+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Tv reklamları kişileri yalancılığa empoze eder mi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Tv reklamları kişileri yalancılığa empoze eder mi








    Tv reklamları kişileri yalancılığa empoze eder mi?







  2. Gülden
    Devamlı Üye





    Tv reklamları kişileri yalancılığa empoze eder mi

    "Dışilişkiler Konseyi adlı fikir kulübünde konuşan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld daha önce yaptıkları 'el-Kaide-Saddam ilişkisi 8-10 yıl öncesine gidiyor' açıklamalarının doğru olduğu yönünde bir kanıt bulmadıklarını söyledi".. Bu haber dünkü gazetelerin ve tv bültenlerinin birçoğunda vardı..

    Özeti de, Amerikalılar 'biz yalan söyledik' diyor..

    Ama bunu çok pişkin bir şekilde söylüyorlar..

    Tıpkı 'savaş öncesinde BM'ye yalan söylediklerini' itiraf ettikleri gibi..

    O zaman da Saddam'ın kitle imha silahlarına sahip olduğunu iddia ederek Irak'ı işgal etmişlerdi..

    Hatırlıyorum savaş öncesinde katıldığım tüm tv programlarında Saddam'ın hiçbir şekilde kitle imha silahlarına sahip olmadığını ve yine Saddam'ın hiçbir şekilde Bin Ladin ile ilişkisi olmadığını ısrarla söylemiştim.

    Ancak o programlara katılan bildik 'Amerikan muhibbi' köşe yazarları ve uzmanlar ısrarla ve inatla Saddam füzelerinin İstanbul'u bile vurabileceğini ve Saddam'ın Kaidecileri Türkiye'ye karşı kullanabileceğini yine ısrar ve inatla savunuyorlardı.

    Peki Amerika yalan söylediğini pişkinlikle itiraf etmesine rağmen acaba Amerikan muhibbi dostlarımız neden çıkıp Türk halkından özür dilemiyorlar.

    Müthiş bir pişkinlik..

    Dilemezler çünkü bunu yapamazlar.

    Yapmaları için de Amerika'dan izin almaları gerekiyor.

    Oysa Amerikalılar asla böyle bir izni vermezler.

    Çünkü Amerikalılar kendilerine bağlı olarak bildikleri kişileri kendi halkları önünde böyle küçük duruma düşürmekten haz almazlar..

    Üstelik bu kişiler kendileri için belirlenen yolda devam etmek zorundalar..

    Yani görevleri Amerikan söylemlerini yalan da olsa kendi halklarına empoze etmektir.

    Yoksa nasıl açıklanır bu kişilerin sessizliği..

    Irak'ta ve Filistin'de son 4 günde yüzlerce insan öldürülüyor ama bu kişilerden gık bile çıkmıyor..

    Oysa aynı kişiler Osetya'daki eylemde, İsrail'e karşı yapılan herhangi bir intihar eyleminde veya Amerikalı bir ajanın kafasının kesilmesinde kıyametleri koparıyordu..

    Peki şimdi neden ses çıkarmıyorlar..

    Irak ve Filistin'de tank ve uçaklarla öldürülenlerin büyük bölümü çocuk ve kadın..

    Yoksa intihar eylemlerini yapanlar terörist oluyor da, uçak ve tanklarla insanları paramparça edenler bayram şekeri mi dağıtıyor..

    Yapmayın Allah aşkına!

    Gerçeği görün artık..

    Amerika ve İsrail'in söylediği herşey, ama herşey yalan ve hepinizle dalga geçmek içindir..

    Amerikan Savunma Bakanı Rumsfeld şimdi çıkmış Saddam'ın Kaide ile ilişkisinin olmdığını söylüyor..

    Oysa Rumsfeld; böyle bir ilişkinin hiçbir zaman olmadığını hatta Saddam'ın Usame Bin Laden'den nefret ettiğini biliyordu..

    Şöyle ki; Amerikalılar Kuveyt'in kurtarılmasından sonra ve bildik nedenlerden dolayı Saddam'a dokunmadılar.

    O sırada Bin Laden Amerikalılarla Afganistan'da işbirliği yapıyordu. Bin Laden Amerikalılardan kendisine destek vermelerini ve böylece Saddam'ı devirebileceğini söyler.

    Ancak o zamanda baba Bush'un en yakın adamı olan Rumsfeld 'Saddam'a dokunulmaması gerektiğini söyler Bin Ladin'e ve kendisindan Afganistan'da yoğunlaşmasını ister.

    Bin Ladin işte o zamandan itibaren kuşkulanmaya başlar dostu Amerikalılardan..

    Ama umursamaz çünkü amacı Afganistan'da iktidara gelmektir.

    Bu da Nisan 1996'da gerçekleşir çünkü Amerikalılar; S.Arabistan, Pakistan ve BAE'nin desteği ile Şii İran'ı sıkıştırmak için Taliban ve Kaide'ye ihtiyaç duyuyordu..

    Sonraki gelişmeleri artık herkes biliyor..

    Rusya'nın dağılması, İran'da ise reformcuların giderek güçlenmesi (1998) Amerikalıların Taliban ve Kaide'ye olan ihtiyacını giderek azaltıyordu..

    Sonrası malum..

    İşte bu nedenle Amerika'ya hiç güvenilmemesi gerektiğini hep söylüyorum..

    Amerikalılar hep yalan söyler ve bu yalanları ile kendilerine inananlarla dalga geçer.

    Hâlâ Amerikalılara inanmak isteyenler varsa umarım Rumsfeld'in açıklamalarından ders alır..

    AK Parti Adana Milletvekili Ömer Çelik'in geçenlerde Sabah'ta oldukça ilginç tesbitleri vardı. Çelik; bu yüzyılın mazlumlar için en uzun yüzyıl olduğunu söyleyerek şu doğru tavsiyelerde bulunuyor:

    'Tarafsız kalma,
    Bilmeye cüret et,
    Bireyler ve uluslar susmamalıdır'





  3. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye
    Tv reklamları kişileri yalancılığa empoze eder mi



    Ben Bilmem Eşim Bilir" yarışmasındaki çift "1 yıl önce tanıştık" diyerek romantik bir tanışma öyküsü anlattı. Ancak çiftin 2.5 yıl önceden tanıştıkları ve Fear Factor'da birlikte yarıştıkları ortaya çıktı!
    ,
    "Ben Bilmem Eşim Bilir" yarışmasında geçen pazar akşamı yarışan Seda Tetik ve Fatih Özalhas, sempatik tavırlarıyla dikkat çekmişti. Sunucu İlker Ayrık'ın 'Nasıl tanıştınız?' sorusuna genç çiftten Seda Tetik "1 yıl önce yolda giderken Fatih'e adres sordum. O gün gözlük takıyordum. Neden gözlük takıyorsun, uzağı mı yakını mı göremiyorsun' dedi? Ben de uzağı cevabını verince, boşver uzağı görüp de ne yapacaksın, yakına bak' dedi. 2 gün sonra da tesadüfen arkadaş ortamında denk geldik ve birşeyler başladı' diye yanıtlamıştı.

    Ancak ikilinin 2,5 yıl önce Fear Factor yarışmasında karşılıklı olarak farklı eşlerle yarıştığı ortaya çıktı. Fatih Özalhas, o dönem de yarışmaya 1 yıldır birlikte olduğunu iddia ettiği Burcu Gözde Yürekli ile katılırken, Seda Tetik de 4 yıllık birlikteliği olan kendisi gibi milli judocu Bahadır Bozkurt ile katılmıştı. Bu durum akıllara 'Yarışmacılar Cast ajanslarından mı seçiliyor" sorusunu getirdi.





+ Yorum Gönder