+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Ramazan Ayı Forumunda Oruç Ve İhtilam Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Arzu
    Yeni Üye

    Oruç Ve İhtilam








    Oruç Ve İhtilam hakkında soru

    Ihtilâm olmak ve cünüp olarak sabahlamak oruca mâni olur mu?
    Oruçlu iken ihtilâm olmak (kendi kendine rüyalanmak) orucu bozmaz. Dokunma, oynaşma ve öpme olmadan, sadece bakmak ve düşlemekle boşalma da o orucu bozmaz. Bu durumlarda sadece yıkanır ve orucuna devam eder: Dokunma ve öpme ile boşalırsa, oruç bozulur; ama sadece kaza gerekir.(66 M. Zihnî 590, 597 )
    Oruç Ve İhtilam.jpg
    Oruçlu olduğunu bilerek, ama elinde olmayarak boğazına su kaçsa, orucu bozulur sadece kaza gerekir. Gündüz ihtilâm olan oruçlunun namaz vakti geçmeyecek bir süre içerisinde yıkanması şarttır. Ancak yıkanmaması oruca engel değildir. Yani yıkanmazsa, namazı terk etmiş olacağı için büyük günah işlemiş olur; ama orucu oruçtur.

    Cünüp olarak sâbahlamak oruca mâni olmaz. Gündüz yıkanması gerekir. Yıkanmayı iftardan sonraya bırakırsa, namazı terketmiş ve büyük günah işlemiş olur.

    Iğne, diş Çektirme, Misvak ve Oruç
    Diş çektirme, doldurtma, dişlerini misvakla ya da macunla yıkama, iğne yaptırma orucu bozar mı, bozarsa kazâsı nedir?

    Diş çekimi orucu bozmaz. Ancak dişin çıktığı yerden akan kan; tadı ağzın her tarafına dağılacak kadar çok olur, ya da karıştığı tükürüğün yarısından çok olur ve yutulursa orucu bozar, kaza gerekir.(67 Bilmen 289 (md.106)) Diş dolgusu konusu da vücudun herhangi bir yerindeki yarayâ ilâç koyma gibidir; Dolgu maddeleri sıvı olmayıp, dimağa ve karın boşluğuna ulaşamadıkları için orucu bozmazlar. Ancak kanala zerkedilen ilâç, ya da dolgu maddesi, sıvı olur ve beyne ulaşırsa, Imâm Ebû Hanîfe'ye göre oruç bozulur, diğer imamlara göre yine bozulmaz. Diş çekimi için uygulanan ve halk arasında morfin diye bilinen uyuşturucu (anestezik) etkili iğne de vücudun herhangi bir yerine yapılan iğne gibidir. Imam Ebû Hanîfe'ye göre orucu bozar. Ihtiyata uygun olduğu için kabul edilen görüş de budur. Ancak onun arkadaşları olan diğer imamlar, vücuda yarayışlı olmayan ve tabii yollarla vücuda girmeyen şeyler, orucu bozmaz görüşündedirler. Dolayısıyla onlara göre, yaralara her nasıl olursa olsun ilâç koymak, yine nasıl olursa olsun iğne yaptırmak, orucu bozmâz.(68 M. Zihnî 594, 599; Bilmen 293.) Buna göre durumları âcil olmayanların, diş çekimi ve iğne işini akşama bırakmaları tavsiye olunur. Ama bundan gecikmekle zarar görecek olanlar, oruçlu iken de iğnelerini yaptırır, dişlerini çektirir, ya da doldurturlar. Dolgu dışındakileri yaptıranların sonradan kaza etmeleri daha ihtiyatli olur.

    Dişleri, özsuyunun tadı hissedilecek kadar taze bir misvakla temizlemek orucu bozmaz ama, mekruhtur. Bu tadı duyulmayan misvakla ya da firçalarla dişleri yıkamak oruca hiçbir zarar vermez. (69 M. Zihnî 610; Bilmen 287-88 ') Dişlerin macunla fırçalanması, ya da tuzlu su ile gargara yapılması hallerinde macunun ve tuzun tadı boğaza kadar ulaşmış olacağından oruç bozulur. Misvaktan kopan ve yutulân parçalar buğday tanesi kadar, yada daha fazla olursa orucu bozarlar. Dişlerin kendiliğinden kanaması halinde, kan tadı duyulacak kadar olur ve bilerek yutulursa oruç bozulur. Az olur ve farkına varmadan yutulursa bozulmaz. Bütün bu durumlarda orucun bozulması halinde sadece kaza gerekir.

    Fıkıh Ansiklopedisi








  2. Fatih
    Yeni Üye





    Oruç tutanlardan gelen sorular üzerine
    Soru: Ramazan'da bazen kan vermek gerekiyor. Bazıları 'Kan vermek orucu bozar' diyor, bazıları da bozmayacağını söylüyor. Kan vermek orucu bozar mı?


    Cevap: Kan verirken vücuda bir şey girmiyor, aksine bir şey çıkıyor. Vücuttan çıkan şey orucu bozmaz. Ancak, oruç tutmayı zorlaştıracak derecede fazla kan vermenin mekruh olduğu kaydı da vardır fıkıh kitaplarında. Demek ki, oruç tutmayı zorlaştırmayacak derecede kan vermekte mahzur yoktur. Oruç bozulmaz.

    Soru: Bazen yanılgıya düşerek akşam bir dakika erken iftar ettiğimiz oluyor. Yahut da imsakta bir dakika geç başladığımız anlaşılıyor. Bu sınırların bir iki dakikalık ihlalinde bir müsamaha olabilir mi? Yoksa bu kadarcık bir sınır ihlali dahi orucu bozup kazayı mı gerektirir?

    Cevap: İftarda ve imsakte takvimde belirtilen dakikalar tam sınırdır. Bu sınırlar ihlal edilmemelidir. Ancak, şafakta imsakın girmesi, düğmeye basar gibi pat diye bir anda olmuyor. Bu sebeple, bazı âlimler bir iki dakika kadar bir temkin olabileceğini, böylece bu kadarcık bir sınır geçmenin kaza gerektirmeyeceğini ifade ediyorlar. Ancak bir iki dakikalık bir müsamahayı istismar ederek uzatanların çıkabileceğini düşünen âlimler de, bundan söz etmeyi pek faydalı bulmuyor, istismar edilerek uzatılacağından endişe ediyorlar.

    Demek ki takvimdeki imsak, iftar dakikaları kesin sınırdır. Bunlara dikkat edilmelidir. Ancak bu sınırlar istemeden bir iki dakikalık ihlale maruz kalınırsa kaza gerekmez, diyenlerin varlığı da hatırlanmalıdır.

    Bununla beraber yine de sınıra kadar gelmemeye çalışarak birkaç dakika önceden başlamayı tercih etmelidir.

    Soru: Hanımların özel halleri başlayınca oruç tutulmaz, diye biliyoruz. Ancak bu özel hal iftara yakın başlarsa yine orucu bozmak gerekir mi? Yoksa bozmayıp oruca devam etmek mi daha uygun olur?

    Cevap: Özel halin başlamasıyla ibadet mükellefiyeti sona erer. Oruç tutmaya devam etmek gerekmez. Emre itaatin bir ifadesi olarak bir şeyler yemenin daha uygun olacağı söylenebilir.

    Soru: Bilerek oruç bozana iki ay aralıksız kefaret orucu tutmak gerektiğini, fakat birkaç defa kefaret gerektiren oruç bozmaya maruz kalmışsa, hepsine tek kefaret de yeteceğini yazdınız. Birkaç defa oruç bozana tek kefaretin yeteceğine ait bu hükmün bir kaynağı olmalıdır. Bu konuda anlayabileceğimiz bir kaynak verebilir misiniz?

    Cevap: Herkesçe muteber bilinen Büyük İslam İlmihali'nin Kefaretler bahsindeki 178. maddeyi okuyun. Birkaç defa oruç bozarak kefaretler yüklenmiş olan kimseye, tek kefaretin yeteceği bilgisini orada görmeniz mümkün olacaktır. Önce tutmadığı oruçlarını tek tek tutar. Sonra da hepsine birden iki aylık bir kefaret orucu tutar. Kefaret borçlarının hepsinden de kurtulabilir.

    Kefaret orucu, Peygamberimizin, orucunu bilerek bozan bir sahabesine verdiği bilgilerle sabit olduğundan, Kur'an'da yeri aranmaz. Sünnetle sabit olan bir hükümdür bu.

    Bu konu için de kolay ulaşabileceğiniz kaynak, İSAM (İslami Araştırmalar Merkezi)'ın hazırladığı iki ciltlik değerli İLMİHAL'dir. 1/104.

    Soru: Oruçlu iken ihtilam olan orucuna devam eder, sonra bu orucu kaza etmesi gerekmez, deniyor, doğru mu? İhtilam olmak (düş azmak) orucu bozmaz mı?

    Cevap: Uyurken iradesi dışında ihtilam olanın orucu bozulmaz. Ancak kendi iradesiyle kendini tahrik ederek ihtilam yapan (boşalan) kimsenin orucu bozulur, sonra bu orucu kaza etmesi gerekir. Yani, kendi eliyle kendini cünüp yapan kimse guslederek orucuna yine devam eder, ancak bunu sonra yeniden tutması gerekir. Kefaret gerekmez. Kefaret, karşı cinsle birliktelikte söz konusu olur. Burada ise, karşı cins yok, teklik söz konusudur. Fıkıh tekniği ifadesiyle, cinayet nakıstır. Bu yüzden kendi kendini tatmin etme hatasına düşenin, orucunu sonra sadece kaza etmesi gerekir. Kefaret gerekmez.

    Soru: Hasta iken orucunu tutamadan vefat etse, yani oruç borcuyla gitse, bu oruçlar için geride kalan yakınları fidye verseler, borçlu yakınlarını oruç borcundan kurtarabilirler mi?

    Cevap: Evet. Orucunu mazeretinden dolayı tutamadan vefat edenin arkasından mirasçıları (hasta vasiyet etmişse mecburen, etmemişse şifahen) fidyelerini vermeleri, borçtan kurtarabilir. Böylece de geride kalan vefalı yakınlar, büyük bir vefa ve sadakat örneği göstermiş olurlar.

    Soru: Bilhassa Ramazanlarda verilen bu gibi fitreler, zekatlar kimlere verilir? Kimlere verilmez? Esas muhatabı kimler olmalı?

    Cevap: Bunlar esas itibarıyla muhtaçlara verilir. En isabetli yer, en çok muhtaç olan yerdir. Kim en çok ihtiyaç sahibi ise, verilmesi gereken en uygun yer de orasıdır.

    Zekat kimlere verilmez? Bu sorunun cevabını verirsek, kimlere verilebileceği daha kolay anlaşılır:

    Kimlere zekat, fitre verilemez?

    - Yukarıya doğru: Anaya, babaya, dedeye, nineye verilmez. Aşağıya doğru da, oğula, kıza, torunlara da verilmez. Bunların dışında muhtaç oldukları bilinen akrabalara öncelikle verilir. Bu sebeple, önce ayrılıp başka aileye karışmış muhtaç kız kardeşe, sonra oğlan kardeşe, sonra dayılara, amcalara, halalara, teyzelere, kayın baba ve kayın valideye komşulara ve özellikle de, ihtiyaç sahibi öğrencilere ve onların ihtiyaçlarını karşılayan vekillerine. Evlenerek ayrı ev kuran kız evladına verilmez ama, ihtiyaç varsa damada verilebilir. Oğula verilmez ama muhtaçsa geline verilir.

    Bu gibi yardımlarda yakınlar en öne alınmalıdır. Çünkü ihmal edilen yakınlarda bir gönül kırıklığı, kalp burukluğu söz konusu olabilir. Bunu önlemek gerekir.




  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    İhtilam kendi kendine rüyalanmak demektir. ihtilam olmak orucu bozmaz çünkü rüyalanırken olan şeyler sadece hayalidir bunun için banyo almak yeterlidir. ancak rüyalanmada ki şeyler gerçek hayatta olursa oruç bozulur ve kaza gerektirir.




+ Yorum Gönder


66 m. zihnî 590 597,  66. M zihni