+ Yorum Gönder
Hayat Ve Yaşam ve Tüketici Hakları Forumunda Nükleer enerji her açıdan tehlike Konusunu Okuyorsunuz..
  1. DereeN
    Devamlı Üye

    Nükleer enerji her açıdan tehlike








    Nükleer Enerji Her Açıdan Neden Tehlikedir?

    Nükleer enerji’ye sahip olan ülkelerin büyük bir çoğunluğu bu enerjiyi elde ettikleri nükleer santralleri kapatmaya çalışırken AKP hükümeti 9.11.2007 tarihinde “Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesiyle Enerji Satışına İlişkin Kanun” u çıkartmıştır.
    Sözü edilen yasa , hem toplumda ilgili toplum kesimleri tarafından tartışılmasına izin verilmeden ve olanak sağlanmadan hem de TBMM’de doğru dürüst tartışılmadan oldu bittiye getirilerek alelacele çıkarılmıştır.

    NÜKLEER ENERJİ YASASINDAKİ BELİRSİZLİKLER
    Yasa’da bir çok belirsizlik bulunmaktadır. Ülkemiz ve halkımız için bir çok yönden tehlike yaratacak yasa üç farklı hukuki düzenleme öngörmektedir.
    1- Alım garantisi istemeden nükleer santral kurma izni yapacak firmalara yönelik düzenleme
    2- Alım garantisi verilerek açılacak bir ihalede yarışmayla belirlenecek şirkete yönelik düzenleme
    3- Özel şirket ortaklığını da kapsayacak biçimde kamu tarafından özel hukuk hükümlerine tabi kurulacak şirketlere yönelik düzenleme
    Gerek bu üçlü düzenleme gerekse yasanın taşıdığı diğer belirsizlik ve tehlikelere karşı Elektrik Mühendisleri Odası tarafından “Milletvekillerimize Çağrı” başlığı ile hazırlanan yazıda özet olarak şu belirsizliklere , sakıncalara ve tehlikelere değinilmiştir.
    Alım garantisi istemeyen şirketler için belirlenecek ölçütler TAEK tarafından yönetmelikle mi , tebliğle mi , genelge ile mi yoksa bakanlık kararıyla mı belirlenecek , belli değildir. Şirketlerin karşılaması gereken ölçütlerin içinde neler olacağı belli değildir. Neden bu ölçütler bilim adamları ve bu alanda çalışan insanların örgütlü olduğu meslek odalarının bilgisine dahi açılmamakta , kamu oyundan gizlenmektedir.? Nükleer santral kuracak şirketin üreteceği elektriğin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde satış zorunluluğu getirilmemiştir. Nükleer santralin kime elektrik satmak için kurulacağı belirtilmemiştir. Kamu eliyle kurulacak bir şirket yada özel sektörün iştirak edeceği kamu şirketinin hangi teknolojiyle , nasıl yakıt temini ile hangi kriterlerle kurulup çalıştırılacağına ilişkin bir düzenleme öngörülmemiştir. Denetime yönelik hiç bir altyapı çalışması yapılmadan ülkemizde nükleer santral yapılması öngörülmektedir. Radyoaktif atıkların taşınması , işlenmesi , yok edilmesi , yönetimiyle nükleer santrallerin söküm maliyetleri halkın sırtına yüklenecektir. Yenilenebilir enerji kaynaklarından esirgenen destek nükleer santral için ucu açık bir şekilde verilebilmektedir. Bu durum amacın enerji gereksinmesinin karşılanması olmadığının açık bir göstergesidir.

    TÜRKİYE’DE NÜKLEER ENERJİ GİRİŞİMLERİNDEKİ FİYASKOLAR VE YANLIŞLIKLAR
    Türkiye’de bundan önceki yıllarda nükleer enerji girişimlerinde yapılan hataların bu hükümet döneminde çıkartılan Nükleer Enerji Yasasıyla tekrarlanacağı görülmekte ve anlaşılmaktadır. Bu konuda yapılan hataların ne boyutta olduğunu , bizatihi ihale sürecinde yer almış Benan Başoğlu, Ziya Erdemir , Enis Pezek gibi bir grup nükleer mühendis tarafından kamu oyunu uyarmak amacıyla hazırlanan “ Türkiye’de Nükleer Santral Projelerinin İhalelerinin Başarısızlıkla Sonuçlanmasının Nedenleri” adlı yazıdan özet bir alıntı sunuyoruz. Nükleer santraller ; teknik, ekonomik , güvenlik, işletme, personel seçimi, çalışma yöntemleri , idare yapı , üçüncü şahıs yükümlülükleri , proje yönetimi gibi pek çok açıdan konvansiyonel termik santrallerden önemli farklılıklar göstermektedir. Merkezi Viyana’da bulunan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı , nükleer teknolojiye yeni girmek isteyen ülkeler için , bu konuda dünyadaki diğer ülkelerin deneyimlerini ve uzmanların görüşlerini yansıtan teknik raporlar hazırlanmıştır. Nükleer teknolojiye girmek isteyen ülkeler bu kılavuzları kullanmaktadır. Ülkemizde 1993 yılından itibaren başlayan ve 1997-2000 yılları arasında gerçekleşen ihale sürecinde , ilgili yönetici kademelerince Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kılavuzlarındaki bilgiler ve tavsiyeler ışığında bir yapılanma gerçekleştirilmemiş ve nükleer teknolojinin doğasına uygun yöntemler izlenmemiştir. Bundan dolayı ortaya çıkan sorunların bazıları aşağıda listelenmiştir.
    Çalışmalara insan kaynaklarının geliştirilmesi , yerli sanayi altyapısının hazır hale getirilmesi, mali ve sosyal altyapının hazır hale getirilmesi gibi nükleer enerji açısından önem taşıyan bir çok hususu içeren “Nükleer Enerji Programı” olarak değil basit bir nükleer santral ihalesi gözüyle bakılmıştır. İhalede teklif değerlendirme çalışmaları Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı önerilerine göre değil , konvansiyonel santrallerde uygulandığı şekle göre yapıldığından çalışmalar gereksiz yere uzamış ve çıkmaza girmiştir. Risk yönetimine önem verilmediğinden 4-5 milyar dolar dolayından bir maliyeti olacağı düşünülen Türkiye’nin en büyük projesinin her aşamasında uygulanması zorunlu proje yönetimin hiç bir tekniği (zaman, maliyet, kalite,risk, vs. Yönetimi) uygulanmamıştır. Ülkemizde hükümet ve yetkililer tarafından gündeme getirilmeyen ve çok tehlikeli olan önemli bir sorun ; nükleer santrallerin ömrü bitince nasıl bir bela ve tehlikeyle karşılaşacağımızın bilinmemesi ve açıklanmamasıdır. Çünkü , karar alma süreci , pahalı proje, lisans, finans, imalat, işletme süreci dışında asıl pahalı olan nükleer santrallerin devreden çıkarılması, sökülmesi ve nükleer atıkların tehlikesiz duruma getirilmesidir.

    NÜKLEER ENERJİ KONUSUNDA DÜNYADA YAŞANAN SORUNLAR
    Derneğimizin Enerji Komisyonu Başkanlığını yapmış olan elektrik mühendisi Arif Künar’ın yapmış olduğu araştırmalardan ve yazmış olduğu “Neden Nükleer Santrallere Hayır” adlı kitabından yararlanarak nükleer enerji konusunda dünyada yaşanan sorunlara ve felaketlere verilen örneklerin bazılarını sunuyoruz. Nükleer santraller dünyanın en pahalı, hatta gelişmekte olan ülkeleri batıran bir enerji tercihidir. ABD Enerji Bakanlığına danışmanlık yapan , eski başkan Bill Clinton’ un en deneyimli nükleer enerji ekonomisti olarak adlandırdığı Ç Komanoff’un 1968 ve 1990 yılları arasında ABD’deki nükleer enerji üretimi üzerine yapmış olduğu kapsamlı bir araştırmada ; nükleer enerjinin ortalama kw/saat maliyetinin 7.2 sent’e çıktığı 1988 yılında ABD’de üretilen ve tüketicilere satılan en pahalı elektriğin nükleer enerjiden dolayı New Hampshire eyaletinde gerçekleştiği ve maliyetinin 11.93 sente yükseldiği belirtilmektedir. Son yıllarda yapılan hesaplamalara ve yaşanan pratiklere göre söküm ve atık maliyetlerinin ; ilk santral yatırım maliyetlerinin 1-2 katı kadar olacağı anlaşılmıştır. Teknolojinin emekleme döneminde radyoaktif atık yönetimi tekniklerinin gelişmediği bir aşamada inşa edilip işletilmiş olan nükleer santral tesislerinin tahminlerin çok ötesinde kirlenmeye yol açtığı anlaşılmıştır. Örneğin , İngiltere’deki 20 tesis için kapatılma ve çevre temizliği faturasının 100 milyar doları bulacağı sanılmaktadır. Başta İsveç , İtalya, Almanya, İspanya, Avusturya gibi Avrupa ülkeleri olmak üzere gelişmiş bir çok ülkede nükleer enerji misyonunu ve miadını tamamlamıştır. Başta Rusya olmak üzere Japonya , İngiltere, ABD gibi ülkelerde bir çok nükleer kaza olmuştur. Çernobil’deki kaza ülkemizdeki etkisini göstermiş ve göstermeye devam etmektedir. Nükleer atık sorunu çözülememiştir.







  2. Mine
    Devamlı Üye





    Nükleer Enerji Nedir?

    Ağır radyoaktif (Uranyum gibi) atomların bir nötronun çarpması ile daha küçük atomlara bölünmesi (fisyon - parçalanma - bölünme - bozunma) veya hafif radyoaktif atomların birleşerek daha ağır atomları oluşturması (füzyon - birleşme – bir araya gelme) sonucu çok büyük bir miktarda enerji açığa çıkar. Bu enerjiye nükleer enerji denir. Nükleer reaktörlerde fisyon reaksiyonu ile edilen enerji elektriğe çevrilir. Güneşteki reaksiyonlar ise füzyon reaksiyonudur. Bu reaksiyonun yarattığı sıcaklık fisyon reaksiyonundakinden çok daha fazladır (birkaç milyon derece santigrad). Bu yüzden bu sıcaklığı kontrol edebilecek bir füzyon reaktörü henüz kurulamamıştır.

    Atom, Fisyon, Füzyon, Zincirleme Tepkime (Reaksiyon) Nedir?

    Atom

    Bir elementin kimyasal özelliklerini taşıyan en küçük parçasına atom denir. Evrende bilinen bütün maddeler pozitif yüklü bir çekirdek ve etrafında dönen negatif yüklü elektronlardan oluşan yaklaşık 100 farklı atomdan meydana gelmektedirler. Atomun çekirdeği ise nükleon olarak adlandırılan ve elektronlara göre yaklaşık 2000 kat daha ağır olan, artı yüklü proton ve yüksüz nötronlardan oluşmaktadır. Dolayısıyla bu üç parçacık, etrafımızdaki sonsuz çeşitlilikteki maddenin temel yapı taşlarıdır. Şu andaki bilgilerimize göre elektronlar, kendilerini oluşturan alt parçacıklar olmadığından temel parçacık olarak kabul edilirler. Nükleonlar ise, elektronun "-1" yüklü olduğu varsayıldığında, "+2/3" veya "-1/3" elektrik yükünde olan quark adı verilen üç alt parçacıktan oluşmuşlardır.

    Molekül

    Doğada atomlar genellikle daha kararlı enerji seviyelerinde bulunmak amacıyla yörüngelerinde bulunan elektronları başka atomlarla paylaşırlar. Atomların bir araya gelmesi ile moleküller oluşur. Bir elementte aynı cins atomlar tek olarak veya moleküller halinde bir aradadır.
    Kimyasal Tepkime: İki veya daha fazla sayıda madde bir araya geldiğinde, moleküllerdeki atomların aralarında yeniden düzenlenmesine kimyasal tepkime denir. Bu sırada elektronların paylaşılması da değişir. Kimyasal tepkimelerin bir özelliği, ilgili atomların çekirdeklerinde bulunan parçacık sayısının tepkime sırasında değişmemesidir. Kaynakwh:
    Çekirdek Tepkimesi: Kimyasal reaksiyonların aksine atomların çekirdeklerinde bulunan parçacıkların kendi aralarında veya dışarıdan gelen bir etki sonucunda değişimleri sonucunda çekirdek tepkimeleri oluşur. Çekirdek tepkimesi sonucunda eğer proton sayısı değişiyor ise farklı bir elemente ait bir atom oluşmuş olur.

    Fisyon (Çekirdek Parçalanması) :

    Fisyon bir nötronun, uranyum gibi ağır bir element atomunun çekirdeğine çarparak yutulması, bunun sonucunda bu atomun kararsız hale gelerek daha küçük iki veya daha fazla farklı çekirdeğe bölünmesi reaksiyonudur. Dolayısıyla Fisyon, bir çekirdek tepkimesidir. Parçalanma sonucunda ortaya çıkan atomlara fisyon ürünleri denir. Bunların bazıları radyoaktiftir. Bir nötron yutulması ile başlayan fisyon tepkimesi sonucunda, büyük miktarda enerji ile birlikte, birden fazla nötron ortaya çıkar. Çekirdek tepkimeleri sonucunda açığa çıkan enerji, kimyasal tepkimelere göre yaklaşık bir milyon kat düzeyinde daha fazladır.

    Zincirleme Reaksiyon:

    Fisyon sonucunda ortaya çıkan nötronların, ortamda bulunan diğer fisyon yapabilen atom çekirdekleri tarafından yutularak, onları da aynı reaksiyona sokması ve bunun ardışık olarak tekrarlanmasıdır. Kontrolsüz bir zincirleme reaksiyon, anlık bir süre içinde çok büyük bir enerjinin ortaya çıkmasına neden olur. Atom bombasının patlaması bu şekildedir. Nükleer santrallerde ise zincirleme reaksiyon kontrollü bir şekilde yapılır. Bu kontrolün kaybedilerek nükleer yakıtın bir bomba haline dönüşmesi fiziksel olarak olanaksızdır.

    Füzyon (Çekirdek Birleşmesi)

    Hafif radyoaktif atom çekirdeklerinin birleşerek daha ağır atom çekirdeklerini meydana getirmesi olayıdır. Füzyon tepkimesinde ortaya çıkan sıcaklık çok daha büyüktür. Güneşteki tepkimeler bu gruba girer.

    Bir füzyon reaksiyonundan öngörülen enerjinin elde edilmesi için;

    reaksiyon düşük sıcaklıkta oluşmalı
    yüksek enerji açığa çıkmalı
    büyük bir tesir kesitine sahip olmalıdır
    tepkimeye girecek olan maddeler kolayca bulunabilmelidir
    plazmanın yeniden ısıtılması için yüklü parçacıklar elde edilmeli
    farklı etkileşmeleri önlemek için enerjisi yüksek olan nötronlar açığa çıkmamalıdır
    Zincirleme Reaksiyon




  3. SuSKuN bELa
    Devamlı Üye
    Nükleer enerji santralleri atom çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür bu enerji türünün patlaması durumunda hem çevreye hemde insanlar üzerinde büyük etkide zararlar vermektedir hatta insanların ölümüne bile sebebiyet verebilir.




+ Yorum Gönder