+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda 17. Yüzyıl Türk Minyatürü Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    17. Yüzyıl Türk Minyatürü








    17. Yüzyıl Türk Minyatürü


    Yüzyılın ilk hükümdarı olan ve genç yaşta tahta çıkan Sultan 1. Ahmed (1603-1617) döneminde Türk minyatürü örnekleri değişik türde eserlerde karşımıza çıkar. Devrin vezirlerinden ve aynı zamanda başarılı bir vassale sanatçısı olan Kalender Paşa tarafından hazırlanarak genç Sultana sunulan Falnâme ve birkaç albüm bu dönem Türk kitap sanatının en önemli yapıtlarıdır. Alışılmışın dışında boyutlarda hazırlanan (47.5 X 34.5 cm.) Falnâme tam sayfa ölçüsünde 35 minyatür vardır. Kitabı hazırlayan Kalender Paşa eserin önsözünde, minyatürlerin karşı sayfasında yer alan metnin o minyatürü açan kişinin falı olduğunu belirtir. Resimler genellikle dinsel temaları işler. Uslup farkları çeşitli saray musavvirlerinin iş birliğini gösterir (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. H. 1703).


    17. Yüzyıl Türk Minyatürü.jpg
    Günümüzde Sultanın adıyla tanınan Albüm ise tımarhane, kaplıcada yıkananlar, maskeli dansların yapıldığı gece eğlencesi gibi konuların işlendiği o dönem Osmanlı toplumunun çeşitli kesimlerindeki günlük yaşamı belgeleyen resimlerin yanı sıra, İran’da olduğu gibi Saray ve çevresindeki tiplerin tanıtıldığı tek figür çalışmalarını kapsar (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. B. 408). Albümün önsözünde Kalender Paşa, resimleri toplayarak bir araya getirdiğini ve sultana sunduğunu yazar. Kalender Paşa albümün vassalelerini ve kaat’ı süslemelerini yapmıştır. Olasılıkla Kalender Paşa tarafından aynı dönemde hazırlanmış bir diğer minyatürlü albüm Dublin, Chester Beatty Kütüphanesi’ndedir.

    Sultan 1. Ahmed dönemini anlatan bir Şahnâme olmamasına karşın Osmanlı tarihi ile ilgili minyatürlü yazmalar hazırlanmıştır. Bunlardan birisi olasılıkla 1604 yılında tamamlanan Vakayi nâme-i Ali Paşa’ dır (Süleymaniye Ktp. [ Ef. 612). Ikinci eser Hoca Sa’d ad-Din’in Taç ad-Tevarih adlı eserinin 1025 (1616 tarihli nüshasıdır (Paris Jacquement AndrĞNo. D. 262).

    Sultan 2. Osman’ın kısa süren saltanat yılları (1618-1622) 17. yüzyıl Osmanlı minyatür sanatının en verimli dönemi olmuştur. Bu yıllarda saray Şahnâmeciliği görevini Nadiri yapmıştır. Nadiri Türkçe ve manzum olarak yazdığı Şahnâme-i Nadiri adlı eserinde Sultan Osman’ın saltanatının ilk yıllarından, Hotin seferinden Istanbul’a dönüşüne kadar olan olayları konu alır. Eser 1622 yıllarında, Sultanın öldürülmesinden önce tamamlanmış olmalıdır. Bazı sayfaları eksik olan bu şahnâme 20 minyatür saray nakkaşlarının işbirliği ile gerçekleştirilmiştir. Minyatürlerden ikisi bu dönemin ünlü nakkaşı Nakşi tarafından yapılmıştır.



    Aynı yıllarda resimlendirilmiş bir diğer eser Tercüme-i Şekâik-i nu’mâiye’dir (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. H. 1263), Türk âlim ve şeyhlerinin biyografilerini konu alan eserdeki minyatürlerde bu ünlü kişilerin tek başına veya öğrencileriyle tasvirleri yer alır. Eserdeki 49 minyatür Nakşi tarafından yapılmıştır. En son minyatürde sanatkâr kendisini Sultan 2. Osman ve Mehmed Paşa ile birlikte tasvir etmiştir.

    Bu dönemde Nakşi tarafından resimlendirilmiş bir diğer eser, Nadiri’nin şiirlerininde bulunduğu bir mecmuadır (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp. H. 889). Nakşi’nin resimlerine rastlanan diğer eserler arasında Firdevsi Şahnamesinin Türkçe çevirisine ait üç nüsha (Uppsala, Üniversity Lib. Celsing 1; Paris Bibl. Nat. Suppl. Turc 326, New York, Spencer Coll, MS.I) yer alır.

    Osmanlı minyatür sanatının ve 17. yüzyılın tarihi konulu minyatürlü eserlerinin sonuncusu Sultan 4.Murad döneminde yazılmış ve resimlenmiştir. Paşaname adli bu eserdeki 6 minyatürden bazılarında Nakşi’nin üslubunun etkileri görülür (Londra, British Museum add. 3584).

    Yüzyılın ikinci yarısında imparatorluğun siyasal açıdan giderek zayıflaması, peş peşe yenilgiler ve Batı’nın etkisiyle yavaş yavaş değişen beğeniler sonucu Şahname yazarhğı ve tarihi ressamlık önemini tamamen yitirmiştir. 17. yüzyılın ikinci yarısından yok denecek kadar az minyatürün günümüze gelişini, sultanların Edirne Sarayı’nda oturmaları nedeniyle Istanbul Saray atölyelerinin himayesiz kalışına da bağlayabiliriz. Bu dönemde Edirne Sarayı gelişmiş ve önem kazanmıştır. Edirne Sarayı’nda bir nakkaşhane olduğu bilinmesine karşın faaliyetlerini gösterecek örneklere sahip değiliz. Bu dönemden günümüze gelen örnekler, padişah portreciliğinin devam ettirildiği şecere kitapları, günlük yaşamla ilgili albüm resimleri ve Avrupalı krallar için hazırlandığı sanılan kıyafet albümü türündeki eserlerdir.








  2. Acil

    17. Yüzyıl Türk Minyatürü isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder