+ Yorum Gönder
Masal ve Hikaye ve Türk Masalları Forumunda Fincan Takımı Masalı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Fincan Takımı Masalı








    FİNCAN TAKIMI
    Yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk
    kapımı çaldılar: "Eski gazeteniz var mı bayan?"
    Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim ama ayaklarına
    gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler
    vardı ve ayakları su içindeydi. "İçeri girin de, size kakao yapayım"
    dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı.
    Kakaonun yanında reçel, ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki
    soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri. Onlar şöminenin
    önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım
    işlerimi yapmaya koyuldum. fakat oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti
    bir an ve başımı uzattım içeriye. Küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu
    Erkek çocuğu bana döndü "Bayan, siz zengin misiniz?" diye sordu. Zengin mi?
    "Yo hayır!" diye yanıtlarken çocuğu,gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere
    kaydı. Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve "Sizin fincanlarınız,
    fincan tabaklarınız takım" dedi. Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu.
    Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile etmemişlerdi
    ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte bir şey yapmışlardı.
    Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı. Pişirdiğim patateslerin
    tadına baktım. Sıcacıktı patatesler, başımızı sokacak bir evimiz vardı,
    bir eşim vardı ve eşimin de bir işi Bunlar da fincanlarım ve fincan
    tabaklarım gibi bir uyum içindeydi. Sandalyeleri şöminenin
    önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. Çocukların
    sandaletlerinin çamur izleri,halının üzerindeydi
    halâ. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim
    de. Olur unutuveririm ne denli zengin
    olduğumu








  2. Ezlem
    Üye





    Her insan elindekinden daha fazlasını ister. Halbuki elimizdekiyle yetinmeyi bilmeliyiz. İhtiyaçlarımız karşılanıyorsa daha fazlasına gerek yoktur. Dışarıda karnını doyuramayan insanların var olduğunu unutmamalıyız.




+ Yorum Gönder