+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Osmanlı'da Basın Neşriyat Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Osmanlı'da Basın Neşriyat Hakkında Bilgi








    Osmanlı'da Basın Neşriyat Hakkında Bilgi

    osmanl-da-bas-n-ne-riyat-hakk-nda-bilgi.jpg


    Osmanlı Devletinde İbrahim Müteferrika tarafından 1727’de ilk Osmanlı resmi matbaasının kurulmasından sonra belli bir çevre içinde haberleşme risaleler aracılığıyla olmuştu. Matbaanın kullanılışından yaklaşık bir asır sonra Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa tarafından Kahire’de 1828’ yılında Türkçe ve Arapça olarak Vakayi-i Mısriyye adlı resmi vilayet gazetesi yayınlandı.
    İkinci Mahmud Han devrinde 11 Kasım 1831 yılında İstanbul’da Takvim-i Vekayi adlı resmi gazete çıkarıldı. Türkçenin yanında; Arapça Fransızca Rumca ve Ermenice de yayınlanan Takvim-i Vekayi’nin basılması için İstanbul’da Takvimhane matbaası kuruldu. Takvimhane nazırı olarak da Es’ad Efendi tayin edildi. Haftalık olan bu gazetede resmi devlet haberlerinden başka iç ve dış dünya hadiselerine de yer verildi. Ancak Sultan İkinci Mahmud Hanın vefatından sonra sadece resmi devlet haberlerine yer verildi. Yıllık abonesi 120 kuruş olan bu gazete beş bin adet basılıyor belli başlı devlet adamlarına ve memurlara şehir ve kasaba ileri gelenlerine yabancı devlet temsilciliklerine dağıtılıyordu. Önemli hadiseler olduğu zaman Varaka-i Mahsusa adıyla özel ilaveleri de yayınlanıyordu. Tanzimattan sonra bir ara yayını durdurulan Takvim-i Vekayi 1855'ten sonra Meclis-i Ali-yi Tanzimat Nizamnamesi'ni ve bu müessesenin hazırladığı nizamnameleri yayınlamakla resmi gazete olma hüviyetine daha çok yaklaştı. 1860’tan sonra tamamen devletle ilgili belge ve nizamnameleri yayınlayan Takvim-i Vekayi 1878’de kapandı. Ancak üç yıl sonra 1881’de yeniden yayınlanmaya başladı. 4 Kasım 1922 tarihine kadar 4609 sayısı yayınlandı. Ankara hükumeti tarafından 2.1.1922’de Resmi Ceride 1.2.1928’de Resmi Gazete adını alarak yayınına devam etti.

    Takvim-i Vekayi’den başka yabancı devletler nezdinde Osmanlı menfaatlerini korumak için Sultan Mahmud Han Alexander Blacque Bey’e Le Moniteur Ottoman adlı Fransızca bir gazete de çıkarttırmıştı. Bu gazetenin Takvim-i Vekayi’nin Fransızcası olduğu da söylenmektedir.

    Sultan Abdülmecid Han tahta geçince 1840’ta Türkçe yayınlanan Ceride-i Havadis adlı gazeteyi neşrettirdi. Başında William Churchill adlı bir İngiliz gazetecisi vardı. 1850 yılından sonra bu iki Türkçe gazeteden başka Fransızca İtalyanca Rumca Ermenice ve Farsça olmak üzere on altıya yakın gazete yayınlanmaya başladı. 1864 yılında William Churchill’in ölümünden sonra oğlu Ceride-i Havadis gazetesini kapatıp Ruzname-i Ceride-i Havadis adlı gazeteyi çıkarmaya başladı.

    Türkler tarafından çıkarılan ilk özel gazete 21 Ekim 1860’ta neşredilen Tercüman-ı Ahval’dir. Sahibi Çapanoğlu Agah Efendi başyazarı Şinasi olan bu gazete bir haber gazetesi olmaktan ziyade hükumet tenkidine kadar bugünkü gazetecilikte görülen pekçok şeyin menşeini teşkil eden hususlara yer verirdi. İlk zamanlar haftada bir sonra üç sonra Cuma hariç her gün yayınlandı. Ancak siyasi şartlar ve basında giderek artan rekabet karşısında 11.3.1866’da yayın hayatına son verdi. Tercüman-ı Ahval gazetesinden ayrılan Şinasi 27 Haziran 1862’den itibaren Tasvir-i Efkar’ı çıkarmaya başladı. Osmanlı ülkesinde Avrupai fikirlerin yayılmasına dil tartışmasını ortaya atarak devletin bölünüp parçalanmasına yönelik akımların gelişmesi için çalışan devletin temel politikalarını ve hükumetin icraatını tenkid eden muharrir ve yazarların çalıştığı Tasvir-i Efkar gazetesi daha çok fikir gazetesi özelliğini taşıyordu.

    Bu özelliği sebebiyle gazeteye ilgi artıp trajı yükseldi. Şinasi ve Namık Kemal Avrupa’ya kaçınca Recaizade Ekrem tarafından çıkarıldı. Fakat kamuoyundaki etkisini giderek kaybeden Tasvir-i Efkar 830 sayı çıktıktan sonra 1866’da kapandı.

    İlk Türk dergisi ise 1850’de yayınlanmaya başlayan Vekayi-i Tıbbiye’dir. Meslek dergisi özelliğinde olan bu dergiden başka Temmuz 1862’de Münif Paşa tarafından Mecmua-i Fünun yayınlanmaya başladı. Ancak 1864’te kolera salgını yüzünden yayınını durduran Mecmua-i Fünun 1866’da yeniden yayınlanmaya başladıysa da kısa bir müddet sonra yayına ara verdi. Üçüncü defa 1883 yılında tekrar yayınlanmaya başladı. Fakat yeniden kapandı. Mir’at-ı Mecmua-i İber-i İntibah ve devamı olan İbretnüma ile Ceride-i Askeriyye de ilk çıkan dergilerdendir.

    1860’tan sonra Türkçe basınının devlet ve hükumet ile hükumet ricaline karşı tutum alması diğer dillerde yayınlanan gazetelerin de Osmanlı Devletinin bütünlüğünü bozmaya yönelik yıkıcı yazılar neşretmeleri üzerine saltanatı hükumeti Osmanlı toplumunu meydana getiren milletleri ve dinlerini saldırılardan koruyabilmek için bazı tedbirler alındı. 1860’ta özellikle yabancı basından şöyle bir taahhütname alınmaya başlandı:

    “Osmanlı hükumetini diğer devletlerle münasebetlerini memurların çalışmalarını tenkid etmemek; başyazıları önceden Basın Bürosuna bildirip tasdik ettirmek Basın Bürosunun tasdik etmediği haberleri yayınlamamak Avrupa gazetelerinde çıkan yazıları düzeltmek gayesiyle Basın Bürosunca verilecek yazıları aynen yayınlamak” gibi.

    Bu doğrultuda yapılan uygulamalar birçok şikayetlere sebeb oldu. Tanzimatın getirdiği eşitlik ve kanunlara dayanan uygulama ilkelerinin çiğnendiğini ileri süren yabancı basın mensupları kapitülasyonlardan faydalanmak istediler. Yabancı gazeteleri ve gazetecileri cezalandırma veya yasaklama teşebbüsleri karşısında yabancı devlet elçilerinin basın hürriyetinin sınırlarını belirleyici bir kanun bulunmaması ve kendi konsolosluk mahkemelerinde muhakeme edilmek istemeleri sebebiyle kanuni düzenlemeye gidildi. 1864’te Matbuat Nizamnamesi çıkarıldı.

    Bu dönemde İstanbul’da devletin yarı resmi gazetesi olan Fransızca Journal de Costantinople İngilizce The Levant Herald Fransızca Courier d’Orient Rumca Bizantis Bulgarca Bulgaria Ermenice Megs Masis Avedapar ve Tar gazeteleri çıkıyordu. İzmir Kahire Beyrut gibi şehirler başta olmak üzere diğer şehirlerde de azınlıklar ve Müslümanlar tarafından hayli gazete yayınlandı. Ayrıca yine İstanbul’da Mecmua-i Havadis ve Münad-i Erciyas adlı Anadolu gazeteleri de yayınlanıyordu.

    1864’te Matbuat Nizamnamesi'nin düzenlenmesinden sonra Türk basın hayatı yeni bir devre girdi. Bu nizamname ön sansürü bütünüyle kaldırıp yabancı basının sorumsuzluklarına da sınırlar getirmişti. Nitekim Nizamname'nin üçüncü maddesi yabancıların da yerliler gibi muamele göreceklerini hükme bağladığından kapitülasyonların basın alanına da yayılması önlenmiş oluyordu.

    Nizamname ile daha önce kurulmuş olan Babıali Tercüme Odası Matbuat Müdürlüğü gibi kurumlara yeni vazifeler veriliyordu. Siyasi özellikteki yayınlara ruhsat vermek yayınların muhtevasını kontrol etmek gazetelere verilecek resmi ilanları hazırlamak Avrupa’da Osmanlı Devleti aleyhinde yayın yapan gazete ve kitapların ülaaae girmesine mani olmak bu kaidelere aykırı davrananlar hakkında para ve hapis cezalarını uygulamak bu vazifeler arasındaydı.

    Nizamname bir ön sansür koymuyordu ama ağır para ve hapis cezalarıyla başta padişah olmak üzere bütün idareyi (bakanlar meclisler mahkemeler devlet kurumları ve memurlar) yabancı devlet başkanları ve temsilcilerini suçlayıcı ve kötüleyici yayınlardan koruyordu. Nizamname umumi çizgileriyle 1909 yılına kadar yürürlükte kaldı.

    1867 senesinde Ali Süavi de çıkardığı Muhbir Gazetesi'nde hükumeti daha sert bir dille tenkid etmeye başladı ise de kısa süre sonra kapandı.

    Matbuat Nizamnamesi'nin boşluklarından faydalanan basının hükumet erkanını sert bir şekilde tenkid etmesi üzerine 1867’de basını kontrol maksadıyla bir kararname çıkartıldı. Sadrazam Ali Paşa tarafından aynı zamanda kendi mevkiini kuvvetlendirmek düşüncesi ile hazırlanan bu kararnameye Ali Kararnamesi denildi. Bundan sonra basına karşı sert tedbirler uygulandı. 1867 yılında İngilizce olarak çıkan The Levant Herald gazetesi de Yunanlıların Girit ihtilalcilerini destekleyen hareketlerini övdüğü için kapatıldı. İstanbul’daki İngilizce gazetelerden The Levant Times bir de Bulgarca nüsha çıkarıp Bulgar kavmiyetçiliğini destekleyen yazılar yayınlayarak Osmanlı Devletinin parçalanmasına çalıştı. Bu dönemde Arap kavmiyetçiliğini teşvik için Avrupa’da Arapça yayınlanan gazetelere karşı Babıali’nin maddi desteğiyle İstanbul’da Arapça El-Cevaib gazetesi yayınlandı.

    Hükumetin kendilerine verdiği vazifelere gitmeyerek Avrupa’ya kaçan Ali Süavi Namık Kemal ve Ziya paşalar gittikleri yerde Prens Mustafa Fazıl Paşa ve Agah Efendi ile buluşarak; Muhbir Ulum Hürriyet İttihad adında çıkardıkları gazetelerde Babıali’nin aleyhinde yazılar yazdılar. Dergilerin mali kaynağını mason locasına kayıtlı olan Mustafa Fazıl Paşa karşılıyordu. Bu sırada İstanbul’da; Eğribozlu Mehmed Arif tarafından Ayine-i Vatan Şakir Efendi tarafından Muhib Andon Efendi tarafından Muhibb-i Vatan gazeteleri de yayınlandı. Daha sonra bu gazeteler de çeşitli sebeplerle kapatıldılar.








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Osmanlı'da Basın Neşriyat

    Mustafa Fazıl Paşa Sultan Abdülaziz’den affedilmesini isteyerek yurda dönünce yurtdışına kaçmış olan ve sürgünde bulunan Yeni Osmanlılar 1870 sonundan başlayarak yurda dönmeye başladılar. Saraydan gördükleri para yardımı ile Basiret adlı gazeteyi neşreden Yeni Osmanlıların ılımlı grubunu teşkil eden Basiretçi Ali ve arkadaşları Türk ve Müslüman unsurların çıkarlarını savundular. Basiret Gazetesi bu sebeple 1871’de on binlik bir tiraja ulaştı. 1870-1871 Alman-Fransız savaşında Almanya’yı destekleyen yazılar neşreden ve Alman hükumetinden destek gören Basiret Çırağan Vak’asından sonra Ali Süavi’nin bir makalesini yayınladığı için 20 Mayıs 1878’de kapatıldı. Aynı dönemde Ali Raşit ve Filip Efendi tarafından Terakki Gazetesi çıkarıldı. Haftada altı gün yayınlanan ilk gazete olarak dikkat çeken Terakki Gazetesi hukumete yönelik aşırı tenkitlerinden dolayı 1870 ve 1874'te iki defa kapatıldı. Ebüzziya Tevfik Ayetullah Bey Recaizade Mahmut Ekrem gibi imzaların yeraldığı Terakki mizahi Letaif-i Asar ve hanımlar için Hanımlara Mahsus adlı haftalık ilaveler neşretti. Hakayık-ül-Vekayi adıyla yayın hayatına devam ettiyse de aynı iddialı tutumunu sürdüremedi. 1870’te bütün yazıları Ahmed Midhat Efendi tarafından yazılan sonraları Bedir adını alan Devir Gazetesi neşredildi.

    1872 Haziranında Ahmed Midhat Efendinin idaresine geçen ve daha önce İskender Efendi tarafından yayınlanan İbret Gazetesi Yeni Osmanlıların sözcüsü haline geldi. Namık Kemal’in baş yazarlığını yaptığı bu gazete 25.000 gibi o güne kadar görülmemiş bir tiraja ulaştı ve yayın hayatı boyunca 12.000'den aşağı düşmedi. Yazarları çeşitli sebeplerle İstanbul’dan uzaklaştırılan İbret Gazetesi Namık Kemal’in Magosa’ya gönderilmesiyle 1873 yılında kapandı. Bu müddet içinde Aşir Efendi tarafından çıkarılan ve yazı işlerini Ebüzziya Tevfik’in yürüttüğü Hadika Ahmed Midhat Efendi tarafından yayınlanan ve okuyuculara faydalı bilgiler veren Dağarcık Dergisi Ravdat-ül-Mearif ve Ceride-i Tıbbiye-i Askeriyye dergileri ile Diyojen’i çıkaran Teodor Kasap Efendi tarafından çıkarılan Hayal ve Çıngıraklı Tatar gibi mizah dergileri de neşredildi.

    1873 yılında Ebüzziya Tevfik’in siyasi yazılarıyla dikkati çeken ve kısa süre içinde kapatılan Sirac adlı gazete yirmi beşinci sayısında kapatılan ve bir mizah gazetesi olan Latife haberlere geniş yer ayırmasıyla tanınan ve akşam ilavesi çıkaran Hülasat-ül-Efkar Gazetesi Ahmed Midhat Efendinin çeşitli fıkra ve hikayelerden başka roman tefrikalarına da yer verdiği Kırkanbar Dergisi Dolap Mecmua-i Nevadir-i Asar Müteferrika Revnak adlı gazete ve dergiler yayınlamışsa da ömürleri kısa ve tesirleri az olmuştur
    1873 yılında memleketin içine düştüğü siyasi ve ekonomik sıkıntılara ortak ve yardımcı olması beklenen basın ve yayın organları tamamen devletin karşısında yer alınca memleketin içine düştüğü sıkıntılar gözönüne alınarak basına karşı bazı tedbirler alındı. Bu tedbirler üzerine Amerikan ve İngiliz misyonerlerinin mali desteği ile geniş bir Arapça yayın merkezi haline gelen Beyrut’taki basın çevreleri 1874’ten sonra kendilerine daha rahat çalışma imkanı veren Mısır’a gittiler. Midhat Paşanın sadrazamlığı zamanında İstanbul basınına karşı zecri tedbirler uygulandı. Bu tarihte vilayetlerde yayınlanan gazetelerin sayısı yirmiyi buldu. Ayrıca devletçe masrafları karşılanarak kurulan vilayet basımevlerinde yerli ve özel gazete ve kitapların basılmasına da izin verilince; kültür faaliyetlerini destekleme yolunda oldukça müsbet adımlar atıldı. Yine aynı dönemde ülkenin dört bir yanında yayınlanan gazetelerin toplu halde okuyucuların incelemesine sunulduğu kıraathaneler (okuma salonları) açıldı. Ancak o zamana kadar hiçbir vergi ve rüsuma tabi olmayan gazetelere 1874’te her gazeteye iki paralık pul yapıştırma mecburiyeti getirildi.

    Gazetelerin memleket şartlarını dikkate almamaları tenkit ve hicivde ileri gitmeleri üzerine Haziran 1875’te siyasi özellikteki kitap ve dergilerin ön sansürden sonra yayınlanmasına karar verildi. Aynı yılın Eylül ayında 1864 Nizamnamesi’ne “İlave baskıların sadece resmi ilanlar için kullanılabileceği” maddesi eklendi.

    1874’te Münif Paşa tarafından çıkartılan sanat ve ilim yazılarına yer veren haftada birkaç defa yayınlanan Mecmua-i Maarif Agop Baronyan tarafından yayınlanan ilk tiyatro gazetesi olan Tiyatro Basiretçi Ali Efendi tarafından çıkarılan mizah dergisi Kahkaha Mehmed Arif Bey tarafından çıkarılan Medeniyet Dergisiyle Şafak Afitab-ı Maarif ve Misbah-ı Felah dergileri de yayınlandı. 1875 yılında Tevfik Bey tarafından çıkarılan ve bir mizah dergisi olan Geveze yine bir başka mizah dergisi Meddah Mehmed Efendinin günlük çıkardığı dini bilgiler neşrederek ilgi gören Sadakat Gazetesi Teodor Kasap tarafından yayınlanan günlük İstikbal Gazetesi Filip Efendinin yayınladığı Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde de çeşitli şahıslar tarafından devam ettirilen Vakit Gazetesi Şemseddin Sami’nin başyazarlığını yaptığı Rum asıllı Papadapulas tarafından yayınlanan daha sonra Mihran Efendi tarafından devralınan Sabah Gazetesi Mehmed Tevfik Bey tarafından çıkarılan haftalık mizah dergisi Çaylak ile; bunların dışında Müsavat Ümran Selamet Mirat-ı İber Muharrir Mecmua-i Maarif gibi kısa ömürlü gazete ve dergiler yayınlandı.

    1877’de Midhat Paşanın sadrazamlığı zamanında bir matbuat kanunu hazırlandı. Bu tasarı mecliste kanunlaşmadan önce meclis dağıldı. İki bölümden meydana gelen bu kanunun birinci bölümü matbaalara ikinci bölümü ise basına ait hükümleri ihtiva ediyordu. Aynı yıl içinde basın suçlarını yargılayan Meclis-i Ahkam-ı Adliye kuruldu. Harb hali sebebiyle gazetelerin hükumeti tenkide yönelik yayınlar yapmaları yasaklandı. Bu suretle Osmanlı basını yeni bir döneme girdi.

    1876-1878 senelerinde pekçok gazete ve dergi çıkarıldı. Bunların belli başlıları; başyazarlığını Ahmed Midhat Efendinin yaptığı Çaylak Tevfik Mehmet Bey tarafından çıkartılan Osmanlı Gazetesi Şemseddin Sami’nin başyazarlığını yaptığı ve Mihran Efendinin yayınladığı kısa süreli Tercüman-ı Şark Gazetesi Türk basınının en dikkate değer gazetelerinden olan Ahmed Midhat Efendinin çıkardığı Tercüman-ı Hakikat Gazetesi mizah gazetesi Karagöz çocuk gazetesi Bahçe’dir.

    1878’de memleketin içinde bulunduğu harb hali sebebiyle Osmanlı birliğini ve ülkesinin bütünlüğünü bozmaya yönelik yayınlara karşı bazı tedbirlere ihtiyaç duyuldu. Maarif Nezareti Matbuat Müdürlüğü ve Zabtiye Nezaretinin katkısıyla gazeteler üzerinde sansür uygulamasına gidildi. Hariciye Nezaretinde de dış basınla ilgili Matbuat-ı Hariciye Müdürlüğü kuruldu.

    1878’de çıkmaya başlayan Tercüman-ı Hakikat Gazetesi Ahmed Mithad Efendinin başarılı kalemi ile ve hükumeti tenkid etmeyen büyüklere şantaj sansasyon özelliğinde olmayan ciddi haberciliğiyle bu devrin en uzun ömürlü ve itibarlı gazetesi oldu. Daha sonraki senelerde Ahmed Midhat Efendinin damadı Muallim Naci’nin idare ettiği bir edebi ilave verdi. Bu son derece ciddi ve terbiyevi bir edebiyat mecmuasıydı. Çocuklar için haftalık ilaveler verdi. Bu gazetede telif romanlar tefrika edildiği gibi batı klasikleri de veriliyordu. Midhat Efendi bu arada 150’den fazla roman ve ilmi kitap yayınladı. Kitaplar çekici ve akılcı bir üsluba sahib olduğundan okutucu ve öğreticiydi. On dört ciltlik Avrupa Tarihi üç ciltlik Dünya Tarihi serileri o devirde halk tarafından merakla okundu.





  3. Dr Zeynep
    Bayan Üye
    Osmanlı'da Basın Neşriyat hakında kısa bilgi1879’da Ebüzziya Tevfik Bey tarafından Mecmua-i Ebüzziya Dergisi çıkarıldı. Ebüzziya Tevfik pekçok kitaplar yıllıklar yanında bazı klasik eserler yayınladı. Kütüphane-i Ebüzziya adlı bir kolleksiyon meydana getirdi. 1879’da Mehmed Ali tarafından iktisadi ve zirai konulara yer veren 15 günlük Vasıta-i Servet ve 1880’de Vakayi-i Tıbbiye adlı meslek dergileri de yayınlandı. 1881’de Encümen-i Teftiş ve Muayene Maarif Nezareti’nde de Tetkik-i Müellefat Komisyonu kuruldu. 1888’de matbaaların bastığı bütün yayınlara önceden izin aldıktan sonra basma şartı getirildi.

    1891’den önce Tercüman-ı Hakikat’ten başka; on iki bin tirajlı Sabah Saadet ve Tarik gazeteleri de çıkarıldı. Jön Türkler hareketinin belli başlı simalarından olan Murad Bey 1885 yılında haftalık Mizan Dergisini çıkarmaya başladı. Bir ara Avrupa’ya kaçan Mizancı Murad yayınına Paris’te devam etti. İkinci Meşrutiyetin ilanı üzerine İstanbul’da tekrar yayınlanmaya başladıysa da uzun ömürlü olmadı; 1909’da tekrar kapandı.

    Kadrosunda Namık Kemal Abdülhak Hamid Tarhan’ın da bulunduğu Gayret Gazetesi 1886 yılında yayınlanmaya başladı. Abdülhalim Memduh Tepedelenlizade Kamil Cenab Şehabeddin gibi kimselerin yazı yazdığı Muhit Gazetesi 1888’de çıktı. İlkokul çocuklarına temel bilgiler vermek gayesiyle eğitim ve öğretime yönelik olan Mekteb Dergisi 1891'de kitapçı Karabet tarafından çıkarıldı. Bir müdet böyle yayınlandıktan sonra 1894 yılında edebiyat dergisi haline geldi Edebiyat-ı Cedidecilerin toplandığı bu dergi okuyucuların ilgisini çekmek için çeşitli edebi anketler düzenledi. Edebiyat tarihi açısından önemli bir yer işgal eden Servet-i Fünun Dergisi Ahmed İhsan (Tokgöz) Bey tarafından 27 Mart 1891’de çıkarılmaya başlandı. Aynı dönemde yayınlanan Malumat adlı edebi dergiyle edebi tartışmalara giren Servet-i Fünun Dergisinde Edebiyat-ı Cedideciler olarak adlandırılacak şair ve yazarlar bir araya geldi. Ocak 1895’te mecmuanın idaresini Tevfik Fikret aldı ve altı yıllık bir yayından sonra 1901’de ayrılmasına rağmen yayınına devam etti.

    Servet-i Fünunla tartışmalara giren ve önce Artin Efendi tarafından yayınlanan Malumat Dergisi 1894’te kapatıldı. 1895’te Baba Tahir tarafından tekrar yayınlanan Malumat Dergisinde eski edebiyatı savunan edebiyatçılar toplandılar. 5 Temmuz 1894’te Ahmed Cevdet (Oran) tarafından yayınlanan ve Türk basınının uzun ömürlü ve tesirli gazetesi olan İkdam Latin harflerinin kabulüne kadar devam etmiştir. İkdam’ı yayınlayan Ahmed Cevdet’e bu yüzden "İkdamcı" takma adı verilmiştir. 1895’te ilk kadın gazetesi Kadınlara Mahsus Gazete çıkarıldı. 1899’da Mehmed Rıza tarafından yayınlanmaya başlayan Resimli Gazete 1916 yılına kadar yayınını sürdürdü. Daha çok tercümeye yer veren ve resimli bir gazete olan Musavver Terakki 1900’de yayınlanmaya başladı.

    Yurt dışındaki basın: Padişaha ve Babıali hükumetlerine karşı olan çeşitli vesilelerle Avrupa’ya kaçan devlet aleyhinde bulunan ve kendilerine; Genç Osmanlılar Jön Türkler ve İttihatçılar adını veren kimseler Avrupa’da çeşitli cemiyetler kurdular. Bu cemiyetlerin ilki Şinasi Namık Kemal Nuri Refik ve Ayetullah Bey tarafından kurulan Yeni Osmanlılar Cemiyetidir. Bu cemiyetin reisi Mir’at Gazetesi sahibi Refik Bey idi. Daha sonra kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti Yeni Osmanlıların yurt dışındaki basın faaliyetlerinin çok üstünde faaliyet gösterdi. İngiltere Fransa Avusturya İsviçre Belçika Bulgaristan Romanya İtalya Yunanistan Kıbrıs Mısır Amerika ve Brezilya’da Abdülhamid Han ve Babıali hükumetleri aleyhinde yayın yaptılar. Dış kaynaklardan ve Mısırlı Prens Mustafa Fazıl Paşadan destek gören bu kimseler çeşitli gazeteler çıkardılar.

    Yurt dışında çıkan bu muhalif basının ekseriyeti Türkçe olmakla birlikte; Fransızca Arapça Almanca İngilizce ve hatta İbranice olarak yayın yapıyordu. Bu gazetelerin en eskisi Ali Süavi’nin Avrupa’ya kaçmasından sonra Londra’da yayınlamaya başladığı Muhbir’dir. Fransızca ve İngilizce ekler de veren Muhbir Mustafa Fazıl Paşanın maddi desteğiyle 1867-1868 yıllarında 50 sayı kadar yayınlandı. Muhbir’den sonra Yeni Osmanlıların yayın organı olan Hürriyet Ziya Paşa ve Namık Kemal tarafından 1868-1869 yıllarında Londra’da aaaaen dokuz sayı çıkarıldı. Ali Süavi’nin Sadrazam Ali Paşa hakkındaki bir yazısı üzerine İngiltere adliyesi tarafından takibata uğrayınca 1870 yılında Cenevre’de Ziya Paşa tarafından on bir sayı olarak çıkarıldı. Altmış üçüncü sayıdan itibaren Namık Kemal gazeteden ayrıldı ve 1869’da yurda döndü. Ziya Paşa ise 1871’de döndü. Ali Süavi Mustafa Fazıl Paşanın verdiği para ile Paris’te Ulum adlı bir gazete çıkarmaya başladı. 1870’de Cenevre’de Hüseyin Vasfi Paşa ve Mehmed Bey tarafından yayınlanan İnkılab (Paris 1878) Hayal (Londra 1879) İstikbal (Cenevre 1880) Gencine-i Hayal (Paris 1881) Yeni Osmanlılar döneminin yurt dışında yayınladığı basın organlarıdır. 1895 yılında Ahmed Rıza tarafından yayınlanan Meşveret 1897’de Fransızca nüsha da yayınlamaya başladı. Hükumetin takibi neticesinde Paris’ten ayrılmak zorunda kalan Ahmed Rıza Meşveret’i İsviçre ve Belçika'da yayınlamaya devam etti. Jön Türk hareketinin ileri gelenlerinden olan Mizancı Murad 1877’de Mizan Gazetesini Kahire’de yayınlamaya başladı. Bu gazetede Hıristiyan Arap kavmiyetçilerinden Halil Ganem Fransa’da Türkiye aleyhtarı yazılarıyla tanınan Albert Koda gibi şahıslar yazı yazdı.

    Daha sonra Cenevre’de yayınlanan Mizan bir ara Fransızca olarak da çıkarıldı. 1897’de İttihad ve Terakki mensuplarından olan İshak Sükuti ve Abdullah Cevdet tarafından Türkçe ve Fransızca olarak Osmanlı Gazetesi çıkartıldı. 1900 yılından sonra Londra’da ve Kahire’de yayınlanan Osmanlı Gazetesi Abdullah Cevdet’in Viyana sefaretine doktor İshak Sükuti’nin ise Roma sefaretine sefir olarak tayin edilmeleri üzerine bir müddet kapandı. 1902’den sonra yeniden yayınlanmaya başladı. Jön Türklerin ikiye ayrılmalarından sonra Paris’te toplanan Ahrar Grubuna karşı ortaya çıkan Ekseriyet Fırkasının yayın organı oldu. Bu dönemde yazı işleri müdürü Hüseyin Siret idare müdürü ise İsmail Hakkı Paşa idi. 1896’da Tunalı Hilmi tarafından Cenevre’de çıkarılan Ezan 1897’de Kahire’de yayınlanan Kanun-i Esasi ve el-Katib 1899’da Cenevre’de yayınlanan İntikam 1899’da Londra’da yayınlanan Hilafet 1900’de Kahire’de Leon Efendi tarafından çıkarılan Sada-yı Millet 1901’de Brüksel’de Avlonya mebusu İsmail Kemal tarafından yayınlanan Selamet Gazeteleri de Padişahın ve hükumetin yardımları ile hayatlarını idame ettirdikleri halde Abdülhamid Hana ve Babıali hükumetlerine karşı çıkan dış basındandır. 1904’te Abdullah Cevdet tarafından Cenevre’de çıkarılan İctihad Gazetesi bir ara Mısır’da ve daha sonra İstanbul’da yayınlandı. Prens Sebahaddin ve Ahmed Fazıl tarafından 1906’da Kahire’de çıkarılan Terakki Gazetesi adem-i merkeziyetçilerin yayın organı oldu. Yine bu fikri savunan Şura-yı Osmani Yeni fikir ve Hilafet gibi gazete ve dergiler de vardı





+ Yorum Gönder


osmanlıda basın,  malumat dergisi