+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Nizamı cedit çalışmaları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Aycan
    Devamlı Üye

    Nizamı cedit çalışmaları








    Nizamı cedit çalışmaları


    Nizamı cedit çalışmaları1.jpg

    Kurulduğu tarihten itibaren sürekli büyüyen Fatih döneminden itibaren artık “dünya hakimiyeti” nin tek sahibi olmak için çalışan Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünü hazırlayan olayların sinyalleri imparatorluğun yapısı içinde kendilerini daha 16.yy da hissettirmeye başlamıştı.



    Bu dönemlerde sorunla yüzeysel değerlendirilip gerçek anlamda bunların nedenlerini bulmaya yönelik köklü çalışmalar yapılamamıştır.


    Osmanlı İmparatorluğunda “Yenileşme Hareketi”nin somut bir şekil aldığı dönem II. Selim dönemidir. Nizam-ı Cedit Hareketleri adı verilen başta askeri alanda olmak üzere devletin sosyal ekonomik idari alanında geri kalmışlığın yarattığı olumsuz sonuçları gidermek amacıyla birçok yeni uygulama Osmanlı idari yapısına girmiştir.


    Islahat Hareketlerinin başlangıç noktası askeri alandır çünkü 17.yy dan 18.yy a kadar olan dönemde Osmanlı İmparatorluğu Avrupalı’nın üstünlüğünü net olarak direk karşılaşma yeri olan savaş alanlarında görmüştür. Savaşlarda alınan yenilgiler gerilemenin ana sebebi sayılmış bundan dolayı Osmanlıyı yenen Avrupalı ordularındaki yapı örnek alınarak ıslahat çalışmaları yapılmıştır.



    Aslında idari yapıyı oluşturan toprak sistemi-askeri sistem ve diğer sistemler tamamen birbirine bağlıdır bir birinin içinden çıkmaktadır. Bunun en belirgin görüldüğü yer toprak-askeri sistem ilişkisidir.



    Doğal olarak ıslahat çalışmalarının askeri alanda yoğunlaşması bu alanda yapılanların bu sistemin bağlı olduğu diğer sistemlerde de değişikliğin yaşanmasını kaçınılmaz kılmıştır.


    II. Selim Döneminde Osmanlıda ve dünyadaki durumu mevcut büyük devletlerin Osmanlı ile olan ilişkileri çerçevesinde belirtmeyi kanunun
    www.alasayvan.net anlatılmasında ön bilgi olması açısından Osmanlıda kolaylık sağlaması açısından uygun bulduk. Yıl 1789 dünyada büyük çalkantıların başlangıç noktasıdır. Doğal olarak Osmanlıyı etkileyen bu dönemde değişen yapının beraberinde getirdiği iki önemli olay vardır.

    - Fransız ihtilali

    - Mısırın işgali



    Osmanlı siyasi hayatında önemli yeri olan bu iki olayı ayrı başlıklar altında sunmayı uygun bulduk.



    II. Selime kadar olan ıslahat çalışmalarına Nizam-ı Cedit’i oluşturan altyapının anlaşılması için ayrı bir bölüm olarak inceledik.



    Konumuzun temeli teşkil eden Nizam-ı Cedit’in ne olduğu ek sosyal askeri hayata etkilerini ve bu dönem boyunca yapılan çalışmalara değindik.



    Başlangıçtan bu yana anlattıklarımızın çerçevesinde II. Selim dönemi Nizam-ı Cedit Hareketleriyle ilgili bir genel değerlenmeyi sonsöz bölümünde yer almaktadır



    1. 17. YY DA DÜNYADAKİ GENEL YAPI

    a. Osmanlı İmparatorluğunun Genel Durumu:

    15. yy da gücünün zirvesine çıkan Osmanlı İmparatorluğunda duraklama sinyalleri 16. yy dan itibaren kendini hissettirmeye başlamış ancak yapılan çalışmalar bunları kökten yoketme başarısını yakalayamamıştır.


    Kanuni döneminde (1520-1566) hissedilmeye başlanılan bu aksaklıklar III. Selim dönemine kadar olan zamanda içte dışta yaşanan sosyo-ekonomik şartlar Osmanlı Devletinin aleyhine olmuştur.



    Osmanlı artık mutlak üstünlüğünü savaşlarda almaya başladığı yenilgilerle kaybetmeye başlamıştır. 1682
    www.alasayvan.net yılında Avusturya ve müttefiklerine karşı yenilerek 1699 da Karlofça Barış Antlaşması imzalamak zorunda kalmıştır. 17. yy eşiğinde yaşanan Viyana bozgunu devletin zaaflarını ortaya koymuştur.



    Osmanlı imzalanan Pasarofça Antlaşmasıyla Avrupa’yla yaşanan barışçıl dönem devletin zaaflarının tamiri için uygun ortamı hazırlamış ve Lale Devri çalışmaları yapılmıştır. Burada Batı saldırıları karşısında başarıyla durmak amacıyla Batı silah ve savaş usullerinin ve batı medeniyetinde ilerleme sağlayan yönlerin Osmanlı yapısında uygulanma fikri kabul edildi.


    Osmanlı imparatorluğunun temeli olan toprak yapısı buna bağlı askeri yapı devlet mekanizmasında yer alan ulema sınıfı artık kurulduğu ve yükselme döneminde sahip olduğu niteliklere sahip değildi bu yüzyılda.



    17. yy Tımara dayalı toprak yapısı bozulmuş iltizam uygulamaları başlamış tımarlı sipahilerin disiplinli yapısı bozulmuştur. Ulema artık aşırı yozlaşmaya uğramış yalnız kendini düşünen bir sınıf olmuştur.



    Ekonomik alanda yaşadığı gelişmenin ardından dünya tarihinde artık sesini duyurmaya başlayan Avrupa’ya karşı Osmanlı İmparatorluğunun izlediği politikada artık 17. yy sonlarından itibaren değişmeye başlamıştır.



    Osmanlının “üstünlük” anlayışına dayanan ilişkiler artık yerini “denge politikası” na bırakmıştır. Artık amaç Avrupa’daki huzursuzluklardan yararlanıp bütünlüğün korunması amacıyla dünya politikasından yararlanıp bütünlüğün korunması amacıyla dünya politikasında yalnız kalmamak için ittifak güçler bulmaktı.



    Artık herbiri ayrı ayrı güç haline gelmiş olan Avrupa devletlerinin amacıysa Osmanlı topraklarından en fazla payı almak gerektiğinde
    www.alasayvan.net bu amaçlarını gerçekleştirmek için menfaatleri uğruna Osmanlı devletiyle ittifak yaparak çıkarlarına hizmet eden güçsüz Osmanlının korunmasıydı.



    Böylece bu yüzyılda artık Osmanlı “Hükmeden” güç değildir. Topraklarının aşırı yarar sağladığı büyük bir pazardır. Bu pazarın açıkça ilk paylaşımı olan Viyana Kongresi’nin temelleri 17. yy da yaşanan siyasi gelişmelerin sonucunda ortaya çıkmıştır. Viyana Kongresi (1815) paylaşımı “Doğu Sorunu” olarak ele alır.



    Artık bu yüzyılda tek hakim güç Osmanlı değildir. Onun yanında İngiltere Fransa Rusya büyük birer güçtür. 17. yy siyasi yapısı bu devletler arasında yapılan ittifaklarla belirlenmiştir.



    b. Osmanlı Avrupa İlişkileri

    i. Osmanlı – Fransız İlişkileri

    1925’te Şarlken’e yenilen I. Fransuva’nın yenilginin ardından Osmanlıya sığınmasıyla başlayan ilişkide Osmanlı “Müdahale etme gücünü kullanan güçlü devlet” olarak zayıf Fransa’ya bazı haklar vermiştir. Osmanlı tarihinde “Uhüd-i Atika” yada “İmtiyazı Mahsusa” olarak bilinen bu antlaşma (18 Şubat 1536) ilk başta hükümdarların hayatlarıyla sınırlıydı. Verilen kapitülasyonların daha sonra uygulama alanları genişletilmiş bu kapitülasyonlar Osmanlı’nın sömürge haline gelmesinde temel neden olmuşlardır.



    Böylece Fransa Osmanlı topraklarında ticaret yapma hakkını elde etti. Avrupalı diğer devletler Fransız bayrağı altında Osmanlı sularında dolaşabileceklerdi. Böylece Fransa Avrupalı diğer devletlerden elde ettiği imtiyazlar sayesinde daha üstün duruma geldi. 17. yy sonlarında artık Fransa için Osmanlı dış ticaret açısından birinci sırada yer almaktaydı. 1783’te 3.884.576 Sterlin’lik ihracatını Osmanlı’ya yapıyor sanayi hammaddesi alıyor (özellikle pamuk zeytinyağı hububat ipek yün) ilaç lüks tüketim maddeleri satıyordu.



    Yüzyıl boyunca Osmanlı’nın kendi lehine olan durumunun devamı için batılı devletlere karşı Osmanlı’nın yanında yer alıyordu. Fransa ilişkilerinde dönüm noktası Mısır’ın işgalidir.


    ii. Osmanlı – İngiliz İlişkileri

    Bu devletle ilişkiler 16. yy sonlarında başlar. İngilizlerin ticari alanda Fransız üstünlüğünü kırmak amacıyla Osmanlı’ya yaptıkları başvuruyla
    www.alasayvan.net 1580’de “sözleşme” yapılır. Bu antlaşma İngiltere’yle yapılan ilk antlaşma www.alasayvan.net olması bakımından önemlidir. Böylece İngiltere Osmanlı topraklarında daimi ek ilik açmak hakkına sahip olmakla birlikte kendi bayrağı altında serbest ticaret yapma hakkını da elde etti.


    İngiltere’nin Osmanlı üstündeki gücü 1713’te Cebelitarık Boğazını ele geçirmesiyle olur böylece Osmanlı’nın izlediği denge politikasına kendi lehine müdahale etmesi kolaylaşmıştır. İngiltere Osmanlı üstündeki hakimiyeti artık 1802’de Fransa’yla yaptığı Amiens Antlaşmasında Osmanlı’yla ilgili maddeler koydurup arabuluculuk yapmaya kadar ilerler.








  2. Acil

    Nizamı cedit çalışmaları isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder