+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Dilruba sultan kimdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Dilruba sultan kimdir








    Dilruba sultan kimdir


    Padişahları reddeden cariyeler.jpg
    Osmanlı kadını Padişah'ı bile reddetmişti

    Batılı'nın, görmek istediği yerden baktığı İslâmî / Doğulu / Osmanlı kavramlar; “esir”dir, “harem”dir, “çok eşlilik”dir. Garplı'nın kayığına binip onun türküsünü çığıran “yerliler” için de durum pek farklı değil; vaziyet, “şaşı bak şaşır”dır. Öyle ki, Padişah II. Mahmud'un evlilik teklifini tam üç kez reddeden cariye Nazip Hanım, bilinse kimbilir yüz hatları ne hal alır. O zaman “bu hafta dersimiz esir, harem ve taaddüd-i zevcat kitabı”. Aslı Sancar yazmış, alıp okumalı, müstefid olmalı.

    Osmanlı kadını Padişah'ı bile reddetmişti
    TACEDDİN URAL
    “Başkalarına hizmet ederek varolmak zorunda kalsaydım, hiç tereddüt etmeden bir Türk ailesinin kölesi olarak yaşamayı seçerdim. Osmanlı insanının kölesi onun evlatlığı gibidir. Hizmetçiyle efendisini hayranlıkla seyredin, biri hizmet ederken öylesine candan, öylesine samimi, öbürü emir verirken aynı şekilde yumuşak ve tatlı dilli.” Avrupa'lı gezgin Julia Pardoe'nin 1836 tarihli bu gözlemi, “harem, köle, kadın”a takılıpwww.alasayvan.net kalan Batılılar'a “kapak olacak” bir şehadet. Aslı Sancar; bu ve buna benzer pek çok şahitliği, ilaveten toplumsal eğilimleri ve nihayet hukukî metinleri tarayarak ve İngilizce kaleme aldığı Osmanlı Kadını: Efsane ve Gerçekler isimli kitabında bazılarının ezberini bozacak detayları göz önüne seriyor.

    Sadece isim benzerliği

    Avrupalı gezginler Osmanlı'da köleliğin Batı'daki Batı'daki gibi zorla ağır işlere koşulma şeklinde olmadığında ittifak etmişler. Osmanlı'da erkek köleler, askerî amaçla ya da ev içi hizmetinde, kadınlarsa ev içi hizmetinde çalıştırılırdı. Afrikalı kadınlar aşçılık yapar, ev işlerini görür, Beyaz köleler ise kahve yapıp dağıtmak,
    www.alasayvan.net yemek sofrasına bakmak, dadılık gibi daha özelleşmiş görevleri yerine getirirdi. Batılı kimi kadın gezginler, bir cariyenin yerinin “Batı'daki bir ev hizmetçisininkine tercih edilebilir” olduğunu belirtmiştir. Zira, kölelik, geçici bir durumdu. Beyaz kadınlar dokuz sene kölelik etmek zorundayken siyahî kadınlar için bu süre yedi yıldı, çünkü bünyeleri daha soğuk bir iklime uygun değildi. Bir kadın kölelikten azad edilince -ki dinen büyük sevabı olduğu için sıklıkla tercih edilirdi- kendisine kanunen geçerli bir azatlık belgesi verilirdi. Kadın ömrünün sonuna kadar eski efendisinin evinde kalmayı isteyebilir, böyle olduğu takdirde kendisine çok iyi bakılırdı. www.alasayvan.net Bunun yerine evlendirilmeyi de seçebilirdi. Evlendiği zaman mücevherleri alınır, çeyizi hazırlanır, evi döşenir, ev de verilirdi. Azad edilmiş köle, hayatının geri kalanı boyunca eski efendisinden emeklilik maaşı alırdı.

    Gürcü kızlar feministleri az daha dövecekti

    Köleliği inceleyen İngiliz Adolphus Slade, “İngiliz erkekleri için Hindistan neyse, Doğulu kadınlar için de kölelik oydu; mertebe atlama vesilesi” diyordu. Ondördüncü yüzyıldan sonra Osmanlı padişahları, özgür kadınlarla evlenmek yerine cariyeleri eş olarak almaya başlamışlardı. Padişahların birçoğu da zaten önceden köle olan kadınların oğullarıydı. Sonuç olarak kölelik, cariyeler açısından başkalarının dudak büktüğü bir statü değildi. Birçok genç kız gönüllü olarak köleliğe girerdi. Bu durum
    www.alasayvan.net özellikle Kafkas kökenli kızlar için sözkonusuydu, Pardoe'ya göre Kafkasya'daki bütün kızlar ve erkekler, “şeref sahibi olmaya, ilerlemeye giden yolun herkese açık olduğu İstanbul'a gitmek için diretirdi. 1856-1857 yılları arasında hediyelerle Kafkasya'ya giden Lady Blunt anne-babaları kızlarını köle olarak satmak için caydırmaya çalışmıştı ama bunların hepsi reddedilecekti.

    Köle olup medeniyete geçiş yapmak

    Osmanlı haremlerinde kölelere verilen isimler bile önemli mesajlar içeriyordu: “Dilşad” (gönle hoşnutluk veren), “Dilruba” (gönül çalan) gibi şiirsel isimler… Küçük cariyeler kelimenin tam anlamıyla ailenin bir parçası olarak yetiştirilirdi. Genelde altı, yedi yaşlarındayken hatta daha bebekken alınırlar ve kendilerine sütanne tutulurdu. Ailenin yediğinden yer, onların giydiklerinden giyerdi. Osmanlı terbiyesi
    www.alasayvan.net kendisine en ince şekilde öğretilen köle kız, aile fertlerinin hizmetine geçmeden önce yaşça kendinden ileri olan cariyelerin hizmetini görerek alıştırma yapardı. Bazı kızlar ailenin genç kızlarına yoldaşlık etmek için alınır, aile fertleriyle aynı eğitimden geçerlerdi. Şartlar o kadar iyiydi ki; bazı durumlarda köleler, evlenmektense ailenin yanında kalmayı isterdi. Ferriman, “Çocuk; rahata ermekte, çoğu kez lüksün, inceliğin yaşandığı şartlara kavuşmaktadır. Medeniyete geçiş yapmıştır.” der.

    Padişahları reddeden cariyeler

    Kölelerin, cariyelerin, Osmanlı sarayında nasıl bir hayat geçirdiklerini tahmin etmek ise pek güç olmasa gerek. Cariyelerin padişahın ilgisini bile reddedebilecek kadar özgür olduklarını hatırlatmak işin ciddiyetini ortaya koyabilir. Julia Pardoe, II. Mahmud'un cariyeleri arasına katılması için yapılan teklifi reddeden Nazip adındaki cariye ile bizzat tanışmıştır. Olayı şöyle anlatır: “Padişah Hazretleri, Nazip Hanım'ı üç defa talep etmiş ama üçünde de reddedilmiştir. Padişah ilk sefer reddedildiğinde bunu şımarık, dik başlı bir güzelin kaprisi olarak görmüş, ve hatta Nazip Hanım'ı dostça uyarmaya dahi tenezzül etmiştir. Ama nasihati kıza hiç etki etmemişti. Ve 'Güneşin kardeşi', 'Cihan hükümdarı' hayatında ilk defa kendisini önemsenmemiş bir durumda bulmuştur, hem de sıradan bir kız tarafından.” İkinci benzer olay da Padişah II. Abdülhamid'in kızı Ayşe Sultan tarafından anlatılmıştır. Babası güzel bir Gürcü kızına tutulmuş ama Gürcü güzeli tam beş yıl padişahı reddetmişti. Bir bayram günü Padişah, kıza inadını devam ettirip etmediğini sormuş; cariye kız da, “Yaşadığım
    www.alasayvan.net sürece hayatımı size feda etmeye hazırım ve sizi asla bırakmam. Ama bana dünyaları da bağışlasanız gözdeniz olmam. Çünkü benim kocam olacak kişinin yalnızca bir eşi olmalıdır, yani, ben onun yalnız bana ait olmasını dilerim” demişti. Osmanlı sözkonusu olduğunda kadın hakları, kölelik, harem bağlamında ölçüsüz yalanlar piyasaya sürülür. Ama meselâ, iki asırlık kadı sicil kayıtlarında yapılan bir araştırmaya göre, Osmanlı'nın son dönemlerine yaklaşılırken bile kadınlar açtıkları davaların yüzde 77'sini kazanmışlardır. Anna Bowman ise bir mektubunda Türklerin tek eşli olduğunu öğrendikçe kendisinden utandığını söyler.








  2. Acil

    Dilruba sultan kimdir isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder


dilruba sultan,  dilruba sultan kimdir,  dilruba sultan vikipedi,  dilruba hatun,  dilruba sultan kimdir vikipedi,  dilruba hatun kimdir