+ Yorum Gönder
Türk Tarihi ve Türk kültürü Forumunda İlk türk devletlerinde neden putperestlik yoktu Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    İlk türk devletlerinde neden putperestlik yoktu








    İlk türk devletlerinde neden putperestlik yoktu

    İlk türk devletlerinde neden putperestlik yoktu hakkında bilgi

    İlk türk devletlerinde neden putperestlik yoktu kısa bilgi



    Devlet teşkilatı ikili sisteme göre kurulmuştur. Bu teşkilat*lanma Sağ - Sol, Kuzey - Güney, Doğu - Batışeklinde olmuştur. Genellikle sağ kolun üstünlüğü tanınmıştır. Hü*kümdar merkezde veya doğuda bulunurdu.

    Not: Türk Devletlerinde görülen ikili yönetim ve boylar federas*yonu devletlerin çabuk kurulmasına, kolay yönetilmesine ve hızlı büyümesine sebep olmuştur. Ancak buna karşılık olumsuz sonuçlar da doğurmuştur. Devletler kolayca dağıl*mışlardır.

    Devlet yönetiminde tamgaç(tamgacı), buyruklar (bakan), iç buyruklar (saray işleri ile ilgili bakan), Tarkan (askeri idareden sorumlu saray görevlisi), tudun (mali işlerden sorumlu kişi veya vali), tekin (şehzade), subaşı(ordu komutanı), bitigciler (kâtip), yargucı(tercüman, elçi, yar*gıç), agılıg (hazine görevlisi) görevlileri sorumluluk alan ve çalışan memurlardır.

    lk-t-rk-devletlerinde-neden-putperestlik-yoktu.jpg

    B. ORDU

    Türklerde ordu, devletin bağımsızlığının ve gücünün simge*sidir. Bu yüzden ordu teşkilatına büyük önem verilmiştir. Eski Türk geleneklerinde ordu-millet anlayışı vardır. Bu yüzden eli silah tutan herkes asker sayılırdı. Ordu genelde atlı birliklerden oluşur ve paralı değildir. Türklerde ordu teşkilatını ilk kez Mete Han kurmuştur. Ordu onlu sisteme göre teşkilatlandırılmıştır. En küçük birlik on kişiden meyda*na gelmekteydi ve başında "onbaşı" bulunurdu. En büyük birlik ise 10.000 kişiden oluşurdu. Bu birliğin başında tümenbaşırütbesine sahip bir komutan bulunurdu.

    Ordunun başındaki en büyük komutan ise hakandı. Ülkenin bağımsızlığını korumak yeni yerler fethetmek hakanın görevleri arasındaydı. Türkler hareket kabiliyeti yüksek ve disiplinli, kendi dönemlerinin en güçlü ordularını kurmuşlar*dır. Silah yapımında da gelişmişlerdir. Başlıca kullandıkları silahlar ok, yay, mızrak, kılıç, süngü ve kalkandır. Türkler savaşlarda turan taktiğini (kurt kapanı) kullanırlardı. Bu taktikle savaş meydanlarında birçok başarı elde etmişlerdir. Türk ordu sistemi daha sonra Çin, Moğol ve Bizans orduları tarafından örnek almıştır.

    C. DİN VE İNANIŞ

    İlk Türk devletlerinde farklı dini inanç sistemleri benimsen*miştir. Türklerin en eski inançları Totemizmdir. Bu inanışa göre bazı bitki ve hayvanlar kutsal kabul edilirdi. Bu totemle*re "ongun" adını vermişlerdir. Türkler doğada birtakım gizli kuvvetlerin olduğuna inanıyorlardı. Dağ, tepe, su, ağaç, orman, demir, güneş, ay, yıldız, gök gibi unsurlar "kutsal varlıklar" olarak kabul edilmiştir. Doğanın canlanmaya başladığı ilkbahar mevsimini kutsal kabul etmişlerdir.

    İlk Türk devletlerinde toplumun büyük bir bölümü Gök -Tanrıdinine inanırdı. Bu dinde kendine tapılan en yüce varlık Tengri'ydi (Tanrı). Bu inanca göre hükümdarın Gök Tanrı tarafından görevlendirildiğine ve dünyayı yönetme yetkisinin kendisine verildiğine inanılırdı.

    Cennet ve Cehennem inancı vardı. İyi insanların Uçmağ'a (Cennet) kötü insanların ise Tamu'ya (cehennem) gideceği*ne inanılırdı.

    Türkler Gök Tanrı'yı eşi ve benzeri olmayan en yüce varlık olarak gördükleri için onu herhangi bir şekilde putlaştırmadılar. Türklerde ölümden sonra hayat inancı bulunurdu. Bir kimse öldüğünde atı, silahları ve eşyaları ile beraber gömü*lürdü.

    Not: Eski Türklerde görülen ahiret (cennet-cehennem) inancı, kurban kesme geleneği Türklerin İslam dinini benimsemesi*ni kolaylaştırmıştır.

    Mezarının üstüne hayat*tayken öldürdüğü düşman*larının sayısı kadar "bal*bal" adı verilen heykeller dikilirdi.

    Türkler ölülerine büyük bir önem verirlerdi. Ölenlerin gömüldüğü yerlerin belli olması için "kurgan" adı verilen tümsek mezarlar hazırlanırdı.

    Ölen kişi için "yuğ" ya da "yoğ" denilen törenler düzenlenirdi. Ölen kişi gömüldükten sonra törene katılanlara yemek verilirdi, bu yemeğe "ölü aşı" denirdi.

    Not: Günümüzde bazı yörelerimizde halen bu gelenek devam ettirilmektedir.

    Şamanizm bir din olmayıp Türklerin inanışlarının sihir ve büyü ile ilgili kısmıdır. Şamanizmde dünya, iyi ve kötü ruhla*rın etkisi altındadır. Şaman adı verilen dini görevliler, yapı*lan ayinlerde bu ruhlarla temasa geçip iyi ruhların faydaları*nı sağlayan kötü ruhların zararlarınıönlemeye çalışan görevlidir. Şamanlık bilgisinin genetik olduğuna ve babadan oğla geçtiğine inanılırdı. Din adamlarına şaman, baksıya da kam adı verilirdi. Türkler arasında bu din ve inançlardan başka farklı din ve inanışlar da görülmüştür.

    Maniheizm, Budizm, Hristiyanlık, Musevilik gibi dinler ve Taoizm çeşitli dönemlerde görülmüştür. Türkler çeşitli din ve inanışlara sahip olmakla beraber diğer dinlere karşı hoşgö*rülü olmuşlardır. Farklı inanışlara sahip olan topluluklarla bir arada yaşamışlardır








  2. Muhammed gunduz1
    Devamlı Üye





    ilk türk devletlerinde putperestliğin olmamasının nedeni türk milletinin akılcı ve bilimi rehber edinmesinden dolayıdır onun haricinde putperestlik değil de başka şeylere yada hiç bir şeye inanmamazlık vardı .




+ Yorum Gönder


ilk türk devletleri,  ilk türk devletlerinde eğitim,  ilk türk devletlerinde devlet yönetimi,  islamiyetten önceki türklerde din ve inaniş,  ilk türk devletlerinde devlet teşkilatı