+ Yorum Gönder
Müzik ve Tv ve Sanatçılarımız Forumunda Sabri Berkel Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Sabri Berkel Hakkında Bilgi











    Sabri Berkel Hakkında Genel Bilgi



    Sabri Berkel.jpg


    Sabri Berkel (1907-1993)
    Sabri Berkel de sonsuzluğa adım attı

    Hem sanatçı hem de öğretici olarak tarihin ve toplumun biçimlenişine katkıda bulunanlardan biri olan Sabri Berkel için ölüm bir son değil başlangıçtır.
    Canan Beykal, Gösteri, 1993

    Kandinsky; “Sanatçının, biçimleri amacı için zorunlu olan: tarzda kullanmaya sadece hakkı yoktur, yükümlülüğü vardır” der. Türk Resmi içinde formu, biçimi sadece zorunlu olan tarzda kullanma hakkına sahip değil, aynı zamanda bunu bir yükümlülük gibi kullanmayı disiplin edinmiş bir tek sanatçı vardır, o da Sabri Berkel’dir. Çünkü, formun akıl tarafından yapıldığını, duygunun formu bozduğunu bilen Sabri Berkel sanatın kendisini bir yükümlülük gibi duyumsamış, bu misyon çerçevesinde tüm bir yaşamını da forme etmiştir. Sabri Berkel kişiliğiyle, yaşamıyla, ilişkileriyle, hocalık disipliniyle ve sanatçılığıyla kendisi için zorunlu, aynı zamanda yükümlü olduğuna inandığı bir sanat formu oluşturmuştur. Bu nedenle Berkel’in klasik ve geleneksel resimsel gelişmesi ile soyut dönemi arasında aykırı ve birbirinden farklı bir anlayışı, yapıyı göremiyorum.

    1907 yılında Üsküp’te doğmuş olan Berkel, Belgrad Güzel Sanatlar Okulu’ndan sonra 1929 ile 1935 yılları arasında Floransa Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğrenimini tamamlamış. Gerek Doğu Avrupa gibi resim geleneğinin disiplinli eğitiminden, gerekse İtalya (Floransa) gibi klasik resmin ülkesinde gerçek anlamıyla görsel bir eğitim yapabilmiştir. Bu, hiç kuşkusuz Türk resmi içinde tek bir orijinal yapıt göremeden, kopyalar yoluyla görsel eğitimini tamamladıktan sonra tam verimli olacakları çağda yurt dışına gidebilen ressamlarımızla kıyaslandığında son derece önemli bir farklılıktır. Sabri Berkel’in sanatının bu derece sağlam bir temele oturmasının başlıca nedeni budur bence.



    1935’te geldiği Türkiye’de ancak 1939’da Akademi reformu sırasında yabancı hocalardan Leopold Levy’nin kendisini daveti üzerine Akademi hocalığına atanan Sabri Berkel, atandığı gravür atölyesinde 1977 yılına kadar hocalığını sürdürür. Bu tarihten sonra Sabri Berkel’i emekliliğinden birkaç ay önce atandığı Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğünde oluşturduğu atölyesinde ve 1981 yılından itibaren de özel bir atölyede ders vererek yaşamının sonuna kadar hocalık ederken görürüz.



    Berkel, Türk sanatçılarının çoğunun tersine son derece verimli bir çalışma ve sergileme içindedir. Berkel’in hiçbir sergisinin sadece sergilemek ve maddi kazanç sağlamak adına yapılmadığını, aksine kıskanç bir tarzda yapıtlarını lekelemekten, tüketilmekten, spekülasyonlardan korumaya özen gösterdiğini saptarız. Sabri Berkel’in bütün bir hayatı-sanatıyla biçim bulduğunu söylerken biraz da bunu belirtmek istiyordum. Çünkü sanat Sabri Berkel’in kendi kişiliğiyle, özdeşleşmiştir ve onu koruduğu müddetçe, kendisini sonuna dek korumaya sadece zorunlu değil aynı zamanda yükümlü hissetmiştir. Kendisinden bu denli sorumlu olan tek bir kişi daha tanımıyorum. 1988 yılında yapılan retrospektif sergisini diğer bütün sergilerde olduğu gibi aynı titizlik, aynı başkasına güvenmemezlik, aynı kendine duyduğu sorumluluk nedeniyle baştan sona kadar denetlemeyi hastalığını gözardı edecek denli önemsemiştir. Şimdi elimizde bu sergi nedeniyle Jale Erzen tarafından özenle hazırlanmış bir kitap ve tabii Sabri Berkel’in müzeye bıraktığı resimleri var. Bu resimler sadece resim değil, bence Sabri Berkel’in hayatıdır. Berkel hoca Türk ulusuna hayatını emanet etmiştir







  2. Acil

    Sabri Berkel Hakkında Bilgi isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder


sabri berkel,  sabri berkel kimdir,  sabri berkelin hayatı