+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türk Edebiyatı Forumunda Divan Edebiyatında şarap Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Divan Edebiyatında şarap Hakkında Bilgi








    divan edebiyatında şarap hakkında bilgi kısaca







  2. Ebru
    Devamlı Üye





    Divan Edebiyatında Şarap Kısaca

    Şarap Divan edebiyatında konu edilen şarap unsuru bir kaç ciltlik bir kitaba sığmayacak kadar geniş bir alanı kapsar. Bu haram nesne güya gam ve kederi giderir mahiyette olduğu için şairlerin kimi bunu beşerî zevk gayesiyle, kimi tasavvufî aşk kavramıyla şiirlerinde ele almışlardır.

    Her nasılsa biz burada sadece klasik şairlerin eserlerinde çokca görülen eski şarap konusundan söz etmek istiyoruz.

    Anlattıklarına göre şarap ne kadar eskimişse o değin makbul sayılır.. Eski ve daha çok kırk yıllık şarap şairlerin eserlerinde ve halkın da dilinde dolaşır. Kırk sayısı Türkçede özel bir yer tuttuğundan bununla yapılan şarap mazmunu güzel olduğu hâlde Ziya Paşa'nın:
    Aşk olsun o pîr-i mey pervrde-i aşka

    Kim badesi sad sale vü sakisi civandır beytinde yüz yıllık şarap anlamına gelen(badesi sad sale) ibaresi bir nükte ve hâle bağlı olmadığı için hoş görülmüyor.. Şirazlı Hafız bir şiirinde: ''kırk yıl çektiğim yorgunluk ve üzüntüyü en sonunda iki yıllık şarapla giderebilmişimdir'' anlamlı:

    Çil sale renc ü gussa keşidim ü akibet

    Tedbir-i an be dest-i şerab-i du sale bud

    Beytiyle iki yıllık atik şaraptan söz ediyor. Seyit Muhammed Hekimin telifi olan Türkçe Ünmuzec et-tıb kitabında hamr maddesinde Allemei Şirazi'den naklen şöyle diyor: ''Şarap dört sınıftır altı aylıktan ki geçe (mıstar) derler, bir yıla ki erişe (hadis) derler, iki yıla vardıkta(atik) derler, gıdaiyet bu nevi'de çoktur dört yıla

    vara ana (kadim) derler''.

    Ünlü Alman şairi Göte Hafız’la etkilenip ona seslenerek yazdığı uzunbir manzumesinin her beyitinde tekrarladığı ''on bir yıllık şarap''la ne demek istediğini ve ne ile ilişki kurduğunu bilemiyoruz. (manzumenin Arapça tercümesi için bakınız: Dr. Abdurrahman Bedevî, Cite, ed-divan uş-şarki, s. 362–366, ikinci baskı). Bazı şairler bu konuda yaptıkları mübalâğalarında ileri giderek bin yıllık şaraba telmihle şerab-i Nûhî terimini kullanmışlardır. Bu arada şair Riyazî:

    Saki! kani? ol şerab-i Nûhî

    Kim bin yaşar eyleyen sabûhi

    Beytiyle sabahleyin şerab-i Nûhî'yi içen kişinin bin yıl yaşayacağından söz ediyor. Bununla Nûh aleyh selamın bin yıl olan ömrü ile ilişki kuruyor. Şarabın eskiliği konusuyla daha aşırı davranan bir Arap şairi ''bana bir yıllık şarap yerine Adem peygamber zamanından kalma eskimiş şarabı sun'' anlamlı şu beyti söylemiştir:

    La teskıni hamre amin ve- skıniha

    Dehriyeten uttikat min ahdi Adem


    Aynı konuda daha da mübalâğa yapan İbn Sina ''Bezm-i elestte eski şarabı içtik. Her eskinin bir başlangıcı vardır; şarap ise kendisi başlangıçtır'' anlamlı:

    Şeribna ale-ssavt il-kadimi kadime

    Men'im ez mey mekun ey sofi-i saf hekim

    Der ezel tıynet-i mara be mey-i nab sirişt


    Beytiyle halis muhlis sofuya çıkışarak kendisini saf şarap içmekten alıkoymamasını istiyor. Çünkü Tanrı insanoğlunun yaradılış tıynetini şarapla yoğurmuştur.

    Kerküklü mutasavvıf şair Şeyh Abdülkadir Halis Ramazaniye kasidesinde kelime oyunlarıyla yazdığı:

    Si roze gamin bade-i çil sale götürmez

    Tis'in meyini sun ki bitirmiş doksanı

    Beytinde sakiye seslenerek: ''otuz günlük orucun iras ettiği kederi gideremeyen kırk yıllık şarap yerine doksan yıllık Tis'in şarabını sun'' diyor.

    Bununla yaptığı zarif mübalâğa sanatını münasip bir olaya bağlıyor. Şöyle ki şairin zamanında ve şimdi de resmi daire kayıtlarında Arapça doksan anlamıyla Tis'in olarak geçen bu tarihi köy tülkü adı verilen bir cins üzümü ve bu üzümden çekilen ünlü şarabıyla şöhret bulmuştur. Kaldı ki dünyada her şeyin yenisi hoşsa da, hekim ve şairlerce şarabın eskisi hoş görülmüştür!.

    Li kulli kadimin evvelun hiye evvelu





+ Yorum Gönder