+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Kanuni Zamanında Kurulan Medreseler Nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Kanuni Zamanında Kurulan Medreseler Nelerdir








    Kanuni zamanında kurulan medreseler nelerdir

    Kanuni zamanında kurulan medreseler nelerdir hakkında bilgi


    Türklerde ilim ve ilim adamına hak ettiği değer verilmiştir. Kültür ve medeniyet kavramları içerisinde din unsurunun yeri de büyüktür. Bir milletin kültürü dinî telâkki ile daha da şekillenir. Türkler tarihleri boyunca çeşitli sebeplerden dolayı bir kaç defa din ve dolayısıyla medeniyet değiştirmişlerdir. Türklerin İslamiyet'e girmeden önceki dönemlere ait kültür hayatını en ziyade Çin kaynakları ve Göktürk kitabelerinden öğrenebiliyoruz. Türkler, VIII. yüzyıldan itibaren ise, Müslümanlarla temas etmeye başladılar.

    İslamiyet ortaya çıktığında, Kureyş Kabilesi’nden okur-yazar on yedi kişi bulunduğundansöz edilir. Câmilerin yapılmasından önce eğitim ve öğretim faaliyetleri evlerde yapılmakta idi. Hz. Peygamber daha Mekke'de iken, sahabeden Erkam’ın evinde Kuran-ı Kerim öğretmek ve İslam’ın esaslarını orada açıklamak suretiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerine başlanmıştır. Daha sonraları câmiler yapılmasına rağmen bir çok Müslüman’ın evi eğitim merkezi gibi kullanılmaya devam edilmiştir. Hz. Peygamber Medine’ye hicret ettiği zaman burada ilk iş olarak "Mescid-i Nebevî"yi tesis etmiş ve bunun bir bölümünü eğitim ve öğretim merkezi haline getirmiştir*. Câmilerde başlayan eğitim ve öğretim faaliyetleri câmi dışı müesseseler kurulduktan sonra da devam etmiştir. Emevîler devrinde çocuklar için müstakil mektepler açılmıştır. Yetişkinlerin eğitim ve öğretimine tahsis edilen câmi dışı müesseselerin ilk örneklerini Abbasîler devrinde buluyoruz .



    Türklerin İslamiyet’i kabul etmeleri X. yüzyıla kadar sürmüştür. Bilhassa Karahanlı Devleti (840-1212) hükümdarı Satuk Buğra Han (903-959) ile Türklerin topluluklar halinde Müslüman oldukları görülür. Karahanlılar devri Türk Kültür ve Sanat Tarihi bakımından önemlidir. Bu devirde camiler, medreseler, köprüler ve kervansaraylar yapılmış, Buhara ve Semerkant şehirleri İslamî ilimlerin öğreniminin yapıldığı merkezler haline gelmiştir. Maveraünnehir ilmi çevresi oluşmuştur.

    Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah (1072-1092) ile ünlü bilgin Cüveynî (ö.1085) arasında geçen bir olay ilmi bir otoritenin siyâsi iktidarın dahi üstünde olduğunu göstermektedir. Bir yıl Sultan Melikşah, hilalin gözükmesi üzerine o günü, ramazan günü ilan etti. Fakat İmam Cüveynî, Onun aksine ertesi günün ramazan olduğuna ve oruç tutulması gerektiğine dair bir fetvâ verdi. Sultan Melikşah bu durum karşısında İmam Cüveynî’yi nezâketle sarayına çağırttı. Görüşme sırasında, ünlü bilgin; “Saltanata ait konularda fermana itaat görevimizdir. Ancak fetvâya ilişkin meseleler de Sultanın bize sorması gerekir” dedi. Bu cevabı haklı gören Melikşah fetvaya uydu ve bilgini saygı ile uğurladı. Bunun gibi, ünlü bilgin Kemal Paşazâde bir gün Yavuz Sultan Selim’e, at üstünde olduğu halde eşlik ediyordu. Bilgin’in atının ayağından sıçrayan çamur Padişah’ın üstünü başını kirletti. Kemal Paşazâde üzüldü ve telaşlandı. Fakat Padişah, “Bir alimin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir. Öldüğüm zaman bu kaftanı böylece sandukanın üstüne koysunlar” dedi. Bu hadise de Osmanlı devrinde bilim adamına gösterilen saygı ve değeri belirtir.

    Türk tarihinde alimlerin cezalandırıldığı veya haksız yere idâm edildiğine çok az şahit olunur. Osmanlı tarihinde haklarında şikâyet olunan kadılardan bazıları katledildiği gibi, XVIII. yüzyıldan itibaren Şeyhü'l-İslamlar'dan da katledilenler olmuştur. Bu olayların XVIII. yüzyıldan sonra ilim adamlarına değer verilmediği şeklinde değil de, ilmiye sınıfının gerilediği şeklinde yorumlanması gerekir








  2. Acil

    Kanuni Zamanında Kurulan Medreseler Nelerdir isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder