+ Yorum Gönder
Aşk ve Sevgi ve Şiir ve Güzel Yazılar Forumunda Gönülden Yazılan Şiir Dinletileri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. izmir yasemin
    Devamlı Üye

    Cevap: Yaz Dedi Kalem

    Yaz Dedi Kalem

    CANIMDAN ÖZGE CANSIN
    Mevsim sonbahar
    Aylardan Kasım’dı
    Büyülü İzmir akşamlarından birinde
    Aşkla tanışmış sevdalanmıştık birbirimize
    Gün batımıydı körfezde
    Yakamozlar dans ediyordu gözlerimizin derinliğinde

    Ellerim ellerinde
    Gözlerimden denizi ç/alıyordun
    Tenimiz tuz nefesimiz yosun kokardı
    Hava ağır olurdu lodos yağmur toplardı kızgınlıkla
    Poyrazı deli eserdi bu şehrin
    - Başımızda da kavak yelleri-
    Kahkahalarla gülerdik saçlarımız ıslanınca

    Kimin umrundaydı yağmur fırtına

    Dünyayı tozpembe görüyorduk
    Dilimizde sevda gönlümüzde aşk ateşi yanardı
    Korkmak ne kelime
    Ateşten gömlek olsa giyerdik
    kanatlanırdık arşa
    Dünya bizdik
    Aynı gözlerle bakıyorduk hayata

    Çok sevdiğimiz bu kentten ayrılamazdık
    Kavlimiz öyleydi ama
    Ayrılık vurdu -savrulduk-

    Mevsim yine sonbahar
    Aylardan Kasım
    Bir yanım uçurum bir yanım yâr
    Avuçlarımda saklıyorum öfke nöbetlerimi
    Lâmekânsız boyuttayım
    Anla işte
    Yokluğunda varlığını arıyorum
    Öyle özledim ki
    Kibrit çakıp hasret yangınlarının ortasına atasım var
    Canlansın alevler aşk dile gelsin
    Kavga etmeyin aşıklar
    Günâhı yokken aşkın kefâret istemeyin
    Dâr-â çekmeyin sevdayı desin

    İzmir’e aşığım
    Birde beni sevene
    Gönülden vurgunum
    Canımdan özge cansın demiş
    Yüreğimi yüreğinin ellerine emanet bırakmıştım

    Hatırla yâr


    Deniz Derya Giritli
    Cevap: Yaz Dedi Kalem sayfa üç frmacil 3 Cevap: Yaz Dedi Kalem

  2. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Yaz Dedi Kalem

    ATEŞ/BARUT /ŞEHADET

    Yaz Dedi kalem
    Serhat boylarına sancak diken bileklere
    Sonra dağları mesken edinen yaşayan kurşun gibi yüreklere
    Önce Hû aşkına
    Ve
    Nur'a
    Tüm Enbiyaya Evliyaya Ceddime
    Es selâm
    Vur ey mehteran
    Bedirden Çanakkale'ye
    Ya Allah
    Kalem tutan ellere /kelam tüten dillere /bunu bilen erenlere
    Vur mehteran
    Bismillah
    Dağlar yine dağıtılır/ gök baslarına yine yıkılır
    Vur mehteran tek aşka

    Sökülsün sır /dökülsün nur

    Bilsinler/ haber eyle yedi cihana

    Gün hesap günüdür
    İnlesin afak /kıyam etsin kainat/toprak bize en büyük yâr'dır
    Şu gökler şu yerler şerbetin tadını bilenlere dardır
    Ancak ölen farkımızı fark eder
    Farklı kılan şüheda üstündeki al bayrağımızdır

    Artık çatlasın ar damarı toprağın
    Vur sersin yüzünü vur temizlesin özünü
    Gün hesap günüdür

    Vatan sevgisi imandandır diyen Nur'un ümmetiyiz

    Fesatçıya haine onursuzlara arkadan vuran namertlere
    Diyecegim o ki

    Bu bayrak bu vatan bizimdir
    Gözü olanın canını alırız
    Vur mehteran
    Korktuğumuz kul yaratılmadı daha


    /Şehitlerimize hürmeten/

    Üç bölümden ilk bölüm Allah'ın hakkı üçtür denir ve kuran ve sancak üç kere öpülür


    Şahin Sevim

  3. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Yaz Dedi Kalem

    YEMİN OLSUN

    Bayrak dille zehirlenmeden önce
    Son Nur 'un adı kainattan silinmedigi sürece

    Sadece secdede baş eğen kursun gibi yüreklere
    Parçasını topragın bağrına düşünmeden verenlere
    Kınalı kuzularını önce O'na emanet edenlere
    Bismillah

    Sancak nedir bilenlere/Bedir deyip ölenlere /Yemen'den gelenlere
    İsyan çaglayan Fırat'a
    Nur'a varan sırata
    Ve Mina'ya Anafartalar'a Çanakkale'ye ve onbaşı Seyyid'e
    Ve ellere
    Ve kadere
    Ve kaderi bilen kederi bilmez diyenlere
    Kuran'a alnı degenlere
    Sancağı üç kere öpenlere
    Ve indirilemeyecek üç Hilal'e
    Yemin olsun

    Gül göğüslerinde ana kokusu yar kokusu daglarda yüreklerinde kurşun eriten yiğitlere
    Topraga ölmeden giren
    Asrı yay gibi geren /
    Sancağa renk dünyaya denk veren
    İbrahim'in delilerine
    Ve dosta /düşmana
    Bileği bükülmeyen Kürşatlara/Can Alp erenlere/Bozkurtlara
    Bir kez daha yine/yeniden
    Essalamu aleykum bir daha dönmeyi düşünmeyenlere
    An bu gündür

    Al bayrağım al renginin ustasıyım
    Bu onurlu kavganın kıyama dek sustasıyım
    Ne zaman ki şah damarımızdan
    Göklere bayrakcasına yıldız yıldız çekildik
    Ne zaman ki bedeli kan ödeyip bu toprakları Vatan edindik
    İşte can/işte kan/işte meydan

    Gayrısı lüzumsuzdur
    Yüreğimizde ki sevda ölumsüzdür
    Böyle biline


    Şahin Sevim

  4. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Yaz Dedi kalem

    ANT OLSUN


    Bayrak inmeden
    Ve kan rengini kaybetmeden
    Ve dağlara çıkılmadan
    Gök başınıza yıkılmadan
    Evvele ve ahire
    Batına ve zahire
    Can olan bayrağa
    Kan olan toprağa
    Ant olsun!

    Kardeşime sıkılan kurşunun bedeli
    Ve kutsala uzanan hainin eli!
    Ecnebinin bitmez hayalleri nafile!

    Vatan uğruna analar oğuldan
    Oğullar yarlarından vazgeçeli
    Vatan ki sancak uğruna Hakk'a erenleri
    Uğruna can alıp can verileli
    Ceddim atın üstünde dünyayı titreteli
    Rüzgâr gibi beyaz yeleli
    Ceddim ki hundur hazardır özbektir

    Hamza ki Allahın aslanı
    Bilseler ölüm korkar öyle heybetli
    Şehitlerin efendisi
    Düşman ki kalleş
    Arkadan vuranın namerdi
    Şerefsizin de şerefsizi
    Bilseler hakka yürüyen için
    Şehitlik mertebelerin en yükseği
    Ant olsun bu bayrak iner mi?

    Alp erenlerdir leventlerdir
    Tekbir ile aşılmaz yıldızları aşıp
    Orhun da su olup çağladılar
    Gürz bakışlarından korktular da
    Uzun yüksek duvara sığındılar
    Tekbir den sonra dönmediler
    Yıldız yıldız yağdılar duvarları aştılar

    Yemende türkü olup ağlattılar
    Allahuekber dağlarında
    Dondular da kar olup
    Lapa lapa düştüler toprağa
    Tuna boyunda güneşe uzanan elleri
    Ta viyana ya değdi nefesleri

    Elleri ki İstanbul'un surlarına
    Şanlı bayrağı dikeli
    Âlemlere rahmet Peygamberimizin tebcili
    Fatihin aslanları idi

    Bu bayrak inmeyecek
    Boyunlarımız secdeden başka eğilmeyecek
    Ve bu toprak kabuk bağlamayacak
    Böyle biline

    Ant olsun ki bizler
    Muhammet Mustafa'nın ümmeti
    Ulu batlının torunları

    İnanırız ki beklenenler gelecek
    Hz isa inecek ve deccal öldürülecek
    Dünya yeniden yazılacak ve inanırız ki
    Bu bayrak asla inmeyecek
    ALLAH aşkına kıyamete kadar
    Bu göklerde dalgalanacak






    Şahin Sevim

  5. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Yaz Dedi Kalem

    SON/A

    Gölgesi satılık ınsanlar anlamadı beni…
    Yüreğimin yarasında kaderimi coktan kaybettım..
    Anladımkı en önce canım dedıklerı alırmış seven ınsanın canını..
    Göm artık yalnızlıgımı mor dağlara.
    Daglar soylesın son sarkımızı
    Catlasın bır avuç topragın sabrı.
    Aklanmaz artık bu sevda..
    Annemın kokusuyla gecenın bagrına yaslanmısım…
    Kanıma girer adın katran karası…
    Ah be guzel annem..
    Onuda en az senın kadar sevdim..
    Yıkıldım baş egmedım ona giderken
    O gelmedim sanıyor
    Neden anne benım dızlerım yuregımden kanıyor ?
    Her gelen eskı acısıyla gelip yenı bır acı bıraktı
    Kaldırmıyor artık yorgun yuregım
    Yoruldum hemde cok
    Alıp basımı gıdesım var.
    Adımın bıle konmadıgı lımana..
    Yada;
    Bır avuc toprakla ortun ustumu.
    Senın tek adın yalnızlık mı..?
    Hadı bır ağıt yak gıdısıne gozlerınden daha kara
    Ay dusunce hazana dursun hasretim
    İklimler kırık en az kendım kadar.
    Bana hiçbirşey sorma artık tüm şehirlere fazlayım yalnız kalabalagımla…
    Sadece benı affet
    Sen genede bir yalan daha soyle gunahı bana….
    Gerçekten gıttın mı ?
    Hiç duymadıgım sesın boler gecer yuregımı kanatırcasına
    Ayın ısıgı vururda ıslak kırpıklerıme
    Icten ıce yanan kule donup senı yanarım canımın sol yanını eywallahla zul etmısım fırtınamda kanın kanımda..
    Sana akıyorum ecelimi ararcasına
    Mahsere kadar kapanmayan bır yara
    Bozkırın cocuklarıyız gozlerımız kapkara..
    Sevda dediğin namustan ote alnımızda sılınmez bır dava.
    Sen nasıl sevdin ? Anlatsana …?
    Bundan sonra mahşere kadar susarım….
    Yaramı bir tek soran bilir sevdaya tukenmez yollar ….
    Yollarki donusu yok mevsimler sen kokarken kıblesiz gunaha ayın ısıgını kefen ederım cesetıme
    Artık en guzel ayrılık turkusunu kör bır kursun soyler.
    Hadi durma git alıp canımı.
    Oysa bir tebessüm etsen bir tebessüm etsen
    Yüzlerce cicek acacaktı yaralı bagrımda binlerce kez..
    Opucektım seni Yüreğinden…
    Binlerce kez öpücektim seni yüreğinden….

    Şahin SEVİM

  6. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Yaz Dedi kalem


    HÜKÜMSÜZDÜR


    Ben Adem oğlu fâni

    Suyu asanı
    Sözü havaya yazanı görmediği sürece
    Size hürmetim Hak'tan ötürü

    Kalem tutan ele
    Kelam tüten dillere Bismillah

    Siz duymak istediklerinizi duyacak
    Sevmek istediklerinizi seveceksiniz
    Ötesi us'unuzun yetemediğidir
    Kırık kalemimin döndüğünce
    Söz üstüne
    Kurşun geçmez demire ve onu indirene
    İndirip eritene Yemin olsun!
    Ve onu delen göze
    Yetim hakkı üstündeki göze
    Ve ben yetimin
    bir tek saçından mesul kul
    Havva kızlarına zina eden göze
    Ve iffetini geceye satana
    Doğruyu çatal dilinde bölene
    Garibin fukaralığını ifşa edene
    Günahın şehvetinde sürünene
    Sözüm sizedir
    Acırım kendime
    Gözünüze bürünen sadece karanlıktır
    Size hürmetim Hak'tandır
    Acıdığım acizliğimedir
    Sorulacaktır kulun kuldan hakkı
    Halden anlamaz
    Hal bilmeze
    Kalem kelam hak getire
    Yezidin halı
    Teraziye kona
    Sur üflendiğinde
    Döndürülmeden evveli
    Şüphelidir tövbeleri
    Okusa da kitabı Ceddine
    Ceddim ki Hak'kı bilmiş
    Kök söktürmüş yedi düvele
    Yedi kat gökyüzü
    Yedi kat yerin dibi
    Ucunda şahadetin
    Dar gelmiş Uhud
    Dar gelmiş Çanakkale
    Şehadetin ucunda
    Bıyığı terlemeden
    Çağları yere sermiş
    Dünyayı yay gibi germiş
    Esirini ata bindirip yaya yürümüş
    Bedrin aslanları pek şanlı
    Ve bu fani O şana kul ola
    Ve şanlı idi diyen şairin ellerini alnıma koya
    Ve dolunayı ikiye bölen son Elçiye
    Nurdan Yaratılmış
    Muhammed Mustafa'ya
    Bu can bin kez kurban ola

    Ben Adem oğlu fâni
    Kırık kalemimin döndüğünce
    Bu cedden gelen soya
    Pier Cardien' e bürünmüş,
    Converse'le şanlı toprağa basan
    Ve Madonna çılgınlığında
    Kuzey ismine hoş
    Abdullah ismine boş bakan
    Dizi çılgınlığı hayatı
    Ve ihaneti normalden sayan soya
    Sabrımı sınayıp sınandığını unutana.
    Sonu görmeyen, hak dilini rap yapan ağzınız
    Kendinizi bile anlayamazken
    Anlaşılmazla boğulmaktasınız
    Yanılgıdasınız!
    Sonun sonunu aramaktasınız
    kudretlisiniz ve güzel kefen kadar
    Çamurdan yaratılmışız çamurlaşmayın
    Dokun kendi diline
    Dil ki tatlı
    Dil ki Zülfikâr
    Dokunduğun parmağına bak
    Nerede tatlı
    Mana mı aramaktasın
    Dön özüne
    Özünde ''ahde vefa'' vardır
    Kaldır kafanı bak gökyüzüne

    Ben ki kırık kalemiyle bir meczup
    Çatlayan sabrımda
    Söz söylendi kalem yazdı
    Ok çıktı yaydan
    Vebâli boynumadır
    Gayrısı lüzumsuzdur
    Ve yüreğimizdeki sevda ölümsüzdür
    Hüküm: Şair Öle !




    Şahin Sevim

  7. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Yaz Dedi Kalem

    ÖMÜRDEN Ç/ALANIM

    //Güneşim olamıyorsan, gölge etme sineme//

    Geç kalmışlığıma kızıyor
    Hırsla koparıyorum esaret mührünü
    Günü geçmiş sancılarımdan
    Çekip alıyorum
    Kimselere diyemediğim ''sen''li düşüncelerimi
    Azat ediyorum gönül çelenimi

    Özgürüm
    Dişi kartal zerafetiyle süzülerek
    Kanat çırpabilirim sonsuz maviliklere
    Dön bak-kırılmadı kanatlarım-

    Firâri düşüncelerim sırıtıyor
    Devr-i âlem yapıyor aklımın kıyısında
    Sınır ihlâli yapıyor arsızca
    Düşüyorken boşluğuna
    Penceremdeki saksılara ektiğin
    Melissaların kokusu yetişiyor-imdadıma-
    Uyanıyorum gaflet uykusundan

    Kaçmak için gittiğim her mekâna benden önce varıyor hasretin
    Dudak kıvrımlarına gizlediğim gizemli adınla
    Kabul edilmeyen duam oluyorsun her gün
    Günâha bulaşmamışken dilim
    Gelmişine geçmişine diyerek bu sevdanın
    Ezber bozuyor dilim

    Kış gelmeden yüreğime kar yağdıran
    Acıyı giriftâr eyleyip ömürden ç/alanım

    Bilir misin bir kadın nasıl büyük ölür

    Bir bakışınla yok edebilirsin
    Bir telefonla dağıtabilirsin meselâ
    Anlamsız kavgalarla üstüne gider
    Vefasızlığınla vurur-suçu da ona yüklersin-
    Susar konuşmaz kadın
    Ama öyle büyük olur ki yüreğinin yangını
    Ateş olup içine düşünce anlarsın
    Ayrılığın ne yaman şey olduğunu
    Gönül yarasının kapanmadığını

    Son vuruşlar son dokunuşlar
    Yüreğimden yüreğine bırakılan son mektup

    Çok doluyum
    Dokunursan vurduğun yerden y/akarım




    Deniz Derya Giritli

  8. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Yaz Dedi Kalem

    SENDEN SONRASI KOCAMAN BİR YALAN


    Gece gözlerinin derinliğinden
    Bakmasını becerebilseydin gözlerimin denizine
    Yüreğimin aynasından suretini görür
    Aks-i sedanı duyardın
    Belki de- aslınla- yüzleşmekten korktun

    ’Fena bu yürek yangını’ diye sızlanma çocuklar gibi
    Yanmaktan bu kadar korkuyorsan
    Ateşe neden korunaksız dokundun
    Söndüremeyeceksen alevleri yüreğinle
    ’Okyanusum’ demenin ne âlemi vardı
    Damla olabilseydin denizimde yeterdi

    Keyfinden zaman çal bir kahve içimi
    Uzaklaş karanlık yanından
    Suskunluğunun perdesini arala
    Külhanbey olmayı dene naralar at
    Arnavut kaldırımlı sokaklarında
    Sevgilinin sitemi zehir
    Feleğin kasdi bize zaten diye söylenmeyi de bırak

    Yel alsın kötü düşüncelerimi ama
    Ritmik sallantılarda geleceğimiz
    Kibritin yanması kadar kısa oysa yaşam gülüm
    Kısa çöp sana çıkmadan -uyan-

    Yüreğim dolusu hasretimsin diye başlayan
    Her şiir sana özel
    Senden öncesi ve sonrası
    Bil ki kocaman bir yalan


    Deniz Derya Giritli

  9. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    KÖREBE OYUNU

    Yaz Dedi Kalem
    Dünya sahnesinde
    Elimize tutuşturulmuş replikler
    Karşılıklı oynuyoruz rolümüzü
    Takılınca bazı bölümlerde
    Başa sarıyorum cümleleri
    Doğaçlama oynuyorum -arada-
    Kimse anlamaz nasılsa
    Renk dilini çözemiyorum -beyaz çok az -
    Ne kadar çok kırmızı ve siyah var bu oyunda

    Duygularım mantığımla ters düşüyor kavga ediyorum
    Karışmayın her şeye dilediğim gibi oynayacağım

    Gel-gitler başlayınca hafiften- kısaltıyorum sözcükleri-
    Arada noktasını virgülünü kırpıyorum
    Anlamazlar nasılsa kısalttığımı
    Anlasalar da kolayı var önlem alırım -adım deniz-
    Kızınca tekme atarım karşı oyuncuya -adam sende -

    Bu oyun çok uzadı yoruldum

    Sahne aralarında rol çalıyordum anladılar
    Düş ekmekten vazgeçtim sayfalara
    Karşılıklı konuşalım ey hayat

    Hüzünleri çek üstümden
    Sitemimi dinle

    Kaç kez vurulur insan aynı yerden söyle
    Kaç kez aynı yağmurda ıslanır ama akıllanmaz bir türlü
    Şemsiye neden açmadın deme sakın
    Beklemiyordum indirdin rahmeti tepeme
    Şimdi ben mi suçluyum
    Isınmak için ateş bile yakamadım
    Elbiselerim ıslak saçlarım yağmur kokuyor -üşüyorum-
    Neden değişmiyorsun giysilerini
    Hasta olacaksın yine deme
    Yedeğim yok çantamda bilmiyor musun

    Oyundan önce titredim
    Isınmak için ateş yakmak istedim
    Ah edince nefesimle- birden parladı köz
    Kıvılcım ne zaman volkan oldu yaktı elimi anlamadım
    Taş duvar bile dile geldi -acıdan inlerken-

    Sitem harf harf olup yazıya nasıl dökülüyor gördün mü bak -kaçma-
    Bir dokundun bin ah işittin -sormasaydın-
    Hiç ağlamadım ki sana
    Nerden bileceksin gözyaşımın rengini
    Herkes aynı renk gözden ağlamıyor işte
    Bunu bile bilmiyorsun

    Sıkıldım senden ey hayat -oynamıyorum-

    Rahat soluk alın terk-i diyar kadınları
    Körebe oyununu size bırakıyorum

    Elim sizde
    Aslında hiç dokunmamıştım
    Ellerim hâlâ tertemiz -yasemin kokuyor-
    Ben kandırmadım sizi
    Bu oyuna davet edilmediniz- gönüllü geldiniz-

    Figüran oyuncularda sıra -önden buyrun -
    Sahne sizin

    DENİZ DERYA35( Deniz Derya Giritli)

    İZMİR





  10. izmir yasemin
    Devamlı Üye
    Yaz Dedi Kalem

    GÜN IŞIĞIM

    //biz aşkı yazarak değil yaşayarak öğrendik//
    Mevsim sonbahar
    Keskin bir yosun kokusu var havada -genzim yanıyor-
    Baharın yeşilini arıyor gözlerim
    Bozulmuş bahçelere
    Sararmış yapraklara bakınca içim acıyor
    Güllerin yaseminlerin kokusunu
    Birde senin karanfil kokunu özledim
    Beni sevmeni özledim

    Yıllar sonra ıssız bir koyda
    Mavinin en uç noktasında ellerimizin birleşmesi
    İhtimaller dahilinde bile değilken şimdi
    Gözlerinde denizi seyrediyorum

    Mevsim yine sonbahar
    Hava soğuk yağmur yağıyor ıslanıyoruz kimin umrunda
    Martılar bile bıraktığımız yerde bekliyor sanki
    Ürkek, ıslak bir garip bakıyorlar
    Gözyaşlarımız birbirine karışırken
    Bu kez martıların komik hallerine gülemiyoruz
    Nefeslerimizle birbirimizi ısıtmaya çalışırken söz veriyoruz
    Ellerimizi bir daha bırakmayacağız
    Ayrılığın diyetini peşin ödedik biz yıllar önce
    İzin vermeyeceğiz bizi ayırmak isteyen kadere

    Ayrılık yok -bu sefer olmaz-

    Sen vav olacaksın ben elif gibi dik duracağım
    Kafa tutacağız hayata

    Daha önce de söylemiştim demekten nefret ediyorum ama
    Biliyordum bir yerlerden kırılacağımızı
    Fırtına bir kez daha vurursa
    Şiddetine dayanamayız dağılırız
    Bir kaç dal kırılmakla kalmaz
    Kökünden sökülür hayat ağacımız
    Nefessiz kalırız -yapma yâr-

    Puslu pencerenden dünyama bakmaktan vazgeç
    Hatalarını bana yüklemekten bıkmadın mı hâlâ
    Vurursan bir daha- gözlerindeki denizi geri alırım-
    Yüreğine basar geçerim
    Can kayığının rotasını çevirir
    Menzilinden çıkarım -yaktırma gemileri-

    Gönlümün değişmez kıblesi
    Taşırma suyun öfkesini-restini görürüm-
    Yıkılırsa bend -altında kalır boğuluruz-
    Soluksuz bırakma bizi

    Yüreğimde yas var
    Ömrüme nefessin demişken -ağyar olduk yâr-
    Efkârımdan sızlayan gönlümün serzenişleri say
    Bu nokta atışlarını
    Bitir öfkeni soluma zehrini

    Gülümse gün ışığım
    Aşkın tek makamı var
    Düş kahramanı değil gerçeğiz yâr


    DENİZ_DERYA 35( Deniz Derya Giritli)

    İZMİR


+ Yorum Gönder