+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Üreme hücreleri ve embriyonun ilişkisi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Üreme hücreleri ve embriyonun ilişkisi








    üreme hücreleri ve embriyonun ilişkisi







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    üreme hücreleri ve embriyonun ilişkisi

    üreme hücreleri ve embriyonun ilişkisi nedir kısa bilgi

    Tüm canlılar gibi insanlar da nesillerini devam ettirebilmek için üreme yeteneğine sahiptir İnsan vücudunda üremenin gerçekleşmesini sağlayan yapı ve organlar bulunur Bu yapı ve organlarda üretilen üreme hücreleri üremeyi gerçekleştirir Üreme hücreleri dışında vücutta bulunan diğer hücreler üremeyi sağlama yeteneğine sahip değildir Üreme hücreleri ile üremeyi sağlayan yapı ve organlar dişi erkek bireylerde farklılık gösterir
    Dişilerde üretilen üreme hücresi yumurta, erkeklerde sperm olarak adlandırılır Yumurta ve spermin mikroskopla çekilmiş fotoğrafları incelendiğinde yapılarının farklı olduğu görülür Bu yapı farklılığının görevlerinin farklı olmasıyla ilişkisi vardır
    Sperm: sperm erkek üreme hücresidir Baş, orta kısım ve kuyruk olmak üzere üç bölümden oluşur Baş kısmı hücre zarı, sitoplâzma ve çekirdekten oluşur Küçük ve hareketli bir hücredir
    Yumurta: yumurta, dişi üreme hücresidir Hücre zarı, sitoplâzma ve çekirdekten oluşur Büyük ve hareketsiz bir hücredir
    Yumurta ve sperm birleşerek hücrelerinim çekirdeklerinin birleşerek yeni bir hücre oluşturmasına döllenme adı verilir Döllenme sonucu oluşan yeni hücreye zigot denir Zigot anne rahminde gelişerek bebeği meydana getirir Bu şekilde bir canlının kendine benzer yeni bir canlı oluşmasına üreme denir İnsanda üremenin gerçekleşebilmesi için babanın sperm hücresinin çekirdeği bir araya geldiğinden bebek bazı özellikleriyle annesine, bazı özellikleriyle babasına benzer Çünkü hücrelerindeki kalıtsal maddenin yarısı babasından yarısı annesinden gelmiştir
    İnsanlarda Üremeyi Sağlayan Yapı ve Organlar
    Üreme organları bir canlıdaki üreme sistemini oluşturur Dişi ve erkek bireylerin üreme sistemleri farklıdır İnsan neslinin devam edebilmesi için bu iki sistemin birlikte görev yapması gerekir
    Erkek üreme yapı ve organları
    testis:erkek bireyde iki testis bulunur Testislerin de sperm hücreleri üretilir
    Salgı bezleri: spermleri beslenmesini ve hareketliğinin artmasını sağlayan salgıları oluşturur
    Sperm kanalı: spermleri testislerden penise taşır
    Penis: spermlerin ve idrarın erkek vücudundan dışarı atılmasını sağlar
    Dişi üreme organları
    Yumurtalık: dişi bireyde iki yumurtalık bulunur Yumurtalıklarda yumurta hücreleri üretilir
    Yumurta kanalı: yumurtalıklarda üretilen yumurtanın döl yatağına ulaşmasını sağlayan kanaldır Döllenme bu kanalda gerçekleşir
    Döl yatağı: zigotun yerleştiği ve geliştiği yerdir
    Servis: döl yatağının vajinaya açılmasını sağlayan kısımdır
    Vajina: döl yatağı ile dış ortam arasındaki bağlantıyı sağlayan esnek yapıdır
    Döllenme nedir?
    Dişi yumurtalığında genellikle her ay bir yumurta oluşur Oluşan yumurta olgunlaştığında, yumurta kanalına hareket eder Erkek üreme organıyla dişi üreme organına nakledilen milyonlarca spermden yaklaşık 500 tanesi yumurtaya ulaşır Yumurta bunlardan yalnızca biriyle birleşir Yumurtayla birleşen spermin çekirdeği ile yumurtanın çekirdeği birleşip kaynaşır Bu olaya döllenme denir Döllenmiş yumurta hücresine zigot adı verilir Bu durum gebeliğin başlangıcıdır
    Zigot canlıyı meydana getirebilmek için bir seri geçirir Yaklaşık 100 hücreden oluşan bir balon şeklini aldığında embriyo adı verilir Bölünmeler devam ederken embriyo yumurta kanalından dölyatağına doğru ilerler Döl yatağının iç dokusu embriyonun yerleşip gelişimini sürdürebilmesi için kalınlaşır, kan damarlarınca zenginleşir Embriyo bu dokuya yerleşerek gelişmesine devam eder
    Embriyo çok hızlı gelişerek, Gelişimiyle orantılı olarak görünümü de değişir
    1ayın sonunda embriyo yaklaşık 3,5 mm uzunluğuna ulaşır Kalp atmaya başlar Kol ve ayak taslakları görülür Baş kıskı kısmen genişler
    2ayda embriyonun boyu 3,5 cm kadardır Kol, baş, kulak, göz kapakları ne ağız açıklığı taslakları belirgin ve tanınabilir duruma gelmiştir Parmak taslakları oluşur Kemikleşme başlar Bu ayın sonunda embriyo küçük bir insan minyatürüne benzetildiğinden, artık fetüs 22olarak adlandırılır
    3ayda fetüs yaklaşık 9 cm olur Organlar tamamen belirginleşmeye başlar İskelet oluşumu hızla devam eder Ter ve meme bezleri belirginleşmeye başlar Yüzde kıllanma görülür Tırnaklar gelişir Cinsiyeti tanınmaya başlar İlk üç aylık evrede temel organlar gelişmiştir
    4ayda fetüsün yüzü ergin bir insan yüzünün şeklini alır
    5ayın sonunda fetüsün boyu yaklaşık 27-30 cm' yi bulur Bu ayda fetüs kendiliğinden hareket eder ve seslere tepki verir
    6ayda boy 35 cm'ye ulaşır Artık fetüs tamamen bir insanın minyatürdür Başta kıllanma olur Kemikleşme ve iskeletleşme doruğa ulaşır Kaslar ve kirpikler ortaya çıkar
    7ayda iç organlar döl yatağı dışındaki hayata hazırlık amacıyla olgunlaşır
    8ayda fetüstün boyu,50 cm civarındadır Fetüs ergin görünümünü almaya başlar
    9ayda fetüsün boyundadır Fetüs önceki aya göre hareketsizdir Çünkü büyüklüğünden dolayı hareketi için az yer kalmıştır Fetüs artık döl yatağındaki gelişimini tamamlamıştır
    Embriyonun korunması
    Sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelebilmesi için her şeyden önce annenin sağlıklı olması gerekir Bu konuda en önemli görev anne adayına düşmektedir
    Embriyonun çok hızlı bir şekilde geliştiği dönem hamileliğinin ilk üç ayıdır Özellikle bu dönemde radyasyonun yoğun olduğu yerlerde bulunmak, sigara, alkol gibi zararlı alışkanlıklar, doktor kontrolü dışında kullanılan ilaçlar hem anne adayı hem de embriyonun sağlığını olumsuz yönde etkiler Bebeklerde bedensel ve zihinsel gelişim bozuklukları görülebilir Ayrıca anne adayı yeterli ve dengeli beslenmeye de dikkat etmelidir Az yemek kadar aşırı yemenin de zararlı olduğunu unutmamalı Vücudu sıkan giyecekler giymemeli, doktorun verdiği egzersizleri düzenli olarak yapmalıdır





  3. Suskun Karizma
    Devamlı Üye
    İnsanda Üreme Sistemi, İnsanlarda Üreme Sisteme İle İlgili

    Erkeklerde üreme olayında spermlerin yapılması, erkeğin cinsel etkinliği olmak üzere iki bölüm vardır. Değişik cinsiyet hormonları da bunların istenilen fizyolojik düzeyde sürdürülebilmesini sağlar.

    Erkekte erbezi (testis) içerisinde spermlerin yapıldığı sperm üretim kanalları bulunur. Teslisler genişlemesi zor, esnek olmayan fibröz bir kılıf içerisindedir. Spermler bu kanalcık-larda yapıldıktan sonra testiste epididimis bölgesine dökülür. Sperm kesecikleri prostatın iki yanında yer alır. Boşalırken, prostat salgısı ile karışarak dış idrar kanalı aracılığı ile akar. Sperm yapımı genellikle 13 yaş civarında başlar. Sperm yapımının başlaması hipofızin gonadotropik hormonlarının etkisiyle olur. Normal ergin bir sperm; kamçı. baş. orta ve kuyruk bölümlerinden meydana gelmiş bir yapıdır. Dakikada 1.4 mm. ilerleyebilir. Genellikle düz hat üzerinde hareket edebilme yeteneğine sahiptir. Asit ortamda hareketleri azalır. Ancak nötral ve alkali ortamda hareket yeteneği fazladır. Sperm kesesinde haftalarca canlılığını sürdürebilen spermler, boşaldıktan sonra ancak 24 saat yaşayabilmektedir. (24-72 saat). Sperm kesecikleri spermlerin içerisinde bulunduğu sıvıyı yaparlar. Prostat salgısı ile birlikte spermler ve sperm keselerinin salgısı semen denilen erkek boşalma sıvısını yaparlar. Cinsel eylemden sonra bu sıvıyla birlikte spermler boşalır.





+ Yorum Gönder