+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Yavuz Sultan Selim ‘in huzurunda hançerlediği veziri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Yavuz Sultan Selim ‘in huzurunda hançerlediği veziri








    Yavuz Sultan Selim ‘in huzurunda hançerlediği veziri

    Yavuz Sultan Selim ‘in huzurunda hançerlediği veziri ilgili yazi

    Yavuz Tebriz’de dokuz gün kaldıktan sonra kışı geçirmek üzere Karabağ’a hareket etti. Araş Nehri’nden geçilecekti fakat bu geçiş çok müşkülatlıdır, yeniçeriler burada isyana başladılar. Her şeyin vaktini beklemeyi bilen padişah yeniçerilerin dırdırını sineye çekti, ama yeniçerileri de akıl hocalarını da aklından çıkarmayacak; günü gelince hepsiyle de hesaplaşacaktır.

    Karabağ’dan vazgeçilip atların başları Amasya’ya doğru çevrildi. Dönüşte, huzursuzluklara canı sıkılan Yavuz “Vezir-i Âzam Hersekzâde ile ikinci vezir Dukakinoğlu’nun çadırlarını başlarına yıktırarak azletti ve böylece Amasya’ya gelindi.”
    yavuzsultanselim.jpg


    Yavuz Sultan Selim’dir, ne yapacağı bilinmez. Beklenmedik işler görülür onun iktidarında. Amasya’ya, askerin isyan çığlıklarıyla dönerken Dukakinzâde’yi vezirlikten azl etmişti, Amasya da Vezir-i Âzam yaptı. Baş defterdar Piri Mehmed Çelebi’yi çok takdir ediyordu vezirliğe terfi ettirdi. Kış Amasya’da geçirilecek, yazın İran üzerine yürünecek… Bunlar Pâdişah’ın istekleridir; pekiyi! Savaşacak insanlar acaba ne diyorlar?

    Yeniçeriler hiç memnun değildir padişah kararından, fakat bir türlü cesaret edipte söyleyemezler. Kendi aralarında, ileri geri konuşurlar, Yavuz gibi bir padişaha başkaldırmaya niyetlenirler. İleride nelere kadir olacaklarının işaretleri görünür yeniçerilerde. Ama deniyor bu taşkınlıklar yeniçerilerin edepsizliği olsa da, onları kışkırtanlar var, kışkırtıcı başı da Vezir-i Âzam Dukakinoğlu’dur. Dönmelerden olan bu Paşa ecel aşını pişirdiğinin hiç farkında değildir.

    Yavuz, Dukakinoğlu’nun yeniçerileri kışkırttığını öğrenince canı sıkıldı. Bu Vezir-i Âzam’ın Dulkadiroğlu’yla devlet aleyhine mektuplaştığını ileri süren Yavuz, huzuruna çağırıp kendi hançeriyle yaraladı, sonra başının kesilmesini emretti. Yavuz’la oyun olmaz ki, isterse vezir eder, istemezse rezil. Canını sıkanın canını alır.

    Yavuz, askeri zorla savaşa sokmanın fayda getirmeyeceğine inanmıştı. Yazı bekleyip, tekrar İran’a saldırmaktan vazgeçti. Birkaç kolay yerin alınmasıyla idare edilecekti. Aslında yapılan işler küçümsenecek gibi değildi de, Yavuz’un kendisini çok büyük işlere şartlandırması Erzincan’ın, Kemah’ın, alınması, Dulkadir Beyliği’nin Osmanlı’ya katılması, Doğu Anadolu’nun alınması az görünüyordu.

    Yavuz, askeriyle ve içine hapsettiği öfkesiyle 1515 senesinin yaz aylarında İstanbul’a döndü. Büyük işlerin adamı olan Pâdişâh bilir ki, küçük pürüzler giderilmeden, büyüğe koşulursa, ayağı takılabilir. Onun için, kendi usulüyle tahkikata başladı. Bakalım kimin başına hangi işler gelecek…
    Önce zabitlere sorar, “Seferde iken kışkırtıcılık yapıp huysuzluk çıkarmaya sebep nedir? Doğruyu söylemezseniz saltanattan çekileceğim.” Yeniçeriler “Hepimiz günahkârız” diyerek af dilerler. Sultan tahkikatı derinleştirir.

    Üç Baş Daha! (18 Ağustos 1515)

    Nihayet iş anlaşıldı ve müşevvik -teşvikçi- olarak meşhur münşî kazasker Tâci Zade Cafer Çelebi’yi, İkinci Vezir İskender Paşa’yı ve ocaktan, Balyemez Osman Ağa’yı buldu.

    İskender Paşa ile Osman Ağa’yı getirterek önce onları sorguya çekti. Sonra Kazaskeri davet etti. Cafer Çelebi geldiği vakit ona:

    “İslâm askerini itaatsizliğe ve isyana tahrik edenin cezası nedir? diye, fetva istedi; o da:

    ‘Eğer sabit olursa cezası idamdır’ deyince.

    ‘Senin fesadın bence gerek lahikan ve gerek sabıkan sabittir ve kendi hakkındaki fetvayı kendin verdin’ diyerek divân-ı hümâyun önünde evvelâ İskender Paşa’nın ve sonra Tâcizâde ve en son Balyemez’in boyunlarını vurdurdu. 18 Ağustos 1515.”

    Tâcizâde Cafer Çelebi’nin suçsuz olduğu sonradan anlaşılınca Yavuz çok üzülmüşse de giden gelmez ki!

    Yeniçerilerin biraz iplerini kısmak gerektiği anlaşıldığından, çare düşünen Yavuz, bir fermanla yeniçeri ağalarının kendi içlerinden çıkmasını iptal edip, saraydan tayinini kararlaştırdı.

    Yavuz Sultan Selim İran Seferi’ni istediği gibi neticelendirememişti. Yeniçerilerin davranışı Amasya’ya oradan da İstanbul’a dönme mecburiyeti doğurmasaydı kışı Azerbaycan’da geçirip, ilkbaharda yeniden İran’a yönelecekti. Başarısının yarım bırakılmasından doğan öfkesi geçmediği için, buna sebep olduğuna inandığı kişileri cezalandırdı. Tacizâde için üzüntüsü bir yana, Yeniçeriler’in edepsizliği uzun zaman geçmesine rağmen hafızasından silinmedi.

    “Yavuz Sultan Selim bir gün muharebe esnasında nedimi Hasan Çan’a Otağ-ı Hümâyu’ndaki delikleri göstererek o edepsizlerin hareketleri Kızılbaşların bekasına sebep oldu: yoksa o sene Azerbaycan’da kışlansa idi bu Kızılbaş ahvâli ber taraf olurdu.” demiş ve avdet için kurşun attıklarını söylemişti.








  2. Acil

    Yavuz Sultan Selim ‘in huzurunda hançerlediği veziri isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder


yavuz sultan selimin amasyada hançerlediği vezir