+ Yorum Gönder
Türk Tarihi ve Türk kültürü Forumunda İslami devir türk edebiyatı farklı uygarlıklar Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    İslami devir türk edebiyatı farklı uygarlıklar








    İslami devir türk edebiyatı farklı uygarlıklar

    İslami Devir Türk Edebiyatı

    Türkler onuncu yüzyıldan itibaren kitleler halinde İslamiyeti kabul etmeye başlamışlardır. İslam kültürünün etkisiyle yavaşa yavaş yeni bir edebiyat ortaya çıkmıştır. Kendine özgü nitelikleri ve kurallarıyla “Divan Edebiyatı” adını verdiğimiz dönemin oluşumu 13.. yüzyıla kadar gelir. Daha sonra bu edebiyat anlayışı 19.yüzyıla kadar etkin bir şekilde varlığını sürdürür.

    turk-edebiyati-tarihi-semasi.gif
    D
    iğer yandan İslamiyetten önceki “Sözlü Edebiyat Dönemi” İslam kültürünün etkisiyle içeriğinde küçük değişimlere uğrayarak “Halk Edebiyatı” adıyla gelişimini sürdürür. Yani bir anlamda “Halk Edebiyatı” dediğimiz edebiyat islamiyetten önceki edebiyatımızın İslam uygarlığı altındaki yeni biçimlenişidir. Oysa “Divan Edebiyatı” tamamen dinin etkisiyle şekillenmiş bir edebiyattır.

    Türklerin Müslüman olduğunu kabul ettiğimiz 10.yüzyılla Divan edebiyatının başlangıcı olarak kabul edilen 13. yüzyıl arasında İslamiyetin etkisi altında verilmiş olan bir anlamda geçiş dönemi ürünlerimiz sayılan eserler yer almaktadır.

    İLK İSLAMİ ÜRÜNLER

    KUTADGU BİLİG: Eserin adı “mutluluk veren bilgi” anlamına gelmektedir. 1069 yılında Yusuf Has Hacip tarafından mesnevi biçimi ve Şehname ölçüsüyle (aruzun özel bir kalıbı) yazılmıştır.

    Edebiyatımızda aruz ölçüsünün ilk kullanıldığı eser olarak kabul edilmektedir. Eserde adaleti aklı saadeti ve devleti temsil eden dört kahramanın çevresinde gelişen olaylarla yazar devlet idaresinin ve sosyal düzenin nasıl olması gerektiğini anlatır. Hakaniye Türkçesiyle yazılmış olan eserde 7500 civarında Türkçe sözcük Arapça olarak açıklanmıştır. Ayrıca Türk boylarının dilleri ve Türk illeri hakkında bilgi verir.

    Eserine bir de Türk illerinin haritasını koyan Kaşgarlı Mahmut Türkçe sözcüklerin açıklamalarını yaparken dört yüze yakın dörtlükten oluşan şiirlerle atasözlerini (sav) örnek olarak verir. Divan-ı Lügat-it Türk Türk dilinin ana eseri Türk edebiyatının ve folklörünün bir hazinesi olarak kabul edilmektedir.

    ATABETܒL-HAKAYIK: 12. yüzyılda Edip Ahmet tarafından aruz ölçüsü (Şehname) vezni) ve dörtlüklerle yazılmıştır. Eserin adı “hakikatler basamağı” anlamındadır. Hakaniye Türkçesiyle yazılmış olan eserde bilginin fayydası cehaletin zararları cömertlik cimrilik iyi ve kötü huylar anlatılarak halka yararlı olmak amacı güdülmüştür. Dini-ahlaki bir eserdir. Edip Ahmet’in bu eseri yazarken Kutadgu Bilig’den etkilendiği bilinmektedir.

    DİVAN-I HİKMET: 12. yüzylda Ahmet Yesevi tarafından dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle yazılmış dini tasavvufi ve öğretici bir eserdir. Dörtlüklerin her birine “hikmet” adı verilmiş ve bu hikmetler Orta Asya ve Anadolu’da yayılarak halkı derinden etkilemiştir. Yesevilik tarikatının da kurcusu olan Ahmet Yesevi daha sonra Anadolu’da kurulan pek çok tarikata kaynak olmuştur.
    Orta Asya ve Türk boylarının bulunduğu bölgelerde yüzyıllarca sevilerek okunan “Bakırgan Kitabı”nın yazarı olan Süleyman Ata da Ahmet Yesevi’nin haleflerinden biridir.Onun eseri de dini tasavvufi ve öğretici şiirlerden oluşmaktadır.

    DEDE KORKUT HİKAYELERİ: Oğuz Türklerinin Rum Abaza ve Gürcülerle yaptıkları savaşlara ait destani hikayelerdir. Halk arasında söylene söylene 14.yüzyılda son şeklini almış ve 15. ve 16. yüzyılda yazıya geçirilmiştir. Hikayelerin yazarı belli değildir. Dede Korkut hikayeleri on iki hikaye ile bir önsözden oluşmaktadır. Desten geleneğinden halk öykücülüğüne geçiş dönemi ürünleridir. Hikayelerde olaylar nesir kahramanların duygu ve düşünceleri nazımla dile getirilmiştir. Arı bir dil kullanılmış olağanüstü olaylar yer verilmiştir

    Türkçenin canlı ve doğal anlatım güzelliğini gösteren hikayelerde ses tekrarları da sıkça yer almaktadır.

    Dede Korkut hikayelerinin tek ve tam nüshası Almanya’da Dresden Kütüphanesi’ndedir.

    a.Klasik Türk Edebiyatı ( Divan Edebiyatı )

    Türklerin Arap-Fars etkisiyle oluşturdukları edebiyattır. Divan edebiyatında dil Arapça ve Farsçanın etkisiyle oldukça ağırlaşmıştır. Şiirler aruz ölçüsü ile yazılmıştır. Arap ve Fars edebiyatından alınan şiir biçimleri kullanılmıştır.

    b.Türk Halk Edebiyatı

    Halk edebiyatında düzyazıdan çok şiir görülür. Halk edebiyatı sözlü edebiyattır. Şiirler saz eşliğinde doğaçlamayla (o anda) söylenir. Şiirler işlenen konulara göre güzelleme koçaklama taşlama; biçimlerine göre koşma mani semai türkü gibi adlar alırlar. Dil halkın konuştuğu Türkçedir.

    Anonim Halk Edebiyatı

    Yaratıcısı bilinmeyen ağızdan ağıza yayılan ürünlerin oluşturduğu bir edebiyattır. Ortak edebiyatın ürünleri halk masalları halk hikayeleri (Dede Korkut Hikayeleri) efsaneler mani türkü ağıt bilmece atasözü fıkralar ve ninnilerdir.


    Dini- tasavvufi Halk Edebiyatı ( Tekke Edebiyatı )

    Sanatçısı bilinen Tanrı insan evren konusunu tasavvufi bakışla irdeleyen edebiyattır. Kurucusu 12. Yüzyılda yaşayan Ahmet Yesevi’dir. Yunus Emre Hacı bektaş Veli Kaygusuz Abdal Pir Sultan Abdal tekke edebiyatının temsilcilerindendir.

    Aşık Tarzı Halk Edebiyatı


    Sanatçısı bilinen din dışı konuların işlendiği edebiyattır. Aşık edebiyatının temsilcileri: 16. Yüzyılda Köroğlu 17. Yüzyılda Karacaoğlan Ercişli Emrah 18. Yüzyılda Gevheri 19. Yüzyılda Dadaloğlu Erzurumlu Emrah 20. Yüzyılda Aşık Veysel.







  2. Fatma
    Administrator





    Türklerin zengin bir sözlü edebiyatı vardı yerleşik hayatta geçmeden önce. Arap ve fars edebiyatı arasında ortak bir edebiyat türü başladı.




+ Yorum Gönder


edebiyat dönemleri,  islami dönem halk edebiyatı kaça ayrılır,  geçiş dönemi eserleri,  islami dönem türk destanları resmi,  uygarlık tarihi kaca ayrılır