+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türk Edebiyatı Forumunda Ezop Eserlerinin Ana Teması Nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mesport
    Moderators

    Ezop Eserlerinin Ana Teması Nedir








    Ezop Eserlerinin Ana Teması Nedir

    Ezop fabl denen öyküleriyle ünlüdür. Anlattığı öyküler yaşama ilişkin bir öğüt ya da ders verir. Kahramanları ise hayvanlardır. Ezop’un öykülerinde hayvanlar konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır. Öyküden çıkarılacak ders, sonunda okura öğüt biçiminde verilir. Ezop’un yaşamına ilişkin çok az şey bilinir.

    İÖ 620de doğduğu ve Fabl insanlar arasında geçmekte olan ibret verici olayların, hayvanlar arasında geçen olaylar haline dönüştürülerek anlatılmasıdır. Fabl, hem didaktik, hem de dramatik bir türdür. Latince Fabula kelimesinden gelir; masal, hikaye demektir.Eski Yunan’da zengin bir adamın kölesi olduğu sanılmaktadır. Adının Eski Yunan terimi, Yunanca “Helias”tan dolayı “Helenler” de denen, Yunanistan Yarımadasında yaşayan kavimler ve onların kurduğu eski devlet ve uygarlıkları anlatmak için kullanılır.

    Fabl Nedir ? öğüt ya da ders vermek için anlatılan, kahramanları hayvanlardan seçilmiş kısa bir öyküdür.

    Ezop Masalları (Detay) :
    En ünlü fablları Ezop adında bir Yunanlının anlattığı bilinmektedir.
    Ezop’un İÖ 7. yüzyılın sonunda ve 6. yüzyılın başında yaşamış olduğu sanılmaktadır. Atinalıların nefret ettiği Pisistratus adlı kralın hüküm sürdüğü dönemde Atina’ya giden Ezop’un, gelecek yeni bir kralın eskisini aratacağını göstermek için Atinalı-lar’a “Kral Arayan Kurbağalar” masalını anlattığı söylenir.
    Ezop’a ilişkin çeşitli söylentilerden biri onun özgürlüğünü kazanmış bir köle olduğu ve sonradan krallara akıl hocalığı ettiği yolundadır.

    Ezop’un masalları başlangıçta yazılı değildi. Yaşlılar bildikleri masalları gençlere anlatır, bunlar kulaktan kulağa dolaşırdı. Filozof Sokrat’ın hapisteyken bazı masalları koşuk biçimine getirdiği söylenir. İÖ 4. yüzyılda Demetrios adında bir Yunanlı fablları toplu hale getirmiş, IS 1. yüzyılda İse fabllar Latince’ye çevrilmiştir. Fabllarda çeşitli bilgiler de vardır. Hayvanların özelliklerini öğretirken, insanların kendi kendilerini tanımalarına yardımcı olurlar. Fabllar Fransız yazar La Fontaine gibi pek çok yazan etkilemiştir.

    Aisopos (Ezop), hayvanlarda gözlemlediği davranış ve ilişkilerden yola çıkarak ilginç bulduğu olayları, durumları işleyerek; insanlar arasındaki çelişki ve çatışmalara dikkat çekerek, insanlığın içinde bulunduğu duruma ayna tutmuştur. Ezop Masalları Yunan klasiklerinden biridir.

    Dünya klasikleri arasında önemli bir yere sahiptir. Dünyada en çok tanınan klasiklerden birisi olduğu söylense de bu durum bir abartı sayılamaz. Bazı söyleşilerde Ezop’tan masalların anlatıldığına tanık olmuşuzdur. Çoğu kişi Ezop masallarını okumuş veya dinlemiştir. Hangimizin dağarcığında “İnatçı İki Keçi” masalı yoktur ki? Çocukluk yıllarımızda, ilköğretim sıralarında bu masalı okuyup sevmişİzdİr. Ezop bir aydınlanmacı yazar; kitabı, ‘Aydınlanma Kitaplığımızın başat eserlerindendir.
    Kitapta eleştirici, sorgulayıcı bir tavır ve mantık egemen.

    Kitaptaki masalların çözümlemesi yapıldığında bunu anlamak kolaylıkla mümkün. Anlatılan masalların insanları düşünmeye ve yorumlamaya davet ettiği açık. Arif olan anlar duygu ve düşüncesiyle hareket edilmiş, insanlığın durumu evrensel düzeyde tartışılmıştır.








  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    MASALLARDAN ÖRNEKLER

    Kurt ile At:
    Kurdun biri bir tarladan geçiyormuş, boydan boya arpa görmüş. Kurt ne yapsın arpayı? Yiyemez ki! Bırakıp gitmiş. Yolda Önüne bir at çıkmış. Onu görünce: “Ben de seni arıyordum/’ demiş; “şurada arpa buldum, ama yiyemedim, sana sakladım, bayılırım senin dişlerinin gıcırtısına. Gel, sen ye, ben de seyredeyim.” At kanmamış bu sözlere: “Yahu,” demiş, “ben kurtları bilmez miyim? Sen arpa yiyebil-seydin karnını doyurmak zevkini bırakır da kulaklarının zevkini düşü*nür müydün?” demiş.
    yaratılışlarından kötü olanlar, kendilerine iyilik ediyormuş gibi bir süs verseler de gene kimseyi kandıramazlar,

    Tilki ile Üzümler:
    Tilki çok acıkmış ve bir bağa girmiş. Üzümlerin iştah açıcı görüntülerine bakarak, karnını doyurmak İstemiş. Ancak, bîr türlü yetişip de, o güzelim üzümlerden koparıp yiyememiş. Bu sefer de, “önemli değil canım, nasıl olsa hepsi ekşiydi”demiş.
    Elde edemediğimiz bir şeyi kötülemek, çok kolaydır.

    Adam ile Aslan:Bir adam ile bir aslan birlikte yolculuk ediyorlarmış. Hangisinin daha cesur ve güçlü olduğu konusunda tartışmaya başlamışlar. Yolda, bir aslanı boğan bir adam heykeline rastlamışlar. “Görüyor musun?” demiş adam, aslana, “Bu heykel, insanın daha üstün olduğunun en iyi kanıtı değil mi?”
    “O senin yorumun” diye cevap vermiş aslan, “O heykeli bir aslan yapsaydı, aslanın pençesinde en az yirmi insan olurdu.”





+ Yorum Gönder