+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türk Edebiyatı Forumunda Divan Edebiyatında Lale Motifi Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Divan Edebiyatında Lale Motifi Hakkında Bilgi








    divan edebiyatında lale motifi hakkında bilgi kısaca







  2. Ebru
    Devamlı Üye






    Divan Edebiyatında Lale Motifi


    Divan şiirinde sevgili pek çok güzellik unsuruyla özdeşleştirilir. Bu bazen gül ya da lâle, bazen güneş yahut bir peri olur, bazen ceylan. Bazı kasideler ise çiçek adlarıyla anılır. Hemen ilk akla gelen Fuzulî’nin “gül”,

    Hayâlî’nin “gonca”, Necati Bey’in “benefşe” kasidesidir. Divan şâirlerinin şiirlerinde lâle motifine de sıklıkla rastlanmaktadır. Anadolu’ya ilk defa Kafkaslar’dan getirilen lâle için mısralar söyleyen ilk şâir Mevlânâ’dır. Mevlânâ dıştan kırmızı bir neşe gibi görünen çimen lâlesinin içindeki gizli, siyah rengi düşünmüş ve onun gülüp açılmasını tebessümlerin en bedbahtı saymıştır. 16. yüzyılda çiçek motiflerinin özellikle de karanfil ve lâlelerin daha fazla tutulduğu görülmektedir (Faroqhi 2002: 176). Cafer Efendi “bahariye” adını verdiği şiirinde, camiin kandillerinin oynaşan alevlerini lâlelere, fışkırttığı suların arkasındaki şadırvanı ise kafesteki bülbüle benzetmiştir (Faroqhi 2002: 161). Kanuni devrinde pek çok şehirden İstanbul’a lâle getirilmiştir. Lâleyi Türkiye’den Avrupa’ya ise Busbecg götürmüştür. Ayrıca bu noktada şunu da belirtmek gerekir ki batı dillerinde lâle “tulip” adını, sarık anlamına gelen “tülbend” kelimesinden almıştır (Kartal 1998: 1-2). Osmanlının özü olarak nitelenen lâleyi Osmanlı askerî konularda tercih etmiş; dînî konularda ise hilâli tercih etmiştir. Lâle mimaride de süsleme unsuru olarak kullanılmıştır. Bunlardan en ilginç olanı ise 2. Selim’in Edirne’de yaptırdığı Selimiye Camii’nin müezzin mahfilindeki ters lâledir. Rivayete göre bir gün 2. Selim, Mimar Sinan’dan bir cami inşa etmesini ister. Fakat istenilen yerde yaşlı bir kadının lâle bahçesi vardır. Mimar Sinan ne kadar konuştuysa da yaşlı kadın lâle bahçesini vermeye razı olmaz. Çünkü o lâleler yadigârdır ona. Fakat nihayetinde camide kendinden bir iz olması şartıyla yaşlı kadın kabul eder. İşte bu iz cami içindeki ters olarak resmedilmiş ve yaşlı kadının gönülsüzce verdiği lâle bahçesinin simgesi olan lâledir. Bu hususta söylenmiş başka bir rivayet ise Selimiye Camii’nin çok kusursuz bir şekilde inşa edildiği için “göz değmesin, kusuru var” desinler diye ters bir lâle işlendiğidir. Özellikle 16. asırdan itibaren lâleye daha fazla rağbet edilmesiyle edebiyatımızda kullanımı daha da yaygınlaşmıştır (Kartal 1998: 10).

    Öncelikle lâlenin şiirimizde çok geniş bir kullanım alanı bulmasının sebeplerinden söz edeceğiz. Sonbaharda dikilip ilkbaharda çiçek açan ve 3-6 yıl çiçek vermeyen lâleler tek çiçek verdiğinden aynı zamanda birliğin, tevhidin işareti sayılmaktadır (Kartal 1998: 9). Lâlenin kutsal sayılmasının sebeplerinden biri de “ism-i celâl” deki harflerle yazılmasıdır. İzzet Ali Paşa’nın bu hususta söylenmiş bir beytini aktaralım:

    “Mazhar-i “ism-i celâl” olmasa îdi lâle,

    Bulamazdı bu kadar rütbe-i vâlâ lâle
    ”





+ Yorum Gönder


divan edebiyatında lale mazmunu