların haklarını koruyabilecek.

    • Boğdan, Eflak, Besarabya Osmanlılara verilecek.

    Antlaşmanın Önemi:

    • Kırım kaybedildi.

    • Ruslar, Ortodoksların haklarını koruma bahanesiyle Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışma fırsatı elde etti.

    Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşı (1787–1792)

    Rusya'nın Küçük Kaynarca Antlaşması'ndan sonra Kırım'ı işgal eder. Avusturya ile Osmanlı Devleti'nin topraklarını ele geçirmek için anlaşır. Osmanlı Devleti, Rusya'ya savaş açar. Rus ve Avusturya güçlerine karşı zor durumda kalan Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kalır. Bu dönemde Avrupa'da Fransız İhtilalı’nın meydana gelmesiyle ortaya çıkan milliyetçilik akımlarının kendi ülkesinde de yayılmasından çekinen Avusturya Osmanlı Devleti ile Ziştovi antlaşmasını yaparak savaştan çekilme kararı alır.

    Ziştovi Antlaşması (1791)

    • Avusturya, savaş sırasında aldığı toprakları Osmanlı Devleti'ne geri verdi.

    Rusya, savaşa tek başına devam etmek istemediği için Yaş Antlaşmasını imzalar.

    Yaş Antlaşması (1792)

    • Dinyester nehri iki ülke arasında sınır çizildi.

    • Kırım'ın Rusya'ya ait olduğunu kabul etti.

    Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti'nde Dağılma Dönemi başladı.

    Osmanlı İran İlişkileri

    İran'da yaşayan Afgan kabileleri ve Kafkas kabileleri zor durumda kaldıkları için Osmanlı Devleti'nden yardım isterler. Bu arada Rusya İran topraklarını ele geçirmek için harekete geçer. Osmanlı Devleti de Rusya'nın İran'ı ele geçirmesini istemediği için Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'yı İran'a gönderir. Rus ve Osmanlı kuvvetleri savaş durumuna gelir. Fransa'nın arabulucucuyla savaş yapılmaz. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında anlaşma sağlanır. İran toprakları iki ülke arasında paylaştırılır. İran bu antlaşmayı kabul etmez. Osmanlı Devleti ile İran arasında uzun süren savaşlar yapılır. 1746 yılında anlaşma sağlanır.

    Bu antlaşmaya göre, Kasr-ı Şirin Antlaşması'nda yer alan sınırlar kabul edilir. Günümüzdeki Türkiye-İran sınırı çizilmiş olur.


+ Yorum Gönder


osmanlı devletinin gerileme dönemi kısaca,  osmanlı devletinin kuruluş ve gerileme dönemi kısaca