+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Şehzade bayezid şahi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Şehzade bayezid şahi








    Şehzade bayezid şahi

    Şehzade bayezid şahi1.jpg

    Anavatanı Orta Asya olan Türkler gerek burada gerekse İran Ortadoğu ve Anadolu gibi ülkelerde irili ufaklı pek çok devlet kurdular. Tabîî ki "Pek çok devlet kurdular" denince bir o kadar Türk devletinin de "yıkıldığı" anlaşılır. Bunda eski bir Türk siyasî geleneğinin son derece etkili olduğunu dolayısıyla devletin hanedan ailesinin ortak malı sayıldığını biliyoruz. Hanedanın her erkek mensubu küçük olsun büyük olsun tahta geçmek hususunda kendisini eşit hak sahibi saymaktadır. İşte eski Türk tarihinde bolca görülen hanedan kavgalarının esası ülüş sistemi denilen geleneğe dayanıyor. Bazı hükümdarlar bunun önüne geçmek için devleti parçalara ayırıp her birini bir şehzadenin idaresine verme yoluna gittiler. Ancak bu da bir hal tarzı teşkil edemediği gibi "bölüneni börü (kurt)yer" prensibi gereği bu devletler düşmana kolayca yem oldular. Hun Göktürk Kutluk Uygur Karahanlı Gazneli Gürganlı Selçuklu devletleri hep bu berzahda kaldılar ve yıkıldılar. Selçuklular bu usulün yerine veliahd tayin etmek suretiyle merkeziyetçi bir esas getirmeye çalıştılarsa da muvaffak olamadılar. Tarih derslerinden bu devletlerin Kuzey-Güney veya Doğu-Batı diye ayrıldığını ya da Selçuklular'da olduğu gibi beylikler atabeylikler halinde parçalandığını biliyoruz.

    Acı reçete

    Anadolu'da yeni bir güç olarak ortaya çıkan Osmanlılar bu tecrübelerden ders aldılar devletin böyle bir akıbete uğramaması için emsalsiz bir fedakârlık numunesi gösterip acı reçeteyi bizzat kullandılar. Halk arasında "kardeş katli" diye bilinen bu acı reçete hânedan mensuplarının nizam-ı âlem için katlidir. Bu usûl Osmanlılar'a mahsus değildi. Sasanîlerde Romalılar'da Bizans'da hatta Müslüman Endülüs ve Kuzey Afrika Arapları'nda hanedan içi ölüm fermanlarına rastlanmaktadır. Aynı dönemlerde Avrupa'da yıllarca süren verâset harplerinde ülkeler harab oluyor binlerce insan ölüyordu. Hânedan mensuplarının katli siyasî ve hukukî yönlerden tetkik edilmesi gereken bir konudur. İşte bu yazıda hâdisenin daha ziyade hukukî yönünü ele alacağız.

    Ekser ulemâ dahi

    Tarihte bilinen ilk hanedan içi ölüm kararı Osman Gazi'nin kendi aleyhine çalışan ve tekfurlarla işbirliği yapan amcası Dündar Bey'e tatbik edildi. Bu hâdiseden itibaren birkaç yüzyıl hemen her padişah zamanında hânedan mensupları mesele oldu. Taht iddiasında bulunan şehzadeler arkalarına Anadolu'daki beylikleri hatta Bizans'ı da alarak ayaklandılar devletin başına büyük gâileler açtılar. Hele Osmanlılar'ın mağlubiyetiyle biten Ankara Meydan Muharebesi'nden hemen sonra memleket büyük bir otorite boşluğuna düşt ü eski padişah Yıldırım Bayezid'in birbirinden değerli dört şehzadesi arkalarında binlerce kişi olduğu halde yıllarca süren bir taht mücadelesine girişti. Bu "Fetret Devri"nden sonra padişahın küçük oğlu Mehmed Çelebi kardeşlerini bertaraf ederek tahtınyegâne sahibi oldu. Derken karşımıza Fatih Sultan Mehmed'in koyduğu Teşkilat Kanunnamesi'ndeki meşhur madde çıktı. "Ve her kimesneye evlâdımdan saltanat müyesser ola karındaşların nizam-ı âlem içün katl itmek münasibdir. Ekser ulema dahi tecviz etmişlerdir. Anınla âmil olalar." Cumhuriyet devrinde yaşayan İslâm hukukçularından Ali Himmet Berki gibi bazı zatlar bu kanunnamenin sahte olduğunu böyle bir maddenin bulunmadığını ileri sürdülerse de kanunun doğru olduğunda şüphe kalmadı. Bu madde Osmanlı hanedanı arasındaki ölüm tatbikatlarının sebeplerini ve hukûki mesnedini açıkça ihtiva ediyor.

    "Aslı kurttur"

    Fatih Kanunnamesi'nde adı geçen madde Osmanlılar'daki verâset usulünü gösteriyor. Buna göre Osmanlı hanedanının erkek mensuplarından padişahlığa en uygun olanın ve talihi yaver gidenin tahta çıkması bahis konusudur. Bundan da eski Türkler'deki ülüş sisteminin Osmanlılar'da da hükmünü icra ettirdiği anlaşılıyor. İlk zamanlarda Osmanlılar'da muayyen bir verâset usulü bulunmuyordu. Bunun da iki sebebi vardı. Bir kere hânedanın her erkek mensubu taht üzerinde eşit hak sahibiydi. Ülüş sisteminin de tesiriyle bu arslan yavruları bu mahdum-u şehriyarîler birer padişah vârisi olarak kendilerini bu makama ehil görüyorlardı. Bunda haksız da değillerdi. "Aslı kurttur kurt yavrusu kurt olur" sözü meşhurdur.

    "Biz arkandayız (!)"

    Saray halkı asker ulema vezirler gibi bir takım klikler de istikballerini bağladıkları bir şehzadeyi bu yola iterdi. İşte çok bilgili ve kabiliyetli bir şehzade olan Korkut da böyle bir oyuna geldi. Kendisi öldürülmeyip valilik verildiği halde sükûnetle görevini yerine getirmedi. İstanbul'daki vezirlerin ve bazı askerlerin gizlice yaptıkları "gel padişah ol biz arkandayız" teklifine müsbet cevap vermek gafletinde bulundu ve bunun ortaya çıkması üzerine kardeşi Yavuz Sultan Selim tarafından idam edildi. İkinci bir sebep de şudur: Eğer muayyen bir kimsenin padişah olması önceden şart edilseydi taht için daha uygun şehzadelerin önü kapanmış olacaktı. Her şehzade merkeze eşit uzaklı ktaki sancaklara bey olarak gönderilir burada bir nevi staj görür babalarının vefatında kim önce merkeze gelirse o padişah olurdu. Şehzade Selim kendisinin tayin edildiği sancak merkeze diğerlerinden daha uzak olduğu için baş kaldırdı. Sonraları bu usulterk edildi. Çünkü her şehzadenin arkasında o sancağa ait büyük bir askerî güç vardı. Onyedinci asrın başından itibaren şehzadeler sancağa çıkarılmadı sarayda oturmaları kararlaştırıldı. Sırası gelen yani ailenin en yaşlısı olan şehzade tahta çıkıp diğerleri sıralarını beklemeye başladı. Sistem artık oturmuştu başa kim geçerse geçsin işler yürüyordu.



    Dolayısıyla ülüş geleneğinin mânâsı kendisini tahta ehil gören şehzadelerin bunun için mücadele edeceği gerçeğiydi. Nitekim Fatih'in küçük oğlu Cem Sultan padişah olan ağabeyi Sultan II. Bayezid'e haber göndererek ülaaai bölüşmeyi teklif etti. Buna göre kendisi Bursa'da Anadolu'nun ağabeyi de İstanbul'da Rumeli'nin padişahı olarak hüküm sürecekti. Sultan Bayezid bu teklifi devletin bekası ve milletin dirliği için çok tehlikeli gördü ve kardeşiyle mücadele etti. Cem Sultan ağabeyi kadar kabiliyetli idi ama taht Sultan Bayezid'e müyesser olmuştu. O halde Şehzade Cem'e düşen ağabeyine itaat etmekti. Ancak ülüş geleneği buna engel oldu. İşteFatih kanunnamesindeki maddede geçen "kime müyesser ola" ifadesi tahta en uygun olan şehzadenin -talihi de yaver giderse- başa geçeceğini ve hanedanın taht iddiasında bulunabilecek diğer erkek mensuplarını bertaraf edebileceğini göstermektedir. Önceki de virlerde meydana gelen bu türlü isyanlar Fatih'de mühim bir tecrübe hâsıl etti. Nitekim "Fetret Devri"nde kardeşlerin mücadelesiyle ülkenin parçalanma hatta yıkılma raddelerine gelmesi öldürülmeyip sağ bırakılan şehzadelerin hemen hepsinin isyan etmesi isyan eden şehzadelerin çoğunun Bizans Venedik gibi düşman ülkelerce desteklenmeleri hatta rehine tutulmaları acı birer tecrübeydi. Öyle ki Çelebi Sultan Mehmed şeklen tâbi olduğu Timur Han'ın oğlu Şahruh'un kendisine mektup yazarak kardeşlerini öldürtmesinin İlhanlı töresine aykırılık teşkil ettiği yolunda tenkidde bulunması üzerine verdiği cevapta atalarının bazı müşkülleri tecrübeyle hallettiklerine ve iki padişahın bir ülkede barınamayacağına dikkat çekiyordu. Fatih'den itibaren İslâm hukukundaki hâkimiyetin bölünmezliği prensibi canları pahasına bile olsa hanedan mensuplarının Osmanlı siyaset hayatına iyice yerleşti.

    Ta'zir

    Fatih Kanunnâmesi bir örfî hukuk metniydi. Bu sebeple kardeş katlinin İslâm hukukuna aykırılık taşıdığını şer'î değil örfî hukukun getirdiği bir prensip olduğunu ileri sürenler oldu. Ne var ki örfî hukuk İslâm hukukunun yani şer'î hukukun hüküm koymadığı ve bu salahiyeti devlet başkanına tanıdığı sahalarda söz konusu olur ve şer'î hukuka aykırılık teşkil edemez. Meşruluğunu da şer'î hukuktan aldığı için ondan ayrı bir hukuk sayılamaz. Ta'zir cezaları bu arada siyaseten katl yani devlet başkanının devletin birliği ve milletin dirliği için yaşamasını zararlı gördüğü kimseyi öldürtmesi de böyledir. Evet hanedan içi ölüm tatbikatları bir ta'zir cezasıdır siyaseten katldir.








  2. Acil

    Şehzade bayezid şahi isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder