+ Yorum Gönder
Masal ve Hikaye ve Türk Masalları Forumunda Türk ve dünya masallarındaki farklar ve örnekler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. d4ml4
    Devamlı Üye

    Türk ve dünya masallarındaki farklar ve örnekler








    arkadaşlar bana acil türk ve dünya masalları arasındaki farkları lazımo kadar araştırdım bulamadım.son çarem burası kaldı







  2. Uğur Baki
    Devamlı Üye





    Bilgi nette rahatlıkla bulabileceğiniz bir bilgi değil
    Bir kere bizde destan sayısı daha fazla Sebebi ise bizim milli duygularımızın daha saglam olması
    İkinci olarak şu farkı söyleyebilirim: Bizim destanlarımızda savaşlarımız tamamen millet için yapılır ve aşk sadece içerikte bir bölüm olarak kalır
    Ancak diğer milletlerin destanlarında ise savaşlar millet dışındaki şeyler -özellikle de kadınlar içn yapılır.. Mesela Yunan- İlliada ve Odessia Destanları; İki devlet birbiri ile yıllarca Agamemnon'un karısı Helene için yapılmıştır
    Daha detaylı bilgiye ulaşabilirsem eklerim

    Pardon Yanlış Bilgi Vermişim




    Burayıı inceleyin..

    Bütün dünya halk kültüründe masalların çok önemli yeri vardır. Aynı duygu ve düşünceye sahip insanlar değişik coğrafyalara benzer masallar anlatabilir.Ama her masal bulunduğu toplumun kendi izlerini taşır. Masallar bir miletin hazinesidir. Milletlerin idealleri, hayalleri, ülküleri masallarında gizlidir, bir halkın medeniyetinin izlerini masalarından çıkarmamız mümkündür.
    Masallar bir eğlence unsuru olmanın çok ötesinde değerlere sahiptir. Her şeyden önce bir toplum bilimci için bir toplumun ana unsurlarını nitelendirmede, halk kültürünün temellerini araştırmada zengin bir kaynaktır. Bir tarihçi içinse, masallar, bazı önemli tarihî olayların aydınlanmasında değerli bir belgedirler. Ayrıca dil bilimcilerin de çok yararlandıkları bir kaynaktır masallar. Bütün deyimleri, kelimeleri ve hatta ağız özellikleriyle olduğu gibi derlenmiş bir masalda, dil araştırmacısı pek çok yeni kelimeye, hatta bazı kelimelerin eski köklerine rastlar. Bundan başka, çocuk eğitiminde de masalların çok önemli rolü vardır, okuduğu ve dinlediği her masal bir çocuğun ufkunda yeni bir pencere açar. Bunların yanısıra hikâyeciler, romancılar, şairler, oyun ve senaryo yazarları masallara başvurarak çok ilgi çekici konular meydana getirebilirler.



    Bu ödevi hazırlayana dek ben de masalların bu kadar önemli olduklarını bilmiyor, daha çok iyi vakit geçirmek için okunan basit öyküler olduklarını düşünüyordum. Oysa şimdi biliyorum ki masallara karşı daha duyarlı ve sorumlu olmalıyız. Ben, bu ödevimde, kendi payıma düşeni yaparak elimden geldiğince masalların gerek toplum gerek özel hayatımızdaki yerini anlatmaya çalıştım.


    B.MASAL HAKKINDA BİLGİ

    Dilimize masal olarak geçen ve Arapça bir sözcük olan “mesel”in İngilizcesi “tale”, Fransızcası “conte”, Almancası ise “maerchen”dır. Değişik bölgelerimizde metel, mesel, misal, mesele, nağıl, hikaye, sanık olarak da söylenen masal, çeşitli sözlük ve ansiklopedilerde şöyle tanımlanıyor:
    Ana Britannica: Olağanüstü öğe, kahraman ve olaylara yer veren öykülere denmektedir.
    Türkçe sözlük: Genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, çoğunlukla insanların veya tanrıların başından geçen olağan dışı olayları anlatan hikayelerdir.
    Büyük sözlük: Düzyazı biçiminde söylenmiş dinsel ve büyüsel inançlardan ve törelerden bağımsız, bütünüyle düş ürünü olan, gerçeklerle ilgisi bulunmayan olağanüstü kişi, olay ve motiflerle bezenmiş, bir çoğu anonim kısa anlatı türü.
    Türk folkloru araştırma ve derleme uzmanı Pertev Naili Boratav’ın yazdığı şekliyle ise, masal, nesirle söylenmiş, dinlik ve büyülük inanışlardan ve törelerden bağımsız, tamamıyla hayal ürünü, gerçekle ilgisiz ve anlattıklarına inandırmak iddası olmayan kısa bir anlatı diye tanımlanır.
    Kısaca diyebiliriz ki, masal, hayal ürünü olan, bilinmeyen bir zamanda geçen, anlatılanlara inandırmak iddiası bulunmayan bir anlatım türüdür.
    Masalların içine, sözlü geleneğin ürünü olan Külkedisi, Pamuk Prenses ve 7 Cüceler, Çizmeli Kedi gibi halk öyküleriyle birlikte ünlü İngiliz yazar Oscar Wilde’ın Mutlu Prens ya da Azra Erhat’ın Troya Masalları gibi edebi yönü ağır basan bazı yapıtlar da girer.

    Türleri ve özellikleri:

    Masallar, “Halk Masalı Türleri” (A.Aerne ve S.Thompson, 1964) adlı uluslararası masal kataloğunda genel olarak şu ana çeşitlere ayrılmıştır:
    1- Hayvan Masalları (Fabllar): Bunlar soyut fikirleri somut halde veren kısa hikayeciklerdir. Fablların kaynağı Hindistan’dan gelmektedir. Orada Buda dini hakimdir, tabiattaki her şeyde ruhun hakim olduğuna inanırlar ve hayvanlara değer verirler. Fabllarda bilinen gerçekler kısa ve öz sözlerle tekrar edilir ve masalın sonunda mutlaka açık biçimde ders verilir. Karakterleri genellikle insan gibi düşünen ve hareket eden hayvanlar ya da bitkilerdir, ancak her hayvan tek bir yönü ile ele alınır. Hayvanların ve bazen de bitkilerin “kişileştirme” ve “konuşturma” sanatı yoluyla insan tiplerini canlandırdığı fabllar, bir düşünceyi güçlendirmek, ibret dersi vermek gibi gerekli hallerde yeri gelmişken anlatılır.
    2- Olağanüstü Masallar: Bu tür, diğer masal türlerine göre daha uzundur, kişi sayısı daha fazla, olaylar ise daha çapraşıktır. Olağanüstü masalların kişileri insanlarla birlikte cinler, periler, devler, ejderhalar gibi tabiat dışı varlıklardır. Konular gerçek dışı olup olaylar hayalürünü yerlerde geçer. Kahramanlar daima olağanüstü olaylarla karşı karşıya gelir. Olaylaryn düğümlenmesi ve çözümlenmesinde tılsım, fal, kehanet gibi olağanüstü ve esrarlı güçlerin büyük payı görülür.
    3- Gerçekçi Masallar: Bu masallarda ise padişahlar, vezirler, zengin tüccarlar, sıradan ve yoksul insanlar, haydutlar gibi gerçek dünyadan alınma kişiler vardır. Konularını günlük hayatımızdan, yaşam felsefesinden, zengin-fakir ilişkilerinden almakta, bazen de çocukların karşılaştıkları güçlükler, üvey anne kıskançlıkları, aile üyelerinin birbirlerine gösterdikleri özveriler, kardeşler içinde en küçük ve saf olanın başarısı, anne-baba-kardeş ilişkileri ve sevgisi, insan aklını kurcalayan olayların nedeniyle ilgili soruların açıklanması, hayatın gülünç yönlerinin dile getirilmesi gibi temalar bulunmaktadır.
    İyi bir masal ilgi bütünlüğü taşımalıdır. Okuyucunun bütün dikkati ana fikir üzerine çekilmeli, bu bakımdan fazla olay içermemelidir. Çeşitli olay ve karakterler okuyucunun ilgisini dağıtır. Genel olarak masalların temaları kuvvetli ve açıktır, karşıtlık unsuru taşır. İyinin karşısında kötü, güzelin karşısında çirkin vardır.
    Bazı dil özellikleri de masalları öteki anlatım türlerinden ayırır. Masallar 3 esas üzerine kurulmuştur; giriş, gelişme-düğüm ve sonuç. Tekerlemeler ve kafiyeler girişi çekici yapar. Girişte belli başlı kahramanlar kısa ve öz olarak tanıtılır. Çözülecek sorun ortaya konur. Hızlı ve kısa anlatımına bağlı olarak masal fiilleri –miş’li geçmiş zaman, şimdiki zaman ya da geniş zamanla anlatılır, -di’li geçmiş zaman kullanılmaz. Zaman saptaması, “evvel zaman içinde”, “çok eski zamanlarda” gibi cümleciklerle verilerek okuyucu belli belirsiz fakat kesinlikle eskiye ait bir döneme götürülür. Olayların geçtiği sahneler birkaç kısa cümle ile çizilir. Örneğin, ormanın kenarında küçük bir evde güzel bir kız yaşarmış gibi. Gelişme ve düğüme gelindiğinde ise, girişte de belirtilmiş olan zorluklar iyice ortaya çıkar ve kahramanı başarıya ulaşmaktan alıkoyar. Olayların birbirini izlemesi sonucunda öyle bir doruk noktasına ulaşılır ki, orada bir çözüm bulmak şart olur. Çözüm, giriş kadar kısa ve öz olmalıdır. Girişte belirtilmiş her şey bir sonuca bağlanmalı, iyiler ödüllerini, kötüler cezalarını bulmalıdır.
    Anlatısı kısa ve hızlı olan hayvan masallarıyla kıyasladığımızda, olağanüstü ve gerçekçi masallar daha uzun ve detaylı gibi görünürler, ama içinde geçen olayların çokluğunu ve geçen zamanın uzunluğunu gözönünde bulundurduğumuzda anlatının aslında kısa ve hızlı olduğunu görürüz.
    Dinleyicinin dikkatini masalda toplayabilmek için masalın başında, sonunda ve bazen uygun görülen yerlerde bulunan tekerlemeler masalların önemli özelliklerinden biridir. Bu tekerlemeler her masalda aynı kalabilmekle beraber, masaldan masala da değişebilirler. Ancak fabllarda başlama tekerlemeleri yoktur, ortada ve sonda gelen tekerlemeler ya da tekerlememsi kalıp sözler de öteki masallardaki kadar önemli yer tutmaz.


    C. TÜRKİYE’DE MASAL VE TÜRK MASALCILARI


    Diğer Müslüman Doğu halkları gibi Türkler de Hint, Arap ve İran kökenli masallara büyük ilgi göstermişlerdir. Çeviri ve uyarlama yoluyla türkçeye kazandırılan Binbir Gece Masalları, Bahtiyarname, Sinbadname gibi yapıtlar hem çok beğenilmiş, hem de Türk halk masallarını çok etkilemiştir. İlk türkçe masal kitabı sözlü gelenekten derlenmiş olan Billur Köşk Masalları’dır. Halk arasında ağızdan ağıza yayılan binlerce anonim masal, Nasrettin Hoca fıkraları, Keloğlan masalları, Karagöz oyunları, tekerlemeler olmasına rağmen çocuk edebiyatının gelişmesi Tanzimatla (1839) başlamıştır. Ahmed Mithat’ın “Kıssadan Hisse” isimli kitabı bazılarınca ilk çocuk kitabı sayılır (1871), ayrıca Şinasi ve Recaizade Ekrem’le birlikte o dönemde bir çok hayvan masalını da türkçeye çevirmiştir.
    Türk masallarını derleme ve inceleme çalışmaları Cumhuriyet döneminde yoğunlaşmış, Ziya Gökalp (Altın Işık), Tahir Alangu (Keloğlan Masalları) ve Naki Tezel (İstanbul Masalları) derledikleri masalları edebi bir biçim vererek yayımlamışlardır; büyük masalcılarımızdan Eflatun Cem Güney de “Açıl Sofram Açıl” ve “Dede Korkut Masalları” ile bir çok ödül almıştır. Daha sonra Orhan Veli Kanık La Fontaine’den çeviriler yapmış, Nasreddin Hoca fıkralarını akıcı bir dille yazarak yeniden dilimize kazandırmıştır. Cahit Uçuk da 1940’lı yıllarda sırasıyla “Kırmızı Mantarlar”, “Üç Masal”, “Türk Çocuğuna Masallar”, “Ateş Gözlü Dev” ve “Kurnaz Tilki” eserlerini yazmış ve “Türk İkizleri” (1958) adlı eseri ile Hans Christian Andersen ödülü almıştır. Aynı yıl Halil Aytekin içinde hem Ezop’tan hem de Türk sözlü geleneğinden alınmış hikayeler bulunan “Hayvan Masalları”nı yayımlar.
    Başta Pertev Naili Boratav olmak üzere Mehmet Tuğrul, Ahmet Edip Uysal gibi araştırmacılar da Türk masalları üzerine derleme ve araştırmalar yapmışlar, yakın dönemde ise Saim Sakaoğlu, Bilge Seyidoğlu ve Umay Günay Anadolu masalları üzerine yaptıkları önemli araştırmalarını ve derlemelerini yayımlamışlardır.

    Bellibaşlı dünya masal ve masalcıları şunlardır:


    Hint Masalları


    1- Pançatantra : Hint masal kitapları arasında en eski olanıdır. Bazı kaynaklarda eserin yazarı olarak Beydaba ismi geçmektedir, ancak eserin yazarının o olup olmadığı kesin değildir. Eserin giriş kısmında Vişnuşarman adlı bir bilginin kralın üç oğluna anlattığı masallardan ibaret olduğu belirtilmektedir. Daha çok devlet idaresi ve ahlakî konular yer alır.
    2- Masal Nehirleri Okyanusu : Masal kitapları içerisinde masal sayısı bakımından en büyük kitaptır. Eserin hacmi fazla olduğu için diğer dillere tercüme edilmemiştir.


    Arap Masalları


    Bin Bir Gece Masalları : Bu masallar sözlü olarak bütün dünyada bilinmektedir. Arapların ilk başta pek önem vermediği eser, Avrupada çok beğenilmiş ve incelenmiştir. Kimin yazdığı belli değildir. Bu masal kitabının asıl teması kadınların sadakatsizliği üzerinedir. Adından da anlaşılacağı üzere bin bir gece boyunca sabahın ilk ışıkları doğuncaya kadar anlatılmaktadır.


    İran Masalları


    Bin Bir Gündüz Masalları : Bin bir gece masallarına karşı çıkarılmış bu masal kitabında da erkeklerin sadakatsizliği anlatılmıştır. Bin bir gündüz masalları, bin bir gece masallarına göre daha uzundur.


    Yunan Masalları


    Ezopun Masalları : Daha çok fabl türünde masallar yer alır. Her masalın sonunda yazar tarafından masalda anlatılmak istenen konu bir cümleyle açıklanır. Bazı araştırmacılar Ezopun yaşamadığını ileri sürmüşlerdir. Ama elde kesin bir delil yoktur.


    Latin Masalları


    La Fontaineden Masallar : Bu eserde yer alan masalların hepsi fabl türündedir. Hayvanları konuşturarak insanlara ders vermeyi amaçlamıştır. La Fontaine masalları manzumdur.


    Alman Masalları


    Grimm Kardeşler : Çocuk ve Ev Masallarını yazmışlardır. Ayrıca masalları ilk defa Grimm Kardeşler araştırıp derlemişlerdir.


    Fransa Masalları


    Kaz Anamın Öyküleri : Kitabın yazarı Charles Perrault çok sevilen Külkedisi, Kırmızı Başlıklı Kız, Güzel ve Çirkin gibi halk masallarını bu kitabında derlemiştir.


    İtalyan Masalları
    Hoş Geceler : Straparolanın bu kitabında Pamuk Prenses, Uyuyan Güzel gibi masallarla birlikte başka ortaçağ italyan masal derlemeleri de bulunmaktadır.


    İskandinav Masalları
    Andersenden Masallar : Danimarkalı Hans Christian Andersen yazmıştır. Bu masalların kaynağı o yörenin halk efsaneleri olmakla birlikte topluma yönelik yergiler de içermektedir.




  3. d4ml4
    Devamlı Üye
    çok teşekkür ederim ilaç gibi geldi bu yazı valla




  4. metin23
    Yeni Üye
    fıkra özetini okudum çok çok teşkürler

+ Yorum Gönder


ünlü türk masalları,  türk ve dünya masalları,  türk dünya masalları,  türk ve dünya masalları nelerdir,  dünyaca ünlü türk masalları,  türk masalları ile dünya masalları arasındaki farklar