+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Baltaci mehmet pasa ve katerina olayi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Baltaci mehmet pasa ve katerina olayi








    Baltaci mehmet pasa ve katerina olayi

    Baltaci mehmet pasa ve katerina olayİ.jpg


    Katerina Ruslara esir düşmüş bir papazın hizmetçisiydi. Ortodoksluğa geçti Marthe olan adını değiştirdi. Sevgililer zincirinin ilk halkası rütbesiz bir subaydı. Sonuncusuysa Rus Çarı Petro oldu

    Baltacı Mehmet Paşa'nın Katerina'yı çadırında kabul edip onunla seviştiğine inanmak hoşumuza giden fanaaaiden öte bir şey değil. Hikâyenin gerek Rus gerekse Türk anlatımının ortak yanı olan rüşvet konusunda ise elde "Rusya'ya askeri ve siyasi bakımdan çok büyük bir darbe indirme fırsatı ele geçmişken bundan vazgeçmenin mantıklı izahının bulunamamasından" başka bir delil yok. 1711 yılının 21 Temmuz'unda Rus ordusunun bataklıkla Osmanlı ve Kırım kuvvetleri arasına sıkışmış vaziyette savaş yeteneğini tamamen yitirmiş halde olduğu biliniyor. Çar Petro'nun çaresizlik içinde çadırına çekildiği noktada Katerina'nın devreye girdiğinde herkes hemfikir. Geleceğin çariçesi mücevherlerini sakladığı küçük sandığa komutanların sevgililerinin üzerindeki bütün takıların yanı sıra 200 bin altın rublenin konulmasına ikna ediyor Çar'ı. Osmanlı'nın kendisini esir alma ve Rusya'yı iki asır önceki sınırlarına hapsetme fırsatı ayağına gelmişken bunu tepmeyeceğine inanan Petro'nun çevresine Katerina'nın dediklerini yapma emri verirken bu girişimden sonuç alınmasını beklemediği düşünülebilir. Nitekim Katerina maiyet subaylarına cephenin her yanında teslim bayraklarını çektirip Mehmet Paşa'nın çadırına gidecek temsilcileri seçerken Çar esaret hazırlığı olarak tahtı oğlu Aleksandr'a bıraktığına dair bir belge hazırlatıp imzalıyor.

    Paşa yeniçeriden korktu
    Tartışılan husus şu: Mehmet Paşa'nın otağına giden Rus heyetinde Katerina'nın bulunup bulunmadığı. Tarih böyle bir karşılaşmanın olduğunu düşünmeye imkân vermiyor. Rus heyetinin başkanlığını başvekil Şafirov'un yaptığı ve değil Katerina'nın heyette tek bir kadının bile olmadığı kesin gibi. Öte yandan Baltacı Mehmet Paşa'nın barış yapmaya tek başına karar verdiği de söylenemez. Vakanüvis Raşid'in yazdığına göre barış "Bütün komutanların toplandığı savaş meclisinin ittifakla aldığı kararın" neticesi. Ancak bu kaydın da doğru olmadığını Yeniçeri Ağası Yusuf ile Kırım Hanı'nın karara muhalefet ettiklerini artık biliyoruz. Mehmet Paşa'yı ürküten onun gördüğü ama havanın kararmış olması yüzünden Rusların fark etmediği savaşın son günü Yeniçeri'nin yoğun düşman ateşi altında kalınca cepheden kaçtığıydı..


    İstanbul anlaşmaya tepkili
    Rüşvet ve kadın parmağı dedikodularının hızla ulaştığı İstanbul'un barış anlaşmasını 'yenilgi' gibi algıladığına şüphe yok. Baltacı Mehmet Paşa'nın bu gelişmelerden haberdar olduğu dönüşte Edirne'de konaklamasından ve İstanbul'un nabzını tutmaya çalışmasından belli. Paşa'nın bu süre zarfında Valide Gülnuş Sultan'a yazdığı mektup arşivlerde mevcut.
    Orada söylentilerin gerçekle ilgisi olmadığını askerin savaşçılığına güvenemediği için barış anlaşması imzaladığını yazıyor. Ama kimseyi kendisine inandıramadığı hatta duraksamanın uzamasının onun Padişah 3. Ahmed'i tahttan indirme amacına yorulduğu açık. Nitekim Edirne'ye gönderilen heyet Mehmet Paşa'ya sadaretten azledildiğini tebliğ etti.


    Kim bu Katerina?
    Rusya'nın 1702'de İsveç'le savaşında sahneye çıktı Katerina. General Şeremetiyev'in Marienburg şehrini zapt ettiği sırada esir alınan Glück adlı bir Protestan rahibiyle karısının hizmetçisiydi. 19 yaşındaydı o zaman. Tombuldu ama dikkat çekici bir cazibesi vardı. Girişkendi de. General Şeremetiyev'e başvurup kendisinin Litvanyalı bir köylü kızı olduğunu babası ölünce annesinin onu papazların yanına hizmetçi olarak verdiğini ama şimdi komutan izin verirse onun hizmetini görmek istediğini söyledi. "Protestanım ama din değiştirip Ortodoks olmak istiyorum" diye de ekledi. Dediğini yaptı da. Ortodoks oldu ve Marthe olan adını Katerina olarak değiştirdi generalin yatağına girmekte gecikmedi.
    Ancak başkaca subaylarla da ilişkiye girdiği için generalin onu sık sık kamçıladığı söylenmeye başladı. Bir fırsatını bulup 'Mukaddes İmparatorluk Prensi' unvanlı Aleksandr Mençikof'la tanıştı ve onun ilgisini çekmeyi başardı. Mençikof Çar Petro'nun Batılı aydın Rus genci idealine uyan onun yakın dostluğunu kazanmış biriydi. Katerina bundan sonra Prens Mençikof'un yanından ayrılmaz oldu. Onu çevresine kostüm sorumlusu ve yakın hizmetkârı olarak tanıtıyordu Mençikof. Çar Petro'yla nasıl karşılaştığı konusunda rivayetler muhtelif. Çar'ın bir manevra sırasında aniden Mençikov'un çadırına geldiği sırada tanışmış olmaları muhtemel. Kesin olan şu ki Petro ondan çok hoşlandı ve Mençikov'dan Katerina'yı kendisine göndermesini istedi.

    Petro'nun sadistçe arzularına boyun eğişi hatta bundan hoşlandığını söylemesinin onu Petro'nun gözünde 'vazgeçilmez sevgili' mertebesine yükselttiği söylenir. Katerina'nın Prut Savaşı sırasında Çar'dan bir çocuğu doğmuştu ve ikinci çocuğuna hamileydi ama resmi hiçbir sıfatı yoktu. Petro Osmanlı badiresini onun akıl hocalığı sayesinde atlatıp başkente döndükten bir yıl sonra karısını manastıra gönderip Katerina'yla evlendi ve ona kendi eliyle çariçelik tacını giydirdi.

    Katerina Çar'la evlendikten sonra bir kere ve 'Mons Sorunu' diye bilinen olay vesilesiyle sıkıntılandı. Mons Çar'ın eski sevgilisi Anna'nın erkek kardeşiydi ve Katerina fırsat buldukça onunla birlikte oluyordu. Bir ihbarla bu ilişki su yüzüne çıkınca Katerina suçlamaları reddetti ve Mons'un sarkıntılık yaptığını söyledi. Mons tutuklandı Çar'ın huzurunda yargılanırken korkudan bayıldı ama işkenceye gerek kalmaksızın suçunu itiraf etti. Katerina adamları aracılığıyla "Sarkıntılık ettiğini ama karşılık görmediğini söylerse bağışlanması için girişimde bulunacağı" haberini yollamıştı. Mons dediğini yapıp suçu üstlenince idama mahkûm edildi ama Katerina âşığına yeniden haber gönderip onu korkmasına gerek olmadığına infazın yapılmayacağına inandırdı.

    İdam günü Katerina herkesi şaşkınlığa düşürecek kadar neşeli göründü. Hatta Çar Mons'un asıldığı sehpayı ziyaret ederken onun yanında bulunmakta ısrarlı oldu. Daha ötesi Çar'ın Mons'un başını ispirto dolu bir cam kavanoz içine koydurup yatak odalarında bulundurma teklifini eğlenceli bulduğunu söyledi.


    44 yaşında yaşamını yitirdi
    1725 kışında Petro mesane kanserinden ölünce Rusya ileri gelenleri onun yerine kimin geçeceği konusunda çekişmeye başladılar. En güçlü aday Çar'ın veliahtken öldürttüğü oğlu Aleksiyef'in çocuğu Peter'di. Ama Prens Mençikof ve çevresinin savunduğu "Çariçe bize yeter" diyenlerin sayısı da az değildi. Karar için yapılan toplantıyı Katerina'ya bağlı hassa alayı subayları silahlarla bastılar ve heyet imparatorluk yetkilerini onun kullanmasına karar verdi. Katerina'nın bundan sonra devletin idaresini Prens Mençikof'a bırakıp kendisini sadece aşk ve eğlence geceleri düzenlemeye vakfettiği biliniyor. Prens Peter'i veliaht olarak tayin edip Litvanya'dan akrabalarını getirttiği sade köylülere unvanlar dağıttığı v.s. de. Katerina 1727'de öldüğünde 44 yaşındaydı. Onun sahneden çekilmesiyle Prens Mençikof önce Moskova'nın 400 kilometre uzağına bir çiftliğe ardından da Sibirya'ya sürüldü.








  2. Acil

    Baltaci mehmet pasa ve katerina olayi isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder


baltacı mehmet paşa katerina olayı,  baltacı mehmet paşa ve katerina olayı,  baltacı mehmet paşa,  2.katherina ve baltaci mehmet pasa olayi