+ Yorum Gönder
Özel Eğitim ve Rehberlik ve Rehberlik Forumunda Nedir Bu Motivasyon Dedikleri ? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. DereeN
    Devamlı Üye

    Nedir Bu Motivasyon Dedikleri ?









    Motivasyonun Sözlük Anlamı

    Motivasyon kelimesi Latince "movere" , yani "hareket ettirme, hareketlendirme" kelimesinden gelmektedir.

    Bu tanımdan yola çıkarsak motivasyonu, bireyin harekete geçmesi ve belli bir hedefe ulaşabilmesi için gerekli olan arzu ve isteğe sahip olmasıdır diye tanımlayabiliriz.


    Motivasyon bu kadar önemli mi?

    EVET! Çünkü:

     Motivasyon, performansı doğrudan etkiler.
     Davranışların başlatılmasını başlatılmasını, yönlendirilmesini ve sürdürülmesini sağlar.
     Bir nevi bizim itici gücümüzdür.
     Bütün kaynaklarımızı amacımız doğrultusunda kullanmamıza olanak tanır.

    Bizim millet olarak ortak bir özelliğimiz VAR. Çabuk gaza gelen bir yapımız var. Bakın motivasyon demiyorum, bariz şekilde gaza geliyoruz. İşlerimize Türk gibi başlayıp, Türk gibi bitiriyoruz. Şimdi diyeceksiniz ki başka nasıl olacaktı?

    Bir işe girişirken “Allah, Alah!” diye başlıyoruz. Engelle karşılaşma ihtimalimiz belirince “İnşallah, biter” diyoruz. En sonda da “Kısmet değilmiş” diyerek ilk zor engelde su koyuyoruz. Engeller bir bir belirince heyecan gider, kafalar karışır ve projeler bir başka bahara kalır.

    Verilemeyen üç beş kilolar, kazanılamayan okullar, biriktirilemeyen harçlıklar, başlanılamayan işler…


    Güzel bir söz vardır: “Bir işe Türk gibi başlayıp, Alman gibi bitirmek.” Bizler bir işe girişirken, inanılmaz heyecanla, şevkle dolarız. Planlar, proğramlar, vizyon, misyon hepsi kafamızdadır. “Haydi, Bismillah…” deyip başlarız. Almanlar da (Batılılar da diyebiliriz genel olarak)durum vaziyet ne olursa olsun istikrarlı bir şekilde sonuca varana kadar devam ederler. Böylece başladıkları işi sonuçlandırırlar.

    Peki, gaza gelmek yerine kendimizi nasıl motive edebiliriz?




    Motivasyon ve BEKLENTİLER!



    Antrenmanların her dakikasından nefret ediyordum. Fakat kendi kendime “vazgeçme” dedim. Şimdi sıkıntı çek ve hayatının geri kalanını bir şampiyon olarak yaşa.
    Muhammed Ali


    Bizi harekete geçiren en temel güç, beklentilerimizdir. Verdiğimiz çabanın sonunda elimize geçecek olanlardır. İstediğimiz, beklentimiz olan şey ne kadar güçlüyse o kadar fazla çaba gösteririz.

    Motivasyon üzerine yazılan kuramlardan biri olan Vroom’un “Bekleyiş kuramı”nda, kişilerin belirli yönde motive olabilmeleri için harekete geçmelerini sağlayacak dürtü, kişinin o ‘şey’i elde eymek için gösterdiği istek ve o ‘şey’in gerçekleşme konusundaki beklentisine bağlıdır.

    Yani:

    İsteme Derecesi x Beklentiler: Motivasyon Düzeyi

    Kişiden kişiye beklentiler değişir. Beklentilere göre de isteklerin derecesi farklılık gösterir. Dolayısıyla kişiden kişiye motivasyon unsurları değişir.

    Mesela motivasyonla ilgili araştırmalarıma devam ederken bir yandan da insanlara sordum: Sizi Ne Motive Eder?

    Gelen cevaplar gerçekten birbirinden farklıydı. Aynı zamanda iki başlık altında toplamak mümkündü bunları:

    1- Sonunda başarıyı elde etmeyi bekleyenler (%40'ın altında)
    2- Sonunda cezadan kurtulmayı bekleyenler (Eh burası da %60'ı geçiyor)


    Havuç mu, Sopa mı?

    İnsalar hem ödüle kavuşmak için hem de acıdan/cezadan kaçmak için bir işi yapmayı tercih ederler. Öncelikle belirtmek gerekir ki, iki türlü de motive oluruz. Aynı zamanda bir tanesi ağırlıklı olarak işleri yapmamıza neden olur. Ya ödüle kavuşma arzusu ya da acıdan/cezadan kurtulma isteği. (İnsan sevdiği konuda çalışırken ödüle, sevmediği konuda çalışırken cezaya odaklanır)


    Biraz Havuca Ne Dersiniz?

    Hayatta çok az insan hazza yönelir. İnsanların muazzam bir kısmı acıdan kaçmak için kendilerini motive ederler.

    Kimileri kendilerini daha çok para kazanmayı düşünerek, kimileri iyi bir statü elde etmeyi hedefleyerek, kimileri güç elde etmeyi isteyerek, kimileriyse hedeflerine ulaşarak kendilerini daha mutlu daha huzurlu hissetmeyi düşünerek motive ederler. Bunların hepsi hazza yöneliktir.

    Sonunda istenilen, beklenilen, ulaşmak için çaba gösterilen bir şey vardır. İtiraf. com’dan alınan bir itirafı sizinle paylaşmak istiyorum:


    Cinsiyet: Kadın; Yaş: 32; İl: İstanbul
    Okumayı öğrenmek için hiç çaba harcamayan birinci sınıf öğrencisi oğlum aşık olduğu üçüncü sınıf öğrencisi kıza mektup yazabilmek için harıl harıl okumayı öğrenmeye çalışıyor.


    İşte okuduğunuz itiraf, tipik bir hazza yönelik motive olma örneğidir. İlkokula giden bir çocuğun okumayı öğrenmesindeki en büyük motivatör (motive edici sebep) hoşlandığı kızın dikkatini çekebilmektir.

    Eh Bir de Sopadan Kaçanlar Var…

    Bizim evde yıllardır değişmeyen, artık gelenek haline gelmiş, dönem ödevleri şenliği vardır. Öğretmenin verdiği ve neredeyse 3–4 ay sonra istenen bir ödevin yumurta kapımıza dayandığı bir zamanda alelacele ve düzgün bir şekilde yapılması her yıl tanık olduğumuz bir durumdur.

    Bu şenliklerin eğlence boyutu, bu yıl bir gün öncesinden kardeşimin sabahlayarak yaptığı dönem ödeviyle doruk noktasına ulaştı.

    Annemin her defasında “Neden vaktinde rahat rahat yapmazsınız, anlamıyorum” sloganıyla katkıda bulunduğu bu şenliklerin çıkış nedeni kardeşimin acıdan uzaklaşmak istemesidir.

    Sanki o, bilmiyor mu zamanında yapınca hem rahat edeceğini hem de daha iyi anlayacağını? Elbette ki biliyor. İyi de bu onu motive etmiyor ki! Onu motive eden şey öğretmenden düşük not almaması, sınıfta kalmaması, azar işitmemesi…

    Bir diğer örnek ise Edison’dur. Edison’un aslında karanlıktan korktuğu için elektriği icat ettiğini neredeyse bilmeyenimiz yok.

    Motive olmak için illa da bu iki gruptan birine ait olmak zorunda değilsiniz. Bazen hazza ulaşmak için bazen de acı çekmemek için fazla gayret sarf ederiz.



    Motivasyon İçin Ne Gerek?

    “Şimdi sen, iyi güzel söyledin de ben kendimi nasıl motive edebilirim?”

    Kendinizi iki şekilde motive edebilirsiniz.

    1- İç motivasyon
    2- Dış motivasyon


    İç motivasyon

    İç motivasyon, sizin ihtiyaçlarınız, beklentileriniz, inançlarınız, ‘o’ nu yapma nedeniniz, zevkleriniz, hedeflerinizdir…

    İç motivasyon, sizin motivasyonunuzdur, sizin değerlerinizi, sizin hedeflerinizi, sizin isteklerinizi içerir. Sizi asıl harekete geçirecek olan da budur.

    Yaptığınız şeyin “SİZ” istediğiniz için yapıldığını ve bunun için öncelikle siniz kendinizi motive etmeniz gerektiğini bilirsiniz.

    Bir şeyi kendiniz istediğiniz için öğrenirseniz ya da yaparsanız,

     Daha çok çalışır,
     Daha tutarlı olur,
     Daha iyi öğrenir
     Başarmak için farklı yollar denersiniz.

    Öncelikle mutlaka içsel motivatörleriniz olmalıdır. Hedefinize ulaşmanızı sağlayacak inancınız, harekete geçmeniz için cesaretiniz… Çünkü: İçten motive olan kişi düşünceyi eyleme dönüştürür: Hedeflerini belirler ve onlara ulaşmak için harekete geçer.

    İçten motivasyonda en önemli unsurlardan birisi İNANǒtır.

    “Bu hedefe ulaşabileceğime inanıyor muyum?”

    Şimdiye kadar ÖSS’ye hazırlanan aynı zamanda aşırı stres yaşayıp, derslerden uzaklaşan öğrencilerin kendilerine sormasını istediğimi bir sorudur bu. Evet, ne kadar inanıyorsunuz? “

    Kendinize inanmanızı sağlayabilecek tek kişi sizsiniz, başkaları yardım edebilir ama ancak siz
    gerçekleştirebilirsiniz. Kim olduğunuzdan, eğitiminizden, konumunuzdan bağımsız olarak; eğer
    kendinize inanırsanız kendiniz hakkındaki tutumunuz olumlu olur ve bu da hedeflerine ulaşmanızdaki gerekli gücü kendinizde bulmanızı sağlar.

    “İyi de durduk yere nasıl inanabilirim ki?”

    Kesinlikle haklısınız. Kendinize inanmanız için önce kendinize güvenmeniz gerekir.

    Öz güveni olan insanlar güçlüklerle mücadele ederler, problemlere çözüm üretirler. Kendilerine inanırlar. Ne olursa olsun, işin peşini asla bırakmayacak cesareti kendilerinde bulabilirler.

    Ayrıca şunu eklemekte de fayda var, güven eksikliği aslında yararlı hiçbir şey üretmeyen olumsuz düşüncenin ürünüdür. Zihin uğraşacak bir şey bulamayınca kendisiyle uğraşmaya başlar ve genelde bunu olumsuz şekilde yapar. Kendi enerjimizi farkında olmadan kendimizin düşürmesine neden olur.

    Ve Size Yön Gösteren Hedefleriniz…

    Çoğu insan 'istatistik insanıdır.' Doğar, kayıtlara adı geçer, yaşar ve ölür. Sadece istatistiklerde adına rastlarsınız. Cümledeki yaşar kelimesi de sadece ve sadece nefes alıp vermektir. Hayatta belli bir amacı yoktur. Bundan dolayı da ne yaparlarsa yapsınlar kendilerini asla motive etmezler, edemezler. Zaten ihtiyaçları yoktur.

    Onlar sadece nefes alış verişlerini engelleyecek durumlarda harekete geçerler. Yani acıdan kaçmak için harekete geçerler.

    Oysaki bir hedefiniz varsa, sabah yataktan kalkışınız bile değişir. “Bugün hedefime bir adım daha ulaşabilmek için ne yapabilirim?” sorusu zihninizde ve hatta damarlarınızda dolaşır.

    Daha enerjik ve daha pozitif olursunuz. Çünkü artık geminizi ulaştırmanız gereken bir limanınız vardır.










  2. Esma
    Devamlı Üye





    Bazen çok önemli bir günümüzde motivasyonumuz düşer yani üzgün bir şekilde olur gitmeme gibi düşünceler kafamızda oluşmaktadır. Bu yüzden sürekli ''Motivasyonunu Düşürme'' diye bizi teselli edenler olur. Motivasyonda bu demek enerjini kaybetme.




+ Yorum Gönder