+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Ramazan Ayı Forumunda İtikafı Bozan Şeyler Nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    İtikafı Bozan Şeyler Nedir








    İtikafı Bozan Şeyler nedir kısaca







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye






    İtikafı Bozan Şeyler Hakkında Bilgi


    1- Kasıtlı olarak cinsel ilişkide bulunmak: Bu ilişki gece de ol*sa, gündüz de olsa, menî aksa da akmasa da, mezheblerin ittifakına göre itikâfı bozar. Unutarak cinsel ilişkide bulunmak, üç mezhebe göre itikâfı bozar. Ancak Şâfiîlere göre bu, itikâfı bozmaz. Şehvetle öpme, sarılma ve benzeri cinsel ilişki öncesi hareketler dolayısıyla menî ak*mazsa üç mezhebe göre itikâf bozulmaz. Mâlikîler bu hükme muhale*fet etmişlerdir.

    Malikiler dediler ki: Öpen kişi lezzet almayı kasdetmemiş olsa, öpmekten dolayı lezzet bulmasa ve bu sebeple menîsi akmasa da, dudak*tan öpünce tıpkı cinsel ilişkide bulunmuş gibi sayılır ve itikâfı bozulur. Dokunma, elleme veya sarılma lezzet kasdıyla yapılır ve bundan lezzet alınırsa itikâf bozulur. Aksi takdirde bozulmaz.

    Yalnız itikâfta bulunan kişinin, cinsel ilişkiye zemin hazırlayan bu fiilleri işlemesi haramdır. Birisine bakma, birisini düşünme veya ihtilâm olma gibi nedenlerden ötürü menîsi akan kişinin, bu durumlarda menîsiniri’ akması âdet haline gelmiş olsun, olmasın Hanefîlerle Hanbelîlere göre itikâfı bozulmaz. Mâlikîlerle Şâfiîlerin buna İliş*kin görüşleri aşağıya alınmıştır.

    Malikiler dediler ki: Kasıtlı veya kasıtsız, gece veya gündüz gü*zel birini düşünerek veya böyle birisine bakarak menîsi akan kişinin itikâ*fı bozulur.

    Şafiiler dediler ki: Bakarak veya düşünerek menîsinin akması âdet hâline gelen itikâfa girmiş kişinin, bu durumlarda menîsi akarsa itikâfı bozulur. Ama bakarak veya düşünerek menîsinin akması âdet hâline gel*memiş olan kişinin, bu durumlarda menîsi aksa da itikâfı bozulmaz.

    2- Mescidden dışarı çıkmak: Mezheblerin buna ilişkin tafsilâtlı görüşleri aşağıda sunulmuştur.

    Hanefiler dediler ki: İtikâftaki kişi, mescidden çıkarsa kendisi için iki durum sözkonusu olur:

    A. İfâ etmekte olduğu itikâf, adanmış olma nedeniyle vâcib bir itikâf olmalıdır. Bu durumda gece olsun, gündüz olsun; unutarak olsun, kasden olsun mescidden çıkmak hiçbir surette caiz olmaz. Bir mazeretten dolayı çıkan kişinin itikâfı bozulmaz. Vâcib bir itikâfta bulunan kişinin mescidden çıkmasını mübâh kılan mazeretler üç kısma ayrılır:

    1. Tabiî mazeretler: İdrar, dışkı gibi def-i hacet için dışarı çikila-bilir. İhtilâm olarak cünüb olan kişi, mescid içinde gusletme imkânına sahip değilse mescid dışına çıkıp gusledebilir. Def-i hacet maksadıyla mescid dışına çıkan kişi, ihtiyacını giderir gidermez hemen içeri girmeli, dışarıda fazla beklememelidir.

    2. Şer’î mazeretler: Kişinin itikâfta bulunmakta olduğu mescidde Cuma namazı kıhnmıyorsa, Cuma namazı kılman bir yere gitmek ama*cıyla bu mescidden çıkabilir. İç ezandan, dört rek’at namaz kılabilecek bir süre önce, itikâfta bulunduğu yerden çıkabilir. Cuma namazı kılındık*tan sonra da en fazla dört, ya da altı rek’at kılabilecek kadar bekleyebi*lir. Gerçi bu süreden daha fazla beklerse de itikâf bozulmaz. Çünkü Cu*ma namazını kılmakta olduğu mescid de bir itikâf yeridir. Yalnız burada beklemekle, hiçbir zorunluluk karşısında kalmaksızın birinci mescidde itikâfa girmek için yapmış olduğu niyete muhalefet etmiş olur ki, bu da tenzîhen mekruhtur.

    3. Zarurî mazeretler: İtikâftaki kişi, içinde bulunduğu mescidde kalmaya devam ettiği takdirde canına veya mahna zarar geleceğinden korkarsa veya içinde bulunduğu mescid yıkılırsa; içinde itikâfa girmeye niyet ederek acelece başka bir mescide gitmek üzere dışarı çıkabilir.

    B. İfâ etmekte olunan itikâf, nafile bir itikâf olmalıdır. Bu nite*likteki bir itikâfta bulunan kişinin, mazeretsiz de olsa, mescid dışına çık*ması caiz olur. Zîrâ bu itikâfın, mescidden çıkmakla sona erecek belirli bir zamanı yoktur; ki mescidden çıkmakla, o ana kadar yapılmış olan itikâf batıl olsun Tekrar mescide girip itikâfa niyet ederse, yine sevaba nail olur. Ama vâcib itikâfta bulunan kişi, mazeretsiz olarak dışarı çıkar*sa hem günahkâr olur, hem de o zamana kadar yapmış olduğu itikâf batıl olur.

    Malikiler dediler ki: İtikâftaki kişi mescidden çıkarsa bu çıkışı yiyecek, içecek bir şeyler satın almak, temizlenmek, ya da idrarını yap*mak gibi bir maslahat için olmuşsa itikâfı bozulmaz. Ama mescidden çıkışı hasta ziyareti, tanıklık yapmak, cenaze teşyîine katılmak -bu cenaze ebeveynden biri olsa dahi- veya (kendi mescidinde kıhnmıyorsa) Cuma namazım kılmak gibi zaruri olmayan ihtiyâçlardan ötürü olmuşsa, itikâfı batıl olur. Mescidden çıkışı, Cuma namazını kılmak gibi vâcib bir sebep*ten ötürü olmuş olsa bile itikâfı bozulur. Mescidde bekleyip de dışarı çıkmaz ve cuma namazını kılmazsa günahkâr olur. Ama itikâfı sahîh olur. Zîrâ bir Cumaya gitmemek büyük günahlardan değildir. Meşhur görüşe göre de itikâf, büyük günahların işlenmesiyle bozulur. Önce de değinildi*ği gibi, hayız ve nifas benzeri mazeretler dolayısıyla mescidden dışarı çık*mak itikâfı bozmaz. Kişi itikâfta iken bayram gibi oruç tutulması sahîh olmayan günler gelirse yine mescidde kalması vâcib olur. Kuvvetli görüşe göre bu süre zarfında mescidden dışarı çıkması caiz olmaz. Bayram sona erince, adamış olduğu veya nafile olarak niyet etmiş olduğu itikâfının geri kalan günlerini ikmâl eder.

    Hanbeliler dediler ki: Unutarak değil de, kasıtlı olarak ve her*hangi bir ihtiyaç sözkonusu olmaksızın mescidden çıkan kişinin itikâfı bozulur. Ama idrarını yapmak, kendisini zorlayan kusuntuyu kusmak, giymeye muhtaç olduğa ‘necâsetli elbisesini yıkamak, cünüblükten ötürü gusletmek, abdestsizlikten ötürü abdest almak gibi zorunlu ihtiyaçlar ne*deniyle mescid dışına çıkan kişinin itikâfı bozulmaz. îtikâftaki kişi, ce*maate veya mescide zarar vermeyecekse mescidde abdest alabilir, guslede*bilir. Yukarıda serdedilen ihtiyaçları gidermek maksadıyla mescid dışına çıkan kişinin, süratli olmaksızın normal bir yürüyüşle yürümesi caizdir. Aynı şekilde, getirecek kimsesi yoksa, yiyecek ve içeceğini getirmek için de dışarı çıkabilir. Kendisine vâcib ise Cuma namazı için (kendisinin iti*kâfta bulunduğu mescidde kıhnmıyorsa) başka mescide gitmek üzere dı*şarı çıkabilir. Bu çıkışı, bir vacibi yerine getirmek gayesiyle olduğu için itikâfı bozulmaz. Cuma namazı kılınan mescide erkenden de gidebilir. Namazın kılınmasından sonra kerâhetsiz olarak o mescidde epeyi de bek*leyebilir. Çünkü orası da itikâfa elverişlidir. Lâkin, içinde itikâfını ta*mamlamak üzere ilk mescide dönmekte acele etmesi müstehabtır. Özetle diyebiliriz ki; şer’î veya tabiî mazeretler dolayısıyla itikâftaki kişinin mes*cidden dışarı çıkması nedeniyle itikâfı bozulmaz.

    Şafiiler dediler ki: Mazeretsiz olarak mescidden dışarı çıkmakla itikâf bozulur. İtikâftaki kişinin mescidden çıkmasını mubah kılan maze*retler, def-i hacette bulunmak gibi tabiî; mescid duvarının yıkılması gibi zarurî olmak üzere iki kısma ayrılır. Mescidin duvarının yıkılması nede*niyle başka bir mescide giden kişinin itikâfı bozulmaz. İtikâfı bozan dav*ranışlardan birinin serbest irâdeyle, kasıtlı olarak ve haram olduğu biline*rek yapılması hâlinde itikâf bozulur. Ama bu davranışlardan birinin unu*tularak, zorlanarak veya henüz yeni İslâm’a girilmiş olması nedeniyle şer’an muteber sayılan bilmemezlik gibi bir sebepten ötürü yapılması hâlinde itikâf bozulmaz. Şer’an makbul sayılan bir mazeret dolayısıyla mescidden çıkan kişinin, dışarıda bulunduğu sürece itikâfının süreklilik vasfı bozul*maz. Mescide dönüşte itikâf niyetini yenilemesi gerekmez. Yalnız ihtiyacını görmek üzere mescid dışında bulunduğu zamanlar kadar bir süreyi itikâfına eklemesi gerekir. Fakat, def-i hacette bulunma gibi doğal olarak uzun sürmeyen zamanlan hesaba katması gerekmez. Tabiî bu bahsedilen hükümler, peşpeşe yapılması adanılan vâcib itikatlar için sözkonusudur. Süre kaydı konmaksızın veya süre kaydı konulmuş olup da peşpeşe olma kaydı konulmamış olarak adanılan itikâflarda mazeretsiz olarak da mes*cid dışına çıkılabilir. Çıkılınca itikâf sona erer. Mescide dönerken yeni*den itikâfa niyet etmek gerekir. Ancak mescidden çıkarken bahsi geçen nitelikteki itikâflarma dönmeye niyet eden kişilerin veya def-i hacet için çıkan kişilerin, dönüşte niyetlerini yenilemeleri gerekmez. Mendub itikâf-larda da durum böyledir. îtikâftaki kişinin idrarını mescid içinde bir ka*ba yapması haramdır; ama bununla itikâf batıl olmaz.

    3- İrridat. (Dinden çıkma): İtikattaki kişi dinden çıkarsa itikâfı bo*zulur. Yeniden İslâm’a dönerse, onu İslâm’a imrendirmek gayesiyle itikâfını kaza etmesi Hanefîlerle Mâlikîlere göre vâcib olmaz. Hanbelîlerle Şâfiîler buna muhalefet ederek aykırı görüş beyânında bulunmuşlardır.

    Hanbeliler dediler ki: İtikâftayken dinden çıkan kişi, yeniden İslama döndüğünde itikâfını kaza etmesi vâcib olur.






  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    İtikafı bozan şeyler şunlardır; bilerek itikaf yerinden çıkmak, itikaflıyken bayılmak , cinsi ilişkide bulunmak ve son olrak itikaflıyken büyük günahlar işlemek.




+ Yorum Gönder