+ Yorum Gönder
Sağlık Merkezi ve Psikoloji Kişisel Gelişim Forumunda Sosyolojide araştırma teknikleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Sosyolojide araştırma teknikleri










    Sosyolojide araştırma teknikleri hakkında bilgi

    İnsanın bilme isteği ve ihtiyacı, onu yaşamının her aşamasında araştırma yapmaya itmiştir. İnsan kendisini, doğal ve sosyal çevresini tanımak ve bilmek ister. Araştırma, bir gerçeği ortaya çıkarmak, bir sorunu çözmek ya da el*deki bilgileri geliştirmek için bilimsel yöntem ve tekniklerden yararlanılarak yapılan sistematik çalışmalardır. Araştırma sürecinde izlenen yollar, araştırma so*nuçlarının doğru, geçerli ve güvenilir olup olmadığının bir göstergesidir.
    Her bilim gibi sosyoloji de bilimsel yöntemi ve kendisine uygun veri top*lama tekniklerini kullanarak toplumsal yapı ve toplumsal değişme gibi "toplum*sal gerçek" hakkında bilimsel bilgiler ortaya koyar. Yöntem, bir etkinlikte bulu*nurken, bir amacı, gerçekleştirirken izlenen yol ve uyulması gereken kurallar an*lamına gelir. Bir bilimin amacına ulaşmasını her şeyden önce yöntem sağlar. Yöntem, nasıl sorusuna yanıt verir. Buradaki amaç var olan gerçeği en doğru şekilde açıklamaktır. Sosyoloji de araştırdığı toplumsal gerçek hakkında geçerli ve güvenilir bilgilere bilimsel yöntem ve araştırma tekniklerini kullanarak ulaşabi*lir.
    Sosyolojide araştırma.gif


    Araştırdığımız konuya uygun yöntem seçildikten sonra bu yöntemi uygu*layabilmek için birtakım araştırma teknikleri seçilir. Araştırma teknikleri, araş*tırma konusuna uygun olarak bilimsel yöntemin uygulanmasını sağlar. Böylece, incelenen konuyla ilgili değerlendirmeler yapabilmek için birtakım veriler elde edilir.
    Yöntem ile araştırma tekniği arasındaki fark, strateji ile taktik arasındaki farka benzer. Strateji, hedefler belirlemek ve hedeflere ulaşmak için çeşitli, yol*lar denemektir. Taktik, stratejik planı gerçekleştirmek için yararlanılacak araç*lardan oluşur. Bunun gibi yöntem, başlangıçta belirlenen hedeflere ulaşmak için saptanan ilkeleri ifade eder. Teknik ise bu planı gerçekleştirmede kullanılan araçlardır. Örneğin, herhangi bir araştırmada, araştırma tekniği olarak anket, gö*rüşme, gözlem gibi araçlar kullanılır.


    1. BİLİMSEL YÖNTEM

    Bilim, bilimsel yöntemle elde edilen sistematik bilgiler bütünü olarak ta*nımlanabilir. Bilimsel yöntem, "doğal ve toplumsal gerçekliği tanımak, açıkla*mak ve bu gerçekliğin yasalarına ulaşmak amacıyla izlenen sistemli bilgi edin*me yoludur". Genel olarak, tüm bilimlerde kullanılan bilimsel yöntemin teme*linde iki akıl yürütme ilkesi vardır:
    Tümevarım (endüksiyon) ilkesi, tek tek gerçekleşen olayların gözlen*mesiyle, bunlara ilişkin genel yasalara ulaşma yoludur. Zihnin özelden genele doğru yaptığı, bir akıl yürütmedir. Bu yolla, birbirine benzer olayları gözlemle*yerek bu olaylar hakkında genel sonuçlara ulaşabiliriz. Örneğin; 1960, 1970 ve 1980 yıllarında enflasyondan dolayı toplumsal sorunların arttığını gözlemlemişsek, enflasyonun toplumsal sorunları artırdığı gibi bir genel sonuca ulaşabi*liriz.
    Tümevarımsal akü yürütme yoluyla çıkarsama yapmaya, Durkheim'ın "İntihar" adlı çalışması da örnek gösterilebilir. Bu çalışmada Durkheim, farklı ülkelerde intihar olaylarını gözlemlemiş ve bu tek tek olan olaylardan intihar hakkında genel sonuçlara, ulaşmıştır. Örneğin, birçok ülkede bekarların evlilere oranla daha çok intihara kalkıştığını gözlemlemiş ve "Bekarlarda evlilere oranla intihar etme eğilimi daha yüksektir." gibi genel sonuca ulaşmıştır.
    Tümdengelim (dedüksiyon) ilkesi ise bir anlamda tümevarım ilkesinin tam tersidir. Tümdengelim, genel bir ilkeden hareketle özel olayları açıklama yoludur. Bu yolla zihin, genelden özele doğru bir akıl yürütme yapar. Örneğin "Enflasyon artarsa toplumsal sorunlar artar." ilkesinden hareketle, bu yıl enflasyonun yüksek olduğu görülürse, o zaman, toplumsal sorunların artacağını söylemek mümkündür.
    Elbette ki savaşlar sadece göçlere neden olmaz ya da bütün göçler savaş*lar sonucu gerçekleşmez. Bilindiği gibi, bir toplumsal olayın birden fazla nedeni* ve sonucu olabilir. Yukarıdaki örnek, bu neden ve sonuçlardan sadece birini göstermek için kullanılmıştır. Göçlerin sadece savaşlarla oluştuğu gibi bir sonuca ulaşmamıza neden olmamalıdır.

    BİLİMSEL ARAŞTIRMANIN TEMEL AŞAMALARI

    Bilimsel bir araştırmada izlenen yol, gözlem, hipotez (varsayım), deneyleme ve genelleme (kuram ve yasa) aşamalarını kapsar.
    Gözlem.Hipotez..Deneyleme..Kuram ya da yasalara ulaşma
    GÖZLEM: Gözlem bir araştırmaya başlamadan önce, araştırmacı neyi araştıracağını, neleri konu ya da sorun edeceğini önceden belirler. İncelenecek olgular ve bu olgular arasındaki ilişkiler belirlenir ve sınıflandırılır. Bu anlamda araştırma gözlemle başlar. Öyleyse bilimsel bir araştırmada, araştırılan konuyla ilgili ilk önce gözlem yapılmalı, daha sonra bu gözlemlere dayanarak konu ile ilgili hipotezler oluşturulmalıdır. Ancak bu gözlemler ile elde edilenler henüz geçerli bilgiler değildir. Hipotezler hazırlanırken özellikle tümevarım ilkesi önem kazanır.
    HİPOTEZ: Hipotez (denence), doğruluğu, ya da yanlışlığı kesin olmayan, kanıtlanmak üzere ortaya atılmış, araştırmacının geçici açıklaması demektir. Hipotez, araştırmacıya neyi araştıracağını, neleri ispatlamaya çalışacağını gösterir. Hipotezler şu özellikleri sahip olmalıdır. Mantıksal ve akla uygun olmalı.Gözlenebilir ve kanıtlanabilir olmalı.Hipotezlerin kavramları açık seçik tanımlanmalı..Uygulanabilir olmalı
    Örneğin, bir sınıftaki öğrenciler arasındaki ilişki derecesini anlamak amacıyla bir araştırma yapıyoruz.








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Öncelikle, daha önceki gözlemlerimizden ve bilgi birikimimizden yararlanarak birkaç hipotez oluşturabiliriz.
    1. Hipotez: “Sınıftaki öğrenciler arasındaki benzerlik artıkça, sınıf içi uyum da o oranda artar.”.
    2. Hipotez: “Sınıftaki uyum derecesi yüksekse öğrencilerin kurallara aykırı davranma olasılığı da düşecektir.”.
    Yukarıda ileri sürdüğümüz hipotezler doğru mudur henüz bilmiyoruz. Araştırmadaki amacımız, bu hipotezlerin doğru olup olmadığını anlamaktır. Bunu anlayabilmemiz için bir başka aşamaya,, deneyleme aşamasına geçmek gerekir.
    DENEYLEME: Deneyleme, ileri sürülen hipotezlerin sınanması aşamasıdır. Olgular arasında ileri sürülen ilişkilerin, var olup olmadığını kanıtlamaya çalışmaktır. Sosyolojik araştırmalarda, hipotezlerin deneyle kanıtlanması çoğu zaman olanaklı değildir. Deney çoğunlukla doğa bilimlerinde kullanılır. Doğanın yavaş gelişen bir yapıda olması gözlem ve deney olanaklarını sağlayabilmektedir. Aynı zamanda doğanın yavaş değişmesi, doğa olaylarının tekrarını da, olanaklı kılar. Böylece doğa bilimci, aynı olayları doğada tekrar tekrar gözlemleyeceği gibi laboratuvar koşullarında da doğa olaylarını tekrarlayabilir. Toplum ise doğaya oranla çok daha hızlı değişir. Koşullar daha hızlı değiştiği için aynı şeyleri tekrarlama olanağı yoktur. Bu nedenle sosyoloji alanında deney tekniğinin kullanılması düşünülemez. Ancak bu durum, sosyolojinin sonuçlara (bilimsel kuram ve yasalara) ulaşmasını engellemez.
    Sosyologlar, kendi konularına uygun olarak birtakım araştırma teknikle*rinden yararlanır. Anket, monografi, görüşme, sosyometri, gözlem gibi veri, top*lama teknikleri sosyolojik araştırmalarda en çok kullanılan tekniklerdir.
    Örneğin, diyelim ki katılımlı gözlem tekniğini veri toplamak amacıyla seçiyoruz. Gözlem, araştırılan konunun doğal ortamı içinde incelenmesini sağ*layan bir veri toplama tekniğidir. İnsanlara, "Neden böyle davranıyorsunuz?" gi*bi sorular sormak yerine, neden ve nasıl o şekilde davrandıklarını gözlemlemek daha geçerli sonuçlara ulaşmaya neden olur. Gözlem, günlük, sıradan olaylar üzerinde yapılabileceği gibi en karmaşık laboratuvar deneylerini de kapsamına alabilen bir tekniktir. Gözlem,basit ve sistematik olmak üzere iki şekilde yapılır.
    Basit gözlem, standart bir tekniğe, dayanmayan, tekrarlanması rastlantı*lara bağlı olan gözlemdir. Küçük toplulukları (köy, okul gibi) ya da belirli ku*rumlarda çalışanların yaşam biçimlerini, davranış ve tutumlarını incelemeye yarayan bir veri toplama tekniğidir. Basit gözlem, katılımlı ve katılımsız göz*lem olmak üzere ikiye ayrılır. Katılımsız gözlemde araştırmacı, incelediği olay*lara bir etkide bulunmaksızın dışarıdan gözlemleyici durumundadır. Katılımlı gözlemde ise araştırmacı bizzat olayın içindedir. Olaylar kendi akışı içerisinde incelenir.
    Sistematik gözlem, standart araçlarla toplanan verileri denetleme olana*ğına sahip bir tekniktir. Gözlemci, alana çıkarken hangi noktalarda bilgi topla*yacağını belirten bir çizelgeye sahiptir. Ayrıca sistematik gözlemde, kayıt yap*mak için teyp, fotoğraf, makinesi ve kamera gibi araçlar objektif bilgi sağlama*da yardımcı olur.
    Araştırma konumuza uygun olarak yukarıdaki örnekte katılımlı gözlemi seçtiğimize göre, sınıfa bir öğrenci olarak ya da bir öğretmen olarak girebiliriz. Ancak, öğrencilerin bizim hangi amaçla gruba katıldığımızı bilmemeleri gerekir. Katılımlı gözlem yoluyla, sınıftaki öğrencilerin birbirleri ile ilişkileri hakkında birtakım veriler elde edebilmemiz mümkündür.
    KURAM YA DA YASALARA ULAŞMA: Araştırdığımız konu hakkında ulaştığımız veriler aracılığıyla birtakım kuramlar, kuramların test edilip doğrulanmasıyla da bilimsel yasalar ortaya konur.
    Kuram (teori), hipotezlerin doğrulanması sonucunda ortaya atılan, ge*çerliliği ve güvenirliği bilimsel yöntemle saptanmış, iç tutarlılığı olan bir, ge*nel bilgi ve açıklama düzenidir. Her bilim dalı çeşitli kuramlara dayanır. Ku*ramlar yapılan araştırmalarla devamlı olarak sınanır ve toplum değiştikçe zo*runlu olarak değişirler. Kuramlar belli bir süre bilim adamlarının toplumsal olayları açıklamalarına yardımcı olur. Yasa (kanun), bilimsel bir araştırmada gözlem ya da deneyleme sonuçlarıyla doğrulanmış bir genellemedir. Hipotez*lerden, kuramlara, kuramlardan da kanunlara ulaşılır. Yasalar matematiksel for*müllerle ifade edilir.

    HİPOTEZ KURAM YASA
    HİPOTEZ (Henüz doğrulanmamış önerme) KURAM (TEORİ) (Kısmen doğrulanmış hipotezler sistemi) YASA (Doğrulanmış kuram)





+ Yorum Gönder