+ Yorum Gönder
Sağlık Merkezi ve Psikoloji Kişisel Gelişim Forumunda Kişide cinsellik kavramı nasıl gelişir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Leyla
    Devamlı Üye

    Kişide cinsellik kavramı nasıl gelişir









    Kişide cinsellik kavramı hakkında bilgi


    Kişide cinsellik kavramı nasıl gelişir1.jpg.
    Kişi hayatla ilgili birçok şeyi ilk çevresinden öğrenir. Dünya ile ilgili öğrenilen binlerce bilgi ilkokul yıllarından beri zihninizdedir. Ancak cinsellik öyle bir alandır ki pek dokunulmaz ve konuşulmaz. Kendiliğinden olması beklenir ve bu konuda yeterli eğitim genellikle alınamaz.
    Çocukta mahrem, yasak ve ayıp kavramının öğrenilmesine cinsellik aracılık eder. Dürtü kontrolü de bu esnada öğrenilir. Ancak bu öğreti diğerleri gibi açıkça değil, konuşulmadan, dolaylı yollarla ve çıkarımlarla öğrenilir. Örneğin; cinselliğin bir ailede konuşulmaktan kaçınılan ve konuşulması yasaklanan bir şey,
    olması; kişinin kendi cinsel dürtülerini de yasak saymasına ve bunlardan kaçınmasına yol açabilir.
    Tüm diğer yaşam olaylarında olduğu gibi cinsellik ile ilgili şemaların oluşumu erken çocukluk yıllarına kadar dayanır. Cinsellik kavramını en başta zihninize nasıl kodlandığınız onu nasıl yaşayacağınızı da belirlemektedir. Örneğin ülkemizde genellikle çocukluk çağında cinselliğin pis ve kirleten, çok günah, olmaması gereken bir şey olduğu öğretilir. Kendisi ile ilgili de cinsel dürtülerini her farkettiğinde utanç ve suçluluk hissedebilir.

    Cinsel İstek Nedir?

    Cinsel istek, bireyin cinsel uyarımını başlatan, cinsel davranışı ortaya çıkarma eğiliminde olan psikolojik ve biyolojik içeriği olan bir enerjidir. Tüm diğer yaşamsal dürtüler gibi bu da bireye özgüdür. İnsanlar nasıl ki aynı sürede uyumuyor ve aynı miktarda yemek yemiyorsa; cinsel istek de kişiden kişiye değişir. Bu yüzden “normal” kavramından çok “ortalama” kavramını kullanabiliriz. Cinsel istek günde birden fazla olabildiği gibi, haftada ya da 2 haftada bir de olabilir. Bu ortalamaya göre alt sınır yetişkin bireyin en az 2 haftada bir cinsel istek duymasıdır. Aynı zamanda cinsel istek kavramı yalnızca partner/eş’e karşı; cinsel aktiviteye ya da ilişkiye dönüşen bir ilgi ve istekle sınırlandırılmamalıdır.

    Cinsel İşlev Bozukluğu Nedir?

    Cinselliği ve cinsel sorunlar doğası açısından normal ve anormal kavramları ile açıklanamaz. Çünkü her birey cinsellik bireyler arasında farklılıklar gösterebileceği gibi, birey için de partner ve ortama göre de değişiklikler gösterir. Bazı kişiler için imkansız olan cinsel yaşantılar bazısı için gayet normal olabilir. Ancak bazı cinsel sorunlar vardır ki; cinsel işlevleri etkiler ve sağlıklı cinsel tatmini engeller. Bu işlev sorunları bir takım belirtilerle tanımlanmışlardır. Kadında ve erkekte istek, uyarılma ve orgazm fazlarında çeşitli sorunlar görülebilir.






    Kadında Cinsel İşlev Bozuklukları




    Erkekte Cinsel İşlev Bozuklukları




    Cinsel İstek Bozukluğu:
    Cinsel Tiksinti Bozukluğu:
    Cinsel Uyarılma Bozukluğu:
    Orgazm Bozukluğu
    Ağrılı Cinsel Birleşme (Disparoni)
    Vajinismus


    Azalmış Cinsel İstek Bozukluğu
    Cinsel Tiksinti Bozukluğu:
    Erektil Fonksiyon Bozukluğu (Sertleşme Kaybı)
    Prematür Ejakulasyon (Erken Boşalma)
    Cinsel Ağrı Bozuklukları


    En sık hangi cinsel problemler görülüyor?

    Cinsellik, yaşamın doğal ve sağlıklı bir parçasıdır ve tüm insanlara özgüdür. İnsanlar, cinselliklerini değişik yollarla ifade ederler ve yaşarlar.
    Bununla birlikte, cinsel yaşam ile ilgili sorunlar genellikle üstü kapatılan pek de rahatlıkla konuşulamayan konulardır. Çiftler kendi aralarında konuşmadıkları gibi, bir uzmandan yardım alma konusunda da çekinceleri olabilir, başvurmak genellikle ertelenir. Bu yüzden cinsel problemlerin varolan sıklığı ve başvuru sıklığı birbirinden farklıdır.
    Sık görülen cinsel problemlerden biri; vajinismus ve disparoni. Vajinismus vajinada yaşanan istemsiz kasılmalardır, bu kasılmalar cinsel birleşmeye izin vermez. Disparoni ise cinsel birleşmenin gerçekleşmesi ancak ağrılı olması durumudur. Aynı zamanda kadınlarda cinsel istek bozuklukları, orgazm olamama sorunlarına da sık rastlanmaktadır. Ancak bu durumlar cinsel birleşmeye engel teşkil etmediği için vajinismus kadar sık tedaviye başvurmamaktadırlar. Cinsel isteksizlik yaşayan bir çok kadın bunun bir sorun olduğunun farkında bile olmayabilir. Cinsel isteksizlik kişinin bireysel veya eşli cinsel aktiviteye ilgisinin azalması ya da yok olmasıdır. İsteksizlik değerlendirilirken yalnızca eş veya partnere olan ilginin azalması değil, cinsellikle ilgili her tür uyarana karşı isteği göz önünde bulundurulmalı; isteksizliğin bir bireye karşı mı, genel mi olduğu ayırt edilmelidir. Yani kişinin erotik içerikli rüyaları, cinsel fantezileri, mastürbasyonları ve bunların sıklığı da değerlendirmeye katılır. Hayatın çeşitli dönemlerinde kısa ya da uzun vadede cinsel istek azalış/artış gösterebilir. Bu durum olağandır. Ancak klinik anlamda cinsel istek bozukluğu tanısını cinsel terapi uzmanı bir klinisyen koymalıdır.
    Erkeklerde ise prematür ejakulasyon (denetimsiz boşalma) ve erektil disfonksiyon (sertleşme bozukluğu) ile başvurular sık görülür. Prematür Ejakulasyon erkeğin birleşmeden önce ya da birleşmeden kısa bir süre sonra kendi isteğinden önce orgazm ve ejakülasyonunun gerçekleşmesidir. Erektil Disfonksiyonda ise erkek sertleşmeyi sağlama ya da sürdürme konusunda sorun yaşıyordur. Tüm bu sorunlar çözümü ertelendiği takdirde çiftin arasında gelişecek ikincil sorunlara yol açabiliyor. Örneğin; vajinismus zamanında tedavi edilmediğinde çift de bir süre sonra cinsel soğukluk başlayabiliyor. Ya da erektil disfonksiyon erkekte özgüven kaybı ve depresif belirtilere sebep olabiliyor.

    Cinsel Terapi nedir?

    Cinsel yakınlık, zihinsel duygusal, davranışsal boyutlarıyla iki insan arasındaki etkileşimdir. Bu etkileşimde çiftin ya da bireyin yaşadığı herhangi bir sorun terapinin konusu olabilir. Bu, bilgilenme içeren bir danışmanlıktan, bir cinsel işlev bozukluğunun tedavisine kadar uzanan geniş bir yelpazedir.
    Ülkemizde cinsellik varlığı bilinen ancak üstü kapatılan bir konu; cinsel bilgilenme ise genellikle yetersizdir. Bu durum da kişilerin kendi bedenlerini, dürtülerini tanıyamamalarına hatta yanlış tanımalarına sebep olabiliyor. Sonuç olarak karşılıklı cinsel ilişkide sorunlar yaşanabiliyor. Cinsel işlev bozuklukları; kadın ve erkekte istek, uyarılma ve orgazm fazlarında olmak üzere yaşanır. Cinsel terapide her cinsel işlev bozukluğu farklı değerlendirme, yöntem ve tekniklerle ele alınır. Cinsel sorunların oluşumunu incelediğimizde genellikle yakın zamana dair sebeplerden ziyade yaşamın ilk yıllarından itibaren cinsellik kavramının nasıl yerleştiğiyle ilgili izler olduğunuz görürüz. Bunlar yalnızca aile içinde öğrenilen yanlış bilgiler değil, toplumsal mitlerdir. Her ne kadar yanlış olsalar da toplumun çoğunluğu tarafından doğru kabul edilmiş olabilmektedirler. Örneğin; cinselliğin iki insan arasındaki ruhsal ve bedensel yakınlaşmadan çok bir performans olarak görülmesi, cinselliğin başarıyla bağlantılandırılması ya da cinsel ilişkinin kadınlar için acı vereci bir uyaran olduğunun düşünülmesi gibi .

    Terapide hangi yöntemler uygulanıyor?

    Her cinsel işlev bozukluğu için ayrı bilimsel yöntem ve teknikler vardır. Ancak her bireyde öncelikle cinsel tarihçe öyküsü alınır ve cinsel anatomi ve fizyoloji ile ilgili bilgilendirici seans ya da seanslar yapılır. Terapide çiftlerin birlikte değerlendirme ve tedaviye katılması tercih ettiğimiz bir durumdur. Ardından sadece çiftin sunduğu semptom düzeyinde çözüm bulmak yerine, cinsel ilişki yapısı genel olarak incelenir. Bunun sebebi yalnızca sorunu çözmek değil, genel cinsel tatmini, çiftlerin kendilerinin ve birbirinin cinselliğini tanımasını, anlamasını ve bunun hakkında konuşabilmelerini sağlamaktır. Semptom sorunun son geldiği haldir. Ancak buna sebep olan faktörler de kapsamlı biçimde incelenmelidir.
    Tedavide bilişsel davranışçı yöntemler kullanılır. Cinsel aktivite ile ilgili bir takım periyodik, programlı davranışsal değişiklikler yapılır ve seans seans kontrol edilerek ilerlenir. Temel,
    prensip kişinin kendi bedeni ve eşinin bedeninin, ihtiyaçlarını, duygularını fark etmesi ve anlamasıdır.


    Vajinismus terapisinde nasıl bir yol izleniyor?
    Çift problemi ortak bir sorun olarak algılar ve birlikte başvururlarsa çözüm kolaylaşıyor. Sanılanın aksine organik olmayan vajinismus ile ilgili bir ilaç ya da operasyon yoktur. Vajinismus cinsel terapi ile tedavi edilir. Tedavi cinsel terapi uzmanları tarafından yapılır. Tedaviye devam eden ve egzersizleri takip eden kişilerde başarı oranı %100 e yakındır. 8-10 seans arasında ve 1-4 ay arasında değişen bir sürede ve haftada-iki haftada bir yapılan seanslardan oluşur. Ancak bu süre kişiden kişiye değişebilir. Bazı durumlarda süre uzayabilir. Tedavinin esası vajinadaki istem dışı kasılmanın aşamalı egzersizlerle ortadan kaldırılmasıdır. Tedavide gevşeme, imajinasyon, duyarsızlaştırma teknikleri kullanılır. Ayrıca vajinusmusa yol açan diğer etkenlerin de araştırılması ve çözümlenmesi sağlanır. Kasılmanın önüne geçilir ve acısız, ağrısız birleşme hedefine ulaşılırken çiftin genel cinsel ilişkisinin de düzenlenmesi hedeflenir. Çözüm esnasından ortaya çıkan problemler ve dirençler de terapinin konusudur.








  2. Hakim
    Devamlı Üye





    kişide cinsellik hepimizin bildiği gibi her hangi normal ve hastalıklı olmayan her insan cinsel hisleri ve duyguları vardır işte bu duygular bazen çok iyi yön de bazen de çok kötü yön de uygulana bilmektedir.




  3. Eleman
    Devamlı Üye
    Kişide cinsellik kavramı iç güdüseldir kendi kendine gelişir. Maalesef ki toplum olarak bu konuda konuşup birbirimizi aydınlatmadan çekinen bir milletiz o nedenle cinsellik konusu ya eksik öğrenilmekte yada yalan yanlış öğrenilmektedir. Cinsellik konusu ayıp utanılacak çekinilecek bir durum olarak aks ettirilir. Özellikle kız çocuklarının bekaretini kaybetme kaygısı yaşayan ebeveynler cinselliği sürekli kötüleyerek kızlarını cinsellikten uzak tuttuklarını ve koruduklarını düşünürler bu durumda kızların ileri haytalarını olumsuz etkilemekte psikiyatrik tedaviler gerektirmektedir.




+ Yorum Gönder