+ Yorum Gönder
Hayat Ve Yaşam ve Tüketici Hakları Forumunda Isınma cihazları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. DereeN
    Devamlı Üye

    Isınma cihazları








    Isınma Cihazları Kısaca

    Katı yakıt sobaları ( özellikle de kömürlü ), doğalgazlı ve LPG kullanılan ısınma cihazları ile sıcak su üreten şofbenlerin konutlarda kullanıldığı dönemlerde zehirlenmeden kaynaklanan ölüm haberleri eksilmiyor, giderek artıyor. Bununla birlikte, sözü edilen ısınma cihazlarından kaynaklanan baca gazları nedeniyle çevrenin kirlenmesine neden olunmaktadır. Özellikle de kömürlü katı yakıt sobalarının verimi %50’ye kadar düşmekte, bunun sonucunda da hem tüketiciler ekonomik olarak zarara girmekte hem de verim düştükçe çevre daha çok kirlenmektedir. Tüketicilerin bilinçsizliği, ısınma cihazları ve sistemlerinin teknolojik yetersizliği, ilgili kamu kuruluşlarının yeterli ve gerekli önlemleri almamaları hem zehirlenmelere ve ölümlere, hem de tüketicilerin ekonomik zarara uğramasına ve çevre kirliliğine neden olmaktadır.
    Yıllarca yaşanan bu sorunlardan ders çıkartarak neden gerekli ve etkili önlemler alınmıyor? Sözü edilen cihaz ve sistemlerin teknolojileri yükseltilemez mi ve güvenli bir duruma getirilemez mi ? Bu konuda, tüketiciler ne yapmalıdır ? Sorunun çözümünde en önemli taraf olan ilgili kamu kuruluşları ve firmaların ne gibi sorumlulukları vardır ve ne yapmaları gerekir ? Bu sorunların yanıtlarını aşağıda vermeye çalışacağız.
    ISINMA CİHAZ VE SİSTEMLERİNİN MONTAJ VE GÜVENLİK SORUNLARI
    Soba ve kombi gibi ısıtma cihazları ile şofben gibi sıcak su elde edilen cihazların zehirlenme ve ölümlere neden olmalarının en önemli nedenlerden birisi bacanın iyi çekmesi, tıkalı olması ya da sisteme ve cihaza uygun bir baca olmamasıdır.
    Gece uyku saatlerinde sobanın hava klepesinin kapatılması sonucunda, eğer baca da iyi çekmiyorsa ve tıkalı ise odalara sızan karbon monoksit gazı zehirlenmelere ve ölümlere neden olmaktadır. Özellikle, rüzgarlı havalarda ( lodos) sobaların önündeki hava klepesi açık olsa bile uyku saatlerinde oluşan geri tepmeler nedeniyle sızan zehirli gazın etkisiyle zehirlenme ve ölümlere yol açılmaktadır. Örneğin, lodosun yoğun olduğu Bursa’da geri tepmeler nedeniyle her yıl 25 dolayında kişi zehirlenerek ölmektedir.
    Bacalı doğal gaz sistemlerinde en önemli sorunlardan birisi, daha önce katı yakıt kullanırken var olan bacanın doğal gazlı sisteme geçildiğinde de kullanılmaya devam edilmesidir. Oysa, doğal gaz kullanımında baca gazlarının asidik özellik kazanması ve yoğunlaşarak bacadan aşağıya akması sonucunda korozyon ( aşınma ) oluşmasından dolayı hem baca ve duvarlara hem de sisteme ve cihazlara zarar verilmektedir. Bu nedenle doğal gazlı ısınma sistemlerinde bacanın standarda uygun çelik baca olması gerekmektedir. Yani sistemin uyum içerisinde olması ve çalışması sağlanmalıdır.
    Ne yazık ki, doğal gaz sistemine geçilen konutların büyük bir çoğunluğunda buna uyulmamaktadır. Örneğin, Ankara’da bacalı doğal gaz kullanan konutların %70’den çoğunun bacaları doğal gaz sistemine uygun değildir.
    Bacalı doğal gaz sistemlerinde en önemli sorunlardan birisi de ventilasyonun kapatılması ya da iptal edilmesidir. Oysa, iptal edilmemesi gerekmektedir. Çünkü, ventilasyon içeriye temiz hava vermektedir. Bununla birlikte ventilasyon bulunmayan konutlar da mevcuttur. Yapı denetimindeki yetersizlikler nedeniyle, özellikle de çok katlı binalarda bacalar arasında sızdırmazlık sağlanamamaktadır.
    3030 Sayılı Kanun Kapsamında Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikliğin 29.maddesine göre, 10 katın üzerindeki binalarda hermetik cihaz kullanılacağı belirtilmektedir. Ancak eski bina olup da doğal gaza geçilen konutlarda 10 katın altında olsa bile, bir çok binada bacalar tıkalı olduğundan hermetik cihaz kullanılması güvenlik için önemlidir.
    Yukarıda, sözü edilen Yönetmeliğin 29.maddesinde “ şofben, kombi cihazı ve bu gibi ısıtma araçları hayati tehlike arz edecek şekilde yerleştirilemez ve havalandırmadan uzak olan piyeslerle, banyo ve helalarda yer alamaz.” denilmesine karşın yasal düzenlemeye aykırı olarak sıcak su elde edilmesi için Türkiye’deki konut banyolarının büyük bir çoğunluğunda şofben kullanılmaktadır.
    Bugüne kadar kombi ve şofbenlerin neden olduğu zehirlenmeler nedeniyle yalnızca Ankara’da 100’den fazla tüketicinin yaşamını kaybettiği ilgililer tarafından belirtilmektedir.
    ÇEVRESEL ETKİLER
    Türkiye’de konutlarda ağırlıklı olarak kömürlü katı yakıt cihazları kullanılmaktadır. Katı yakıt cihazlarındaki verim düşüklüğü ( pratik olarak ortalama cihaz verimliliği %50-60 arasındadır.) ve yakma işleminin doğru yapılmaması ( hava, bitki örtüsü ve su kirliliği ) nedeniyle de CO2, SO2 gibi baca gazları ve partiküllerden oluşan atıklardan dolayı çevre kirliliği oluşmaktadır.
    Konutlardaki tüketimi artarak ve yaygınlaşarak devam eden doğal gaz kullanımı sonucunda CO2 başta olmak üzere oluşan baca gazı emisyonlarından dolayı çevresel kirliliklere neden olunmaktadır.
    CO2 emisyonunun artması küresel ısınma ve iklim değişikliğinin en önemli nedenlerinden birisidir. Bununla birlikte, doğal gaz kullanımının neden olduğu diğer baca gazları nedeniyle de nitrik asit yağmurlarına neden olunmaktadır.
    TÜKETİCİLERE İLGİLİ VE YETKİLİLERE UYARILAR
    Katı yakıt sobalarının teknolojik düzeyi geliştirilerek bu tür cihazların verimliliği yükseltilmeli, daha güvenli olmaları sağlanmalı ve çevre kirliliğine olan etkileri en aza indirilmelidir.
    Baca şapkalarının rüzgar kırıcı özellikte yapılması zorunluluğu getirilmelidir. Bacaların sızdırmazlığı ve iyi çekişli, olmaları sağlanmalıdır. Bacalar sürekli kontrol edilmelidir. Şofbenler banyolara monte edilmemelidir. Gece yatarken ısınma cihazları söndürülmelidir.
    İmar mevzuatının bu sorunlara çözüm bulacak şekilde değiştirilmesi gerekmektedir. Denetimlere ağırlık verilmelidir. Isınma sistemleri ve cihazlarının standartlara ve ilgili mevzuata uygun üretildiği, montajının yapıldığı ve kullanıldığı denetlenmeli ve kontrol edilmelidir. Tüketiciler düzenli ve periyodik olarak bilgilendirilmelidir. Isınma sistem ve cihazları Türkçe Tanıtma ve Kullanma Kılavuzlarına uygun olarak tüketiciler tarafından kullanılmalıdır. Konutlarda ve bacalarda gerekli tadilatı sağlayacak şekilde ilgili kamu kuruluşları tarafından tüketicilere parasal destek verilmelidir.

    Turhan ÇAKAR
    Tüketici Hakları Derneği
    Genel Başkanı







  2. Mine
    Devamlı Üye





    Normal elektrikli ısıtıcılardan farklı olarak ısıyı ışık yolu ile ileterek ışığın yansıdığı objeyi ısıtan infrared sistemle çalışan ürünler, birkaç yıldır vatandaşlardan da büyük ilgi görüyor. Birçok firma da yaklaşık 150 milyon YTL'lik bu pazardan pay alabilmek için çeşitli markalarla infrared ısıtıcıları piyasaya sürdü.
    Uzmanlar, resmi kurumlar tarafından onaylanmamış, gerekli laboratuvar testlerinden geçmemiş, ''taklit infrared'' ısıtıcıların insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceği uyarısında bulunuyor.
    Ufo markalı infrared ısıtıcının üreticisi olan NNR Infrared Teknoloji Genel Koordinatörü Abdullah Yeşil, infrared sistemlerin, havayı aracı olarak kullanmadan direkt objeleri ısıttığını söyledi.
    Infrared sistemi iki örnekle anlatan Yeşil, ''Birincisi, bu ürünün önüne cam koyduğunuzda, cam yokmuş gibi ısı devam eder. Aynı güneşten gelen ışığın, kışın arabanın camından girip içeridekileri ısıtması gibi. İkinci örnek ise infrared ısıtıcının ısı verdiği tarafına aynayı tuttuğumuzda ışığın yansıdığı arka taraf ısınmaya başlar. Yani ısı ışık yolu ile iletiliyor. Bu da konvansiyonel ısıtma sisteminden farklılık oluşturuyor'' diye konuştu.
    Normal ısıtıcıların ortamı daha geç ısıttığını ifade eden Yeşil, ''Normal ısıtma sistemlerinde önce hava ısıtılmaktadır. Isınan hava kapalı mekan içerisinde tavana yükselerek dağılmaya başlar ve ardından cisimleri ısıtır. Infrared sistemde ise ısı öncelikle ışığın vurduğu cisimleri ısıtır'' dedi.
    ELEKTRİK TASARRUFU DEĞİL VERİMLİ ISINMA
    Yeşil, infrared ısıtıcıların elektrik tasarrufu yaptığı konusunda kamuoyunda yanlış anlaşılmaların olduğunu, 2 kilovatlık bir infrared ısıtıcısı ile 2 kilovatlık herhangi bir elektrikli ısıtıcının aynı enerjiyi tükettiğini söyledi.
    Yeşil, ''Ancak 5 tane quartz soba ile ısıtamadığınız bir alanı bunun 1 tanesiyle ısıtabiliyorsunuz. Yani enerjiyi verimli iletme olayı söz konusu. Doğal olarak ay sonu gelen faturayı düşürmüş oluyor'' diye konuştu.
    SAĞLIK AÇISINDAN FAYDALI MI ZARARLI MI?
    Yeşil, ınfrared ısıtıcıların insan sağlığına etkileri konusunda ise şu görüşleri dile getirdi:
    ''Infrared, fizik tedavide kullanılıyor. Önemli olan ışığın dalga boyudur. Bizim cihazlarımızdaki dalga boyu ile fizik tedavide kullanılan dalga boyu aynı.
    Mesela bel fıtığı olan insanlarda infrared lambalarla ağrı olan, fıtığın olduğu bölgelerde derin ısıtma yapılarak kaslar gevşetilir, yumuşatılır, fıtık bölgesindeki yaranın iyileşmesi hızlanır. Aynı zamanda boyun fıtığı, siyatik, romatizma, astım, sinüzit gibi hastalıklarda tedavi edici unsur olarak kullanılıyor. Doktor tavsiyesiyle ürün verdiğimiz müşterilerimiz var.''
    Infrared ısıtıcının havayı ısıtmadığı ve havayı sirküle ettirmediği için ortamdaki toz, polen gibi mikroorganizmaların havada dolaşmasını engellediğini de anlatan Yeşil, özellikle astım, üst solunum rahatsızlığı gibi hastalıkları olan insanların infrared ısıtıcıları tercih ettiklerini söyledi.
    ''BU TÜR IŞINLARDAN GÖZLERİNİZİ KORUYUN''
    Yeditepe Üniversitesi İş Sağlığı öğretim üyesi Prof. Dr. Hilmi Sabuncu, bütün ışınların, enerjilerinin arttığı zaman insan sağlığına zararlı olabileceğini belirterek, infrared teknolojisiyle çalışan ısıtıcıların da ne kadar infrared yaydığının önemli olduğuna işaret etti.
    Infrared teknolojisinin fizik tedavide kullanıldığını anımsatan Sabuncu, ''Işınlar dokuya çarptıkları anda aynı mikrodalgalar gibi dokunun ısısını artırırlar. Bu ışınlar canlı doku üzerine etki ettikleri için enerjileri itibariyle tedavi edici özellikleri olduğu söylenebilir'' dedi.
    Infrared teknolojisi adı altında piyasada değişik markalarda ısıtıcılar satıldığına dikkati çeken Prof. Dr. Sabuncu, şöyle konuştu:
    ''Bunların her birinin yaydığı infrared enerji ne düzeyde? Hepsinin ölçümü yapılmalı. Bu ışınlar göz merceğini etkileyebilir. Katarakt yapma ihtimali var. Yani kesinlikle yapacağımız bir şey var ki bu tür ışınlardan gözlerimizi koruyacağız. Işınlar, fizik tedavide kullandığımız şekilde dokuları ısıtır ama bütün akkor maddelerden yayınlanan bu elektromanyetik radyasyondan gözlerimiz korunmalı.''
    ODTÜ Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Selçuk Bayın da bu tür ısıtıcıların sağlık açısından zararlı olup olmadığının belirlenmesi için laboratuvar ortamında test edilmesi gerektiğini söyledi.
    Piyasadaki kaçak ürünlerin insan sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkati çeken Bayın, direkt deriye gelen ışının, ciltte kuruma yapabileceğini kaydetti




+ Yorum Gönder