+ Yorum Gönder
Türk Tarihi ve Türk kültürü Forumunda Türk Kültüründe Halının önemi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Türk Kültüründe Halının önemi








    türk kültüründe halının önemi kısaca







  2. Dilan
    Devamlı Üye





    Türk Kültüründe Halının Önemi Hakkında Genel Bilgi

    Altay’lar Asya Hunları bölgesinde, beşinci Pazırık kurganında mumyalanmış at, eğer takımı, at arabası ve keçelerle bir arada bulunan bir adet halı, düğümlü dokuma örneği olarak şimdiye dek bulunabilmiş ilk ve en erken örnek olma özelliğini halen korumaktadır. Kazıyı yapan hafir Rus arkeologu Rudenko ve ona iştirak eden bazı halı araştırmacılarının, bu halının İran kavimlerince yapılarak Türk Hun Hakanlarına hediye gönderildiği yolundaki iddialarının aksine; 5. Pazırık kurganındaki hafriyatın tümü ele alındığında, ölülerin gömülme gelenekleri, ölü yanlarına bırakılmış olan at, at arabası, keçe ve koşum takımları, mezarda belirgin bir Türk Hun geleneğinin bulunduğunu kanıtlamakta ve gerek Pazırık halısının, gerekse diğer mezar buluntularının Türk Hun gelenekleri içinde ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Halının bordüründe yer alan süvarilerin ve atların Türk gelenekleriyle desenleştirilmiş olması bu görüşü desteklemektedir. Özellikle atların eğer örtüleri ve kuyruklarının bağlanma şekilleri, Pazırık halısı ile karşılaştırılan İran arkeolojik stellerindeki süvarilerde bulunmayan Türk Hun geleneklerindendir. Elde mevcut başka bir örnek bulunabilmiş olmadığından, şimdilik tarihi Türk el halılarını Pazırık halısından başlayarak bir kronoloji içinde değerlendirebilmek mümkün olmaktadır.

    Türk Kültüründe Halının 14.jpg

    Erken dönemlerde düğümlü dokuma parçaları konusunda yapılan araştırmalarda bu dönemleri aydınlatacak oranda yeterli parça bulunabilmiş değildir. Ancak 1906 ile 1908 yıllarında Doğu Türkistan’da, Lou-Lan’da bir düğümlü dokuma parçası ile Lop-nor’daki bir Buda tapınağında ikinci bir düğümlü dokuma parçası bulunmak suretiyle konu bir ölçüde aydınlanmıştır. M.S. 3. ve 4. yüzyıllara tarihlendirilen bu halı parçaları, ilk ve en erken örnekler olarak halının Türkmenistan coğrafyasında tanındığı ve uygulandığı görüşünü desteklemiştir. 1913’de Turfan kazıları sırasında, Kuça’ya yakın Kızıl’da bir tapınakta bir parça halı daha bulunmuş, M.S. 5. ve 6. yüzyıllara tarihlendirilen bu parçanın tek argaca düğümlü teknik yapısı ve desen özellikleri ile 3. ve 4. yüzyıllara tarihlendirilen Doğu Türkistan parçaları ile aynı özellikte olduğu ve bir geleneğin devamı olduğu görüşünü büyük oranda doğrulamıştır.

    M.Ö. 3. yüzyıldan başlayan düğümlü dokuma örneği ile Doğu Türkistan’da bulunmuş olan ve M.S. 3. ve 6. yüzyıllara tarihlendirilen halı örnekleri; düğümlü dokumaların vatanının 35 ile 45 derece Kuzey enlemleri arasındaki Orta Asya stepleri olduğunu belgelemektedir. Başka bir Rus arkeoloğu Khlopin, düğümlü dokumaların ilk kez Güneybatı Türkistan’da M.Ö. 2000 yılından itibaren dokunmaya başlanmış olmasının mümkün olduğunu söylemektedir. Düğümlü dokuma dediğimiz halıların ilk kez kimler tarafından bulunduğu ve uygulandığı çok önemli olmamakla birlikte; bu geleneğin Türklerin yaşadığı bölgelerde ortaya çıkmış olması ve onların batıya doğru göçleriyle birlikte de batıya getirildiği görüşü birçok halı araştırmacısının üzerinde birleştiği önemli bir olgudur.

    1935 -1936 yıllarında Kahire yakınlarındaki eski Kahire şehri Fustat’da yapılan kazılarda, 100’ün üzerinde küçük halı parçası bulunmuştur. Bu parçalardan iki adedi M.S. 9. yüzyıla Abbasi dönemine tarihlendirilen ve literatüre Samarra halıları olarak geçen halılardır. Abbasi döneminde Türk muhafız birlikleri için kurulmuş Samarra adlı bölgede, miladi 838-883 tarihleri arasında, İbn-i Yakut’a göre 25.000 Türk askeri, ailesiyle birlikte yaklaşık 70.000 Türkmen yaşamaktaydı. Doğu Türkistan Lou-Lan ve Kızıl halılarının teknik özelliği ve desen yapısındaki bu parçalara bu yüzden araştırmacılar Samarra halıları adını vererek Türklerin bu geleneği batıya getirmiş olduklarını belgelemiş oldular. Düğümlü dokuma yaygılar, Bağdat yakınlarındaki Samarra’ya, Batı Türkistan’dan gelerek bu bölgeye yerleşmiş bulunan Türkmen boyları tarafından getirilmiş olmalıydı.

    Türk halılarının tarihi ile ilgili olarak, kesintisiz ve düzenli kronoloji; 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu devrinde, Konya Alaaddin camisi için yapılmış olan sekiz adet Selçuklu halısının bulunması ile başlamıştır diyebiliriz. 13. yüzyıla tarihlendirilen ve Anadolu’da Türkmenlerle başlamış olan bu kesintisiz tarihçe, Türkmen boy ve oymaklarının düz ve düğümlü dokumalar konusunda dünyanın en güzel örneklerini verdiklerini kanıtlamaktadır.





+ Yorum Gönder