+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türk Edebiyatı Forumunda Divan Edebiyatında şiir Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Divan Edebiyatında şiir Hakkında Bilgi








    divan edebiyatında şiir hakkında bilgi kısaca







  2. Ebru
    Devamlı Üye





    Divan Edebiyatında Şiiri Hakkında

    Türkler, VIII. yüzyılda Orta Asya’dan batıya doğru göç edince yeni bir din olan İslamiyetle tanışırlar. Kısa sürede kit­leler hâlinde müslümanlaşan Türkler, doğal olarak bu dinin etrafında gelişen kültür ve medeniyeti de benimserler. Ancak Türklerden önce bu dini kabul etmiş olan Araplar ve İranlılar, İslam medeniyeti etrafında bir de edebiyat ortaya koymuş­lardır. İşte İslamiyeti kabul eden Türkler, kendilerinden önce geliştirilen bu edebiyattan büyük oranda etkilenirler ve çok geçmeden yeni edebi ürünler vermeye başlarlar.
    Bu yeni süreçte Türkçe temelde iki ayrı koldan ilerler ve iki ayrı edebiyat dili oluşturur. Bunlar: l.Orta Asya Türk leh­çesi olan Doğu Türkçesi(sırasıyla Karahanhca, Harezmce ve Çağatay Türkçesi) etrafında gelişen edebiyatla, 2.Anadolu Türk lehçesi olan Batı Türkçesi (Oğuz Türkçesi: Osmanlıca) etra­fında gelişen edebiyat.
    Eldeki kaynaklardan anlaşıldığı kadarıyla bu dönemde Türkçe, ilk eserlerini XI.-XII. yüzyılda Orta Asya’da Doğu Türkçesi ile verir: Kutadgu Bilig, Divanu Lügati’t-Türk, Ata-betü’l-Hakâyık ve Divan-ı Hikmet gibi eserlerle. Diğer taraf­tan Batı Türkçesinin hâkim olduğu Anadolu’da ise ilk eserler XIII. yüzyılda görülmeye başlanır. Batı Türkçesi XIX. yüzyılın sonuna kadar büyük bir değişiklik göstermeden edebiyat dili olarak hayatiyetini sürdürür. Fakat yeni oluşan bu edebiyat diline sürekli olarak Farsça ve Arapça kelimeler girer ve âde­ta hir imnaratorhıU dili olan Osmanlı Türkçesi ortaua çıkar


    Aşk İle Viran İden Gönlini Ma'mûr İstemez
    (gazel)


    'Aşk ile viran iden gönlini ma'mûr istemez
    Hâtırın mahzûn iden bir lahza mesrur istemez

    Hâk-sâr olup hevâ ile gubâr olan gönül
    Hâk-i râh-ı yârdan bir dem özin dûr istemez

    Hoş gören âkil fena tavrını şöhret gözlemez
    Künc-i uzlet isteyen kendüyi meşhur istemez

    La'l-i nâba meyi kılmaz bağrını pür-hûn iden
    Dâmenin pür-eşk iden lü'lü-yi menşur istemez

    Aşk nakdi bir hazînedür ana yokdur zeval
    Mâlik olan ‘Avniyâ bir gence gencûr istemez





+ Yorum Gönder