+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Atatürkün türk toplumundaki yeri ve önemi makale Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Atatürkün türk toplumundaki yeri ve önemi makale








    arkadaşlar benim atatürk ün türk toplumundaki yeri ve önemi hakkında bir makale yazmam lazım yardımcı olusanız çok sevinirm..







  2. D1FR1Z
    Yeni Üye





    Atatürk ve Atatürkçülüğün Türk Toplumundaki Yeri ve Önemi

    Atatürkçülüğün Türk Toplumundaki önemini belirlemek için öncelikle Atatürkçülüğün iyi tanımlanması ve anlatılması gerekmektedir.

    Birçok kaynak ve yazar tarafından Atatürkçülük için çeşitli tanımlar yapılmıştır. İsmet Giritli’ye göre siyasal, ekonomik ve kültürel alanda çağdaş bir Türkiye’yi amaçladığından Ulusal Modernleşme İdeolojisi olarak adlandırılmıştır.

    Utkan Kocatürk ise Atatürkçülüğü; Türk Milleti’nin aklın ve bilimin rehberliğinde ileri bir toplum olarak en kısa sürede çağdaş uygarlık düzeyine erişmesini, milletler ailesinin bağımsız, eşit ve şerefli bir üyesi olarak demokratik ve laik kurallar içinde mutlu bir yaşam sürmesini amaçlayan ilkeleri Türk toplumunun ihtiyaç ve isteklerinden doğmuş çağdaş bir düşünce sistemi şeklinde tanımlamıştır. Genelkurmay Başkanlığı’nın hazırlamış olduğu Atatürkçülük adlı eserde ise şu tanımlamalar yapılmıştır: Türk Milleti’nin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olması, devletin millet egemenliğine dayandırılması, aklın ve bilimin rehberliğinde Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılması amacı ile temel esasları yine Atatürk tarafından belirtilen devlet hayatına, fikir hayatına ve ekonomik hayata, toplumun kurallarına ilişkin gerçekçi fikirlere ve ilkelere Atatürkçülük denir. Yukarıda da görüldüğü üzere, hangi kavram ya da tanım kullanılırsa kullanılsın Atatürkçü düşüncenin tümü her şeyden önce bu ülke halkının sorunlarına gerçekçi çözümler getirebilmek amacıyla konulmuştur. Bütünüyle M. Kemal Atatürk’ün kafasında biçimlenen Türk İnkılâbı daha sonraki yıllarda yine O’nun önderliğinde, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı yürüten asker-sivil ileri görüş ve düşünceli aydınlar ve yurtsever halk önderlerinin çabaları ile gelişmiştir. Atatürk İlkeleri’nin tümü bir anda değil, yıllar geçtikçe karşılaşılan sorunlara uygun bir biçimde ortaya konulmuştur. Atatürkçülük, temelde bir inkılâptır. Bu inkılâp, Türk tarihinin, Türk toplumunun getirdiği birikimler içinde, Türk toplumunu çağdaş ve köklü bir değişime uğratmıştır. Devrimin getirdiği temel değişme, Halife- Sultanlık sisteminin ve onun zorunlu olarak taşıdığı kişisel egemenliği kaldırmada, onun yerine laikliğe, ulusal egemenlik ilkelerine dayanan Cumhuriyet yönetimini getirmede açık ve kesindir. Atatürkçülüğün temel öğeleri olarak bilim ve akılcılık, sosyal-ekonomik kalkınma ve çağdaşlaşma, siyasal bağımsızlaşma ve demokratlaşma yönünde özgürlükçülük, laiklik, halkçılık, devletçilik, sosyal adaletçilik, ulusçuluk, barışçılık, cumhuriyetçilik, devrimcilik ilkeleri benimsenebilir. Çok yönlü düşünceye ve demokratik bir toplumsal yapıya dayalı bir değişim, bir atılım, bir ilerleme yaratmak Atatürkçülüğün başka bir ereğidir. Atatürkçülüğün temel ilkeleri Türk Devrimi ile eş anlamda gelmektedir. Atatürkçülüğü tam olarak anlamak ve tanımlayabilmek için O’nun ana çizgisine bakılması zorunludur. Atatürk’ün ana çizgisinde Cumhuriyetçilik, Laiklik, Barışçılık, Akıl ve Bilimcilik vardır. Bu ana çizgiye ters düşmeyen bütün düşüncelere açıktır. Atatürkçülük onun içindir ki bir noktada durdurulamaz, bir noktada dondurulamaz. Atatürkçülük yalnız Atatürk’e dönüş demek değildir. Atatürk’ün bıraktığı yerden onu daha ileri götürmektir.

    Atatürk ile simgelenen Türk Devrimi, hem karşı-emperyalist bir eylemin, hem de çağdaşlaşma ideolojisinin bir birleşimi olduğu için, dünyada ikinci bir benzeri yoktur. Kemalizm ve Atatürkçülük terimleri, başkaları tarafından farklı anlamlarda kullanılsalar da, aslında aynı ideolojiyi anlatır. Doğal olarak Atatürkçülük adına yapılan birçok yanlışın Atatürkçülükle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Atatürkçülük çok kısaca çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak, bunun için de önce çağdaş uygarlığın ileri ülkelerinin sömürüsünden ve denetiminden kurtulmaktır. Çağdaş uygarlık düzeyini ise Atatürk İlkeleri ile vurgulandığı gibi günümüzde laik ve demokratik sosyal hukuk devleti kavramı temsil etmektedir. Başarıyla tamamlanmış bir Bağımsızlık Savaşı’ndan sonra en önemli sorunun yeni bir devlet, yeni bir toplum yaratmak olmasıydı. Bir başka deyişle, Bağımsızlık Savaşı’nın kazanılmış olması, bu savaşa ilişkin çaba harcanmasını gerektirmiyordu. Oysa, yeni Cumhuriyet’in önünde başka bir kazanılacak savaş vardı: Yeni bir toplum yaratma savaşı. Bu nedenle, artık Atatürk denilince de, Atatürkçülük denilince de akla yeni toplumun temel ilkeleri olan altı ilke gelmeye başladı. Çünkü, bu altı ilke, yeniden biçimlendirilen bir toplumu kurmak için Mustafa Kemal Atatürk tarafından verilen direktifler niteliğindeydi.

    Aslında göz kamaştırıcı karşı-emperyalist Bağımsızlık Savaşı’nı Yedi Düvele karşı kazanmış olan Mustafa Kemal Atatürk, bir doktrin adamı değildi. Nitekim Kadro dergisinin imtiyaz sahibi Yakup Kadri Karaosmanoğlu, kendisine, Paşam, bu partinin doktrini yok dediği zaman, ona verdiği cevap: Elbette yok çocuğum, eğer doktrine gidersek hareketi dondururuz" olmuştur.

    Atatürkçülüğün Temel İlkesi “demokratlık, ayrıcalıksız toplum temeli, sınıf mücadelesini kabul etmemek” gibi üç önemli öğeden oluşmaktadır. Türk tarihine baktığımızda bu öğelerinin tümüyle tarihsel bir temele dayandığı görülmektedir. Türk toplum yapısında ayrıcalıksızlık ve sınıfsızlık gibi iki önemli nokta, Atatürk İlkeleri ile ifadesini bulmuştur. Bu nedenle, günümüz Türk toplum yapısının oluşmasında, iç barışın sağlanmasında, ulusal birlik ve bütünlüğümüzün korunmasında Atatürkçülüğün sağlam çözümler getirmekte olduğu rahatlıkla söylenebilir.

    Atatürkçülüğün bir öğreti değil, Türkiye gerçeklerinden doğmuş düşünsel ve eylemsel bir akımdır. Atatürk ilkelerinin tümü her şeyden önce bu ülke halkının sorunlarına gerçekçi çözümler getirebilmek, çağdaşlaşma yönünde köklü değişiklikler yapabilmek amacıyla konulmuştur. Bundan ötürü de temel anlamıyla bir devrim sayılabilmektedir. Bu devrim, Türk tarihinin Türk toplumuna getirdiği kültürel birikimler içinde, üst yapıdan başlayarak alt yapıya doğru ilerleyen bir çağdaşlaşma devrimidir. Temel öğeler olarak bilimsel düşünceyi, akılcılığı, ulusal egemenliği, tam bağımsızlığı öngören özgürlükçü, halkçı, devletçi, ulusçu, cumhuriyetçi, devrimci ve laik bir atılımdır Atatürkçülük. Çoğulcu ve demokratik bir toplumsal yapıya dayanan çağdaş bir toplum yaratmak, Atatürkçülüğün başlıca ereğidir. Bundan dolayı Atatürk ilkeleri, Atatürk devrimleri ile eş anlama gelir. Atatürkçülük, her türlü gericiliğe, tutuculuğa, bağnazlığa, yobazlığa ve boş inançlara kesinlikle karşıdır. Atatürkçülük baskı, korku ve bütün toptarıcı yönetimlere de kesinlikle karşıdır, insancıldır, özgürlükçüdür, ulusçudur, gerçekçidir. Bundan dolayı da hem ırkçılığa, hem de bunun sonucu olan sınır ötesi serüvenlere karşı olan bir ulusçuluk anlayışına sahiptir. Atatürkçülük, kendini Türk bilen, Türküm diyen herkesi Türk sayar. Yurt yönetimince sınırlar arası çatışma ve kavgayı reddeder. Bunun yerine hem sınıflar arası, hem de uluslar arası barışı öngörür. Üretim ilişkilerine Hukuk Devleti ve Sosyal Adalet anlayışı ile yaklaşır. Gerek insanlığa, gerek topluma, savaşın değil toplumsal adalete dayanan barış ve kardeşliğin mutluluk getireceğine inanır. Atatürk Devrimleri adı altında toplanan Türk Devrimi, başlıca iki temel düşünceye dayanır :

    a)Türk'e doğru,
    b) Batı'ya doğru.

    Bu iki temel düşünce, Atatürk'ün kafasında durup dururken doğmamıştır. Son yüz elli yıllık toplumsal, tarihsel gelişmemizin, denilebilir ki doğal bir sonucu olarak meydana çıkmış, O'nun üstün kişiliğinde karar ve eylem haline gelmiştir. Bunun içindir ki, Atatürk bir rastlantı değildir. Tarihsel çizgimizin üzerinde, ondan fışkırmış bir önderdir.





  3. Ziyaretçi
    çok uzun ama makaleler hep böyle olur yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim.




  4. Ziyaretçi
    Ulu önder atatürk türk toplumunun refah içinde yaşaması ve modern bir yaşam sürdürebilmesi için birçok alanda yenilikler yapmıştır.Bu yenilikler sayesinde türk toplumu bağımsız,çağdaş ve huzur içinde yaşamasını sürdürmektedir.


    Gerek medeni kanun kabulu gerek kılık kıyafet ve latin alfabesinin kabulu türk milletini çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmayı sağlamıştır.Şuanda sahip olduğumuz birçok hak atatürk zamanında bize verilen haklardır ki bu haklar sayesınde toplum içinde eşitlik sağlanmıştır.Birçok ülkeden daha once elde ettiğimiz haklar çercevesinde diğer milletlere örnek olarak saygınlığımız artmıştır..Ekonomik alada yapılan ileriye donuk yatırımlarşu anda bizlere büyük olanaklar sağlamaktadır.kalkınma planları oluşturan atatürk sayesınde sanayisi gelişmiş,ekonomiide dünyanın en hzılı büyyüen birkaç ulkesınden biri haline gelmiştir.osmanlı zamanındaki takma isimler kaldırılmıştır,bu sayede toplum içindeki sınıf ve zümre ayrılığı kalkmıştır


    atatürk türk toplunun yükselmesi için birçok çok çalışmış ve bnuda başarmıştır.suanda saygın kültürlü yükselmşi bir toplumsak bnu atatürke borçluyuz





    (arkadaşlar sitelerde bulamadım knedım yazdım .umarm işinize yarar byy )

  5. Ziyaretçi
    atatürkün bizim için önemi ya da atatürk sayesinde
    olabilir :*

  6. Asel
    Bayan Üye
    Atatürkün türk toplumundaki yeri ve önemi makale

    Türk milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa huzur ve refaha sahip olması, devletin millet egemenliği esasına dayandırılması, aklın ve ilmin rehberliğinde Tür kültürünün çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılması amacı ile temel esasları yine Atatürk tarafından belirtilen devlet hayatına,fikir hayatına ve ekonomik hayata toplumun temel müesseselerine ilişkin gerçekçi fikirlere ve ilkelere ATATÜRKÇÜLÜK denir.
    Daha farklı bir deyişle Atatürkçülük; akıl ve bilimin önderliğine, yol göstericiliğine inanan bu inançla, padişah egemenliğini “ulus egemenliğine”, dogmatik-kapıkulu, bağnaz bir ümmet-cemaat toplumu “ulusa” padişahın emir kulunu “özgür birey ve yurttaşa”, teokratik-monarşik devleti” laik demokratik-çağdaş cumhuriyete” yöneltip dönüştürmek demektir. Atatürkçüğün kişi ve millet olarak benimsenmesi mevcut ve gelecekteki saptırıcı ve tutucu cereyanlara karşı koruması Türk Devletinin gelişmesinin, güçlenmesinin ve parlak geleceğinin güvencesidir.
    Günümüz Atatürkçüsü halkına kendi doğrularını aktarmaya çalışırken onun düşüncelerine de değer veren, halkını aydınlığa taşımaya çabalarken bu aydınlığın kaynağının gene halktan olduğunu bilen insandır.

    ATATÜRKÇÜLܒĞÜN TEMEL ESASLARI

    Tam Bağımsızlık Yanlısıdır

    Atatürkçülük emperyalist güçlere karşı, ilk kez başarıya ulaşan istiklal savaşlarından sonra tam bağımsız ve Milli Cumhuriyet kurarak dünyadaki mazlum milletlere örnek olmuştur. Tam bağımsızlığı koruyabilmek için sosyo-ekonomik alt yapıda da halkın yararına değişiklikler yapmayı amaç sayar.

    Hakçıdır. Demokratik’tir, Sosyal’dir, Barışçı’dır

    Çağdaş uygarlık seviyesine erişmek için, sadece siyasal düzeyde ve üst yapıda kalmayarak, sosyal ve ekonomik alt yapıya önemle ve bu yapıda halkı, halk için, halkın gücü ile kalkındırmayı amaçlar ve bunları da sınıf kavgalarına yol açmadan sosyal barışı gerçekleştirmek için, devletin yapıcı, planlayıcı, düzenleyici ve emredici rolünü ön planda tutmayı ve böylece az gelişmiş bir sosyal yapıdan kurtulmayı amaç sayar. Atatürkçülük, Türk Milleti için doğaldır. Soysaldır. İnsanidir. Evrenseldir.

    Müsbet İlime ve Hür Duyguya Dayanır

    Sanat ve bilim dallarında, bu yurdun gerçeklerine ve ihtiyaçlarına göre yaratıcı gücü harekete getirir. Bunu, lâik, akılcı, hür bir düşünüşle müsbet ilime ve hür duyguya dayanarak gerçekleştirir. Yalnız bu kaynaklara başvurarak araştırma ve denemelerini sürdürür.

    Dinamiktir

    Atatürkçülük sadece fikir planında da kalmayarak, yenilik ve gelişme düşmanı tutucularla savaşmayı emreder. Bu bakımdan anti-emperyalist, laik, ilerletici ve yürüyüş halinde bulunan dinamik sürekli bir kalkınma hareket ve sistemidir.

    Atatürkçü düşüncenin esasında kişiye verilen değer, toplumun oluşmasında en önemli etkendir. Kişilerin değeri toplumun değerini oluşturur. “bir toplumda kıymet ve kuvvet, onu oluşturan kişilerin kendilerini bir kıymet ve kuvvet kabul etmelerindendir. Ancak bu gibi kişilerden meydana gelmiş sosyal toplumlar, tam bir bütün olarak kıymet ve kudret görünümü arzedebilirler.”

    Atatürkçülükte kişi ve toplum ilişkilerinin özünde kişi hak ve hürriyetleri büyük yer tutar. Toplum içinde kişi hürriyetinin sınır, bu hürriyetin topulumun huzuru ile ilişkisi üzerinde durulacak hususladır. Kişi , aile, toplum ve millet hayatı önemli bir bütün oluşturur.

    Mustafa Kemal Türkiye’de batıda olduğu biçimde çıkarları ayrı, birbirleriyle çelişen sosyal sınıfların bulunmadığı kanısındadır. Ancak o dönemde Türkiye’de gerçek bir sınıf ayrımı olmasa bile çeşitli sosyal tabakaların, grupları, zümrelerin mesleklerin çıkarlarının birbirine uygun olduğu ve bunların hiç çatışmadığı yolundaki yargısı bir gerçek yargısı olmaktan çok, özlenen bir amacı, ülküyü göstermektedir. Çünkü yöneten ve yönetilen biçimindeki bir farklılık , her toplumda olduğu gibi Türkiye’de de daima var olmuştur Atatürk zamanında da vardı.
    Mustafa Kemal’in bütün kaygısı, Türkiye’de büyük keskin sınıf farkları yaratmamak ve sınıf kavgasına engel olmaktı.
    Mustafa Kemal sınıf sorunlarına değinirken Marksist terminolojiyi örneğin burjuva, kapitalist,proletarya vb. sözcükleri kullanmadığı gibi Marksizmin kapitalist prolater temel ayrımını ve tipolajisinide uygulamamaktadır. Tüccar sınıfı, esnaf sınıfı, sanatkâr sınıfı gibi sözcükler onun sınıf deyimini bilimsel.-sosyolojik ve marksist analizler doğrultusunda kullanmadığını göstermektedir.

    Kadının toplumdaki yeri yüksektir. Şereflidir. Şuna inanmak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey “kadının eseridir”. Atatürk ailenin ana unsurlarında sınırı teşkil eden kadının bizdeki anlamını ifade etmiştir. Atatürk aile kavramına büyük önem vermiştir. “ Sosyal hayatın kaynağı aile hayatıdır.” Sözü Atatürk’ündür. Bunun içindir ki toplumun sağlam ve sıhhatli oluşunu, bu kurumun sağlıklı oluşunda görmüş, Türk aile yapısının temelini Medeni kanunla gerçek ve mantıki kurallara bağlam

  7. Ziyaretçi
    benim yazdığım makalenin neredeyse aynısı

  8. Ziyaretçi
    Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk rahat bir şekilde yaşaması modern bir şekilde yaşaması için birçok alanda inkılaplar gerçekleştirmiştir . Bu yenilikler sayesinde Toplumumuz bağımsız , çağdaş , huzurlu , modern bir yaşam sürmektedir .
    Atatürk , ulusun neye susamış olduğunu iyi gören bir insandı . Biliyordu ki ulusun gereksinimi ve eğilimi yeni anlayış doğrultusundadır . Önemli olan , bu isteği biçimlendirmektir . İşte dili özleştirme akımının gücü buradan geliyor .
    Atatürk dil uzmanı olarak yetişmiş değildi ama eşsiz zekası ve ele aldığı konuyu en geniş , en derin boyutlarıyla düşünmede gösterdiği olağanüstülük , başka konularda olduğu gibi , dil konusunda da başarısını bu yüksekliğe çıkardı . Düşüncelerini en uygun zamanda , en güçlü eyleme çevirir , en kısa sürede sonuçlandırırdı . Yazı devrimi için beş yılla on beş yıl arasında bir süre kabul edilmesini öneren uzmanlara bu iş ya üç ayda olur , ya hiç olmaz demesi , başarılarının çarpıcı özelliklerinden bir örnektir . Atatürk , dilimize yeni bir anlayış getirmiştir . Yeni dil düzeni , bu yeni anlayışın ürünüdür .
    Atatürk , eğitimde gerçekçi bir yol izlemiştir . Eğitimin özellikle bir süs , bir baskı aracı olarak kullanılmasına ya da uygarca bir zevk olarak düşünülmesine kesinlikle karşı çıkmıştır . o , konuyu , temelinden ele almakta , eğitimi , işe , uygulamaya dayanan yaşamda yarar ve başarı sağlayıcı bir araç olarak değerlendirmektedir .
    Ölümsüz Türk ulusu , kendisine , bütün kurumlarıyla gerçek yaşamın onurunu kazandıran ölümsüz Ata’sını sonsuza dek yüreğinin içinde taşıyacaktır .



    ( kendim yazdım . ödevimdi . )

  9. Ziyaretçi
    kim yazdıysa teşekkür ederim gerçekten dayak yemekten kurtuldum

  10. Ziyaretçi
    allah razı olsun sayende çalışmalarımı yaptım

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu


atatürkün türk toplumundaki yeri ve önemi makale,  atatürkün türk toplumundaki yeri ve önemi hakkında makale,  atatürkün türk toplumundaki yeri ve önemi ile ilgili makale,  atatürkün türk toplumundaki yeri ve önemi,  atatürkün türk toplumundaki yeri ve önemi ile ilgili makaleler,  atatürkün toplumdaki yeri ve önemi ile ilgili makale