+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda 10 numaralı kromozom anomalileri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    10 numaralı kromozom anomalileri








    10 numaralı kromozom anomalileri ile bilgi almak istiyorum







  2. HAYAT
    Devamlı Üye





    OTOZOMAL KROMOZOM HASTALIKLARI

    A- TRİZOMİK SENDROMLAR
    1. Mongolizm (Down sendromu)
    2. Trizomi 18 sendromu (Edwards sendromu)
    3. Trizomi 13 sendromu (Patau sendromu)
    4. Trizomi C sendromu
    5. Trizomi 22 sendromu
    B. DELESYON SENDROMLARI
    1. Kedi miyavlaması sendromu (Cri-du chat)
    2. 4 No’lu kromozomun kısa kolunun delesyonu
    (Wolf-Hirschhorn sendromu)
    3. 18 No’lu kromozomun kısa ve uzun kollarının delesyonları
    4. Monozomi G sendromu (G Delesyon sendromu)
    5. Halka (Ring) kromozomu sendromu
    C. PARSİYEL TRİZOMİ SENDROMLARI
    Trizomi G
    a. Anne yaşı ileridir
    b. Genellikle ailevi değildirler, sporadik görülürler.
    c. Prenatal (intra uterin) ve postnatal (ekstrauterin) büyüme ve gelişme geriliği vardır.
    d. Çoklu konjenital malformasyonlar bulunur.
    e. Zeka geriliği görülür
    f. Mikrosefali mevcut olabilir.
    h. Kafa kemiklerinde malformasyon ve buna bağlı olarak değişik yüz görünümü vardır.
    i. Merkezi sinir sistemi anormaldir.
    l. Adele defektlerine sık rastlanır.
    k. Hemen hepsinde tipik dermatojik bulgulara rastlanır.
    MONGOLİZM (TRİZOMİ 21, DOWN SENDROMU)
    Otozomal kromozom hastalıklar içinde en sık görülenidir. Popülasyonda 1/600 -1/700 sıklıkta görülür. Monozigotik ikizlerde çoğu zaman; dizigotik ikizlerde nadiren görülmesi ve mongol kadınların bebeklerinde de %50 rastlanması hastalığın etyolojisinde genetiği düşündürür. 1932′de Waardenburg genetik bozukluğun nondisjunction olabileceğini ileri sürmüştü. 1959′da Jerome Lejense normalden 1 fazla olan kromozomun G grubuna ait olduğunu göstermiştir.
    Büyüme ve gelişimleri geridir; bu gerilik intrauterin gelişme geriliğine bağlıdır. Boyları kısa olup; daima %3 persentilin altına düşer. Baş şekli ve yüz görünümü tipiktir. Oksipital bölgenin yassı oluşu; yenidoğanlarda tanıya yardım eder. Hipertelorizm vardır. Dil ağızdan dışarı sarkar ve yüzeyi fissürlerle kaplıdır (Skrotal dil). Burunda aşırı sekresyon ve ağız köşelerinde ragadlar vardır. Dişler geç çıkar ve düzensiz görünümdedirler. Göz kapağı aralığı (palpabral fissür) obliktir, yani göz kapakları aralığının uzun ekseni dışarı ve yukarı yönde olup; çekik badem gözlü görünümü verir. Mongol ırkında kıvrım, üst göz kapağının üzerinden içe ve aşağı doğru kesilmeden iner. Mongol hastalarda ise bu kıvrım hakiki epikantus denilen ve daha içte bulunan, oldukça dikey olarak içe ve aşağı doğru inen 2. bir kıvrımla kesilir. Gözlerde sıklıkla strabismus ve katarakt görülür. İriste Brushfield lekesi denilen ve iris stromasının ön tabakasındaki bağ dokusunun yer yer kalınlaşmasına bağlı beyaz lekeler bulunur.
    Boyun kısa ve geniştir. Yenidoğanlarda ensede gevşek bir deri kıvrımı bulunur, bebeklik devrinde kaybolur. Eller kısa ve geniş, parmaklar künttür. %50 vakada avuçta normalde 2 tane olan çizgiler birleşerek tek avuç çizgisini (Simian çizgisi) yapar. Elde 5. parmak kısa ve içe doğru kıvrıktır (klinodaktili). Ayaklarda başparmak ve 2. parmak arasındaki mesafe geniştir.
    Zeka geridir. Konuşma ve yürüme normalden çok geç başlar. Nöromüsküler sistemde görülen en önemli bulgu hipotonisitedir. Yenidoğanların %50 sinde moro reflexi yoktur. Son yıllarda hastaların kanında seratonin maddesinin eksik olduğu tesbit edilmiştir. Hastalarda ÜSYE’na sık rastlanır. İlk yaştaki ölüm sebeplerinden biri pnömonidir.
    Vakaların %40 kadarında olan konjanital kalp hastalığı ilk yaştaki ölüm sebeplerindendir. Atrio-ventricularis communis, VSD, ostium sekundum tipi ASD en sık rastlananlardır. İlk yaştaki ölüm nedenlerinden bir diğeri de GIS malformasyonlarıdır. (T-E fistül, duodenal atrezi, megakolon, imperfore anüs)
    Dişilerde fertilite normaldir. Normal bir erkekle evlenen mongol kadının çocuklarının % 50 si mongol olacaktır. Erkek mongol hastalar ise infertildirler.
    Mongollarda lösemi insidansı yüksek, lösemili hastalarda mongolizmin birlikte görülme oranı normal popülasyondan 15-20 defa daha fazladır. Mongol yenidoğanlarda IgG’nin düşük olduğu bildirilmiştir. Mongolizmde insidans anne yaşının ilerlemesi ile doğru orantılı olarak artar.
    Sitogenetik bulgular:
    Esas aberasyon 21 No’lu kromozomun fazlalığı olmakla birlikte; mevcut kromozom aberasyonunun tipine göre mongolizm 3 grupta incelenebilir.
    a. Mutad tip mongolizm (trizomi 21)
    G grubuna ait 21 nolu kromozomdan normalde 2 adet bulunması gerekirken bu hastalarda 3 tane bulunur.
    b. Translokasyon tipi mongolizm :
    Fazla olan 21 nolu kromozom diğer bir kromozom üzerine eklenir; kromozom materyalinde 1 fazla 21 nolu kromozomun mevcudiyetine rağmen total kromozom sayısı 46 dır. 2 akrosentik kromozomun uzun kollarının birbiri üzerine translokasyonu söz konusudur. Bu tip translokasyona sentriolde yapışma (centric fusion) tipi translokasyon veya “Robertsonian translocation” denir. Bu durumda hem kromozom sayısında azalma olacaktır; hem de 2 akrosentik kromozomdan 1 submetasentrik kromozom oluşacaktır. 2. tipte translokasyonda kromozomlar arası segment alışverişi vardır. Bu halde kromozomun sayısı değişmemekte ve yer değiştiren segmentlerin boyları eşit ise kromozomların şekillerinde de değişiklik olmayacaktır.
    c. Mozaik Mongolizm :
    Hücrelerin bir kısmı normal, bir kısmı ise 21 nolu kromozom için trizomiktir. 1. şahısta ortak bir zigottan çıkarılan fakat kromozom yapıları birbirinden farklı olan 1 den fazla hücre grubunun bulunması haline mozaisizm denir.
    TRİZOMİ-18 (EDWARDS SENDROMU, TRİZOMİ E)
    Oldukça enderdir ve prognozu kötüdür 18 numaralı kromozom 2 yerine 3 adettir.
    a) İntrauterin ve extrauterin gelişme geriliği
    b) S.S.S. de gelişme yetersizliğine bağlı defektler
    c) Belirgin occiput ve mikrosefali
    d) Şekil bozukluğu gösteren düşük kulaklar ve çökük burun kökü,
    e) Küçük ağız ve küçük çene (mikrognati)
    f) Parmaklar flexion pozisyonda, index parmağı- orta ve 5.parmak 4. parmağın üzerine binmiş
    g) Tipik dermatografik bulgular
    h) Kısa sternum ve hipoplastik kaburgalar
    i) Küçük ve dar pelvis kriptorşidizm
    k) Konjenital kalp hastalığı (PDA)
    l) Apgar skorunun düşük oluşu; konvülsiyonlar
    l) Böbrek anomalileri, inguinal ve umbilical herniler.
    Anne yaşının ilerlemesi ile orantılı olarak insidans artar
    Kız/erkek: 150/42
    Prognoz : Çok kötü %70 ilk 13 ayda ex, %20 ilk 12 ayda ex
    Yaşıyanlarda şiddetli motor-mental gerilik
    TRİZOMİ-13 (Bartholin-Paton Sendromu Trizomi D) :
    Anoftalmi, tavşan dudağı ve kurt ağzı, polidaktili ve çoklu malformasyon görülebilir. 13 numaralı kromozom trizomiktir
    a- İntrauterin ve extrauterin gelişme geriliği
    b- Yenidoğan periyodunda apne, siyanoz ve konvülsiyon,
    c- S.S.S. defekti, (bulbus olpatinus agenezisi orinensefali)
    d- Arkaya doğru eğilimli olan, belirgin occupit ve burun kökü
    e- Mikrosefali, retina ve lens kolobomu, hipertelorizm mikroftalmi veya anoftalmi
    f- Düşük ve şekil bozukluğu gösteren kulaklar, göz kapaklarında hemanjiom
    g- Yarık dudak ve damak, orta hat defektleri
    h- Polidaktili
    j- Konjenital kalp hastalığı
    k- Kriptorşidizm
    TRİZOMİ 8
    Genel Özellikleri : Mental retardasyon, kısa boy, kilo azlığı, vertebral anomaliler
    Kafa-yüz görünümü : Dismorfik kafa, alın çıkıklığı, displazik kulaklar, strabismus, düşük kulaklar, alt dudak sarkıklığı, yüksek damak, yarık yumuşak damak, mikrognati
    Toraks : Konjenital kalp hastalığı
    Abdomen ve pelvis : Üriner yol anomalisi, dar pelvis
    Extremiteler : Patellar displazi, eklem hareketlerinde kısıtlılık, el ayası ve ayak tabanlarında derin fleksiyon katlantıları




  3. HAYAT
    Devamlı Üye
    TRİZOMİ 9

    Mental retardasyon
    Mikrosefali, anormal kranial sütürler, alın çıkıklığı, çıkıntılı kulaklar, sivri burun,
    balıkağzı, mikrognati
    Konjenital kalp hastalığı
    Üriner yol anomalisi
    Konjenital kalça/diz çıkıklığı, klinodaktili, dijital hipoplazi, tırnak hipoplazisi, sindaktili.
    TRİZOMİ C SENDROMU
    C grubu (6,12) kromozomlar sayısı 1 fazladır. Daima anormal mozaik halde bulunur; klinik bulgular çok değişir.
    TRİZOMİ 22
    Aynen mongolizmde olduğu gibi G grubunda 1 fazla kromozom vardır. 22. kromozom trizomiktir. Mental-motor gerilik, mikrosefali, dış kulak kanalının olmayışı, lakrimal kanal stenozu, ptozis, strabismus, kulak malformasyonu, yarık dudak, konjenital kalp hastalığı.
    B-DELESYON SENDROMLARI
    1- Cri du Chat Syndrome :
    B grubundaki kromozomlardan birinin kısa kolundaki kopmaya bağlıdır. 5 nolu kromozomun kısa kolu delesyona uğramıştır. Hastalarda ağlama karakteristiktir, zayıf-tiz-yakınır gibidir ve kedi miyavlamasını andırır.
    2- 4 Nolu kromozomun kısa kolunun delesyonu :
    (Wolf-Hirschhorn Sendromu) :Klinik bulgular; olasılıkla kromozomdan kopan segmentin büyüklüğünün vakadan vakaya farklı oluşu sonucu değişiklikler göstermektedir.
    a. İleri derecede intrauterin gelişme geriliği (Bütün kromozom hastalıkları içinde en düşük doğum ağırlığına sebep olanıdır).
    b. Vücut orta çizgisi üzerinde defektler
    c. Hipoplazik dermal çizgiler
    d. Mikrosefali, hipertelorizm, kolobom, tavşan dudağı ve kurt ağzı, konjenital kalp hastalıkları, hipospadias
    3- 18 No’lu kromozomun kısa ve uzun kollarının delesyonu:
    18 nolu kromozomun kısa kolundaki delesyon sonucu ortaya çıkan sendrom klinik bulgularının nonspesifik olmasına karşın; kromozomun uzun kolundaki delesyona bağlı olanın klinik bulguları oldukça spesifiktir. K/E:8/6
    a. Zeka geriliği
    b. Mikrosefali, nistagmus
    c. Hipotoni
    d. Mid fasiyal hipoplazi (yüzün orta bölgesinin hipoplazisi)
    e. Öne doğru çıkıntılı çene
    f. Kulakta belirgin anti helix
    g. Dışkulak yolu dar veya atrezik olup; işitme kaybı
    h. Omuz ve ellerde deri çöküntüsü
    i. İğ biçiminde parmaklar
    j. Vertikal talus ve parmak uçlarındaki düşümlerde artma
    4- Monozomi G (G Delesyon Sendromu)
    G grubu kromozomlarından birinde delesyon vardır.
    Hasta mozaik olup; hücrelerinden bir kısmında 45 kromozom, bir kısmında 46 kromozom vardır.
    a. Hipertoni
    b. Gözlerin aşağı ve dışa doğru çekik oluşu (antimongoloid slant)
    c. Burun kökünün belirgin oluşu
    d. Küçük çene
    e. İskelet anormallikleri
    f. Zeka geriliği
    5- Halka kromozomu Sendromları :
    Normal bir kromozomun 2 ucunda meydana gelen birer kopma sonucu bu iki ucun ucuca gelerek yapışmalarıyla ortaya çıkar. Vakadan vakaya uçlarda delesyona uğrayan materyalin miktarı değişeceğinden fenotip ve genotipin birbirine uymaları güç olmaktadır.
    5 nolu kromozoma ait halka kromozomu Cri-du Chat sendromunu meydana getirir. 18. kromozomda meydana gelen halka kromozom ise; bazı vakalarda 18. kromozomun uzun kolunun kopması sendromu oluşturur. En çok halka kromozomlar büyük akrosentrik (D grubu) kromozomlarında meydana gelir.
    C-PARSİYEL TRİZOMİ SENDROMLARI :
    Total kromozom sayısı 47 dir. Fazla olan kromozom G grubu kromozomlarının yarısı büyüklüğünde metasentrik ufak bir kromozomdur.
    Normal insan kromozomlarının en küçüğünden de ufaktır; bu kromozomun vakaların çoğunda satellitli oluşu D veya G grubundan menşe almış delesyon olduğunu düşündürür; bu da sendromun trizomik değil, parsiyel trizomik olarak adlandırılmasına yol açar.
    a.Lens kolobomu
    b. Anal atrezi
    c. Hipertelorizm
    d. Antimongoloid katlantı
    e. Preoriküler fistül ve deri çıkıntısı
    f. Umbilical herni
    g. Böbrek malformasyonları
    h. Mental gerilik
    i. Konjenital kalp hastalığı
    j. Sitogenetik anomalinin sıklıkla mozaik halde oluşu.
    KLİNEFELTER SENDROMU
    İlk kez 1942 de Klinefelter ve arkadaşları tarafından tariflenmiştir. Görülme sıklığı 1/500 civarındadır. Küçük sert testis, jinekomasti, idrarda gonadotropin seviyesinin yüksek oluşu kardinal bulgulardır. Bundan başka hastalar genellikle enükoid görünümdedirler.
    Skrotum normalden küçüktür, pigmentasyonu ve kıllanması azalmıştır. Pubik kıllanma kadın tipidir ve mons pubisin hemen üzerinde sonlanır. Testislerin küçük oluşu en önemli tanısal kriteri teşkil eder. Yüzde sakal azdır, ses incedir ve hastalarda erken osteoporoz görülür. Mozaik vakalar dışında hastalar fertil değildirler. Bir dereceye kadar mental gerilik hemen her hastada görülür. Yaş ilerledikçe psikolojik bozukluklar artar
    Sitogenetik:
    Vakaların %80 inde cinsiyet kromatini (Y) dir. Geri kalan %20 Y de ya teknik sebeplere bağlı olarak veya mozaisizmden dolayı cinsiyet kromatini yoktur. En önemli sitogenetik bulgu fazladan bir X kromozomunun bulunuşudur. Bundan dolayı klasik vakalarda 47 kromozom bulunur. (47, XXY). Söz konusu karyotipin ortaya çıkması için ya 2 X’li yani 24 kromozomlu bir ovumun normal yani 23 kromozomlu sperm tarafından veya 23 kromozomlu normal bir ovumun, 24 kromozomlu (XY) bir spermle fertilize olması gerekir. Gametlerin 24 kromozomlu olması hali meiotik bölünme sırasında kromozomun ayrılamama (non disjunction) veya ana fazda geri kalma (anafaz lag) olayı sonucu ortaya çıkar. Bu kromozom hatası zigotun teşekkülünden sonra ortaya çıkarsa mozaisizm durumuyla karşılaşılır. 46,XY(47, XXY). Bunlar fertil olabilirler. 46, XY vakalarında bugün eldeki metodlarla tesbit edemediğimiz kadar küçük bir Y kromozomu parçası diğer bir kromozom üzerine binmiştir (translokasyon) Bazılarında ise Y kromozomu, intrauterin yaşamda kritik bir dönemde mevcutken sonradan ortadan kaybolması şeklinde açıklanabilir.




  4. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye
    Kromozomlardaki yapısal yeniden düzenlenmelerin en sık görülen tipi 500 yenidoğanda bir görülen dengeli translokasyondur (resiprokal ve robertson translokasyon). Eğer kromozom grubu genetik bilginin normal komplemanına sahipse yapısal yeniden düzenlenmeler dengeli olarak tanımlanır. Bazı yeniden düzenlenmeler stabildir ve hücre bölünmesi sırasında değişmeden aktarılırlar. Bir yeniden düzenlenmenin stabil olabilmesi için yeniden düzenlenmiş kromozomun normal yapısal elemanlara (tek bir sentromer ve iki telomer) sahip olması gerekir.

+ Yorum Gönder