+ Yorum Gönder
Her Telden Eğitim Konuları ve Soru Cevap Arşiv Forumunda Anlatım bozuklukları ile ilgili makaleler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Anlatım bozuklukları ile ilgili makaleler








    Anlatım bozuklukları ile ilgili makaleler







  2. AciLForum
    Moderators





    Anlatım Bozuklukları

    Dilin en önemli görevi onu kullanan insanlar arasındaki anlaşmayı sağlamaktır.
    Söylenmek istenen her şey, açık, yalın ve anlaşılır biçimde dile getirilmelidir.
    İyi bir cümlede kelimeler yerli yerinde kullanılmalı, gereksiz kelimelere yer verilmemeli, anlatılmak istenenin dışında bir anlam çıkarılmasına mahal verilmemelidir.
    Eğer konuşmada ve yazmada açıklık, yalınlık ve anlaşılırlık yoksa ortada bir anlatım bozukluğu var demektir.
    Anlatım bozuklukları ile ilgili soruların doğru çözülebilmesi için kelimelerin anlamları, ekler, kelime türleri, cümlenin öğeleri, cümle çeşitleri konuları iyi bilinmelidir.
    Dil yanlışlarının önemli sebeplerinden biri gramer (dil bilgisi) bilgisinin eksikliğidir.
    Günlük konuşmalarımızda hâliyle anlatım bozuklukları yapılacaktır. Bunlar toplumdaki yerimize ve aldığımız eğitime bakılarak hoş görülür ya da görülmez.
    Her insan yeterli dil eğitimi almadığı için gerek konuşurken gerek yazarken birçok yanlışlık yapmaktadırlar.
    Ama yazılı anlatımda bu bozukluklar asla affedilemez. Çünkü yazı dili kültür dilidir. Kültür, bu ifade sayesinde kalıcılaşır. Eğer bu ifadede de bozukluklara yer verilirse insanlar arasında anlaşma eksikliği ortaya çıkar.
    Anlatım bozuklukları ÖSS'de en çok soru çıkan konulardandır.
    Bol örnek sorular çözülerek ÖSS'de çıkacak sorulardaki anlatım bozuklukları önceden hissedilecek seviyeye gelinmelidir.
    Anlatım bozukluğu olan bazı cümleler sesli okunduğu zaman yanlışı bulmak daha kolay olmaktadır.
    "Anlatım bozuklukları" konusuna ÖSS'de önem verilmesi yazı dilimizi olumlu yönde etkilemiştir.
    Cümlelerde ne gibi yanlışlıklar yapıldığı konusunda bilgi sahibi olmak bozukluğu kısa sürede bulmamızı sağlar.
    İnsan kendi yazdıklarında ne gibi yanlışlık yaptığını kolay kolay bulamaz. Bu sebeple ÖSS'de dil yanlışlarını bulmamız zor değildir; çünkü cümleler başkalarına aittir.
    Konunun zorluklarından diğeri de bozukluk sayısının hayli fazla olmasıdır. Her cümlede bu hatalardan herhangi biri söz konusu olabilir.
    Bu konu hakkında bilgi sahibi olmayan öğrencilerin tam başarı sağlaması mümkün değildir.
    Başarısızlığın sebeplerinden biri de öğrencilerin kendi yazdıklarında aynı hataları yapmış olmalarıdır.
    Aşağıdaki cümlelerdeki bazı yanlışlıklar altı çizilerek belirtilmiştir. Üzerinde düşünmeniz halinde konuyu çok daha iyi öğreneceğinize inanıyorum.
    Örnekler

    Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması

    Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız.
    Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş.
    Yirmi dakika geçmesine rağmen program henüz, hâlâ başlamadı.
    Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir.
    Ben çok varlıklı, zengin biri değilim.
    Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı.
    Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması

    Yaşanmış deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor.
    Millî maçın oynanacağı gün yaklaştıkça, ülkedeki heyecan gittikçe artıyor.
    Yanına gidiniz, konuşarak derdinizi anlatınız.
    Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar.
    Az kalsın merdivenlerden düşeyazdı.
    Çocukların davranış biçimlerinde gariplikler görüldü.
    Takımın, boyu en kısa oyuncusu bendim.
    Bir kelimenin yerine yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılması.

    Bu iki sınıf arasındaki ayrıcalık tespit edilemedi.
    Yeni kaydolan öğrenciler bu kadar çekimser davranması normaldir.
    Petrol fiyatlarının ucuzlamasına halk olumlu tepki gösterdi.
    Olayların gerçek yüzü araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak.
    Küçük kızın saçları hayli büyümüş.
    Ormanda yetişen bir çam fidanını salonunuzdaki saksıya ekemezsiniz.
    Başarısızlığını düzensiz çalışmasına borçludur.
    Böyle hareketler ülkede demokrasinin işlememesini sağlayacaktır.
    Yarın İzmir’e gidecek; buna zorunlu.
    Elindeki bıçağı vücuduna batırmış.
    Bu, Türkiye’ye özel bir durumdur.
    Buradan gidersek yakalanma şansımız nedir?
    Birbiriyle çelişen sözlerin bir arada kullanılması.

    Kesinlikle yarın gelebilirler.
    Şüphesiz bu sözleri bütün öğrenciler duymuş olmalı.
    Aşağı yukarı bundan tam yirmi yıl önceydi.
    Sözünü ettiğiniz şairin herhâlde on altıncı asırda yaşadığını zannediyorum.
    Eminim bu saatlerde eve gelmiş olmalı
    Mutlaka bir gün çocukluk arkadaşlarını belki yine arayacak.
    Yanılmıyorsam, bu ikisinin aynı şey olduğunu tahmin ediyorum.
    Eklerin yanlış kullanımı

    Öğrencilerin başarısına ilgilenmek gerekir.
    Bizi en çok sevindiren onun bu sınavı kazandığıdır.
    Bazı yolcuların giriş işlemleri yapmaya başlandı.
    Dünkü toplantıda Ali bize sınıf arkadaşlarını tanıştırdı.
    Biricik arzumuz sınavı kazanmak ve iyi bir bölüme girmemizdir.
    Bu çocuklar, fakir bir ülkenin, savaş nedeniyle kendileriyle ilgilenilmeyen, gerekli eğitimi alamayan çocuklardır.
    Yazarlarımızın köy yaşantısına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır.
    Özne-yüklem uyumsuzluğu: Farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanması.

    Herkes ondan nefret ediyor, yüzünü görmek istemiyordu.
    İkinci cümlenin öznesi eksik. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış.
    Ben ve sen balığa çıktınız.
    Hiçbiri anlatılanlara inanmıyor, kendi fikrinden ısrar ediyordu.
    İkinci cümlenin öznesi eksik. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış.
    Nesne-yüklem uyumsuzluğu: Nesne eksikliği

    Bu konuda öğrenciler aralarında anlaşıp karar verecekler ve uygulayacaklar.
    Söylenenlere hemen inanıyor ve her yerde savunuyordu.
    Kendisine bütün sınıf adına teşekkür eder ve tebrik ederim.
    Onlara niçin bu kadar yardım ediyor ve destekliyorsun?
    Büyüklere gereken saygıyı göstermeli, incitmemeliyiz.
    Bize yardım edeceklerine inanıyor ve bekliyoruz.
    Tümleç yanlışları

    Kayaya yaklaşıyor muyuz, yoksa uzaklaşıyor muyuz?
    Öğrencileri teşvik etmeli, yüreklendirmeli, destek olmalıyız.
    Olanları böyle değerlendirmek, bu gözle bakmak gerekir.
    Öğrencileri rahat edecekleri odalara yerleştirmiş, bütün imkânları sağlamıştı.
    Duvarları kirletmek,yazı yazmak kesinlikle yasaktır.
    Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa çıktı?
    Düşünme ve mantık hataları Problemleri karşılıklı anlayış ve birlik içinde çözeceğiz.
    Yiyecek bir lokma ekmeğimiz hatta yemeğimiz bile yok.
    Yarının mutlu günlerine özlem duyuyorum.
    Fiilin veya yardımcı fiilin yanlış kullanılması

    Ben ona ağabey ( .......... ), o da bana kardeşim derdi.
    Bazı yiyecekler sağlığı yerinde ve yaşlı olmayan kişilerce özellikle yenmelidir.
    Kitap için kendisine verilen paranın eksik ( .......... ) ve yeterli olmadığını söyledi.
    Gerekli yerlere başvuruda bulunmuş, ama bir sonuç almış değiliz.
    Çorbaya biraz acı ( .......... ), biraz da tuz ve limon sıkılabilirdi.
    Boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi.
    Hangisinin başarılı, hangisinin başarılı olmadığını öğreneceğiz.
    Çok az ( .......... ) veya hiç çalışmadan çok para kazananlar var.
    Tamlama yanlışları

    Bu ülkeye teknik ve bilgi yardımında bulunulacak.
    Son derste belgisiz ve sayı sıfatlarını öğrendik.
    Siyasî ve ekonomi ilişkileri çıkmaza girdi.
    Bu bölge coğrafî ve iklim açısından ilgi çekici özelliklere sahiptir.
    Kar yüzünden tüm özel ve devlet okulları tatil edildi.
    Ülkemiz Bosna’ya askerî ve gıda yardımı yaptı.
    Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi.
    Kelimelerin yanlış yerde kullanılması

    Yeni durağa gelmiştik ki otobüs de hemen geldi.
    Bu toplantıda çekinmeden düşünceler dile getirilmeli.
    Her yolda kalan insana yardım etmeliyiz.
    İdare, henüz yarın ders yapılıp yapılmayacağını bildirmedi.
    İzinsiz inşaata girilmez.
    Birleşik cümlelerde yüklemler arasındaki uyumsuzluk

    Her ne kadar iyi hazırlanılmışsa da istenilen sonucu alamadı.
    Bir yıl boyunca devamlı çalışarak kazanıldı.
    Her ne kadar şehir dışına taşınmışsa da beklenen huzur bulunamamıştı.
    Deyim yanlışları

    Ona ayak bağı oluyor, işini çabuk bitirmesini sağlıyordu.
    Ona yardım et, elinden geleni ardına koyma.




  3. Zeyneb
    Bayan Üye
    Anlatım Bozuklukları

    Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu aktarmak için kurulur. Bu cümlenin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan arındırılmış olmalıdır bu cümle. İşte bu özelliği göstermeyen cümleler, anlatım bakımından bozuktur.
    Bu konu ile ilgili, ÖSS’de 5 ya da 6 soru çıkmaktadır. Sadece anlamla ilgili olmayıp dilbilgisi ile de ilgili özellikler gösterdiğinden, daha önceki konuların, özellikle cümle öğelerinin, çok iyi bilinmesi gerekir.
    Bu alanda sorulan sorular değişik özellikler gösterir. Bazen bir cümle verilir ve “Bu cümledeki anlatım bozukluğu nasıl giderilir?” diye sorulur, bazen de “Aşağıdakilerden hangisinde anlatım bozukluğu vardır?” şeklinde sorulur.
    Anlatım bozukluklarını anlama ve yapıya dayalı bozukluklar olmak üzere iki grupta toplayabiliriz:

    1. Anlama dayalı bozukluklar
    Bu bozuklukları birkaç bölüme ayırarak inceleyebiliriz.

    • Gereksiz sözcük kullanılması
    • Cümlede belirsizlik bulunması
    • Birbiriyle çelişen ifadelerin bulunması
    • Sözcüğün anlamca cümleye uymaması
    • Sözcüklerin yanlış eyleme bağlanması
    • Mantık hatasının olması
    • Deyimin yanlış anlamda kullanılması
    • Sözcüğün yanlış yerde kullanılması
    • Bazen de bu belirsizlik noktalama işaretleriyle giderilir.

    Örneğin;
    “Yaşlı adamın yüzüne dalgın dalgın baktı.”
    cümlesinde “dalgın dalgın” bakanın “yaşlı” olduğunu belirtmek için, “yaşlı” dan sonra virgül gelmelidir. Aksi takdirde “yaşlı” sözü adam isminin sıfatı olacaktır.

    • Cümlede gereksiz sözcük kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

    Bir cümlede gereksiz sözcük bulunduğunu anlamak için, sözcük cümleden çıkarılır. Bu durumda cümlenin anlam ve anlatımında bir bozulma oluyorsa o sözcük gerekli, olmuyorsa gereksizdir.
    “Herkesi eleştirip tenkit etmek bize hiçbir yarar sağlamaz.”
    cümlesinde “eleştirip” sözcüğünün verdiği anlamla “tenkit etmek” sözcüğünün verdiği anlam aynıdır. Öyleyse bu cümlede “eleştirip” sözü gereksizdir. Cümleden çıkarılmalıdır.
    “İki kardeşten en küçüğü arkadaşımdı.”
    “Bilgili insanlardan yararlanmayı, istifade etmeyi bilmeliyiz.”
    cümlelerinde altı çizili sözcükler gereksizdir.

    • Bir cümlenin anlamı içinde bulunan başka bir sözü cümlede kullanmak da gereksiz sözcük kullanımına girer.

    Cümlede böyle bir sözcük varsa, o cümle de anlatım bakımından bozuktur.
    “Böyle yüksek sesle bağırmana gerek yok, sağır değilim.”
    cümlesinde “bağırmak” zaten yüksek sesle konuşmak anlamındadır. Öyleyse bu sözün anlamı içinde bulunan “yüksek sesle” sözüne gerek yoktur.

    • Cümlede belirsizlik varsa, o cümle iyi bir cümle değildir.

    Bu belirsizlik mutlaka giderilmelidir.

    Örneğin;
    “Geleceğini babamdan öğrendim.”
    cümlesinde “geleceğini” sözü belirsizdir. Çünkü kimin geleceği belli değil. “Onun geleceği” de olabilir; “senin geleceğin” de olabilir. Bu belirsizlik giderilmeli ve sözcüğün kime ait olduğu belirginleştirilmelidir.

    • Bazı eylemler olumlu durumlarda, bazıları olumsuz durumlarda kullanılır. Eylemin anlamca yanlış yerde kullanılması da anlatım bozukluğuna yol açar.

    Örneğin;
    “Bana yardım ederek, işi kısa sürede bitirmeme neden oldu..”
    cümlesindeki “neden olmak” eylemi daima olumsuz anlamlar verecek biçimde kullanılır. Oysa işin kısa sürede bitirilmesi olumlu bir durumdur. Öyleyse “neden oldu” sözü bu cümlede yanlış kullanılmıştır. Bunun yerine cümle “bitirmemi sağladı.” şeklinde bitirilebilir.

    • Bazı cümlelerde mantık hatasının bulunması da o cümlenin anlatımını bozar.

    Örneğin;
    “Bırakın patates doğramayı yemek bile yapamaz o.”
    cümlesinde “bırakın” sözcüğünün cümleye kattığı anlamdan dolayı sanki patates doğramak yemek yapmaktan daha önemliymiş gibi görülüyor. Bu yanlışın düzeltilmesi için cümle,
    “Bırakın yemek yapmayı, patates bile doğrayamaz o.”
    şeklinde söylenmelidir.

    • Bazen sözcüklerin bağlandığı ortak eylemler de anlatımda bozukluğa yol açar.

    Örneğin;
    “Bu davranışıyla bize yarar mı sağladı zarar mı belli değil.”
    cümlesinde “yarar” ve “zarar” sözcükleri “sağladı” eylemine bağlanmıştır. Ancak “yarar sağlamak” doğru olsa bile, “zarar sağlamak” doğru değildir. Cümle;
    “Bu davranışıyla bize yarar mı sağladı, zarar mı verdi belli değil.”
    şeklinde söylenmelidir.

    • Bu, bazen öğelerin eyleme bağlanmasında da görülür.

    Örneğin;
    “Ayağına ayakkabı, omzuna şal, üzerine pardesü giyip dışarı çıktı.”
    cümlesinde “ayakkabı, şal ve pardesü” sözcükleri “giymek” eylemine bağlanmıştır. Oysa şal giyilmez, atılır.

    • Cümlede deyimin yanlış yerde kullanılması da cümlenin anlamını bozar.

    “Öğretmenin anlattığı konu tüm öğrencilerin dikkatini çekmişti. Herkes kulak kabartmış, öğretmeni dinliyordu.”
    cümlesinde “kulak kabartmış” yanlış kullanılmıştır. Çünkü “kulak kabartmak” fark ettirmeden dinlemek anlamındadır. Burada “kulak kesilmek” deyiminin kullanılması gerekirdi.

    • Bazı sözcüklerin anlamları birbirine karıştırılabilir. Cümledeki sözcüklerin anlamına da dikkat edilmelidir.

    Örneğin;
    “Çocukların birbiriyle uygunluk içinde olmaları beni sevindirdi.”
    cümlesindeki “uygunluk” sözü yanlış anlamda kullanılmıştır. Çünkü burada “uyum” sözü kullanılmalıdır.

    • Bazen sözcük doğrudur ancak cümlede bulunduğu yer doğru değildir.

    Örneğin;
    “Yeni elbisemi giymiştim ki kapı açıldı.”
    Cümlesinde “yeni” sözünün yeri anlatımda bozukluğa yol açmıştır. Çünkü burada söylenmek istenen, elbisenin yeniliği değil, giymenin yeni yapıldığıdır. Öyleyse cümle;
    “Elbisemi yeni giymiştim ki kapı açıldı.” şeklinde olmalıdır




+ Yorum Gönder


anlatım bozuklukları ile ilgili makaleler,  anlatım bozukluğu ile ilgili makaleler,  anlatım bozukluklarıyla ilgili yazılar,  Makale örnekleri anlatım bozuklukları bulunmuş