+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi Siyasi Yapısı Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi Siyasi Yapısı Hakkında Bilgi








    osmanlı devleti yükselme dönemi siyasi yapısı ile ilgili bilgiler







  2. FERAY
    Devamlı Üye





    Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi Siyasi Yapısı İle İlgili Bilgi

    Osmanlı devletinin yükselme dönemindeki sosyal ve siyasi yapısı nasıldır?

    Sosyal hayat: Halkın büyük çoğunluğunu müslümanlar oluşturmuştur
    Hristiyan ve Musevi halka dini inançlarında serbestlik tanınmıştır
    Türkler, yerleşik ve göçebe hayat sürdürürken, Müslüman olmayanlar kasaba ve şehirlerde yaşarlardı
    Halk yöneticiler ve Reaya olmak üzere ikiye ayrılmıştı Reaya Müslüman ve Hristiyan halka denilirdi Reaya deyimi sonradan müslüman olmayan halk için kullandı
    Şehrin en yüksek sivil yöneticisi Kadı idi, yargı işlerine bakarlardı Malların fiat tespitinde bulunurlardı
    Lonca teşkilatı, esnafları ve sanatkarları denetlerdi Loncalarda, çıraktan kalfaya; kalfadan, lonca ustalarına kadar belirli sınıflaşma vardı Buralardaki Esnaf ve zanaatkarlar arasında karşılıklı yardımlaşma sağlanırdı


    DEVLET YÖNETİMİ
    Padişah: Devletin başında Osman Beyin soyundan gelen Bey, Gazi, Han, Hakan, Hünkar Sultan gibi ünvanlarla anılan, hükümdarlar bulunurdu Saltanat babadan oğula geçerdi Büyük şehzade padişah olurdu

    Fatihin hazırladığı Kanunname-i Ali Osmani ile hükümdarlık mutlak hale getirildi Bu kanunname ile devletin bütünlüğü için kardeş katli gelenek haline geldiBu gelenek I Ahmet tarafından kaldırıldı
    Şehzadeler sancak beyi olarak atandıklarında Lala denilen hocaların bilgileriyle, devlet tecrübesi kazanırlardı
    I Selim'in, Mısır'ı fethinden sonra Osmanlı padişahlar Halife ünvanı aldılar Halife Rüy-yı zemin (Dünya halifesi), Zıllulahi Filâlem (Allahın yeryüzünde gölgesi), Halifet'ül Müslümin (Bütün müslümanların halifesi) sıfatlarını aldılar Böylece Teokratik yetkilere de sahip oldular
    Tahta gelen padişah, para bastırır, hutbe okutur, kılıç kuşanır ve komşu ülkelere haberciler gönderirdi
    Divan: Devletin siyasi, idari, adli, mali ve diğer konularda kararlar aldığı kuruldur Topkapı sarayında Kubbealtı denilen yerde toplanırdı Son karar padişaha aitti
    Fatih ve diğer padişahlar divan başkanlığını vezirazama bıraktılar Padişahlar Divan çalışmlarını kafes arkasından takip ederlerdi
    Divan üyeleri, kararları birlikte padişaha sunarlardı Vezirazam, daha önce Arz odasında padişaha bilgiler verirdi Divan dağıldıktan sonra vezirazam, Paşakapısı, sonradan Babiâli denilen makamda çalışmasına edvam ederdi
    Divan üyeleri Vezirazam (Sadrazam), Vezirler, Kazeskerler, Defterdar, Nişancı, Müftü, Asıl üye olmayan Reisülküttap, Kaptan-ı Derya ve Yeniçeriağası toplantılara katabilirdi
    Vezirazam: Padişahın vekili ve divan başkanıdır Padişahın mühürünü taşırdı Padişah, sefere çıkmadığında, orduyu komuta ederdi Bütün işlerden sorumluydu
    Vezirler: Ulema (bilginler) sınıfından seçilirdi Resmi ünvanları Kubbealtı vezirleridir Divan'da görüşlerini bildirirler, padişaha ve sadrazama devlet işlerine yardımcı olurlardı Serdar (Komutan) olarak seferlere katılırlar ve emirlerinde asker bulunurdu Maaş yerie Has denilen toprak alırlardı.
    Kazaskerler: Vezirlerden sonraki üyelerdir Önceleri bir kazasker vardı, daha sonra Rumeli ve Anadolu kazaskeri olmak üzere sayıları iki oldu Rumeli kazaskeri rütbe bakımından daha önde idi Divan'daki büyük hukuki davalara bakarlardı Bölgelerindeki kadıların ve müderrislerin görevlendirilmesini yaparlardı Kazaskerlere Sadr ünvanı verilirdi
    Defterdarlar: Kuruluş döneminde bir defterdar vardı Fatih döneminde Rumeli ve Anadolu Defterdarı olarak sayı ikiye yükseldiiki defterdarlık oluşturulduSadrazamla birlikte devletin mali işlerine bakardı Başdefterdarın onayı olmadan harcama yapılamazdı Rumeli defterdar, Kazaskerlerden sonra gelen üye idi.


    Nişancı: Devletlerarası yazışmalarla ilgilenirdi Ferman ve beratlar üzerine padişahın tuğrası (imzası)'nı çekerdi Has, zemet, tımar defterlerini tutar, bunların dağıtımına bakardı Kanunları çok iyi bilirlerdi, gerektiğinde Divan'a bilgiler verirlerdi
    Müftü: Divan kararlarının İslam dinine uygun olup olmadığı konusunda fetva verirdi Halife ünvanını alınmasından sonra önemleri arttı Resmi bir makam olarak, müftülüğün ne zaman kurulduğu belli olmamakla beraber, devletin başlangıcından beri, divan çalışmalarında yer almıştır Kanuni devrinde Şeyh-ül İslam adı verilmiş olup sadrazama eşit sayılmıştır
    Reisülküttap: Doğrudan divan üyesi değildi XVII yy'dan sonra önemi arttı Katipler sınıfından bilgili kişiler arasından seçilirdi Devletin gizli yazışmalarını yapardı Zamanla dış ilişkilerle ilgili görevleri yerine getirdiler
    Kaptan-ı Derya (Kaptanpaşa): Deniz kuvvetlerinin başkomutanıydı Donanma ve denizcilikle ilgili işlerden sorumlu idi İlk zamanlarda devlet içerisinde makam olarak yeri Anadolu beylerbeyinden sonraydı XVI yy'ın ikinci yarısıda, vezir rutbesiyle Divan üyesi oldu.
    Yeniçeriağası: Yeniçeri ocağının amiriydi Vezir rütbesini almışsa, Divana katılırdı Vezir değilse toplantıya katılmaz, padişahla doğrudan görüşürdü.





+ Yorum Gönder