+ Yorum Gönder
Her Telden Eğitim Konuları ve Soru Cevap Yeni Forumunda Türkiye' nin Tehlike Altındaki Bitki Türleri Hangileridir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Türkiye' nin Tehlike Altındaki Bitki Türleri Hangileridir








    Türkiye' nin Tehlike Altındaki Bitki Türleri Hangileridir







  2. Gülden
    Devamlı Üye





    Türkiye' nin Tehlike Altındaki Bitki Türleri Hangileridir
    Türkiye, tarımsal yönden önemli pek çok bitki türünün orijin ve/veya çeşitlilik merkezi durumundadır. Arkeolojik kayıtlara göre Türkiye aynı zamanda bitkilerin ilk kez, bezelye, mercimek, keten bitkisine ait ilk arkeolojik kayıt, Doğu Anadoluda Çayönün de M.Ö. 7200-6500 tarihlerine aittir. Bitki türlerinin içerdikleri çeşitliliğin yoğun olduğu ve bu türlerin anavatanı olarak belirlenen 8 gen merkezi (Yakın Doğu, Akdeniz, Orta Asya, Güney Batı Asya, Hindistan, Orta Amerika, Güney Amerika, Etiyopya) içinde ikisinin (Yakın Doğu ve Akdeniz) Anadolu üzerinde çakışıyor olması, üç ana bitki coğrafyası türlerini içermesi, Türkiyenin bitkisel çeşitlilik/bitki genetik kaynakları bakımından ne denli önemli bir potansiyele sahip olduğunun kanıtıdır.

    Türkiye, 9000 civarında (8988) tohumlu bitki türü ile dünyada bulunduğu iklim kuşağında oldukça zengin floraya sahip ülkelerden biridir. Türkiye florasının ilginçliği, sahip olduğu tür zenginliğinin yanında, çok sayıda endemik tür içermesinden de kaynaklanır. Yurdumuzda endemik bitki sayısı (2891, %32.1) fazla olmasına rağmen bunlar hakkında bildiklerimiz son yıllara kadar çok fazla değildi. Türaltı düzeydeki taksonları da ilave edersek mevcut 10754 taksonun 3708 i endemiktir. Yani % 34.5 ü endemiktir.

    Endemik bitkiler ile ilgili veriler daha ayrıntılı olarak incelendiğinde yurdumuzdaki bazı bölgeler ile dağ silsilelerinin, diğer bölgelere oranla, endemiklerce zengin olduğu ortaya çıkmaktadır. Amanos Dağları ile Ilgaz Dağları, dağ silsileleri arasında ön sırayı almaktadırlar. Ege Bölgesi'nin güneyi ile Akdeniz'in batı ucundaki bölge (Muğla, Antalya, Burdur çevreleri), Orta Toroslar ve Taşeli Platosu, Ermenek-Mut-Gülnar çevreleri, Bolkar-Aladağlar, Antitoroslar yurdumuzun batı yarısının güneyindeki endemizm merkezleridir. Kuzey Anadoluda ise Kaz Dağı ile Uludağ, Ilgaz dağları, Gümüşhane-Erzincan çevrelerindeki dağlar, Artvin-Rize çevrelerindeki yüksek dağlar endemizm açısından önemli yörelerdir. Doğu Anadolu'daki önemli yöreler ise Munzur Dağları ile Van-Hakkari-Bitlis çevreleridir. Orta Anadoluda ise Sivas-Darende-Gürün ve Çankırı civarlarındaki jipsli arazilerle Tuz gölü çevrelerindeki çorak topraklarda özellikle bu formasyonlara has türler yetişmektedir.

    Bugünün verilerine göre Türkiyede tehdit altındaki endemik takson (altür ve varyetelerde dahil) 2698 dir. Türkiyede 10754 tür ve türaltı düzeyde takson olduğuna göre oran % 25.0 tir. Öncelikle dikkat edilmesi gerekenler ise 1607 tanedir. Bu grupta, Türkiye florasının % 15.0 i tehdit altında bulunan öncelikli endemik türe veya tür altı taksonlara sahiptir. Endemik olmayanlar da (841) dahil edildiğinde sayı 2448 e, oranı da % 22.7 ye çıkar.
    Yurdumuzun zengin florası içinde çoğu bitki türleri, çeşitli ekonomik amaçlarla, uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. Ayrıca bazı türler üzerinde devam eden bilimsel araştırmalar ile bunların halen kullanılan alan dışında da kullanılabilecekleri anlaşılmaktadır. Örneğin; şimdiye kadar yurdumuzun doğasından sökülerek ihraç edilen ve yurt dışında süs bitkisi olarak kullanılan Göl soğanı (Leucojum aestivum)ve Kardelen (Galanthus) türlerindeki bazı etken maddelerden tıbbi amaçlarla da faydalanılabileceği ortaya çıkarılmıştır.

    Bitkilerin korunması konusunda en önemli görev uygulayıcılara düşmektedir. Çünkü bazı bitki türleri şu anda tehdit altında olmamakla birlikte, çeşitli amaçlarla kullanılmakta olup, bunların tahribi kontrol altına alınmaz ise gelecekte kaybolma tehlikesi ile karşı karşıyadırlar. Bu konuda yurdumuzda yaşanmış örnekler de vardır. Örneğin; tıbbi bitkiler olan Gentiana lutea(Gensiyan), Galanthus elwesii (Kardelen) ve Orchis(Salep türleri) yurdumuzda evvelce oldukça yaygın iken zamanımızda önemli ölçüde azalmışlardır.




+ Yorum Gönder