+ Yorum Gönder
Her Telden Eğitim Konuları ve Soru Cevap Konuları Forumunda Levh-i Mahfuz nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Levh-i Mahfuz nedir








    Levh-i Mahfuz nedir?






    Hakkında Kısaca Yazılar

    • Gebzeberkay
      Devamlı Üye





      Abdulvahid Bin Süleym’den (ra) rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir


      “Ey Ebû Muhammed (asm)!" Dedim. "Basralılar kader konusunda dengesiz şeyler söylüyorlar ne dersin?” Dedi ki:
      “Evladım Kur’ân okuyor musun?”
      Ben de "evet" dedim, Zuhruf Sûresi'ni oku dedi; Bende:
      “Ha mîm, düşün gerçekleri ortaya koyan bu kitabı, onu düşünüp kavrayabilesiniz diye Arapça olarak indirdik O Kur’ân katımızda bulunan ana kitapta (Levh-i Mahfuz'da) mevcut olup şan, büyüklük ve hikmetlerle doludur” diye Zuhruf Sûresi'nin dört ayetini okudum.
      Bunun üzerine Ana kitap (Levh-i Mahfuz) nedir bilir misiniz? Dedi.
      “Bilmiyorum” dedim. Dedi ki:
      “O Allah’ın (cc) gökleri ve yeri yaratmadan önce yazmış olduğu bir kitaptır ki; içersinde Firavun'un cehennemlik olduğu ve Ebû Leheb’in tüm imkanlarıyla yok olup gideceği de vardır.” (Tirmizi)





    • SuskuN PrenS
      Devamlı Üye
      Levh-i Mahfuz nedir


      Levh-i mahfuz,olmuşların ve olacakların, zamandaki bütün anların ve mekandaki bütün varlıkların, kısacası, her şeyin yazılı bulunduğu bir İlâhî muhafaza levhası; İlahi ilmin aynası, kaderin defteri, kâinatın programıdır.

      Levh-i mahfuzun insandaki küçük örneği, “hafıza”dır. Hafıza, başımızdan geçen olayları, gördüğümüz yerleri, tanıdığımız insanları, duyduğumuz sesleri, tattığımız tatları, hayatımız boyunca edindiğimiz bütün intibaları, öğrendiğimiz bütün bilgileri içine alır, ama yine de dolmaz.

      Hafıza, zekanın hazinesi, tefekkürün sermayesi, benliğimizin tarihidir. Ruhumuza takılan en değerli cihazlardan biridir. Hafızasız bir zeka işimize yaramaz. Çünkü biz, eskiden öğrendiklerimize dayanarak düşünürüz.

      Hafızanın bir de ebedi hayatımıza bakan yönü vardır. Hafıza, bir senet, bir vesika, bir belgedir. Ahiretteki muhasebe vaktinde, dünyada işlediğimiz sevapları ve günahları göstererek bize şahitlik eder.

      Nasıl insanın başından geçen bütün olaylar hafızasında yazılıyorsa, kâinattaki bütün olmuş, olan ve olacak olaylar da o büyük hafızada yazılıdır. Her iki “levha”da da Rabbimizin “Hafîz” (koruyan, muhafaza eden) ismi tecelli eder.

      Her şeyin levh-i mahfuzda yazılmış olduğu gerçeğini bazı kimseler akıllarına sığıştıramazlar. “Yazılma” denilince “harf harf kaleme alınmayı” anlamak eksik olur. Genlerin dizilişi yazı yazmadan çok farklı. Hafızanın bir şeyi kaydetmesi de daktiloyla yazmaya benzemiyor. Bir teyp bandında yahut video kasetinde de sözler ve olaylar kalemle kaydedilmiyorlar.

      İşte her şeyin ve her hadisenin, levh-i mahfuzun defterleri olan imam-ı mübîn ve kitab-ı mübînde yazılması bunların çok ötesinde bir keyfiyetledir. Bu kaydın da harflerle, kelimelerle alakası yoktur.





    + Yorum Gönder