+ Yorum Gönder
Her Telden Eğitim Konuları ve Soru Cevap Arşiv Forumunda Türkiye'de son 4 yıllık Pamuk üretimi miktarı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Türkiye'de son 4 yıllık Pamuk üretimi miktarı








    Türkiye'de son 4 yıllık Pamuk üretimi miktarı







  2. Gölge Kız
    Devamlı Üye





    Türkiye'de son 4 yıllık Pamuk üretimi miktarı




    Dünya’ da ve Türkiye’ de Pamuk Üretimi
    Dünyada en önemli lif bitkilerinden biri olan pamuk, lifi ile tekstil sanayinin, tohumu ile yağ sanayinin ve küspesi ile yem sanayinin önemli hammaddesini oluşturmaktadır. Dünyada yaklaşık 33 – 34 milyon hektar alanda ekim yapılmakta ve 18 – 20 milyon ton lif pamuk üretimi yapılmaktadır. Türkiye’de ise 1998 yılı rakamlarına göre 755 bin hektar alanda ekimi yapılmakta ve 870 bin ton lif pamuk üretilmektedir. Lif verimi yönünden ise Türkiye, önemli pamuk üreticisi ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır.
    Pamuk esas olarak lif üretme amacıyla yetiştirilmekteyse de aynı zamanda yağ ve yem bitkisi olması dolayısıyla da ekonomik değeri yüksek bir tarım ürünümüzdür. Pamuk, lif üretimi ile 70 milyona yaklaşan nüfusumuzun ihtiyacını karşıladığı gibi, tekstil ürünleri ihracatı, Türkiye toplam ihracat gelirinin %35-40’ını oluşturmaktadır. Bu nedenle, Türkiye, pamuk üretiminde ve dünya tekstil ticaretinde ve dünya tekstil ticaretinde ön sıralarda yer almaktadır.(1)


    PAMUK YAPISI YAPISI:

    Ham pamuk ve bundan elde edilmiş olan ham pamuklu kumaşın üzerinde çok miktarda yabancı madde vardır.
    Olgun ve olgun olmayan pamuğun bileşimi
    Olgun Pamuk Olgunlaşmamış Pamuk
    Selüloz %90-95 Azalır
    Pektin %0.7-1.2 -
    Şeker %0.3 -
    Yağlar ve Vakslar %0.4-1.0 Artar
    Protein %1.1-1.9 Artar
    Kül %0.7-1.6 -
    Diğer Organik Madde %0.5-1.0 Artar
    Renkli Maddeler Eser Miktarda Artar
    Selüloz:Genel formülü (C6H10O5)n olan bir polisakkarittir.Makromoleküller β-D glikoz yapı taşının 1. ve 4. karbon atomu üzerinden , oksijen köprüleriyle birbirine bağlanması sonucu oluşmuştur.
    Pektin: Selülozun hücre çeperinde kalsiyum , magnezyum ve demirin erimeyen tuzları halinde bulunur.
    Yağlar ve Vakslar: Yağlar genel olarak gliserinin yağ asitleri ile esterleşmesi sonucunda meydana gelen ürünlerdir.Vakslar ise yağ asitlerinin uzun zincirli monohidrik alkollerle esterleşmesi sonucu meydana gelen maddelerdir.
    Proteinler: Asparik ve glutamik asit
    Organik Maddeler: Maleik asit ve sellebios
    Kül: Külün bileşimi pamuğun bileşimine bağlı olarak değişmektedir.Çeşitli pamuk örneklerinin yakılması ile elde edilen bileşimler şu şekilde saptanmıştır :
    Potasyum karbonat: %45
    Potasyum fosfat: %11
    Potasyum klorür: %10
    Potasyum sülfat: %9
    Kalsiyum fosfat: %9
    Magnezyum fosfat: %8
    Demir oksit: %3
    Diğer artıklar: %1
    Pamuk morfolojik açıdan incelenirse dıştan içe doğru şu tabakalardan oluştuğu görülür:
    Kütikül: En dışta bulunan ve lifi koruyan çok ince bir çeperdir.Bileşimi tam olarak bilinmemekle beraber vaks ve pektini içerdiği bilinmektedir.
    Primer Çeper: Primer çeper başlıca selüloz içerir.Ancak primer çeperin selülozu fibriler bir yapıya sahiptir.Bu fibrillerin selülozu çözen maddelere karşı çok geç reaksiyon vermesi fibrillerin selülozdan başka safsızlık içerdiği kanaatini uyandırır.Bu safsızlık muhtemelen pektindir.
    Sekonder Çeper: Bu kısım lifin toplam ağırlığının %90’ını teşkil eder ve selüloz tabakalarından ibarettir.
    Lümen: Olgun liflerde büzülmüş halde bulunan bu kanalda protein atıkları mevcuttur.Keza mineral tuzları ve renkli maddelerin belli bir kısmı burada toplanmıştır.
    Düşük kaliteli pamuk oldukça yüksek miktarda kalsiyum ve demirin yanı sıra ölü ve olgunlaşmamış lifler de içerir.Bu nedenle terbiyecinin düzgün (üniform) bir mal elde etmesi güçleşir.Ölü ve olgunlaşmamış liflerin fazlalığı neps ve düğümlere sebep olur.
    Morfolojik yapısından da görüldüğü gibi, pamuk üzerinde çok fazla miktarda yabancı madde içerir.Liflerin arasında lifler toplanırken ve çırçırlanırken karışmış olan yaprak, koza, çekirdek kabuğu gibi artıklar bulunmaktadır.Keza dokuma performansını arttırmak amacıyla çözgü ipliklerinde uygulanan haşıl da selülozdan uzaklaştırılması gereken safsızlıklardandır.Haşıl miktarı ham kumaş ağırlığının % 8-10’u kadardır.Bu oran % 15’e kadar çıkabilir.Tekstil malzemeleri üretim sırasında bulaşan kir ve makine yağlarını da ihtiva ederler.Böylece ön terbiye işlemleri ile uzaklaştırılması gereken safsızlıklar ortalama % 20’yi bulur. (3)

    1. Eski Dünya Pamukları (Gossypium herbaceum ve Gossypium arboreum)
    Dünyada ilk kültüre alınan pamuklardır. Her iki türde diploid olup, 2n = 26 kromozomludur. Lifleri kısa (18 – 23 mm) ve kalın, kozaları kapalı, verimleri düşük, daha çok dolgunluk ve kaba iplik dokuma amacı ile kullanılırlar. Soğuğa dayanıklı olmaları nedeniyle elverişsiz iklim koşullarına sahip bölgelerde yeni dünya pamuklarının yerine tercih edilmektedir. Ancak lif uzunlukları kısa olduğu için dokuma kalitesi iyi değildir.
    2. Yeni Dünya Pamukları (Gossypium hirsitum ve Gossypium barbadense)
    Her iki türde tetraploid olup, 2n = 52 kromozomludur. Açık kozalıdırlar. Üzerinde tarımı en fazla yapılan pamuk türü olup, Amerikan “Upland” pamuk çeşitleri bu grupta yer alır. Sıcak ve sulama imkanı bol olan bölgelerde yetiştirilmektedir. Tekstilde çok ince iplik ve dokumalar hariç normal kalite için uygundur.
    Güney Doğu Anadolu’da 289.000 hektar, Ege’de 256.000 hektar, Çukurova’da 170.000 hektar ve Antalya’da 18.000 hektar pamuk ekim alanı vardır. En yüksek lif verimi 117 kg/da ile Ege Bölgesi’nden, en düşük lif verimi 102,7 kg/ha ile Çukurova Bölgesi’nden alınır.
    Dünya pamuk lifi üretiminde yedinci sırada olmamıza rağmen gelişen dokuma sanayiimizin talep ettiği miktarı karşılamada yetersiz kalmadığı için her yıl pamuk lifi ithal etmek zorunda kalmaktayız.
    Pamuk bitkisi tek yıllık, kazık köklü, sap üzerinde almaşıklı olarak dizilmiş 3 – 5 parçalı yaprakları olan bir bitkidir. Ana ve yan dallarda her yaprak koltuğunda 2 tip tomurcuk çıkar. Tam ortadan çıkan merkezi tomurcuk odun dalı, yandan çıkan lateral tomurcuk ise, meyve dalı meydana getirir. Meyve dalları ana sapa dik olacak şekilde zikzaklı gelişirler, her birinin üzerinde 1 – 8 adet arası çiçek oluşur. Çiçek tomurcuğuna tarak denir ve her bir tarağın dışında 3 adet üçgen şeklinde çanak yaprak, bunların altında gerçek çanak yaprağı bulunur. Ayrıca 5 adet taç yaprak, 40 –50 adet erkek organ ve 3 – 5 karpelli (6 – 10 gözlü) yumurtalık vardır. Her bir göz bir tohum oluşturur. Bin tane ağırlığı ortalama 80 –125 gr kadardır. Pamuk kendine döllenen (outogam) bir bitki olmasına karşın, rüzgar ve böcek yoğunluğuna göre yabancıda tozlaşabilir.
    Türkiye’de her yıl pamuk ekimi yapılan bölgelerde yaygın olarak aynı tarlada sürekli pamuk yetiştirilmekte, çok az pamuk – buğday – pamuk ekim nöbeti uygulanmaktadır. Pamuk; havalanması, drenajı iyi olan 6,5 – 7,5 ph’ya sahip tınlı, tınlı – kum ve killi – tınlı olan alüviyal topraklarda iyi yetişebilmektedir.
    En iyi pamuk ekimi kombine mibzerlerle yapılır. Pamuk tohumları ekildikten sonra gelen yağışlarla toprak kaymak tutmuş ise tabakası kırılmalıdır. Pamuk yetiştiriciliğinde en ekonomik gübreleme, dekara 8 kg saf N, 5 kg saf, P2O5 ve 4,5 kg saf K2O verilmelidir. Belli başlı pamuk hastalıkları olarak fide hastalıkları ile solgunluk hastalığı, köşeli yaprak leke hastalığı başta gelir. Pamuk zararlıları ise beyaz sinek, yaprak biti, kırmızı örümcek, yaprak piresi ve yaprak kurdudur.

    LİF BİTKİSİ OLARAK PAMUK

    Pamuk çok önemli bir lif bitkisidir. Pamuk lifi, pamuk mahsulünün ekonomik değerinin % 85’ini teşkil etmektedir. Pamuk lifi tekstil sanayisinde hammadde olarak kullanıldığı için büyük önem taşımaktadır. Sentetik ve rejenere lif üretimindeki artışlar nedeniyle toplam lif üretimindeki payı oluşmaktaysa da, pamuk lifi özelliklerinde yapay lif elde edilemediğinden vazgeçilemez bir lif bitkisi olan pamuk ekonomik olarak Türkiye’de ve dünyada ki önemini korumaktadır. Lif karakterlerine göre pamuklar dört grup altında toplanırlar.
    1) Kısa Lifli : Bu pamuklar kısa ve kalın olduklarından kaba mamullerin yapımında kullanılır. Dünya toplam pamuk üretiminde % 5 – 10’unu kapsar.
    2) Orta Lifli : Dünya üretiminin % 80 – 85’ni kapsar.
    3) Uzun Lifli : Dünya üretim miktarları yaklaşık 1,8 Milyon tondur. Ancak ülkemizde pek kullanılmamaktadır.
    4) Çok Uzun Lifli : tekstil endüstrisinde ince mamullerin yapımında kullanılır. Ancak yetiştirilmesi için özel iklim şartlarına ihtiyaç vardır. Ülkemizde pamuk pazarlamasında sadece lif derecesi dikkate alınmaktadır.(4)
    Dünyada pamuk üretimi yapan ülkeler arasında ABD, Kıta Çin, Hindistan, Bağımsız Devletler Topluluğu, Pakistan, Türkiye, Brezilya, Arjantin, Mısır, Yunanistan, Suriye, Meksika, İran, Sudan, Tanzanya, Paraguay, Peru, Kolombiya, İsrail, Nikaragua, Guatemala… bulunmaktadır.
    Dünya pamuk üretimi, ülkeler itibariyle incelendiğinde 1999/2000 sezonu gerçekleşen rakamlarına göre ülkeler bazında pamuk üretiminde Kıta Çin' in en büyük üretici ülke olduğu görülmektedir. Kıta Çin' i toplam içindeki %19.28' lik payı ile

    ABD izlemektedir. 2000/2001 sezonu tahminlerine göre en büyük üretici ülke konumunda ABD bulunmaktadır.

    Ülkeler itibariyle dünya pamuk üretim durumu (1000 ton)

    ÜLKE ADI 96 / 97 97 / 98 98 / 99 99 / 00* 00 / 01*
    Kıta Çin 4,203 4,602 4,501 3900 3,500
    ABD 4,124 4,092 3,030 3690 4,200
    Hindistan 3,024 2,686 2,710 2750 2,700
    Pakistan 1,594 1,561 1,480 1800 1,550
    BDT** 1,438 1,551 1,437 1670 1,671
    Türkiye 784 838 882 791 740
    Avusturalya 613 689 726 660 680
    Brezilya 306 370 420 569 580
    Diğerleri 3,521 3,641 3,365 3309 3,375
    TOPLAM 19,607 20,030 18,551 19139 18,996

    * Tahmini rakamlardır
    ** Bağımsız Devletler Topluluğu : Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan (7)





  3. Gölge Kız
    Devamlı Üye
    TÜRKİYE’DE PAMUK ÜRETİMİ



    Türkiye’de pamuk üretimine baktığımızda beşer yıllık dilimler dikkate alındığında, sürekli bir artış trendi göze çarpmaktadır. Şu anda dünya üretim sıralamasında altıncı sırada yer alan Türkiye pamuk üretiminin nereden nereye deldiğini daha iyi göstermektedir. Üretimdeki bu artışla beraber sevindirici diğer bir husus birim alandan elde edilen veriminde artış göstermesidir. Üretimde ve verimde gösterilen bu başarı ve gelişme tohum ıslahı, gübre kullanımı, sulama, hastalık ve zararlılarda mücadele ve yetiştirme tekniklerindeki gelişmelerden kaynaklanmıştır. (4)

    Türkiye’nin Dünya Pamuk Üretimi İçindeki Yeri

    Ülkeler Ekiliş
    (000 ha) Verim
    (kg/ha) Üretim
    (000 ton) Tüketim
    (000 ton) İthalat
    (000 ton)
    Hindistan
    ABD
    Çin
    Pakistan
    Özbekistan
    Brezilya
    Türkiye
    Avustralya
    Suriye
    İsrail
    Endonezya
    Meksika
    Dünya 8.249
    5.216
    4.362
    2.933
    1.442
    838
    700
    348
    232
    12
    16
    80
    31.998 309
    749
    1.074
    586
    709
    987
    1.204
    1.538
    1.368
    1.623
    309
    1.072
    615 2.551
    3.905
    4.672
    1.712
    1.023
    829
    858
    528
    307
    20
    4
    82
    19.688 2.920
    1.744
    5.620
    1.844
    208
    854
    1.231
    28
    119
    5
    505
    475
    20.255 318
    10
    495
    183
    1
    149
    403
    -
    -
    2
    510
    422
    6.262

    Çizelge 1’den, Türkiye’nin pamuk ekim alanı yönünden Dünya’da yedinci; birim alandan elde edilen lif pamuk verimi yönünden dördüncü; pamuk üretim miktarı yönünden altıncı; tüketim yönünden beşinci ve ithalat yönünden dördüncü ülke konumunda olduğu izlenebilmektedir. (5)

    TÜRKİYE PAMUK ÜRETİM BÖLGELERİ
    1. Ege Bölgesi : Gediz, Büyük – Küçük Menderes ve batı Akdeniz Havzaları
    2. Çukurova Bölgesi : Seyhan, Ceyhan, Asi havzaları
    3. Antalya Bölgesi : Antalya, Finike, Kalkan, Serik, Manavgat ve Alanya Ovaları
    1. Diğer Bölgeler : Güney Doğu, Meriç, Susurluk; Aras, Dicle, Fırat havzaları
    Bölgelere Göre Pamuk Üretimi (1000 ton)
    Güneydoğu
    Yıllar Çukurova Ege Antalya Anadolu Toplam
    1988 196 305 42 107 650
    1989 197 254 46 113 610
    1990 190 285 38 142 655
    1991 161 263 22 115 561
    1992 194 260 26 95 575
    1993 152 272 25 153 602
    1994 178 265 20 164 627
    1995 284 308 34 225 851
    1996 222 278 32 252 784
    1997 201 308 20 309 838
    1998 192 285 21 384 882
    1999 139 289 22 449 899
    (

    Ege Bölgesinde Üretim :
    Yurdumuzda en kaliteli diyebileceğimiz pamuk bu bölgemizde üretilmektedir. Bölge pamuğuna olan yurt içi ve yurt dışı talepte bunu doğrulamaktadır. (4)
    Nazilli 84: Coker Caroline Queen ve 153 F çeşidinin melezi olup lif çırçır randımanı %43-44 lif uzunluğu 28-29 mm, lif inceliği 4,4-4,5 mic./index ve lif mukavemeti 78/79 pressale indexdir. Bölgemizde halen %93 oranında ekilmektedir.
    Nazilli 87: Sahel-1 ile Taşkent-1 çeşitlerinin melezlenmesiyle elde edilmiştir. Lif çırçır randımanı %38-39, lif uzunluğu 29-30 mm, lif inceliği 4,2-4,4 mic./index ve lif mukavemeti 79-82 pressale indexdir. Ekim oranı %3 civarındadır.
    Nazilli M-503: Melezleme islahı ile elde edilen çeşidin lif çırçır randımanı %40-41, lif uzunluğu 29-30 mm, lif inceliği 4,2-4,3 mic./index ve lif mukavemeti 75-79 pressale indexdir.
    Bölgemizde %1 oranında ekim alanı mevcuttur.
    Nazilli 143-F: Nazilli 87 çeşidi ve Coker 4104 (75/3) grubunun melezidir. Lif çırçır randımanı %40-41, lif uzunluğu 28-29 mm, lif inceliği 4,0-4,5 mic./index ve lif mukavemeti 80-85 pressale indexdir. Ekim oranı %3 civarındadır. (6)
    Çukurova Bölgesinde Üretim : Çukurova bölgesinde üretim son yıllarda etkili olan hastalık ve zararlıların etkisiyle, bu bölgemizde pamuk ekiminin ekonomik olmaktan çıkması nedeniyle düşmüştür. Bu bölgede olaydan en fazla etkilenen ilimiz pamuk depolarından biri olan Adana ili olmuştur.
    (7)
    ÇUKUROVA 1518
    1-Bölgemizde Yaygın Olarak ekimi yapılmaktadır.
    2-Zirai Mücadele ilaçlarına karşı toleranslıdır.
    3-Solgunluk (verticillium dahl.k.) hastalığına karşı duyarlıdır.
    4-Lif ; Rengi :Beyaz
    Uzunluğu :29.5 mm.
    İnceliği :4.57 Mic.
    Mukavemeti : 85.3 Press.
    Çırçır Randımanı: % 42.4

    CAROLİNA QUEEN
    1-Yıllık dik ve sağlam saplı,70-125 cm.boyunda yaprakları
    orta büyüklükte, kozalar orta irilikte ve yuvarlakça
    kozaların kütlü ağırlığı 5-6 gr.ortalama çenet sayısı 4.5,100
    tohum ağırlığı 9-10 gr.dır.
    2-Zirai Mücadele ilaçlarına karşı reaksiyonu normal ve
    fırtınaya karşı da oldukça mukavimdir.
    3-Lif; Rengi : Beyaz
    Uzunluğu :29-31mm.
    İnceliği :4.4-4.6 Mic.
    Mukavemeti : 83-85 Press.
    Çırçır Randımanı:% 39-42
    SAYAR 314
    1-Yıllık orta erkenci,uzun boylu,kuvvetli ve ağırlığı 10
    gr.,havları sık ve beyazdır
    2- Beyaz sinek zararlısına karşı toleranttır.
    3- Lif; Rengi : Beyaz
    İnceliği : 4.4-4.5 Mic.
    Uzunluğu : 29-30 mm.
    Çırçır Randımanı: % 41 -42
    Mukavemeti : 77 -80 ADANA - 98
    1-Yıllık, orta erkenci, hafif tüylü,büyümesi kuvvetli az tüylü,
    100 tohum,yaprak şekli okra,küçük açık yeşil,kozalar 4-5
    çenetli,bitki şekli konik,100 tohum ağırlığı 9-11 gr.,havları
    beyaz hafif grimsi ve sıktır.
    3- Lif; Rengi : Beyaz
    Uzunluğu :29.5-31.5
    İnceliği : 4.81 mic
    Mukavemeti : 85-86 Press
    Çırçır Randımanı : %42
    (7)





  4. Gölge Kız
    Devamlı Üye
    Türkiye'de son 4 yıllık Pamuk üretimi miktarı



    Ekiliş, Üretim ve Verim Durumu

    İLLER EKİLİŞ (HA) KÜTLÜ ÜRÜTİMİ (TON) KÜTLÜ VERİMİ (KG/HA) LİF ÜRETİMİ (TON) LİF VERİMİ (KG/HA) %LİF RAND.
    AYDIN 94.241 282.723 300 115.916 1.230 41
    BALIKESİR 4.143 9.200 222 3.677 888 40
    BURSA 500 525 105 210 420 40
    ÇANAKKALE 4.000 5.790 145 2.258 565 39
    DENİZLİ 21.925 65.775 300 26.968 1.230 41
    İZMİR 63.215 184.296 292 73.718 1.166 40
    MANİSA 39.935 119.805 300 47.923 1.200 40
    MUĞLA 17.000 45.000 265 17.850 1.050 40
    TOPLAM 244.959 713.114 291 288.520 1.178 40

    Çukurova Bölgesi 1999/2000 İllere Göre Pamuk
    Ekiliş, Üretim ve Verim Durumu
    İLLER EKİLİŞ (HA) KÜTLÜ ÜRETİMİ (TON) KÜTLÜ VERİMİ (KG/DA) LİF ÜRETİMİ (TON) LİF VERİMİ (KG/HA % LİF
    RAND.

    ADANA 46.735 129.120 278 46.816 1.010 36
    İÇEL 5.100 11.715 230 4.446 872 38
    HATAY 52.990 187.282 353 69.294 1.308 37
    K.MARAŞ 15.300 44.810 293 17.189 1.123 38
    OSMANİYE 2.380 4.420 186 1.651 694 37
    TOPLAM 122.145 377.347 309 139.396 1.141 37
    (


    Türkiye’de, yıllara göre elde edilen lif pamuk verimindeki gelişmelerin gösterildiği tablo;

    Türkiye’de 1930 – 1955 yılları arasında oldukça düşük ve stabil bir yapılanma içinde olan lif pamuk veriminin (yaklaşık hektara 250 kg), bu yıllardan sonra, özellikle 1995 yılına kadar hızlı bir artış gösterdiği; bu yıllarda hektara 1100 kg’ın üstüne çıktığı; 2000’li yıllardan sonra 1200-1350 kg/ha arasında bir değişim gösterdiği izlenebilmektedir.

    Türkiye’de pamuk üretimi, genelde, Ege, Antalya, Çukurova ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde yoğunlaşmıştır.


    1960 – 1986’lı yıllara kadar en fazla üretimin, yine Çukurova bölgesinde olduğu; bunu, Ege, Antalya ve GAP bölgelerinin izlediği; 1980’li yıllardan sonra Çukurova ve Antalya bölgelerinde, özellikle ekim alanlarının azalışına bağlı olarak, önemli bir üretim azalışının oluştuğu; Ege bölgesinde 1997 yılına kadar bir üretim artışı olmasına karşın, son yıllarda ufak dalgalanmalarla üretimin, oldukça stabil bir yapıda olduğu; GAP bölgesinde ise 1999 yılı dışında sürekli bir üretim artışının oluştuğu; özellikle 2000’li yıllardan sonra bu artışın, 400.000 ton gibi bir üretim düzeyinin üzerine çıktığı dikkati çekmektedir.
    Türkiye’de Pamuk Üretimine İlişkin Başlıca Sorunlar
    Türkiye’de, oldukça güçlü bir pamuk üretimi yapılanması olmasına karşın, bu güçlü yapıyı olumsuz yönde etkileyebilen birçok sorunlar bulunmaktadır. Pamuk üretimini olumsuz yönde etkileyebilen bu sorunların başlıcaları;
    I. Politikalara ilişkin sorunlar,
    II. Pamuk tarımındaki üretim masraflarının yüksek olması,
    III. Pamuk tarımında, çeşit, tohumluk ve üretim tekniği konularındaki sorunlar,
    IV. Pamuk hasadı, hasat sonrası (çırçırlama) ve yabancı madde sorunları,
    V. Pamuk standardizasyon sistemindeki sorunlar,
    VI. Pamuk üretim ve işleme tekniği konusundaki eğitim yetersizliği,
    VII. Pamuk ile ilgili kesimler arasındaki iletişim ve işbirliği yetersizliği,

    I) Politikalara İlişkin Sorunlar
    Türkiye’de pamuk üretimi, bu kesime yönelik politikaların yanında, bir endüstri bitkisi olması nedeniyle sanayi politikalarından; yoğun bir şekilde iç ve dış ticarete konu olması nedeniyle de ticaret politikalarından etkilenmektedir. Bütün bu politikalar ise ülkemiz önceliklerinin yanında, hatta ötesinde, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Tarım Antlaşması ve AB Ortak Tarım Politikası (OTP) yükümlülüklerimiz çerçevesinde şekillendirilmektedir.
    Ülkemiz koşullarında pamuk üretimi bugün için oldukça pahalı ve riskli bir üretim kolu haline gelmiştir. Üretim aşamasındaki belirsizliklerin yanında, fiyat ve pazar koşullarında da bir kararlılığın olmaması, üretimi olumsuz etkilemektedir. Artan üretim maliyetleri, üreticilerin finansman gereksinimini artırırken, son yıllarda sektöre yönelik ayrıcalıklı kredi uygulamasına son verilmiştir. Finansman gereksinimini örgütlü kredi kuruluşlarından sağlamada zorlanan üreticiler, tefecilere yönelmekte, yüksek faizden kurtulmak için de ürünü peşin, ancak düşük fiyatla tüccara satmak zorunda kalmakta, bu da pamuk üretimini olumsuz yönde etkilemektedir.

    II) Pamuk Tarımındaki Üretim Masraflarının Yüksek Olması

    Pamuk üretiminin özellikle çapalama ve hasat yönünden büyük oranda insan işgücüne dayanması ve üretim girdilerinin aşırı kullanılması, üretim maliyetinin yüksek olmasında başlıca etkenlerdir. Üretim maliyetinin yüksek olması, pamuğun karlılığı ve diğer ürünlerle olan rekabet gücünü azaltmaktadır.
    Pamuk tarımının karlılığının korunması, üretim maliyetinin azaltması, uygulaması gereken zorunlu bir politika olmalıdır. Ülkemiz koşullarında pamuk üretim maliyetin azaltılabilmesi;
    o Polikültür pamuk tarım alanlarının genişletilmesi,
    o Minimum toprak işleme, insan gücüyle yapılan işlemlerin azaltılması, üretim girdilerinin (tohum, gübre, su, ilaç, alet-ekipman, enerji vb.) optimum düzeyde ve etkili kullanımı, hasatın makine ile yapılması ve bu konularda üreticilerin eğitilmesi,
    o Zararlılara, hastalıklara ve su azlığı başta olmak üzere gelişimi olumsuz etkileyen faktörlere karşı dirençli pamuk çeşitlerinin geliştirilmesi,
    o Kültürel işlemlerin, tarımsal savaşı azaltıcı şekilde seçilmesi,
    o Başlıca zararlıların, bunların biyo-ekolojilerinin ve ekonomik zarar eşiklerinin tespit edilmesi ile olanaklıdır.

    III) Pamuk Tarımında, Çeşit, Tohumluk ve Üretim Tekniği Konularındaki Sorunlar
    Türkiye’de, yaklaşık son 40 yıldır, pamuk ekim alanlarında önemli bir artış söz konusu değildir. Buna karşın üretim, yüksek verimli çeşitlerin geliştirilmesi ve bunlara uygulanacak uygun üretim tekniklerinin belirlenmesi; bir başka deyişle, birim alandan elde edilen verimin artması ile yükselmiştir
    Pamuk üretim bölgelerimizde pamuk tohumluk sorunu yaşanmaktadır. Bu sorun, özellikle sertifikalı tohumluk konusunda ortaya çıkmaktadır. Bu durum, bölgelerimizde uygulanan tohumluk üretim ve dağıtım programına uygun satın almanın yapılamamasından, sözleşmeli çiftçilerin ürettikleri sertifikalı kütlülerini, ilgili kuruluşların fabrikalarına getirmemelerinden kaynaklanmaktadır.
    Satınalma işlemlerindeki hatalar, kuruluşlar arasındaki işbirliği noksanlığı ve otorite boşluğu, pamuk tohumluğu sorunlarına neden olmaktadır. Bu sorunların giderilebilmesi, tohumluk primlerinin yüksek tutulması ve bu primin peşin ödenmesi; orijinal sınıftaki tohumluklardan elde edilen anaç kütlülerin, sawginde çırçırlanmalarının temin edilmesi; pamuk tohumluklarının, temiz olarak hazırlanması; havsız tohum kullanımı için alt yapı oluşturulması; kooperatiflerin, tohumculuk konusundaki görevlerini ve sorumluluklarını tam olarak yerine getirebilmelerinin sağlanması; özellikle tekstil sanayiinin gereksinimini karşılamak üzere uzun lifli, lif teknolojik özellikleri üstün, doğal renkli lifli ve organik pamuk üretim tekniğine uygun pamuk çeşitlerinin geliştirilebilmesine yönelik çalışmaların (projelerin) desteklenmesi ve tohumluk üretim ve dağıtımında görev alan tüm kuruluşların, sıkı bir işbirliği içinde çalışmalarının sağlanması ve teşvik edilmesi ile olasıdır.
    Rekabet koşullarının çok büyük boyutlara ulaştığı Dünya ticaretinde, tekstil ürünlerinin iyi pazarlanabilmesi için maliyetinin düşük, kullanım amacı doğrultusundaki kalitesinin ise yüksek olması zorunludur. Kaliteli üretim için işleme tekniklerinin yanında pamuğun kaliteli de olması zorunludur. Bir başka deyişle, pamuk liflerinin, kendi tür ve çeşit yapısı içinde, en ince, en uzun, en olgun ve iplik olabilirlik düzeylerinin en yüksek düzeyde olması gerekmektedir. Bu nedenle, bölgelerimizde uzun lifli, sağlam yapılı, ince ve olgun lifli pamuk üretimi ve ıslahı çalışmalarına acilen başlanması ve bu çalışmaların teşvik edilmesi gerekmektedir.


  5. Gölge Kız
    Devamlı Üye
    Türkiye'de son 4 yıllık Pamuk üretimi miktarı



    Çeşit tescil ve tohumluk sertifikasyon ile tohumluk temini konusundaki sorunlar, resmi ve özellikle özel sektörün tescil konusunda daha sıkı ve güvenilir bir denetim mekanizması içine alınması; tescil ve tohumluk sertifikasyonu kurumunun yeniden ve güçlü bir şekilde yapılandırılması; hatta bu kuruluşun özerk bir yapılanma içine sokulması ile olasıdır.

    IV) Pamuk Hasadı, Hasat Sonrası (Çırçırlama) ve Yabancı Madde Sorunları
    Türkiye’nin tüm üretim bölgelerinde pamuk elle toplanmaktadır.Pamukta yabancı madde sorunu, en önemli sorunlardan birisidir. Yabancı madde, pamukla ilgili yabancı madde (çepel, şif, yaprak vb. gibi) ve pamuk dışında yabancı madde (toprak, taş, naylon, jüt vb. gibi) olarak iki kısımda tanımlanmaktadır. Pamuğun, tekstilde büyük sorun oluşturan yabancı maddelerden arındırılması, temiz toplanmasının yanında çiftçi ve çırçırcıların ve hatta iplikçilerin eğitilmesi ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle, taraflar, bu yönden eğitilmeli ve birlikte çalışabilmelerini sağlayabilecek bir düzen oluşturulmalıdır.
    Hasat edilen pamukların işlenmesi (çırçırlanması) sırasında pamuklara bilinçsizce su verilmektedir. Bu durum, pamuk liflerinin bozulmasına, renginin sararmasına ve kalitenin tamamen bozulmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, pamuklara su verilme işleminin yasaklanması gerekmektedir. Bu sorun, pamukların, çırçırlandıktan sonra dinlendirme ve nemlendirme ünitelerine alınması ile çözümlenebilir. Bu nedenle, mevcut çırçır evlerinde, dinlendirme ve nemlendirme ünitelerinin bulunması zorunlu hale getirilmelidir.
    Pamuk hasadı, büyük çoğunluğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinden gelen mevsimlik toplama işçileri tarafından yapılmaktadır. Ancak, son yıllarda, GAP alanında, kısmen sulu tarıma geçilmesi nedeniyle, bölgelerimize gelen pamuk toplama işçileri sayısında önemli azalmalar olmuştur. İşçilik sorunları, üreticileri makinalı hasada doğru yöneltmektedir. Ancak, hasatta kullanılacak toplama makinalarının pahalı olması yanında varolan alt yapı ve bilgi noksanlıkları, makinalı hasada geçişi zorlaştırmaktadır. Sorunla ilgili müteahhitlik hizmetleri desteklenmeli, makina girişi teşvik kapsamına alınarak hasat makinası alım için üreticilere düşük faizli ve uzun vadeli kredi olanağı sağlanmalıdır. (5)
    Pamukta Kirlenme (Kont-----syon): Kütlü pamuğun toplanması, taşınması, depolanması ve çırçırlanması aşamalarında başta plastik, jüt vb. Olmak üzere, yabancı maddelerin pamuğa karışması, pamuğun kalitesini düşürücü en önemli faktörlerin başında yer almakta olup, dokuma ve özellikle boyama aşamalarında firelere ve üretim kayıplarına yol açmaktadır.(9)
    Kont-----syon nedir ne değildir ?
    Pamuk elyafının içine herhangi bir şekilde pamuk dışındaki maddelerin tarladan toplama-çırçırlama ve ambalajı nedeniyle karışması sonucu ipliğin bünyesine girmesidir.
    Bunun dışında pamuğun kötü toplanması ve çırçırlanması nedeniyle bünyesine giren çepel ve çiğit kırığı veya elyafın ucunda kalan çiğit kabuğu parçası veya çiğidin ezilmesi sonucu yağ ifrazatı ve yeterli zirai mücadele olmaması, ayrıca diğer nedenlerle örneğin; makinalı toplama esnasında toplamadan önce yaprak dökücü ilacın kullanılmasından sonra gecikme nedeniyle tekrar çıkan küçük yaprak uçlarındaki yapışkanlık veya gece gündüz arasındaki ısı farkının artışı ile bitkinin strese girerek ürettiği yapışkanlık gibi etkenler kont-----syon tarifi içine girmezler.
    Yine benzeri neps ve ölü elyaf da bu fasıla ilave edilemez. Neps tümü ile çırçırlamadaki hatalardan ölü elyaf ise iklim koşullarına bağlı olmakla birlikte zamansız ilaçlama , sulama ve özellikle toplamadan ortaya çıkar..

    Sorunun Çözümü:
    Toplama esnasında işçinin kullandığı ucuz yada bedelsiz gübre ve şeker torbalarının;
    • Çimento torbasına benzer kağıt,
    • Kalın naylon
    • %100 pamuklu bez
    alternatiflerinden biri ile ambalajlanması için bu maddelerin üreticilerine kesin yaptırım sağlanmalıdır.
    1. Nakliye esnasında kullanılan çuvallar %100 pamuklu bez olmalıdır.
    2. Çırçırlama esnasında mısır’da yapıldığı üzere çırçır makinelerine kütlü gitmeden önce farfara bandı denilen bir ara temizleme ameliyesiyle herhangi bir şekilde kütlü pamuğa karışmış maddelerin seçilmesi yine bu esnada tam açmamış koza ve hastalıklı kozalardan toplanan kütlülerin ayıklanması sağlanmalıdır.
    3. Eğer mümkünse çırçırlanan pamuğun preslenmeden önce prese giderken de benzer şekilde gözden geçirilmesi mümkündür.
    4. Preselenen balyanın mutlaka %100’ünü kapatacak şekilde pamuklu bezle sarılması ve kullanılan çemberin galvanize olmasına dikkat edilmelidir. (bu konuda tam dikkatlice olmasa da ülkemizde uygulama başlatılmış, ancak henüz gerekli titizlik gösterilmemektedir.) (10)


    V) Pamuk Standardizasyon Sistemine İlişkin Sorunlar
    Türkiye’de 1950 yılından sonra pamuğun ihraç ürünleri arasına da girerek önem kazanması, pamuk standardizasyonu konusundaki çalışmaları hızlandırmıştır. 1952 yılında, Türkiye’de pamuk konusunda ilgili kurumların işbirliği ve katılımı ile Türk lif pamuk standartları oluşturulmuş; bu standartlar, Bakanlar Kurulu’nun 5 Ağustos 1953 tarih ve 4/1283 sayılı kararı ile kabul edilen “Pamukların Kontroluna Dair Tüzük” ile yürürlüğe girmiştir (Anonymous, 1975). Daha sonra (1961-1965 yıllarında), pamuk standartları üzerinde bazı değişiklikler yapılmış; 1972 yılında, Türk lif pamuk standartlarının günümüzde uygulanan şekli oluşturulmuş; 31 Temmuz 1999 tarih, 23772 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan bazı değişikliklerle son biçimini almıştır (Anonymous, 1999).


  6. Gölge Kız
    Devamlı Üye
    Türkiye'de son 4 yıllık Pamuk üretimi miktarı



    Çizelge’ den izlenebileceği gibi, Türkiye’de uygulanan “Pamukların Kontroluna Dair Tüzük” uyarınca rollergin pamukları, öncelikle, üretim bölgelerine göre, Ege ve Çukurova olarak ikiye ayrılmaktadır. Ege, Hatay, Maraş ve Güneydoğu bölgelerinde üretilen pamuklar için Ege Rollergin Standardı; Çukurova’da üretilen pamuklar için Çukurova Rollergin Standardı uygulanmaktadır. Sawgin’de çırçırlanan pamuklar için, üretim bölgelerine bakılmaksızın, tek bir standard bulunmaktadır.
    Türkiye’de lif pamuklarının sınıflandırılması ve kontrolü, anılan Tüzüğün 19. , 23. ve 28. maddeleri gereği zorunludur. Sınıflandırma ve Kontrol, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Dış Ticaret Standardizasyon Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Buna göre, Türk lif pamukları, derece yönünden sınıflandırılmakta olup, bu sınıflandırmada pamuğun rengi, içerdiği yabancı maddesi ve hazırlama durumu dikkate alınmakta, liflerin iplik yapımı ile ilgili, önemli öteki özellikleri (uzunluk, incelik, kopma dayanıklılığı, yeknesaklık vb.) dikkate alınmamaktadır. Kontrol, sondaj yöntemi uyarınca yapılmaktadır. Sondaj yönteminde bir parti (en çok 100 balya) içinden % 2 oranında balya kontrol edilmektedir.
    T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen “Türkiye Ürün Borsaları Geliştirme Projesi” kapsamı içinde “Türkiye’deki Pamuk Standartları ve Tasnif Sisteminin Durum Tespiti ve Geliştirme Önerileri” başlığı altında bir proje çalışması yapılmıştır (Gençer ve ark., 1999). Bu proje çalışmasında, pamuk standardizasyonu yönünden pamuk üreticileri, Tarım ve Satış Kooperatifleri, çırçırcılar, Dış Ticarette Standardizasyon Genel Müdürlüğü ve bu Müdürlüğe bağlı Bölge Müdürlükleri, tüccarlar, Ticaret Borsaları ve tekstil fabrikaları incelenmiştir.
    Yapılan incelemeden;
    - Pamuk üreticilerinin, pamuk standardizasyonu konusunda bilinçsiz olduğu,
    - Çırçır fabrikalarında, kütlü pamuk yönünden gerçekçi bir standardizasyon yapılmadığı,
    - Tağşiş sorununun büyük boyutta olduğu;
    - Bu nedenle daha işin başında pamukların kalite yönünden birbirine karıştırıldığı,
    - Çırçır fabrikalarında yeterli depo olanaklarının bulunmadığı,
    - Balyalanan pamukların kontrolünün sondaj yöntemi ile yapılmasının, o parti içindeki pamukların kalitesini tam olarak belirlemekten uzak olduğu,
    - Çırçır fabrikaları ve hatta bölge müdürlüklerinde bulunması ve pamuk tasnifinde kullanılması gereken ışıklı tasnif odalarının yetersiz olduğu,
    - Rollergin tipi pamukların, Ege, Çukurova ve Ege Tipi olarak 3 gruba ayrılmasının ve Ege pamuğuna yüksek fiyat verilmesinin, Çukurova ve GAP bölgesi pamuklarının bu bölgeye taşınmasına ve farklı kalitedeki pamukların birbirine karıştırılmasına neden olduğu,
    - İthalat ve ihracatçıların, borsaların ve tekstil fabrikalarının, pamuk standardizasyonu konusunda çok bilinçli olup, var olan Türk Pamuk Standartlarını kullanmadıkları,
    - Varolan Türk Pamuk Standartlarının içerdiği kalite faktörlerinin, ihracatçının ve tekstil üreticilerinin gereksinim duyduğu lif pamuğun kalitesi ile ilgili bilgilerin tamamını içermediği,
    - Mevcut standardizasyon sisteminin, pamuk pazarlama sisteminde de herhangi ciddi bir fonksiyonunun olmadığı,
    - Türk lif pamuk standartlarının bu ve benzeri birçok eksikliği olup, bunların düzeltilmesi gerektiği saptanmıştır.
    Türk Pamuk standardizasyonundaki bütün bu yetersizlikler, pamuk ile ilgili sektörlerin, lif pamukların tasnifi konusundaki gereksinimlerine çok az ölçülerde cevap verebilmesini sonuçlamaktadır. Çalışmada, bu yetersizliklerin giderilebilmesi için;
    􀂾 Dış Ticarette Standardizasyon Genel Müdürlüğü (DTSGM) tarafından, uygulanan lif pamukların denetlenmesinin zorunlu olarak yapılmasının ortadan kaldırılması; sınıflandırmanın isteğe bağlı olarak yapılması,
    􀂾 Rollergin pamukları için de Sawgin pamuklarındaki gibi tek bir Türkiye standardı oluşturulması,
    􀂾 DTSGM’nin, pamuk üreticileri, çırçırcılar ve tarım satış kooperatifleri ile işbirliği yaparak, kütlü pamuk standartlarının oluşturulması,
    􀂾 Derece yönünden yapılan pamuk sınıflandırma sisteminin, HVI kontrol sistemi ile desteklenmesi,
    􀂾 Pamuk sınıflandırma ve kontrol sistemi, DTSGM tarafından ya da DTSGM ve Ticaret Borsaları tarafından, birliktelik içinde yapılması,
    􀂾 Lif pamuk kontrollarının, tek balya sistemine göre yapılması,
    􀂾 Kontrollerin, Devlet tarafından parasız olarak yapılması sistemi bırakılarak, kontrol için oluşacak masrafın, satıcı ya da alıcı tarafından karşılanması yönünde bir sistemin oluşturulması,
    􀂾 Derece yönünden tasnifin, yalnızca DTSGM bürolarındaki ışıklı tasnif odalarında yapılması,
    􀂾 Balyalar üzerinde, balyaların (tek tek) kimliğini belirlemek için etiket kullanılması,
    􀂾 Üretici, çırçırcı ve tekstil sanayicisi arasında çok iyi bir işbirliğinin oluşturulması,
    􀂾 Pamuktaki yabancı madde ve özellikle Tağşiş sorununun çözümlenebilmesi için makinalı hasadın teşvik edilmesi,
    􀂾 Türk pamuk standardizasyonunun, güncel bilgilere ve objektif esaslara dayalı bir yapıya kavuşturulması önerilmiştir.
    Bu önerilerin, uygulamaya sokulması gerekmektedir. (5)
    Ek Bilgi
    Çırçırlama
    Pamuk hasadından sonra çekirdeğinden elyafı ayrılmak üzere çırçır fabrikalarına gelir.Çekirdekten elyaf ayıma işlemi iki şekilde olur;
    1-Sawgin Çırçır Makinesi:
    Bu sistemde demir parmaklıklar arasına girip çıkan testereler, pamuk elyafını çiğitten keserek ayırır.Saatte ortalama 200 kg.,oldukça temiz elyaf elde edilir.

    2-Rollergin Çırçır Makinesi:
    Bu sistemde merdanenin pürüzlü yüzeyine takılarak çekilen pamukta, çiğit bıçakla merdane arasından geçemez ve elyaf serbest kalarak aşağı düşer. Saatte ort. 20 -30 kg yabancı madde oranı yüksek lifler elde edilir(11)

    VI) Pamuk Üretim ve İşleme Tekniği Konusundaki Eğitim Yetersizliği
    Pamuk tarımında ve sanayiinde eğitim noksanlığı belirgin bir şekilde kendini hissettirmektedir. Bu noksanlık, ilgili kesimlerin birlikteliği sağlanarak etkin bir şekilde çözümlenmelidir. Bu konuda, çiftçi eğitim servisi aktif bir işleve kavuşturulmalıdır. Bu amaca yönelik yeterli miktarda teknik eleman yetiştirilmeli, özel kuruluşlar teşvik edilmelidir.

    VII) Pamuk İle İlgili Kesimler Arasındaki İletişim ve İşbirliği Yetersizliği
    Türkiye’de pamuk üretimi ve tüketimi konusunda, pamuk ile ilgili kesimler arasında işbirliği ve iletişimsizlik noksanlığının varlığı bir gerçektir. Bu konuda pamukla ilgili tüm kesimlerin, pamuktan olan beklentilerinin belirginleştirilmesi; sorunların ve sorumlulukların netleştirilmesi; her kesimin kendi sorumluluklarını yerine getirmesi, kurumlar arasındaki iletişimin sağlanması; Bölge Pamuk İstişare Kurullarının daha kapsamlı ve etkin hale getirilmesi; alınan kararların uygulanmasının sağlanması; pamuk üreticisi, sanayicisi ve tüccarının, birbirlerinin sorunlarını bilebilen nitelikte, sıkı bir işbirliği içinde bulunmalarını sağlayabilecek, bilinçli ve yapıcı bir düzenin oluşturulması gerekmektedir.
    Tüm bu sorunların çözümlenebilmesi, bu sorunların tarafsız bir şekilde tartışılabilmesine; bu konularda araştırmalar yapılmasına; bilimsel çıktıların sağlıklı bir şekilde uygulamaya aktarılmasına; pamuk üreticisi, çırçırcısı, sanayicisi ve tüccarlarının ve ilgili diğer kesimlerin sıkı bir işbirliği içinde olabilmelerini sağlayabilecek, bilinçli ve yapıcı bir düzenin oluşturması ve uygulanması ile olasıdır. (5)


+ Yorum Gönder